30 Nis 2016

SUT Tebliğinde değişiklik yapıldı

Sağlık Uygulama Tebliğinde (SUT) değişiklik yapıldı. Sosyal Güvenlik Kurumu Sağlık Uygulama Tebliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ.

30 Nisan 2016 CUMARTESİ

Resmi Gazete

Sayı : 29699

TEBLİĞ

Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığından:

SOSYAL GÜVENLİK KURUMU SAĞLIK UYGULAMA TEBLİĞİNDE

DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR TEBLİĞ

MADDE 1 - 24/3/2013 tarihli ve 28597 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Sosyal Güvenlik Kurumu Sağlık Uygulama Tebliğinin 1.4.2.C numaralı maddesinin birinci fıkrasında yer alan "enstitüler" ibaresinden sonra gelen "ve semt poliklinikleri" ibaresi yürürlükten kaldırılmıştır.

MADDE 2 - Aynı Tebliğin 1.8.1 numaralı maddesinin dördüncü fıkrasında yer alan "katılım payları" ibaresinden sonra gelmek üzere ", SUT'un 4.1.2 - Yatarak tedavilerde reçetelerin düzenlenmesi başlıklı maddesinde tanımlanan yatan hasta reçeteleri hariç olmak üzere," ibaresi eklenmiştir.

MADDE 3 - Aynı Tebliğin 2.4.4.F-1 numaralı maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde yer alan "(*) işaretli" ibaresinden önce gelmek üzere "G80 ve" ibaresi eklenmiştir.

MADDE 4 - Aynı Tebliğin 2.4.4.F-2 numaralı maddesinde aşağıdaki düzenlemeler yapılmıştır.

a) Üçüncü fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

"(3) 3713 sayılı Kanuna göre aylık bağlanmış maluller, 5434 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanununun 56 ncı maddesi veya 2330 sayılı Kanunun 2 nci maddesinin birinci fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde sayılanlardan 3713 sayılı Kanun kapsamına giren olaylar sebebiyle aylık bağlananlar ile 3713 sayılı Kanun kapsamına girmese dahi başkasının yardımı ve desteği olmaksızın yaşamak için gereken hareketleri yapamayacak derecede malul olan vazife ve harp malulü hastaların ve genel sağlık sigortalısı ile bakmakla yükümlü olduğu kişilerden, 3713 sayılı Kanunun 21 inci maddesinde sayılan olaylara maruz kalmaları nedeniyle yaralanan kişilerin de tedavileri sonuçlanıncaya veya maluliyetleri kesinleşinceye kadar geçen süre içerisinde yapılan fizik tedavi ve rehabilitasyon uygulamaları Kurumca karşılanır. Bu kişilere SUT eki EK-2/D-2 Listesinde yer alan tüm tanılarda bölge kontrolü olmaksızın, 30 seansa kadar (30 uncu seans dahil) olan fizik tedavi ve rehabilitasyon uygulamaları için fiziksel tıp ve rehabilitasyon uzman hekimince, 31-60 seansa kadar (60 ıncı seans dahil) olan fizik tedavi ve rehabilitasyon uygulamaları için en az bir fiziksel tıp ve rehabilitasyon uzman hekiminin yer aldığı (sağlık hizmeti sunucusunda yeterli sayıda fiziksel tıp ve rehabilitasyon uzman hekimi bulunması durumunda sağlık kurulu bu hekimler tarafından oluşturulacaktır) sağlık kurumu sağlık kurulunca (ayakta tedavilerde resmi sağlık kurulunca) düzenlenen rapora istinaden, 60 seanstan daha fazla fizik tedavi ve rehabilitasyon uygulamaları gereken durumlarda ise Türk Silahlı Kuvvetleri ile Sağlık Bakanlığı'na bağlı sağlık hizmeti sunucularında ve üçüncü basamak sağlık hizmeti sunucularında görevli en az bir fiziksel tıp ve rehabilitasyon uzman hekiminin yer aldığı (sağlık hizmeti sunucusunda yeterli sayıda fiziksel tıp ve rehabilitasyon uzman hekimi bulunması durumunda sağlık kurulu bu hekimler tarafından oluşturulacaktır) sağlık kurumu sağlık kurulunca 30'ar seanslık rapor düzenlenmesi koşulu ile tüm sağlık hizmeti sunucularında uygulanması halinde Kurumca karşılanır."

b) Sekizinci fıkrasında yer alan "(*) işaretli " ibaresinden önce gelmek üzere "G80 ve" ibaresi eklenmiştir.

c) Onbirinci fıkrasının (a) bendinde yer alan "yıl içerisinde " ibaresinden önce gelmek üzere "tedavinin başladığı tarih itibarıyla" ibaresi eklenmiştir.

MADDE 5 - Aynı Tebliğin 2.4.4.F-3 numaralı maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinin sonuna aşağıdaki cümle eklenmiş ve aynı maddenin (d) bendi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

"Ancak 3713 sayılı Kanuna göre aylık bağlanmış maluller, 5434 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanununun 56 ncı maddesi veya 2330 sayılı Kanunun 2 nci maddesinin birinci fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde sayılanlardan 3713 sayılı Kanun kapsamına giren olaylar sebebiyle aylık bağlananlar ile 3713 sayılı Kanun kapsamına girmese dahi başkasının yardımı ve desteği olmaksızın yaşamak için gereken hareketleri yapamayacak derecede malul olan vazife ve harp malulü hastalara ve genel sağlık sigortalısı ile bakmakla yükümlü olduğu kişilerden, 3713 sayılı Kanunun 21 inci maddesinde sayılan olaylara maruz kalmaları nedeniyle yaralanan kişilere tedavileri sonuçlanıncaya veya maluliyetleri kesinleşinceye kadar geçen süre içerisinde SUT'un 2.4.4.F-2 maddesinin üçüncü fıkrasında tanımlanan raporlara istinaden (*) işaretli tanılarda yapılan fizik tedavi ve rehabilitasyon uygulamaları ise seans kısıtlaması olmaksızın Kuruma fatura edilebilir."

