21 Kas 2017

Az Görme ile ilgili tüm bilinmeyenler - RÖPORTAJ

Az Görme Rehabilitasyon Merkezi Kurucusu Beyhan Uğur'a sorduk
Uluslararası Tüm Engelliler, Yaşlılar, Kimsesizler Federasyonu Ankara İl Başkanı Alisa Çiçek Akyol, Özel Lokman Hekim Akay Hastanesi Az Görme Rehabilitasyon Merkezi Kurucusu Beyhan UĞUR'a ile Az Görme ile ilgili tüm bilinmeyenleri sordu.

Konunun üzerinde hassasiyetle duran UĞUR, konunun  çok önemli olması sebebiyle yeterince bilgilendirme yapılması gerektiğine değindi. Ayrıca Beyhan UĞUR, sayısız insanın  doğru yaklaşımlarla daha rahat ve huzurlu bir yaşam sürebileceğini vurguladı.
Beyhan UĞUR'dan aldığımız bilgilere göre;
“Rehabilitasyon gereksinimi olan bireylere eğitim ve danışmanlık yapmak hemşire sorumlulukları arasında yer alır.

Dünyada; 45 milyon körlük, 110 milyon az gören vardır. Körlüklerin 2/3’ü önlenebilir veya tedavi edilebilir niteliktedir. Gerekli önlemler alınmadığında 2020’de yaklaşık iki misli az gören olacaktır.

Az görenlerde re/habilitasyonun amacı;
Bireylerin görme kaybının yaşamları üzerindeki fonksiyonel kısıtlanmasını en aza indirerek;
Bağımsız,Üretici,  Zevkli    KALİTELİ YAŞAM  sağlamaktır.
Her 5 saniyede 1 insan,Her 1 dakikada  1 çocuk azgören olmaktadır.
“Az görme”, körlüğe göre görme işlev kaybının daha az olduğu, kişinin görme işlevini arttıran yardımcı cihazlardan yarar gördüğü durumdur. Az görme, bireyin yaşam kalitesini önemli derecede etkiler ve hem birey hem de toplum için önemli bir sosyoekonomik sorundur.
UĞUR, Çocukluk çağı körlük ve az gören çocuklarla ilgili sorulara ise şu şekilde açıklama getirdi.
“Diğer yeti yitimi alanlarında olduğu gibi, görsel yeti yitimi yaşla artar ve  senil çağda en yüksektir. Körlük derecesinde görmesini kaybetmiş insanların  %82 si 50 yaş ve üzerindedir.

UĞUR, az görmenin genel bir tanımı ise, standart gözlük ve kontakt lensler ile düzeltilemeyen ve hastanın yaşam kalitesini olumsuz etkileyen görme düzeyidir, şeklinde tanımladı.
Gelişmekte olan ülkelerde çocuklarda körlük  her bin çocuk için 1.5 kadar yüksek iken, gelişmiş ülkelerde her bin çocuk için 0.3 civarındadır.

Bebek ve çocuklar önlerindeki uzun  yıllar nedeni ile yaşamlarının çok önemli bir bölümünü, hatta bazen tamamını görsel yeti kaybı nedeni ile yaşamak zorunda kalırlar.

 Örneğin çocuklarda tüm nedenlere bağlı ‘kör yıllar’ ın sayısı, yetişkinlerde dünya genelinde körlüğün birinci nedeni olan katarakta bağlı ‘kör yıllar’ ın sayısına hemen hemen eşittir.

Üstelik bebek ve çocukların fiziksel ve psikososyal gelişimlerinde, öğrenme ve çevre ile integrasyonlarında, görme en baskın duyudur. Yetersizliğinde çocuğun özellikle nörodavranışsal gelişimi olumsuz etkilenir. Sonuçta birey, aile ve tüm toplum sosyal, psikolojik ve ekonomik açıdan ağır yükler taşımak durumundadır.

