26 Mar 2017

26 Mart Epilepsi Farkıdalık Günü




Dünyada malesef çeşit çeşit Engelli insanlarımız  vardır.Hiç düşüdünüz mü?Bu engel çeşitleriden biriinde  Epilepsi yani halk arasında bilinen (Sara )  olduğunu.

Epilepsi demek bir yerde hayatını engellemek demek.Epilepsi demek çarşıda sokakta tesatüfen  kriz nöbetleri geçirip insanların tehlikeli insan gözüyle bakması demek..

Epilepsi demek gece iki uyku arasında sıçrama ataklarının gelmesi ve günlerdir bitmek bilmeyen uyku sorunu demek...

Ve bu anlattığım şeyler en basit örnekleri...İşte bu yüzdendir ki Bugün Mor  giyelim ve Epilepsili hastalarımıza destek olalım.

Saygılarımla.



24 Mar 2017

Bennur Karaburun EKPSS ve Engelli Sorularını Cevapladı.

Engelli Milletvekili Bennur Karaburun EKPS ve Engelli konularıyla ilgili bazı sorulara Sosyal medya hesabından yanıt verdi.
İşte sorulardan bazıları.

EKPSS 3.ATAMA OLMAYACAK DENİYOR DOĞRU MU?



6-7 DEFA EKPSS KURASINDA ÇIKMAYANLARA ÖNCELİK VERİLEBİLİR Mİ?



ENGELLİ EMEKLİLİĞİNDE YENİDEN RAPOR İSTENMESİ UYGULAMASI NE ZAMAN SON BULACAK?



EKPSS'DE LİSANS KADROLARI NEDEN AZ?

2018'DE EKPSS3.ATAMASI OLACAK MI?

engellilerdunyasi.com

22 Mar 2017

Cumhurbaşkanı Erdoğan Down Sendromlu kardeşlerimizi unutmadı

Cumhrubaşkanı Erdoğan Resimi Twitter hesabında 21 Mart Downssendromu farkındalık günü hakkında twitter hesabından paylaşımda bulundu.

21 Mart #DownSendromu Farkındalık Günü'nde tüm down sendromlu kardeşlerime ve ailelerine saygı ve sevgilerimi iletiyorum.


17 Mar 2017

Engelli Adaylar Kadro Sayısı Açıklaması Bekliyor!





657 sayılı Kanunun Engelli personel çalıştırma yükümlülüğü başlıklı 53 üncü maddesinde; "Kurum ve kuruluşlar bu Kanuna göre çalıştırdıkları personele ait kadrolarda % 3 oranında engelli çalıştırmak zorundadır. % 3'ün hesaplanmasında ilgili kurum veya kuruluşun (yurtdışı teşkilat hariç) toplam dolu kadro sayısı dikkate alınır." hükmüne yer verilmiştir.
 Bu hükme göre, 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanununun eki (I), (II), (III) ve (IV) sayılı cetvellerde yer alan kurumlar ile döner sermayeli kuruluşlar, kanunlarla kurulan fonlar ve kefalet sandıklarına, İl özel idareleri ve belediyeler, il özel idareleri ve belediyelerin kurdukları birlikler ile bunlara bağlı müessese, işletme ve döner sermayeli kuruluşlara ve 657 sayılı Devlet Memurları Kanununa göre Devlet memuru istihdam eden diğer kamu kuruluşları engelli memur çalıştırmak zorundadır.
 Bu bilgiler ışığında DPB tarafından verilen 2016 yılı Mayıs verilerine baktığımızda engelli istihdamına esas alınan memur sayısının 2.132.637, engelli kontenjanının % 3 üzerinden 64.191, çalışan engelli memur sayısının 43.151, açık engelli sayısının ise 21.040 olduğu görülmektedir.
Kamuda yaklaşık 22 bin engelli memur çalıştırılması gerekilen açık kontenjanın var olduğu bilinirken, EKPSS tercihleri için engellilere verilen kadrolar şaşırtıcı ve bir o kadar da trajikomik bir hal almaktadır. Mevcut 22 bin bin engelli memur açık kontenjanının dolması için EKPSS tercihlerinde engelli memur alım sayılarının fazla olması engelli memur adaylarının en büyük talepleri arasındadır.
Devlet Personel Başkanlığı ile Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığının bu konu üzerinde hassasiyetle durması, verilecek olası az kadro sayısının atanmayı bekleyen engelli memur adayları nezdinde büyük mağduriyet yaşatacağı büyük bir gerçeklikle ortadadır.