"d) Ayaktan fizik tedavi ve rehabilitasyon uygulamalarında, Kurumumuzla sözleşmeli fizik tedavi ve rehabilitasyon hizmeti veren özel sağlık hizmeti sunucularında görev yapan fizik tedavi ve rehabilitasyon uzman hekimi için günlük en fazla sekiz saat üzerinden fizik tedavi ve rehabilitasyon uygulaması Kuruma fatura edilir. Günlük en fazla sekiz saat üzerinden Kuruma fatura edilebilecek fizik tedavi ve rehabilitasyon uygulaması birden fazla sağlık hizmeti sunucusunda çalışan hekim için de geçerlidir. Bir fizik tedavi ve rehabilitasyon uzman hekimi ve bir fizyoterapist için (A) grubundaki işlemlerden günlük en fazla sekiz hastanın, (A) ve (B) grubundaki işlemlerden günlük toplam en fazla on altı hastanın, bir fizik tedavi ve rehabilitasyon uzman hekimi için ilave olarak (C) grubundaki işlemlerden günlük en fazla otuz iki hastanın, (C) ve (D) grubundaki işlemlerden ise günlük toplam en fazla altmış dört hastanın işlemi Kuruma fatura edilir. Kurumumuzla sözleşmeli fizik tedavi ve rehabilitasyon hizmeti veren özel sağlık hizmeti sunucularında gerçekleştirilecek olan günlük muayene sayısı, fizik tedavi ve rehabilitasyon uygulama sayısına dahil değildir. SUT eki EK-2/D-2 Listesinde yer alan G80 ve (*) işaretli tanılarda verilen yatarak fizik tedavi ve rehabilitasyon uygulamalarında ise bu hasta sayıları dikkate alınmaz."

MADDE 6 - Aynı Tebliğin 2.4.4.H numaralı maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesinden sonra gelmek üzere "Türk Silahlı Kuvvetleri'ne bağlı sağlık hizmeti sunucuları hariç olmak üzere," ibaresi eklenmiştir.

MADDE 7 - Aynı Tebliğin 2.5.3.A-2 numaralı maddesinin birinci fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

"(1) Yurt dışı tedaviye ilişkin raporların Sağlık Bakanlığınca onaylanmasından itibaren üç ay içinde yurt dışına çıkılmaması nedeniyle işlem yapılmayan raporların yenilenmesi gerekir."

MADDE 8 - Aynı Tebliğin 3.2.1.A numaralı maddesinin üçüncü fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

"(3) Bu madde kapsamındaki sağlık hizmeti sunucularından Kurumca belirlenecek olanların tıbbi malzeme ihtiyaçlarını karşılamak üzere Kurum tıbbi malzeme satış merkezleriyle sözleşme yapabilir. Tıbbi malzeme satış merkezleri Kurumun belirlediği tıbbi malzeme alan tanımları için SUT fiyatları üzerinden Kurumun belirlediği oranda iskonto yapar. Kurum her bir tıbbi malzeme alan tanımı için ayrı ayrı iskonto oranı belirleyebilir. Her hangi bir tıbbi malzeme alan tanımı için tıbbi malzeme satış merkezlerine ödenecek olan tutar, aynı tıbbi malzeme alan tanımının SUT'ta belirlenen fiyatlarının Kuruma maliyetini geçemez."

MADDE 9 - Aynı Tebliğin 4.1.4 numaralı maddesinin dördüncü fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

"(4) Bir ilacın Ülkemizde onaylanmış endikasyonu ve Kısa Ürün Bilgisinde tanımlanan dozu dışındaki her türlü kullanımı, Sağlık Bakanlığınca verilen endikasyon dışı ilaç kullanım onayı ile mümkündür.

a) Bir ilacın ülkemizde onaylanmış endikasyonu dışındaki her türlü kullanımı için Sağlık Bakanlığı tarafından yayımlanan "Endikasyon Dışı İlaç Kullanımı Kılavuzu"nda belirtilen esaslara da uyulacak olup, kılavuzda tanımlanmamış durumlar için hasta bazında Sağlık Bakanlığı endikasyon dışı ilaç kullanımı onayı aranır.

b) Kurum web sayfasında yayımlanan EK-4/D Listesinde yanında (*) yıldız işareti bulunmayan ilaçların, söz konusu listede ilişkilendirilen hastalıklarda kullanımı halinde Sağlık Bakanlığı endikasyon dışı ilaç kullanım onayı aranmaz.

c) Sağlık Bakanlığı tarafından verilen endikasyon dışı ilaç kullanım onaylarında, bu onay için süre belirtilmemiş ise rapor yenilenmesinde yeni onay aranmaz.

ç) Endikasyon dışı ilaç kullanım onayı aranacak ilaçlar için reçeteler ve sağlık raporları ilgili uzman hekim/hekimlerce düzenlenir.

d) Bir ilacın ülkemizde onaylanmış endikasyonunda tanımlı olmayıp, SUT'ta özel düzenleme olarak yer alan koşulu dışında kullanımı, Sağlık Bakanlığınca hasta bazında verilen endikasyon dışı ilaç kullanım onayı ile mümkündür.

e) EK-4/A Listesinde yer alan ve SUT'ta endikasyona dayalı özel düzenlemesi olan bir ilacın, bu düzenlemenin yürürlük tarihinden sonra Sağlık Bakanlığınca sonradan ilacın ülkemizdeki ruhsatlı endikasyonlarına yeni bir endikasyon eklenmesi halinde; ilacın eklenen yeni endikasyonda kullanımı, Sağlık Bakanlığınca hasta bazında verilen endikasyon dışı ilaç kullanım onayı ile mümkündür.