 İkinci olarak, çocukluk dönemindeki görsel yeti kayıplarının çoğunluğu önlenebilir ve/veya tedavi edilebilir niteliktedir. Ayrıca bebek ve çocuklarda görsel kayıplara yol açan pek çok neden (örneğin vit A yetersizliği, prematüre doğumlar, kızamık, menejit, doğuştan rubella sendromu gibi) aynı zamanda ölümlere de yol açmaktadır.

Görme doğduktan sonra kazanılan bir fonksiyondur. Görme sistemi yeni doğan bir bebekte anatomik ve fizyolojik olarak gelişimini henüz  tamamlamamıştır. Bu gelişim için özellikle görme merkezine iletilebilen net görsel uyarılar gerekmektedir. Bu nedenle bebeklik ve erken çocukluk dönemi görsel gelişimin tamamlanabilmesi, erken tanı, zamanında tedavi ve gerektiğinde görsel habilitasyon programlarının etkili bir şekilde uygulanabilmesi açısından çok değerli bir dönemdir.

Daha önce de belirtildiği gibi görsel yeti yitimi  çocukluk döneminde göreceli olarak düşüktür.  Günümüzde dünya genelinde 285 milyon ( 39 milyon kör, 246 milyon az gören) görsel yeti yitimlinin, 19 milyonu çocuktur (0-14 yaş). Bu çocukların 12 milyonunda görsel yeti yitimi tedavi edilebilir bir neden olan düzeltilmemiş kırma kusurlarına bağlıdır. Ne yazık ki 1.4 milyon çocuk görsel yetisini irreversibl olarak kaybetmiş durumdadır. Bu tüm yaş gruplarındaki körlerin yaklaşık % 4 ü demektir.

UĞUR, az görme ve depresyon ilişkisinede açıklama getirdi.
“Yaşlanma tüm sistemleri etkileyen bir süreçtir. Yaşam süresinin uzaması ve bunun sonucu olarak yaşlı nüfusun artması nedeniyle yaşlılık, günümüzde daha fazla önem kazanmıştır.

Amaçlarının, az görme rehabilitasyon hizmetleri arayan ileri yaşta olanlar arasında anksiyete ve sosyal desteğin duyguları da dahil olmak üzere sağlıkla ilişkili yaşam kalitesine etkisini artırmak olduğunu dile getiren Uğur, 65 yaş ve üstü kişilerdeki yıllık sağlık kontrolünün önemli olduğuna da dikkat çekti.

Günümüzde, dünyadaki  285 milyon kişinin görme engelli olduğu tahmin edilmektedir; bunların yaklaşık 80 milyonu görme özürlüdür. Bu sayı gelecek 20 yılda yaşlanmanın bir sonucu olarak önemli ölçüde artacaktır.  İyileştirilmiş tedaviler düşük görme insidansını azaltsa bile, muhtemelen Az Görme hizmetlerine ihtiyaç duyan insan sayısının artması muhtemeldir.

Az Gören  insan sayısının artması, Az Gören hizmetlerinin daha iyi kullanılabilirliğini zorunlu kılacaktır.
Bu nedenlerden dolayı Az Gören ile ilgili bilgilerin ve tedavilerin yaygınlaştırılması hususunda ciddiyetle çalışmalarını sürdüren Beyhan Uğur'a çok teşekkür ederiz.

17 Kas 2017

Engelli Araçlarında ÖTV muafiyeti 200 Bin TL'ye çıkarılıyor

Bu görüşmeler sonucunda engellilerin araç alımlarında ÖTV muafiyetinin kapsamı genişletiliyor. Bu kapsamda engelli araçlarında hesaplanması gereken ÖTV ve diğer her türlü vergiler dahil bedeli 200 bin TL'yi aşmayan araçlar için uygulanacak.

TBMM Genel Kurulunda "Torba tasarı" olarak bilinen Bazı Vergi Kanunları İle Diğer Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısının üçüncü bölümü üzerinde görüşmeler devam ediyor.