16 Mar 2017

2017 EKPSS Tercih tarihleri açıklandı





Bilindiği üzere, Kamu Görevlerine İlk Defa Atanacaklar İçin Yapılacak Sınavlar Hakkında Genel Yönetmeliğin Ek 1’inci maddesinin ikinci fıkrasında “Devlet Personel Başkanlığınca, ÖSYM'nin de görüşü alınmak suretiyle her yılın Ocak ayında bir yerleştirme takvimi belirlenir ve ilan edilir.” hükmüne yer verilmiş olup, ilgili hüküm gereğince belirlenen 2017 yılı Kamu Personel Seçme Sınavı ve Engelli Kamu Personel Seçme Sınavı merkezi yerleştirme takvimine aşağıda yer verilmiştir. Kamuoyuna saygıyla duyurulur. 

2017 KPSS YERLEŞTİRME TAKVİMİ

DPB tarafından kamu kurum ve kuruluşlarından yerleştirme taleplerinin toplanması

Tercih kılavuzunun ÖSYM Başkanlığına gönderilmesi

ÖSYM Başkanlığınca tercihlerin alınması

KPSS 1. Yerleştirme
13 Mart - 12 Mayıs 2017
01 Haziran 2017
21 Haziran - 03 Temmuz 2017

KPSS 2. Yerleştirme
07 Ağustos - 06 Ekim 2017
25 Ekim 2017
14 – 23 Kasım 2017



2017 EKPSS YERLEŞTİRME TAKVİMİ
Tercih kılavuzunun ÖSYM Başkanlığına gönderilmesi

ÖSYM Başkanlığınca tercihlerin alınması
EKPSS Yerleştirme
19 Haziran 2017
12-21 Temmuz 2017

2022 Engelli Maaşı Bağlanma Şartları!

Genelde üç aylık engelli maaşı olarak bilinen bu maaşın bağlanmasında şartlar şunlardır:

1-Öncelikle engel oranının % 40’ ın üzerinde olması gerekiyor. Bu maaş;

Engel oranı % 40 ile % 69 arasında olanlar için (18 yaş üstü) bağlanan ‘’engelli maaşı’’,

Engel oranı % 70 ve üzeri oranda olanlar için (18 yaş üstü) bağlanan “başkasının yardımı olmaksızın hayatını devam ettiremeyecek derecede engelli” maaşı,

Engel oranı %40’ın üzerinde olup 18 yaş altında olanların yakınlarına bağlanan ‘’engelli yakını maaşı’’ şeklinde adlandırılmaktadır.

Yukarıdaki maaşların ödemeleri arasındaki fark; % 70 ve üzerindeki engelli bireylere bağlanan maaşın daha fazla olmasıdır.

Yasaya göre belirlenen maaş miktarları şu şekildedir:

65 yaş üstü yaşlılık aylığı: 705,62 TL (1 aylık miktar 235,21 TL)

Engellilik derecesi %40-69 engelli aylığı: 1059,64 TL (1 aylık miktar 353,21 TL)

Engellilik derecesi %70 ve üstü bakıma muhtaç engelli aylığı: 1589,47 TL (1 aylık miktar 529,82 TL)

18 yaş altı engelli yakını aylığı: 1059,64 TL (1 aylık miktar 353,21 TL)

Hanede kişi başına düşen aylık gelir sınırı ise şu şekildedir:

01.01.2017 - 31.12.2017 tarihlerinde geçerli olmak üzere 2022 aylıkları için muhtaçlık sınırı 423,58 TL olmuştur.

3- On sekiz yaşının altında engelli olanlar için maaş kendisine değil, bakımını üstlenen kişiye bağlanır. Bu durumda engelli çocuğa bakmakla yükümlü olan kişilerin (anne, baba veya vasi durumda olan kişi) sigortalı bir işte çalışıyor olması halinde maaş bağlanmaz. Engelli çocuk 18 yaşını doldurduğunda bu maaş kesilir. 18 yaş üstü maaş için, o kişinin adına yeniden müracaat gerekir.