f) Bu fıkranın (d) ve (e) bentlerinde tanımlanan ilaçlara ilişkin bedeller, Sağlık Bakanlığınca hasta bazında verilen endikasyon dışı ilaç kullanım onayına dayanılarak Kurumca karşılanır. Bu ilaç kullanımları "10/2/2016 tarihli ve 29620 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Sosyal Güvenlik Kurumu İlaç Geri Ödeme Yönetmeliği" kapsamında "İlaç Geri Ödeme Komisyonu" tarafından maksimum süre içerisinde karara bağlanarak belirtilen yürürlük tarihi ile SUT'ta yayımlanır ve/veya Kurum web sayfasında duyurulur ve yürürlük tarihinden itibaren bu koşullar dahilinde bedelleri Kurumca karşılanır.

g) Bu madde kapsamında Sağlık Bakanlığınca verilen endikasyon dışı ilaç kullanım onayına dayanılarak ödemesi yapılacak ilaçların rapor ve reçeteleme koşulları için Bakanlıkça verilmiş onay kabul edilir.

ğ) Bu maddenin yürürlük tarihi öncesinde düzenlenmiş endikasyon dışı ilaç kullanım onayları bu madde hükümleri kapsamında değerlendirilir."

MADDE 10 - Aynı Tebliğin 4.3 numaralı maddesinin sekizinci fıkrasında yer alan "Ödeme Komisyonunun Çalışma Usul ve Esasları Hakkında Yönerge" ibaresi "Sosyal Güvenlik Kurumu İlaç Geri Ödeme Yönetmeliği" şeklinde değiştirilmiş ve aynı fıkranın birinci cümlesinden sonra gelmek üzere aşağıdaki cümle eklenmiştir.

"Ödemelerde, faturada yer alan her bir kutu ilaç için ödenecek tutar her halükarda Yurt Dışı İlaç Fiyat Listesi'nde (EK-4/C) kayıtlı fiyatın standart kamu kurum iskontosu olarak oranı SUT'un 4.4.1 maddesinde tanımlı baz iskonto uygulandıktan sonra bulunacak tutarından daha fazla olamaz."

MADDE 11 - Aynı Tebliğin 4.4.1 numaralı maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

"4.4.1 - Uygulanacak indirim oranları

(1) Depocuya satış fiyatı 3,83 (üç virgül seksenüç) TL ve altında olan ilaçlar için kamu kurum iskontosu uygulanmaz (özel iskontolar saklı kalmak kaydıyla).

(2) Depocuya satış fiyatı 3,84 (üç virgül seksendört) TL'nin (dahil) üzerinde olan ilaçlara kamu kurum iskontosu olarak %10 veya %11 baz iskonto uygulanır.

(3) Aşağıdaki fıkralarda konu edilen kamu kurum iskontoları ve ilave iskonto uygulamalarında ilaçların, orijinal, jenerik, yirmi yıllık gibi durumlarının belirlenmesinde Sağlık Bakanlığı tarafından yapılmış olan düzenlemeler esas alınır. İlaçlarda oluşabilecek durum değişikliklerine ilişkin iskonto uygulamaları Kurum tarafından değerlendirilir.

(4) 20 yıllık ilaçlardan;

a) Depocuya satış fiyatı 3,84 (üç virgül seksendört) TL (dahil) ile 7,32 (yedi virgül otuziki) TL (dahil) arasında olan ilaçlara; %0 iskonto uygulanır.

b) Depocuya satış fiyatı 7,33 (yedi virgül otuzüç) TL (dahil) ile 11,02 (onbir virgül sıfıriki) TL (dahil) arasında olan ilaçlara; %10 baz iskonto uygulanır.

c) Depocuya satış fiyatı 11,03 (onbir virgül sıfırüç) TL ve üzerinde olan, referansı olan ve referansı olmayıp imalat kartına göre fiyat alan ilaçlara; %28 iskonto (baz iskonto %11 + %17 ilave iskonto) uygulanır.

ç) Depocuya satış fiyatı 11,03 (onbir virgül sıfırüç) TL ve üzerinde olan, referansı olmayan ilaçlara; referans fiyat alana kadar %40 iskonto (baz iskonto %11 + %29 ilave iskonto) uygulanır.

(5) Jeneriği olmayan orijinal ilaçlardan;

a) Depocuya satış fiyatı 3,84 (üç virgül seksendört) TL (dahil) ile 7,32 (yedi virgül otuziki) TL (dahil) arasında olan ilaçlara; %10 baz iskonto uygulanır.

b) Depocuya satış fiyatı 7,33 (yedi virgül otuzüç) TL (dahil) ile 11,02 (onbir virgül sıfıriki) TL (dahil) arasında olan ilaçlara; %31 (baz iskonto %11 + %20 ilave iskonto) iskonto uygulanır.

c) Depocuya satış fiyatı 11,03 (onbir virgül sıfırüç) TL ve üzerinde olan ilaçlara; %41 iskonto (baz iskonto %11 + %30 ilave iskonto) uygulanır.

(6) Jeneriği olan orijinal ilaçlar ile jenerik ilaçlardan;

a) Depocuya satış fiyatı 3,84 (üç virgül seksendört) TL (dahil) ile 7,32 (yedi virgül otuziki) TL (dahil) arasında olan ilaçlara; %10 baz iskonto uygulanır.

b) Depocuya satış fiyatı 7,33 (yedi virgül otuzüç) TL (dahil) ile 11,02 (onbir virgül sıfıriki) TL (dahil) arasında olan ilaçlara; %18 iskonto (baz iskonto %11 + % 7 ilave iskonto) uygulanır.

c) Depocuya satış fiyatı 11,03 (onbir virgül sıfırüç) TL ve üzerinde olan ilaçlara; %28 iskonto (baz iskonto %11 + %17 ilave iskonto) uygulanır.