İlgili taslak Metni şöyle:
"Önergeyle malul ve engelliler tarafından ÖTV istisnası kapsamında iktisap edilebilecek taşıtlara ilişkin motor silindir hacmi sınırlandırmasının kaldırılması, ayrıca tasarıda yer alan mezkur bentler kapsamında iktisap edilebilecek taşıtlara ilişkin ÖTV matrahı esas alınarak yapılan belirlemenin, anahtar teslim bedeli 200 bin TL'ye kadar olan taşıtların alınabilmesine imkan sağlayacak şekilde değiştirilmesi amaçlanmaktadır."

Engelli araçlarındaki bu düzenleme Torba yasada onaylanırsa, engelli araçlarındaki ÖTV muafiyeti 01.01.2018'den itibaren uygulanacak.

12 Kas 2017

2017 Aralık Ayı 2022 Maaş Ödeme Tutarları ve Tarihleri

2017 Aralık ayında ödenecek 2022 maaşı rakamları ve ödeme tarihleri belli oldu

65 yaş üstü yaşlılık aylığı: 754, 45 TL (1 aylık miktar 251,48 TL)

Engel derecesi %40-69 engelli aylığı: 1132, 98 TL (1 aylık miktar 377,66 TL)

Engel derecesi %70 ve üstü bakıma muhtaç engelli aylığı: 1699,47 TL (1 aylık miktar 566,49 TL)

18 yaş altı engelli yakını aylığı: 1132,98 TL (1 aylık miktar 377,66 TL)

ÖDEME GÜNLERİ

Doğum tarihinin  son rakamı

0 (sıfır) Olanlar ilgili dönemin 5. günü
1 (bir) olanlar 6. günü
2 (iki) 7 olanlar 7. günü
3 (üç) olanlar 8. günü
4 (dört) olanlar 9.günü

tarihlerinde 2022 maaşlarını alacaktır.

11 Kas 2017

2018 EKPSS Sınav Tarihi belli oldu

ÖSYM 2018 EKPSS Sınav takvimini açıkladı, 2018 Ekpss sınav tarihi belli oldu. 
ENGELLİ MEMUR KURASI VE SINAVI BİLGİSİ
2018 yılında ÖSYM tarafından uygulanacak olan sınavlara ilişkin ‘2018 Yılı Sınav ve Sonuç Açıklama Takvimi’ açıklandı.
Engelli memur adaylarını ilgilendiren EKPSS sınav ve başvuru tarihleride belli oldu.

EKPSS sınavı 22.04.2018 tarihinde yapılacak.

EKPSS başvuruları ise 6.02.2018 ile 21.02.2018 tarihleri arasında alınacak. EKPSS kura başvuruları 2.05.2018 ile 16.05.2018 tarihleri arasında olacak.

ÖSYM başvuru ve sınav tarihine ek olarak bu sene Geç Başvuru Günü tarihilerini ve EKPSS sınav sonucu açıklama tarihini de yayımladı.

Buna göre; 2018 EKPSS sonuçları 17.05.2018 tarihinde açıklanacak. Geç Başvuru Günü ise EKPSS için 13.03.2018 ile 14.03.2018 tarihleri arasında olacak, Kura için 29.05.2018 ile 30.05.2018 tarihleri arasında alınacak.

Geç Başvuru Günü nedir?
Geç başvuru gününde yapılan başvurularda sınav ücreti, aynı gün saat 23.59’a kadar artırımlı olarak; ÖSYM’nin internet sayfasında e-İŞLEMLER’de yer alan "ÖDEMELER" alanından kredi kartı/banka kartı ile yatırılacaktır.