Çocuğun anne ve babası yoksa, örneğin babaannesi tarafından bakılıyorsa; babaanne için maaş bağlanacağından; hane geliri testi yapılır. Babaanne ile engelli çocuğun aynı evde oturuyor olması şarttır.

4- Engelli kişi 18 yaşının üstünde ise; kişinin her hangi bir işte çalışmıyor olması gerekir. Sigorta kollarından birinden maaş alıyor olmaması gerekir. Maaş için gelir testi yapılır.

5- Engelli kişi 65 yaşını doldurduğunda engel oranı % 70 in altında ise bu kişiye yaşlılık maaşı bağlanır. Bu durum ile ilgili bir önceki yıl değişiklik yapılmıştır (Nisan 2016). Buna göre; yaşlılık kişinin birlikte yaşadığı çocukları veya torunlarının değil, sadece kendisi ve eşinin gelirine bakılıp gelir testi yapılacak; asgari ücretin üçte birinden az ise bu kişiye yaşlılık maaşı bağlanacak. Kişi % 70 in üzerinde engelli ise gelir hesabı engelli maaşında olduğu gibi; haneye giren her türlü gelir üzerinden gelir testi yapılacaktır. Yani; kişi 65 yaş üstü ve engel oranı % 75 ise bu kişinin alacağı maaş için, yaşlılık maaşında olduğu gibi sadece eşinin ve kendi gelirine değil, tüm hanedeki gelire bakılacaktır.

Engelli maaşı 2022 Yasasına göre bağlanır ( 65 Yaşını Doldurmuş Muhtaç, Güçsüz ve Kimsesiz Türk Vatandaşlarına Aylık Bağlanması Hakkında Kanun). Uygulamada dikkate alınan Yönetmelik ise; 65 Yaşını Doldurmuş Muhtaç, Güçsüz ve Kimsesiz Türk Vatandaşları İle Engelli ve Muhtaç Türk Vatandaşlarına Aylık Bağlanması Hakkında Yönetmeliktir. Hükümde engelli maaşı bağlanması için; ‘’65 yaşını doldurmamış olmak üzere 18 yaşını doldurmuş Türk vatandaşı olmak’’ ifadesi vardır. Dolayısıyla engelli maaşı 65 yaşını doldurunca yaşlılık maaşına dönüşür. Burada engel oranı %70 ve üzerinde olanlar hakkında yeni Torba Yasa ile yukarıda bahsi geçen 2022 sayılı Yasaya ilave edilen hüküm devreye girer. Yani; yaşlılık maaşı gelir testi ile engelli maaşı gelir testi farklıdır. Engelli maaşı gelir testi ile ilgili bir düzenleme yapılmamıştır.

6- Siz engelli maaşı bağlatmak için başvurunuzu yaptıktan sonra, önemli olan Sosyal Yardımlaşma Dayanışma Vakfının yapacağı Sosyal İnceleme sonucudur. Bu inceleme sonucunda size maaş bağlanıp bağlanmayacağı karara bağlanır. İnceleme ekibinin sizin evinizdeki eşyaları sorgulaması (birden fazla cep telefonu, birden fazla tv. gibi), evdeki eşyaların gelir beyanınızla uyuşup uyuşmadığına bakılması bundandır.

Akla şu soru gelebilir: Benim maaşım geliri aştığım için kesildiği halde, bir başkasının maddi durumu benden daha iyi ama onun maaşı kesilmedi. Neden? Cevap sosyal incelemede gizlidir. Size sosyal inceleme sırası gelmiş ancak diğer kişiye henüz gelmemiştir. Engelli maaşı alanlar hakkında sosyal inceleme hızla devam etmektedir. Maaşların her geçen gün kesiliyor olması bu yüzdendir.

Evde bakım maaşı alıp aynı zamanda engelli maaşı alanlar için de şu söylenebilir: Evde bakım maaşı alıyor olmak engelli maaşı almaya engel değildir. Ancak, gelir hesabında evde bakım maaşı gelirlere mutlaka ilave edilir. Bu durumda tüm gelir toplamı hane kişisine bölündüğünde, çıkan sonuç asgari ücretin 3 te birinden az ise, kişi engelli maaşı da almaya devam eder. Halen gelir sınırını aşıp, iki maaşı alanlar için de sosyal inceleme yapıldığında engelli maaşları kesilecektir.