(7) Depocuya satış fiyatı 3,84 (üç virgül seksendört) TL ve üzerinde olan kan ürünleri, tıbbi mamalar, radyofarmasötik ürünler ile enteral beslenme ürünlerine; %11 baz iskonto uygulanır.

(8) Sağlık Hizmetleri Fiyatlandırma Komisyonunun belirlediği ve EK-4/A Listesinde ayrıca belirtilen ilaçlar için bu maddenin (4), (5) ve (6) numaralı fıkraları uygulanmaz.

(9) Piyasaya verilecek, mevcut EK-4/A Listesinde bulunmayan yeni moleküller ile tedaviye yenilik getirecek ürünlerin EK-4/A Listesine kabulü halinde, bu ürünler listeye girdiği tarihten itibaren 1 yıl süre ile ilave iskontolardan muaf tutulur. Molekülün ilave iskontodan muafiyeti açısından 1 yıllık süresi, tüm farmasötik formları için listeye ilk giren forma uygulanan süre bitiminde sona erer.

(10) Referansın altında fiyat almış jeneriği olmayan orijinal ilaçlar ile orijinali olmayan jenerik ilaçların kamu kurum iskontoları üzerinden yapılacak mahsuplaşma işleminde yukarıdaki fıkralarda tanımlanan ilave iskontolar da dikkate alınacaktır.

(11) Hastaneler, yatarak tedavilerde kullandıkları ve kendi eczanelerinden temin ettikleri ilaçlara da yukarıda belirtilen esaslara göre kamu kurum iskontosu ile %3,5 oranında eczacı indirimi uygulayarak fatura edeceklerdir. Serbest eczane satışı olmayan ve Sağlık Bakanlığı tarafından "depocu fiyatlı ilaçlar" şeklinde tanımlanan ürünlere, depocu satış fiyatı üzerinden EK-4/A Listesinde gösterilen indirim oranları (özel iskontolar dahil) uygulanır, ayrıca eczacı indirimi uygulanmaz.

(12) Sağlık Bakanlığı tarafından perakende satış fiyatı verilen ürünlere, perakende satış fiyatı üzerinden EK-4/A Listesinde gösterilen indirim oranları (özel iskontolar dahil) uygulanmak suretiyle, ilaçların indirimli bedeli (kamu fiyatı) bulunur. Ayrıca tüm ilaçlara indirimli bedel üzerinden eczacı indirimi yapılır."

MADDE 12 - Aynı Tebliğin Hizmet Başı İşlem Puan Listesi (EK-2/B)'nde yer alan "616870" SUT kodlu işlem satırı aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

28 Nis 2016

2008 sonrası memur olan engelli, nasıl emekli olur?

2008 sonrası memur olan engelli, nasıl emekli olur?
SORU: Benim 2001 yılı Kasim ayinda, 18 yaşımı doldurduktan sonra ilk sigortam yapıldı. 2001-2011 yılları arası çeşitli özel şirketlerde 800 gün çalıştım. 2012 yılında Ekim ayında e-KPSS ile memur olarak atandım ve memuriyete başlamadan az bir süre önce %80 engelli raporu aldım. Yaklaşık 3 seneden beri(1000 gun) engelli memurum. Benim sorum su:

15 sene sigortalılık sürem seneye 2016 yılı kasim ayinda dolduktan sonra engelli emekliliğine hak kazanacak miyim?

CEVAP:

2008 yılı Ekim ayı itibariyle ilk defa memur olanlar, yani 2008 yılı Ekim ayından önce memurluk hizmeti bulunmayanlar veya memurluk hizmeti haricinde sigortalı veya bağ-kurlu hizmeti bulunanlar 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu kapsamındadırlar. Yani, 5434 sayılı T.C.Emekli Sandığı Kanununa bağlı memur olmayıp, 5510 sayılı Kanuna gore memur olmaktadırlar.

Engelli memurların sosyal güvenlikleri diğer memurlara nazaran, hem 5434 sayılı T.C.Emekli Sandığı Kanununda, hem de 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununda ayrıca korunmuştur.

Sizin durumunuz 5510 sayılı Kanun kapsamındadır. Engelli memurlar için 5510 sayılı Kanunda aranılan koşullar;

1- Çalışma gücünün en az % 60'ını veya vazifelerini yapamayacak şekilde meslekte kazanma gücünü kaybettiğinin Sosyal Güvenlik Kurumu Sağlık Kurulunca tespit edilen memur malul sayılmaktadır.

2- Ancak, memur olarak ilk defa çalışmaya başladığı tarihten önce çalışma gücünün % 60'ını veya vazifesini yapamayacak derecede meslekte kazanma gücünü kaybettiği önceden veya sonradan tespit edilirse, malullük aylığından yararlanamıyor.

Malullük aylığından yararlanamayan memurlar en az onbeş yıldan beri sigortalı olursa ve bu sure içerisinde en az 3960 gün malüllük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primi bildirilmiş olursa yaşlılık aylığı bağlanabilmektedir.

3- Ayrıca, Sosyal Güvenlik Kurulu sağlık kurulu raporlarıni inceleyip şayet çalışma gücündeki kayıp oranının;

- % 50 ila % 59 arasında olduğu anlaşılan sigortalılar, en az 16 yıldan beri sigortalı olmaları ve 4320 gün,

- % 40 ila % 49 arasında olduğu anlaşılan sigortalılar, en az 18 yıldan beri sigortalı olmaları ve 4680 gün,

malüllük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primi bildirilmiş olmak şartıyla yaşlılık aylığına hak kazanmaktadırlar.

4- Yaşlılık aylığı için bir yaş koşulu bulunmamaktadır.

5- Engelli memurlara engelli aylığı şeklinde değil de, yaşlılık aylığı şeklinde aylık bağlanmaktadır.

6- Prim ödeme sayılarında sigortalı, bağ-kurlu ve memurluk hizmetlerinin tamamı dikkate alınmaktadır.