2 Kas 2017

Bakan Julide Sarıeroğlu'ndan EKPSS açıklamaları

2011 yılında yürürlüğe konulan Engelli Kamu Personeli Seçme Sınavı (EKPSS) dünya üzerinde bir ilk olarak ülkemizde uygulanmaya başlanmıştır. Yapılan bu düzenlemeyle lise ve üstü öğrenim gören engellilerimiz EKPSS sonucuna göre, ilkokul, ortaokul ve ilköğretim mezunu engellilerimiz ise kura ile kamuya yerleştirilmektedir.

Çalışma Bakanı Julide Sarıeroğlu'ndan EKPSS açıklamalarda bulundu.

EKPSS uygulamasının yürürlüğe konulması ile birlikte engelli vatandaşlarımızın kamuya ataması işlemleri hızlanmış ve son 15 yılda kamu kurumlarında çalışmakta olan engelli memur sayımız dokuz kattan fazla artışla 5.777’den 2017 yılı itibariyle 52.236’ya ulaşmıştır.

Başbakanımız Sayın Binali Yıldırım’ın da verdiği müjdelerde ifade ettiği üzere 2018 Yılında kamu kurumlarımıza 5.000 engelli vatandaşımızın ataması gerçekleştirilecektir. Atamalar iki grupta yapılacak olup 2 bin 500 engelli vatandaşımız 2018 yılının ilk çeyreğinde, 2 bin 500 engelli vatandaşımız ise 2018 yılının son çeyreğinde kamuya yerleştirilecektir. Ayrıca yapılacak olan yönetmelik düzenlemesiyle de iki yılda bir yapılan EKPSS sonuçlarının geçerlilik süresi 2 yıldan 4 yıla çıkarılacaktır. Engelli vatandaşlarımız ellerindeki geçerli EKPSS puanlarından hangisi yüksekse o puan esas alınarak tercihte bulunabileceklerdir. 2018 yılında ÖSYM'nin açıklayacağı takvim çerçevesinde EKPSS yapılacaktır.

Başbakanımız Sayın Binali Yıldırım’ın engellilerimize verdiği müjdeleri değerlendiren Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanımız Sayın Jülide Sarıeroğlu, "15 yıl boyunca engelli kardeşlerimizin istihdamı temel önceliğimiz oldu. Bu bağlamda engelli kardeşlerimizin istihdamının artırılmasına ilişkin birçok teşviki, tedbiri ve yasal düzenlemeyi hayata geçirdik. Sadece memurlar değil, engelli kardeşlerimizin işçi atamalarında da devrim niteliğinde gelişmeler sağladık. 2017 Ağustos ayı itibariyle; 9 bin 787 engelli vatandaşımız kamuda, 91 bin 783 vatandaşımız özel sektörde olmak üzere toplam 101 bin 570 engelli vatandaşımız çalışmaktadır. 2002-2017 yılları arasında; 52 bin 574 engelli kadın, 312 bin 552 engelli erkek olmak üzere toplam 365 bin 129 engelli kardeşimiz işe yerleştirilmiştir. İŞKUR tarafından düzenlenen Aktif İşgücü Programlardan 2012-2017 yılları arasında; Mesleki Eğitim Kurslarımızdan 25 bin 653 engelli kardeşimiz; İşbaşı Eğitim Programlarımızdan 3 bin 153 engelli kardeşimiz; Girişimcilik Eğitim Programlarımızdan bin 5 bin 940 engelli vatandaşımız faydalanmıştır. Ayrıca Toplum Yararına Programlarımızdan da 355 bin 56 engelli vatandaşımız yararlanmıştır. Aktif İşgücü Programlarımızdan toplamda ise 69 bin 802 engellimiz yararlanmıştır.

Attığımız bu adımlar sayesinde kamuda ve özel sektörde engelli istihdamında ciddi ilerlemeler sağladık. Ben bu düzenlemenin de engelli kardeşlerimize ve ailelerine hayırlı olmasını diliyor, her zaman yanlarında olduğumuzu bir kez daha güçlü bir şekilde vurgulamak istiyorum” ifadelerini kullandı.