Akla şu soru da gelecektir: Geliri aştığım halde ödenen maaşlar yüzünden borçlu çıkartılır mıyım? Yasaya göre evet. Borçlu çıkartılırsınız, üstüne faizi de alırlar. Sizin bildirim yükümlülüğünüz var sonuçta. Ama siz, gelir testinin ne şekilde yapılıyor olduğunu biliyor musunuz? Sosyal inceleme gelinceye dek bundan haberdar mıydınız diye kendinize sormalısınız. Sadece hane kişi başına düşecek miktarın asgari ücretin üçte birinden az olması hali değil daha birçok husus var. Aşağıdaki tüm gelire dahil edilecekleri biliyor olmanız neredeyse mucize. Bu bilgileri bilmediğinize göre, bırakın sosyal inceleme ekibi gelsin. Ancak engel oranınız % 40 ın altına düştüyse, maaş alan kişi vefat ettiyse, adres değişikliği yapıldı ise, kişi işe girdiyse, kirada olmayan evi yüksek miktarda kiraya verdiyseniz, tarlanızı ekip biçmeye başlayıp gelir sağlamaya başladıysanız, evdeki kardeş işe girdiyse… tabi ki bildirim yapınız.

Peki…Akla şu sorular da geliyor olabilir: Gelir testine neler ilave edilir? Araba alsak maaşım kesilir mi?...Ev kredisi ödüyorum, dikkate alınmaz mı? Arsam var ama ekip biçmiyorum, maaşım kesilir mi, çocuğumun nafakasını da gelire dahil ettiler, bu olur mu?

Şu çok iyi bilinmelidir. Sizin temel ihtiyaçlarınız için yaptığınız giderler, ev kredisi ödemeleri, hacizli ödemeleriniz hiçbir şekilde gelirden düşülmez. Burada gideriniz gelirinizden fazla görünürse eğer, fazla kısım gelire dahil edilir. Ne hoş bir durumdur bu. Kredi kartınızdan geçiniyor olmanız sizin gelirinizi yükseltebilir mesela. 1000 lira geliriniz vardır. Ama taksitler, harcamalar, 1500 lira tutmuştur. 500 lirayı kredi kartından karşıladınız. Sizin harcadığınız bu 500 lira, aylık geliriniz olan 1000 liraya ilave edilecek ve geliriniz 1500 lira üzerinden hesap edilecektir. Karar vericiler hakkaniyeti bu şekilde sağlayacaklarını düşünmüşlerdir.

Kaynak: engellilersitesi.com

7 Mar 2017

Erkekler bizim ‘düşmanımız’ değil!

Biz daha birbirimize destek olamıyoruz ki kadınlar olarak.

Ben kadının hak ve adalet savaşında hayatımdan erkekleri çıkaramam…

Çünkü asıl o zaman çaresiz kalırım.

Böyle bir çağda ehliyet alırken bile babam ve abilerimin desteğine rağmen anneme karşı verdiğim mücadele akıl almaz çünkü.

Çoğu kadına göre kızları abileriyle yanyana bile yürümemeli.

En fazla onbeşinde evlenip kocası izin verirse perdeyi aralayıp çevreyi seyretmek neyine yetmiyor ki.

Değil üniversite ilkokul neyine yetmiyor.

Değil iş kadını olmak evinin kadını olmak neyine yetmiyor.

Hele hele araba sahip olup o arabayı kendisinin kullanması ne gereksiz bir iş.

Vallahi istediğiniz kadar kızın. Durum bu.

Biz önce içimizdeki bu zihniyetle savaş vermeliyiz.

Sonra kadın erkek omuz omuza erk sistemle mücadele edebilelim.

Hani “erkekler bu mücadelede aman bizden uzak dursunlar” diyorsunuz ya…

Ben de diyorum ki aman Allah korusun beni, sadece kadınların olduğu bir dünyadan!

Erkek çocuk annelerine bir bakın yakından.