Bu bağlamda;

- 2001 yılındaki sigortalı başlangıcınızdan itibaren 15 yıllık sigortalılık süreniz olursa ve bu sure içerisinde 3960 gün, yani 11 yıl hizmetiniz olursa, % 80 oranındaki raporunuza göre engelli olarak yaşlılık aylığına 2016 yılı Kasım ayından sonra bağlanmanız gerektiğini değerlendirmekteyiz.

- Tavsiyemiz, 2016 yılı Kasım ayı içerisinde memur olarak görevinizi yaparken durumunuzla ilgili olarak Kurumunuz tarafından sizinle ilgili raporları, gerekli belgeleri Sosyal Güvenlik Kurumuna göndererek durumunuzla ilgili işlemleri başlatması olacaktır.
emeklilik
www.memurlar.net

Kamuda çalışırken üniversite okumak mümkün mü?

Üniversitede okumakta iken önlisans veya lise düzeyinde KPSS'ye giren ve atanması halinde eğitimine devam edebilme konusunda tereddüde düşen üyelerimizin durumunu inceliyoruz.
Kamu personelinin mesai durumu
657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 99.maddesi şu şekildedir: "Memurların haftalık çalışma süresi genel olarak 40 saattir. Bu süre Cumartesi ve Pazar günleri tatil olmak üzere düzenlenir. Ancak özel kanunlarla yahut bu kanuna veya özel kanunlara dayanılarak çıkarılacak tüzük ve yönetmeliklerle, kurumların ve hizmetlerin özellikleri dikkate alınmak suretiyle farklı çalışma süreleri tespit olunabilir."
Aynı Kanunun 100. Maddesinde ise "Günlük çalışmanın başlama ve bitme saatleri ile öğle dinlenme süresi, bölgelerin ve hizmetin özelliklerine göre merkezde Başbakanlık Devlet Personel Başkanlığının teklifi üzerine Bakanlar Kurulunca, illerde valiler tarafından tespit olunur."
Bu maddelere dayanılarak da Bakanlar Kurulu kararıyla, merkezi kurumların mesaisinin 09.00 ile 18.00 arası olması, diğer kurumların ise 08.00 ile 17.00 arası olması düzenlenmiştir.
Bu çalışma saatleri konusunda memur, sözleşmeli personel, KİT personeli, işçi ayrımı kural olarak yoktur. Hangi statüde çalışılırsa çalışılsın bu saatler aynıdır.
Personel mevzuatında eğitim izni var mı?
Devlet Memurları Kanunu ve diğer personel mevzuatında yıllık izin, sağlık izni, analık-babalık izni, süt izni gibi izinler olmasına rağmen eğitim ve okul konusunda herhangi bir izin düzenlemesi bulunmamaktadır.

Mesaide devamlılık şart
Personel mevzuatında eğitim izni olmadığı için mesai saatleri içinde personelin görevi başında olması gerekmektedir. Ve yasal dayanak olmadığı için bu amaçla böyle bir izin de verilemez. Ancak yıllık izinler bunun için kullanılsa da bu da tüm yıl süren üniversite eğitiminin ancak birkaç haftası için yeterli olabilecektir.
Kurum esneklik sağlar mı?
Bu tamamen kurumda bağlı olduğunuz yöneticilerin inisiyatifinde olan bir durumdur. İstenirse buna göz yumularak idare edilebilir. İstenirse hiç izin de verilmeyebilir. Bu konuda burada net bir şey söylemek mümkün değil.

Anayasal bir hakkınız var mı?
Anayasanın sosyal ve ekonomik haklarda eğitim hakkı düzenlenmektedir. Buna göre Devlet eğitimi destekler ve gerekli tedbirleri alır. Ancak bu genel olarak eğitim imkanı olmayan ekonomik durumu zayıf kişiler ve ailesi tarafından eğitimine izin verilmeyen kişilerin eğitime kazandırılması şeklinde uygulama bulmaktadır.
Ayrıca, sizin mesai nedeniyle eğitiminize izin verilmemesi sadece sizin yararınızı etkilemektedir. Ancak mesaide olmamanız nedeniyle kamu hizmetinin aksaması ise kamu yararını etkileyecektir. Ve kamu yararı sizin bireysel yararınızdan üstün olduğu için bu açıdan da mesaiye öncelik verilmesi gerektiği öne çıkmaktadır.

İkinci öğretim okuyanların durumu
Üniversitelerin ikinci öğretimlerinde okuyanların ise durumu biraz daha kolay olmaktadır. Ancak bazı üniversitelerde ikinci öğretim dersleri 14.00'de kimisinde ise 17.00'den sonra başlamaktadır. Genel olarak 17.00'dan sonra başlayan öğrenimler için kamuda çalışmak pek sıkıntı olmamaktadır. Ancak yine de 17.00'daki derse yetişmek için mesaiden belli bir süre önce çıkılması gerekebilmektedir. Bu durum ise yine dediğimiz gibi çalıştığınız kurum yöneticisinin takdirine bağlı olarak değişmektedir. Kimisi bu konularda destek olurken kimisi tam köstek olabilmektedir.

Sonuç olarak
"Üniversite okuyorum/okuyacağım. KPSS lise/önlisanstan X puan aldım. Bir yere veya okuduğum yere atanırsam hem okuyum hem çalışabilir miyim?" gibi soruların cevabı şudur
1- Bu konuda herhangi özel bir izin yoktur.
2- Kurumunuz sizi idare edebilir de etmeyebilir de.
3- Aslolan mesaiye devam etmenizdir.
4- Okulunuz aksaması kurumun değil sizin bir sorununuzdur.
Memuriyete başlayan bazı kişiler eğitime devam etmek için memuriyetten ayrılmaktadır. O mesleğe girmek için çırpınan ve zor durumda olan insanlar da düşünüldüğünde Üniversite okuyan KPSS adaylarının bu bağlamda iyi düşünerek net bir karar verdikten sonra tercih yapmaları mantıklı olacaktır.
Kutay Seymen ARIKAN
Kutay@memurlar.net

www.memurlar.net

Engellilere Üniversitelerde Sağlanan Haklar

ÖSYM SINAVLARINDA Kİ HAKLARIMIZ

Bir güz düşünki yaprakları terk etmesin ağacını kuşlar başka yurtlara göç etmesin kelebekler ilk bahar tadında uçsun ufuklarda arılar bir çiçeğe hasret kalmasın işte sende o güz kadar imkansızken hayal edilebilir ol ey özgürlük.