Erkek düşmanlığı yaparken erkek çocuklarını ilahlaştırırlar.

Özel ilgiyle, ellerini ayaklarını öperek büyütürler. Kız çocuklarını ise hırpalayarak.

Evliliklerde kadın hep ilgi görmek isteyen taraftır. Ne tuhaf erkek de öyle.

İki tarafta hep bekler…

Kız çocuğu ilgiye aç büyümüştür. İster ki annesinin esirgediğini evliliğinde fazlasıyla yaşasın.

İyi ama hep el bebek gül bebek büyüyen erkek de annesinden gördüğü ilginin devamını görmek ister.

Şımartılmak, pohpohlanmak, sürekli takdir edilmek…

İstiyor ki annesi gibi onu sarıp sarmalayan, o istemeden isteklerini yapan annesi gibi bir kadın etrafında dönüp dolaşsın.

Hep geri plana itilen kız çocuğu da artık ön planda ilgi odağı olmak istiyor.

Evlilikler, sevdalar ilgiye aç insanlar yüzünden can çekişiyor.

Çocuk yetiştirirken adil olmayan kadın kendisi için adalet istiyor.

Hiç düşündünüz mü çok severek evlenen insanların evliliği neden çatırdıyor.

O çok aşık olan insanların aşkı neden uzun sürmüyor.

Artık aynayı kendimize mi tutsak?

Biz ne zaman ki düşmanımızın erkekler değil de erk sistem olduğunu anlarız, işte o zaman yol almaya başlarız.

Bu uğurda verilmiş mücadeleler kökten uca anlam bulur.

Şimdi kürekleri olmayan kayık gibiyiz. Rüzgar nereye biz oraya…

Kendi hayatımdaki köşe taşlarına bakıyorum da…

Bir çırpıda saydığım insanların hepsi erkek.

Hayatıma değer katanların, yol almamda yardımcı olanların hepsi erkek.

Ve en çok mücadelemi hep kadınlara karşı verdim ben.

Bu işte bir terslik yok mu?

Hem ezilen, dökülen olup hem birbirimizle anlaşamayıp, destek olmamak, birbirimize omuz vermemek…

Bunu hiç anlamadım, hiç anlamayacağım.

UTEYKİF Ankara temsilcisi
Alisa Çiçek Akyol

6 Mar 2017

Engelliler İçin Protez ve Ortez Katılım Payları!



Ülkemizde yaşayan ve özellikle Protez ve Ortez kullanmak zorunda olan engelli vatandaşlarımızın en büyük sorunlarından biride bu medikal ürünler (Protez, Ortez) için ödenmek zorunda kalınan katılım payıdır.

Bu makalemizde katılım payının alınmasının nedenleri ve gerekçeleri ile ilgili olarak ayrıntılı açıklamalar yaparak engelli vatandaşlarımızı bilgilendirecek ve kafalarındaki sorulara ışık tutacağız. SGK tarafından alınan katılım payı 5510 Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun 68. Maddesi gereği alınmaktadır.
 Kanunun 68. Maddesi katkı payı alınacak sağlık hizmetlerini zikretmektedir. Maddenin ( b ) bendi vücut dışı protez ve ortezleride katkı payı alınacak sağlık malzemeleri arasında saymıştır. Katkı payı; Eczanelerden almış olduğumuz ilaçtan tutunda, özel hastanelere ödenen ilave ücret, ilave ameliyat parası, diş tedavisinde alınan katkı payları ve engelli bireylerin kullanmak zorunda oldukları Protez ve Ortezlerde dahil sağlık hizmeti için ödemiş olduğumuz tüm ilave ücretleri kapsamaktadır.
Tüm bu ilave ücretlerin hangi şartlarda, nasıl ve ne oranda alınacağını, 5502 sayılı Sosyal Güvenlik Kurumu Kanunu, 5510 sayılı Kanun ve Genel Sağlık Sigortası İşlemleri Yönetmeliği hükümleri çerçevesinde düzenlenen Sosyal Güvenlik Kurumu Sağlık Uygulama Tebliği (SUT) tarafından ayrıntılı olarak açıklanmaktadır. Sağlık Uygulama Tebliği (SUT) her yıl düzenli olarak güncellenmekte ve yeni kullanılan sağlık ürünleri ve fiyatları SUT ve ekindeki cetvellere işlenmektedir.
 En son güncel Sağlık Uygulamaları Tebliği (SUT) 18 Şubat 2017 tarihinde yayımlanan 29983 sayılı resmi gazetede yayımlanarak uygulamaya girmiştir. Tıbbi malzeme katılım payı SUT’un 1.8.3. Maddesi Tıbbi Malzeme Katılım Payını düzenlemektedir.
 Buna göre; (1) Vücut dışı protez ve ortezlerden, a) Görmeye yardımcı tıbbi malzemelerden, b) Ağız protezlerinden (Ayrıntılar SUT eki cetvellerde belirtilmiştir) c) Sağlık raporunda hayati öneme haiz olduğu belirtilmeyen diğer protezler ve ortezlerden, katılım payı alınır. (2) Vücut dışı protez ve ortezlerden, Kurumdan gelir ve aylık alanlar ile bakmakla yükümlü oldukları kişiler için %10, diğer kişiler için %20 oranında katılım payı alınır.
Ancak katılım payı tutarı vücut dışı protez veya ortezin alındığı tarihteki brüt asgarî ücretin %75’ini geçemez. %75’lik üst sınırın hesaplanmasında her bir protez ve ortez bağımsız olarak değerlendirilir. (3) Görmeye yardımcı tıbbi malzemelere ilişkin katılım payı; a) Kurumdan gelir ve aylık alanlar ile bakmakla yükümlü olduğu kişiler için gelir ve aylıklarından mahsup edilmek suretiyle, b) Diğer kişiler için ise Kurumla sözleşmeli optisyenlik müessesesi tarafından kişilerden, tahsil edilir. Bu bilgiler ışığında konuyu özetleyecek olursak; Engelli vatandaşlarımızın kullandıkları Vücut dışı protez ve ortezlerden,
Sağlık Raporunda hasta için hayati öneme haiz olduğu belirtilmemişse % 10 ila 20 arasında katkı payı alınmaktadır. Kurumdan gelir ve aylık alanlar ile bakmakla yükümlü oldukları kişiler için %10, diğer kişiler için %20 oranında katılım payı alınmaktadır. Kullanılacak protez ve ortezin hasta için hayati öneme haiz olduğu sağlık raporunda yazar ise hiçbir surette katkı payı alınmamaktadır.

 Konuyu bir örnekle açıklayacak olursak; Kulaklarında işitme sorunu bulunan ve işitme cihazı alması gerektiği Doktor Raporu ile onaylanan bir hasta için SGK 555 TL cihaz parası ödemektedir. Bu cihazı almak isteyen işitme engelli vatandaş bu meblağın üzerinde % 20 oranında ilave katkı payı ödemek zorundadır. Kişi kurum çalışanı veya kurumdan geliri olan biri ise ödeyeceği katkı payı % 10’na düşmektedir. Ancak burada bir hususu belirmeliyim. Kişi bu işitme cihazının kurumun belirlediği cihazın dışında başka bir cihaz (Daha kaliteli ve özellikli) almak isterse ödeyeceği katkı payı fazla olacaktır. Eğer bu cihazın hasta için hayati öneme haiz olduğu raporda yazarsa kişiden hiçbir katkı payı alınmayacaktır. Bu örneğin vücut dışı tüm protez ve Ortezler için de geçerli olduğunu belirtmek isteriz. Ayrıca alınan bu protez ve ortezlerin kullanım özelliklerine bağlı olarak geçerli olduğu süreler vardır. SUT’da tüm vücut dışı cihazların kaç ay veya yıl sonra tekrar yenisinin alınabileceği de belirtilmiştir.