Geçen hafta yazdığım yazıya güzel yorumlarınız için çok teşekkür ederim  bazı arkadaşlar uzun olduğunu söylemişler  aslında haklılar bende bunun farkındaydım ancak bazı konuları net ve açıklayıcı aktarmak gerek . bu hafta ki yazımda biraz uzun ama verebileceğim bilgilerin özeti budur ilgi ve anlayışınız için teşekkürler.

Arkadaşlar bu hafta ki yazıda sizlere üniversiteye gitmek isteyen engelli kardeşlerimizin  kendilerine
sağlanan haklardan bahsetmek isterim .

Öncelikle devlet organın taban oranı olan %40 sağlık raporuna sahip olmanız gerekiyor ve nihayetinde
bir liseden mezuniyet şart,  biraz da okumaya gönlünüz var ise sizler için üniversite çokta zor değil.

İsterseniz öncelikle ÖSYM sınavlarındaki haklarınızdan bahsedelim :
-Ösym sınavlarında engelliler için okuyucu, kodlayıcı, gerekli, uygun ortamda sınav imkanı gerektiği
takdirde gereken gereçlerin kullanılması ve rapor ibrazı halinde tuvalet izni konusunda yardımcı
olmaktadır.

-okuyucu ve kodlayıcı talep etmeniz için bu işlemleri rahatlıkla yapamamanız ve bunu ibraz etmeniz
gerekiyor.

-sınavda görme engelliler eğer yazıları göremeyecek kadar az görüyorsa ve bunu talep ederseniz size sınav sırasında soruları okuyacak ve kodlayacak gözetmenleri verilecektir;

-Hiç göremeyen arkadaşlar sınavda şekilli ve karmaşık sorulardan muaf ve sınav sonrasında
muavf olunan sorular çeşitli kriterlerle sınav sorularından düşürülerek kalan sorular üzerinden
değerlendirme yapıyor. Bu durumda da sınavını iyi geçerse puanınız birden artıyor

ÖNEMLİ NOT: Eğer başvurunuz kabul edilmiş ve sınavda da bu şekilde girmişseniz  ancak sonuçlar
açıklandığında muaf olduğunuz sorulara dair bir ek puan puan verilmemişse bununla ilgili sonuç
belgesini ve itirazınızı bir dilekçeye  yazın ve ÖSYM ye itiraz süresi içinde gönderin bazen hata
yapabiliyorlar kendinizden eminseniz ÖSYM  çağrı merkeziyle zaman kaybetmeyin bunlar benim kendi
tecrübelerimden alıntıdır

Bunların yanı sıra bulunduğunuz bölgedeki belediyeler sınav ulaşımınız için gerekli önlemleri ve
olanakları sağlayabiliyor

    Şimdi gelelim ÜNİVERSİTE sınavlarında ki haklarımıza öncelikle yukarıda ki her şey sizin YGS-LYS
sınavlarında hakkınızdır.

Bunların yanında ÖSYM size bu sınav sonrasında yerleşme aşamasında ek puan vermektedir ancak
bu net bir bilgi değildir ve belirli bir puan değildir ancak bende dahil olmak üzere Ösym üniversite
sınavında tanıdığım arkadaşlara ek puanı çeşitli oranlarda vermiştir.

NOT: Bu madde sadece üniversite girişleri için geçerlidir
Üniversitelerin şuanda engelliler için bir kontenjanı yok ancak ösym engellilerin üniversite okuması
için bu yolla okula yerleşmenize yardımcı oluyor ancak 200 puan alıp 400 puanlık yer yazarsanız hayal kırıklığına uğrarsınız.

NOT: Engelli kontenjanı ile alakalı farkındalık yaratmak için çeşitli yollarla Üniversiteler ve YÖK'e
çeşitli yazılarla  başvuru yapıyorum eğer destek vermek isteyen olursa iletişim adreslerimden bana
ulaşabilir yazı örneklerini ve iletişim adreslerini kendisine iletirim.

     Peki bunlara nasıl başvururuz öncelikle girmek istediğiniz sınava kayıt yaptırırken engelinize göre
gerekli yerleri ve talebinizi bildiriyorsunuz daha sonra hastaneden  aldığınız %40 ve üstü raporunuzu
ve ekinde kısa öz geçmişinizi hastalığınızın da nedenini filan belirterek bir dilekçe yazıyorsunuz(
dilekçede doğum tarihinizi okuduğunuz okulu engelin nasıl oluştuğunu ve taleplerinizi yazsanız
yeter) bu ikisini aday bilgileri belgenizle ÖSYM nin sitesinde yazan adrese başvuru sürecinde
gönderiyorsunuz bu tarihlerden sonra gönderme hakkı sadece başvurudan sonra engelli hale
gelenlere  verilir. Sonrasında sınava giriyorsunuz ve sonucu bekliyorsunuz.

Haftaya EKPSS ile ilgili bildiğim bilgileri aktarmaya çalışacağım umarım yararlı olur.