Gene yukardaki işitme cihazı örneği için belirtmek gerekirse bu cihazı alan işitme engelli vatandaş 5 yıl geçmeden yeni cihaz alamaz. Bu süre Alüminyum koltuk değneği için 2 yıl, Diz altı klasik protez içinse 5 yıl olarak uygulanmaktadır. Engelli vatandaşlarımızın kullanmış olduğu tüm cihazların yenilenme süreleri Sağlık Uygulama Tebliğinin eklerinde belirtilmektedir. Katılım Payı alınmayacak haller Sağlık Uygulama Tebliğinin 1.8.5. maddesinde Katılım payı alınmayacak haller, sağlık hizmetleri ve kişiler sıralanmıştır.
 Bunlar; (1) İş kazasına uğrayan veya meslek hastalığına yakalanan sigortalılardan, bu durumları nedeniyle sağlanan sağlık hizmetleri için SUT’un 1.8.1, 1.8.2 ve 1.8.3 maddelerinde tanımlanan katılım payları alınmaz. (2) Askerî tatbikat ve manevralarda sağlanan sağlık hizmetleri için SUT’un 1.8.1, 1.8.2 ve 1.8.3 maddelerinde tanımlanan katılım payları alınmaz. (3) 5510 sayılı Kanunun 75 inci maddesinde yer alan afet ve savaş hali nedeniyle sağlanan sağlık hizmetleri için SUT’un 1.8.1, 1.8.2 ve 1.8.3 maddelerinde tanımlanan katılım payları alınmaz. (4) 5510 sayılı Kanunun 94 üncü maddesinde tanımlanan kontrol muayenelerinden SUT’un 1.8.1 maddesinde tanımlanan katılım payı alınmaz. (5) Acil servislerde verilen ve SUT eki “Hizmet Başı İşlem Puan Listesi” nde (EK-2/B) yer alan 520.021 kodlu “Yeşil alan muayenesi” adı altında Kuruma fatura edilebilen sağlık hizmetleri hariç olmak üzere acil servislerde verilen sağlık hizmetleri, bedeli Kurumca karşılanmayan ayakta tedavide hekim ve diş hekimi muayeneleri,
 Sağlık Bakanlığı tarafından sözleşme yapılmış, görevlendirilmiş veya yetkilendirilmiş aile hekimi muayeneleri ile SUT’un 1.4.3 maddesinde belirtilen sağlık kurumları/kuruluşları tarafından sunulan sağlık hizmetlerinde SUT’un 1.8.1 maddesinde tanımlanan katılım payı alınmaz. (6) Kurumca finansmanı sağlanan kişiye yönelik koruyucu sağlık hizmetleri için SUT’un 1.8.1, 1.8.2 ve 1.8.3 maddelerinde tanımlanan katılım payları alınmaz. (7) Sağlık raporu ile belgelendirilmesi şartıyla; Kurumca belirlenen SUT Eki “Ayakta Tedavide Hekim ve Diş Hekimi Muayenesi Katılım Payı Alınmayacak Kronik Hastalıklar Listesi” nde (EK-1/A) yer alan kronik hastalıklarda, kişilerin bu hastalıkları ile ilgili uzmanlık dalındaki ayaktan muayenelerinde SUT’un 1.8.1 maddesinde tanımlanan katılım payı alınmaz. Ancak; aynı muayenede Kurumca belirlenen katılım payı alınmayacak kronik hastalıklar listesinde yer almayan başka bir tanının da tespit edilmesi ve/veya bu tanıya yönelik tedavinin düzenlenmesi halinde SUT’un 1.8.1 maddesinde tanımlanan katılım payı alınır. (8) Tetkik ve tahliller ile diğer tanı yöntemlerinde kullanılan ilaçlardan, yatarak tedavilerde kullanılan ilaçlardan, sağlık raporu ile belgelendirilmek şartıyla EK-4/D Listesinde yer alan ilaçlardan SUT’un 1.8.2 maddesinde tanımlanan katılım payı alınmaz. (9) Tıbbi sarf malzemeleri ile SUT’un 1.8.3(1) fıkrasında yer almayan tıbbi malzemelerden katılım payı alınmaz. (10) Sağlık raporu ile belgelendirilmek şartıyla; organ, doku ve kök hücre nakline ilişkin sağlık hizmetleri için SUT’un 1.8.1, 1.8.2 ve 1.8.3 maddelerinde tanımlanan katılım payları alınmaz. (11) 1005 sayılı İstiklal Madalyası Verilmiş