İLETİŞİM ADRESLERİ
https://www.facebook.com/oztamur
https://twitter.com/eroloztamur

UYARI:Bu köşe yazısının telif hakları Erol Öztamur'a ve yayın hakları engellilerdunyasi.com'a aittir. "www.engellilerdunyasi.com" biçiminde aktif bağlantı kurulabilir, açık kaynak gösterilmek kaydıyla içerik kullanılabilir. Açık kaynak göstermeden yapılan alıntılar için yasal takip yapılacaktır. ©

27 Nis 2016

ÖSYM işlemleri e-Devlet'ten yapılabilecek

ÖSYM işlemleri e-Devlet'ten yapılabilecek
e-Devlet Şifresi ile ÖSYM Sistemlerine Giriş

ÖSYM'nin aday veya görevli şifresi ile giriş yapılan aşağıdaki uygulamalarına, E-Devlet Kapısı üzerinden güvenli giriş yapma özelliği eklenmiştir.

" Aday İşlemleri Sistemi (https://ais.osym.gov.tr)

" Başvuru Merkezi İşlemleri Sistemi (https://bmis.osym.gov.tr)

" Sınav Merkezi İşlemleri Sistemi (https://smis.osym.gov.tr)

" Kamu Kurumları İşlemleri Sistemi (https://kkis.osym.gov.tr)

" Görevli İşlemleri Sistemi (https://gis.osym.gov.tr)

Bu özellik ile ÖSYM şifresi kullanarak yapılan tüm işlemlerin, E-Devlet Kapısı üzerinden giriş yapılarak da gerçekleştirilme imkanı sağlanmıştır. ÖSYM şifresinin kullanımı ve edinimi ile ilgili herhangi bir değişiklik yapılmamıştır.

ÖSYM şifresi kullanılarak veya e-Devlet Kapısı üzerinden giriş yapılarak yapılan tüm işlemlerin sorumluluğu adayın veya görevlinin kendisine aittir. Bu nedenle şifre hiç kimseyle paylaşılmamalıdır.

Ayrıca e-Devlet Kapısından "Tek Tıkla Giriş" özelliği kullanılarak da yukarıda belirtilen uygulamalara güvenli giriş yapma, ÖSYM Kartlı Ödeme Sistemi (https://odeme.osym.gov.tr)'ine erişilebilme ve ÖSYM sisteminde var olan sınav/yerleştirme sonuçlarını toplu olarak görme ekranına erişim özelliği eklenmiştir.

ÖSYM Merkezi (Bilkent-Ankara) ve Başvuru Merkezlerinde aday veya görevliye e-Devlet şifresi verme işlemi yapılmamaktadır.

Adaylara ve görevlilere önemle duyurulur.

2016 Ekpss Sorularının tümünü ÖSYM açıklasın !

2016 EKPSS Sınavı 24 Nisan 2016'da yapıldı. Sitemiz eposta adresine gelen mesajlarda 2016 EKPSS Soru kitapçığının kısmen değil sınavda sorulan tüm soruların ÖSYM tarafından açıklanmasını istemektedirler.

Bilindiği üzere ÖSYM geçmiş yıllarda EKPSS sorularının % 10'nunu kamuoyu ile paylaşıyor ve adaylar sadece ÖSYM AİS sistemine girerek işaretledikleri şıkları görebiliyorlar. Dolayısıyla soru kitapçığındaki soruların hepsi açıklanmadığı için adaylar nerde nasıl doğru veya yanlış yapmış olduğunu bilemiyor belkide hatalı olabilecek sorulara itiraz edemiyorlar.

Engelli memur adayları YGS'de olduğu gibi 2016 EKPSS sorularının tamamının açıklanması istiyorlar.

Bu konuda ÖSYM'nin engellilere bir kolaylık sağlamasını bekliyoruz.

Bu konuya destek olmak isteyen üyelerimiz ve ziyaretçilerimiz
Twitter'dan veya başka sosyal platformlardan #EKPSSSorularınınTümüAçıklansın şeklinde hastag yaparak veya başka sitelerde haber açarak kamuoyu oluşturabilirler.

Bu konuya destek veren herkese teşekkürler.

www.engelsizdunyam.org

26 Nis 2016

Engelliye özenen engelsizler

Sağlam insanlarımız nedense engelli insanlara ne kadar da çok özeniyorlar arkadaşlar.

Bir engellinin otobüsünün ücretsiz olmasına bile imreniyorlar.Devlet tüm engellileri memur ediyormuş.

Sizce imrenecek ne var bunda..
Vay efendim oturduğumuz yerde 3 aylık alıyormuşuz, su faturalarında, iletişimde ücretsiz yada % 40 yada 50'lik indirimlerden yararlanıyormuşuz  vs.vs.

Gelin yer değiştirelim bu tür düşünen sizlerle...
Sizler bize sağlıklı kolunuzu, ayağınızı gözünüzü veriniz, o yardımları yada devletin verdiği engelli haklarını biz size seve seve veririz merak etmeyin. O yere göğe sığdıramadığınız memurluk sizin olsun da biz sağlıklı olalım da gerekirse sokaklarda simit satarız...

Ama halimize şükrederiz elimiz ayağımız tutuyor diye...
Yazan: Nur Kılıç

UYARI:Bu köşe yazısının telif hakları Nur Kılıç'a ve yayın hakları engellilerdunyasi.com'a aittir. "www.engellilerdunyasi.com" biçiminde aktif bağlantı kurularak, açık kaynak gösterilmek kaydıyla içerik kullanılabilir. Açık kaynak göstermeden yapılan alıntılar için yasal takip yapılacaktır. ©

Milyonları ilgilendiren Torba Yasa Resmi Gazete'de Yayımlandı

Yayınlanan bu torba yasada şu önemli başlıklarda düzenlemeler yapıldı.
Genel sağlık sigortası borçları silinecek,
 Muhtaçlık hesaplama kriteri tüm engelli aylıklarında geçerli olan hane içerisinde kişi başına düşen ortalama aylık gelir tutarı dikkate alınacak,
Trafik Sigortası,
İşverene Sigorta Desteği
Terör Mağdurlarına İstihdam
GSS Borçları Siliniyor Genel sağlık sigortalılarının 25 yaşını doldurdukları güne kadar olan genel sağlık sigortası prim borçları silinecek.
Geçici Su ve Doğalgaz İzni
İşçilerin İzin Süreleri İşçiler izin sürelerini, bir bölümü 10 günden az olmamak ve tarafların anlaşması kaydıyla, üçten daha fazla bölebilecek.