Bulunanlara Vatani Hizmet Tertibinden Şeref Aylığı Bağlanması Hakkında Kanun hükümlerine göre şeref aylığı alan kişiler ile bunların eşlerinden, SUT’un 1.8.1, 1.8.2, 1.8.3 ve 1.8.4 maddelerinde tanımlanan katılım payları alınmaz. (12) 3292 sayılı Vatani Hizmet Tertibi Aylıklarının Bağlanması Hakkında Kanun hükümlerine göre aylık alan kişilerden SUT’un 1.8.1, 1.8.2 ve 1.8.3 maddelerinde tanımlanan katılım payları alınmaz. (13) 2330 sayılı Nakdi Tazminat ve Aylık Bağlanması Hakkında Kanun hükümlerine göre aylık alan kişiler ile bunların bakmakla yükümlü olduğu kişilerden SUT’un 1.8.1, 1.8.2, 1.8.3 ve 1.8.4 maddelerinde tanımlanan katılım payları alınmaz. (14) 2828 sayılı Kanun hükümlerine göre korunma, bakım ve rehabilitasyon hizmetlerinden ücretsiz faydalanan kişilerden SUT’un 1.8.1, 1.8.2 ve 1.8.3 maddelerinde tanımlanan katılım payları alınmaz. (15) Harp malûllüğü aylığı alanlar ile 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu kapsamında aylık alanlardan ve bunların bakmakla yükümlü olduğu kişilerden SUT’un 1.8.1, 1.8.2, 1.8.3 ve 1.8.4 maddelerinde tanımlanan katılım payları alınmaz. (16) Vazife malûllerinden SUT’un 1.8.1, 1.8.2, 1.8.3 ve 1.8.4 maddelerinde tanımlanan katılım payları alınmaz. (17) Kurumca iade alınan tıbbi malzemelerden katılım payı alınmaz. (18) Polis akademisi ile fakülte ve yüksekokullarda, Emniyet Genel Müdürlüğü hesabına okuyan veya kendi hesabına okumakta iken Emniyet Genel Müdürlüğü hesabına okumaya devam eden öğrencilerden SUT’un 1.8.1, 1.8.2 ve 1.8.3 maddelerinde tanımlanan katılım payları alınmaz. (19) Harp okulları ile fakülte ve yüksekokullarda, Türk Silahlı Kuvvetleri hesabına okuyan veya kendi hesabına okumakta iken askerî öğrenci olanlar ile astsubay meslek yüksekokulları ve astsubay naspedilmek üzere temel askerlik eğitimine tâbi tutulan adaylardan SUT’un 1.8.1, 1.8.2 ve 1.8.3 maddelerinde tanımlanan katılım payları alınmaz. (20) 19.05.2011, 23.10.2011 ve 9.11.2011 tarihlerinde meydana gelen depremler sonucunda yaralanan veya sakat kalanlara verilecek protez, ortez, araç ve gereç bedelleri için SUT’un 1.8.3 maddesinde tanımlanan katılım payları alınmaz. (21) 3713 sayılı Kanunun 21 inci maddesinde sayılan olaylara maruz kalmaları nedeniyle yaralananların tedavileri sonuçlanıncaya veya maluliyetleri kesinleşinceye kadar sağlanacak sağlık hizmetlerinde, bu kişilerden SUT’un 1.8.1, 1.8.2, 1.8.3 ve 1.8.4 maddelerinde tanımlanan katılım payları alınmaz. Sonuç Olarak; Birçok gelişmiş ülkede olduğu gibi Ülkemizde de gerek yatarak tedavi sırasında gerekse de ayaktan yapılan tedavilerde belli oranda katılım payı alınmaktadır. Bu payın hukuki dayanağı ise Kanun, Yönetmelik ve (SUT) Sağlık Uygulama Tebliğidir. Bu katkı payları kuşkusuz, kollarından bacaklarından veya diğer organlarından engelli olan ve ekonomik yoksunluk içinde bulunan ve katılım payı alınmayacak kişiler listesinde bulunmayan vatandaşlarımızı zor durumda bırakmaktadır. Ancak şunu da belirtmek gerekirse, bu durumda olan engelli vatandaşlarımız protez ve ortez alırken bir medikal bayiine bağlı kalmadan iyi bir fiyat araştırması yapmaları durumunda daha avantajlı olarak cihazlarını alabileceklerini vurgulamak istiyoruz. engellilersitesi.com