65 YAŞINI DOLDURMUŞ MUHTAÇ, GÜÇSÜZ VE KİMSESİZ TÜRK VATANDAŞLARINA AYLIK BAĞLANMASI HAKKINDA KANUN İLE BAZI KANUN VE KANUN HÜKMÜNDE KARARNAMELERDE DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN

Kanun No. 6704

Kabul Tarihi: 14/4/2016

MADDE 1- 1/7/1976 tarihli ve 2022 sayılı 65 Yaşını Doldurmuş Muhtaç, Güçsüz ve Kimsesiz Türk Vatandaşlarına Aylık Bağlanması Hakkında Kanunun 1 inci maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

"MADDE 1- Sosyal güvenlik kuruluşlarının herhangi birisinden her ne nam altında olursa olsun bir gelir veya aylık hakkından yararlananlar ile uzun vadeli sigorta kolları açısından zorunlu olarak sigortalı olunması gereken bir işte çalışanlar, nafaka bağlanmış veya nafaka bağlanması mümkün olanlar veya 24/5/1983 tarihli ve 2828 sayılı Sosyal Hizmetler Kanunu hükümlerine göre harçlık ödenenler hariç olmak kaydıyla, Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakıfları tarafından muhtaç olduğuna karar verilen 65 yaşını doldurmuş Türk vatandaşlarına, muhtaçlık hali devam ettiği müddetçe (2.332) gösterge rakamının memur aylık katsayısı ile çarpımından bulunacak tutarda aylık bağlanır.

Birinci fıkra kapsamına girenlerden, her ne nam altında olursa olsun kendisine ve eşine ait her türlü gelirler toplamı esas alınmak suretiyle, kişi başına düşen ortalama aylık gelir tutarı asgari ücretin aylık net tutarının 1/3'ünden fazla olanlar ile aynı tutardan fazla gelir sağlaması mümkün olan kimseler muhtaç kabul edilemez ve kendilerine aylık bağlanamaz.

65 yaşın tespitinde, doğum tarihlerinde yapılmış düzeltmeler nazara alınmaz."

MADDE 2- 2022 sayılı Kanunun 2 nci maddesinin dördüncü fıkrasının ikinci cümlesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

"Bu Kanunun 1 inci maddesine göre aylık bağlananlara; başkasının yardımı olmaksızın hayatını devam ettiremeyecek kadar engelli olduklarını ilgili mevzuatına göre alınacak sağlık kurulu raporu ile kanıtlamaları ve birinci fıkranın (a) bendi ile üçüncü fıkradaki koşulları taşımaları halinde, birinci fıkranın (a) bendine göre aylık bağlanır."

MADDE 3- 13/10/1983 tarihli ve 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 90 ıncı maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

"MADDE 90- Zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamındaki tazminatlar bu Kanun ve bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda öngörülen usul ve esaslara tabidir. Söz konusu tazminatlar ve manevi tazminata ilişkin olarak bu Kanun ve genel şartlarda düzenlenmeyen hususlar hakkında 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun haksız fiillere ilişkin hükümleri uygulanır."

MADDE 4- 2918 sayılı Kanunun 92 nci maddesinin birinci fıkrasına aşağıdaki bentler eklenmiştir.

"g) Hak sahibinin kendi kusuruna denk gelen tazminat talepleri,

h) İlgililerin, sigortalının sorumluluk riski kapsamında olmayan tazminat talepleri,

i) Bu Kanun çerçevesinde hazırlanan zorunlu mali sorumluluk sigortası genel şartları ve ekleri ile tanımlanan teminat içeriği dışında kalan talepler."

MADDE 5- 2918 sayılı Kanunun 97 nci maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

"MADDE 97- Zarar görenin, zorunlu mali sorumluluk sigortasında öngörülen sınırlar içinde dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması gerekir. Sigorta kuruluşunun başvuru tarihinden itibaren en geç 15 gün içinde başvuruyu yazılı olarak cevaplamaması veya verilen cevabın talebi karşılamadığına ilişkin uyuşmazlık olması halinde, zarar gören dava açabilir veya 5684 sayılı Kanun çerçevesinde tahkime başvurabilir."

MADDE 6- 2918 sayılı Kanunun 99 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan "kaza veya zarara ilişkin tespit tutanağını veya bilirkişi raporunu" ibaresi "zorunlu mali sorumluluk sigortası genel şartlarıyla belirlenen belgeleri" şeklinde değiştirilmiştir.

MADDE 7- 3/5/1985 tarihli ve 3194 sayılı İmar Kanununun 5 inci maddesine "Bina" tanımından sonra gelmek üzere aşağıdaki tanım eklenmiştir.

"Su yolu; imar planı kararıyla yapay olarak oluşturulan ve deniz araçlarıyla ulaşımın sağlandığı su geçididir."

MADDE 8- 3194 sayılı Kanunun 11 inci maddesinin birinci fıkrasına "yol," ibaresinden sonra gelmek üzere "su yolu," ibaresi eklenmiştir.

MADDE 9- 3194 sayılı Kanunun 18 inci maddesinin üçüncü fıkrasına "yol" ibaresinden sonra gelmek üzere "otoyol hariç erişme kontrolünün uygulandığı yol, su yolu," ibaresi eklenmiştir.

MADDE 10- 3194 sayılı Kanuna aşağıdaki geçici madde eklenmiştir.

"GEÇİCİ MADDE 15- 16/5/2012 tarihli ve 6306 sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanun uyarınca riskli alan, 5393 sayılı Kanunun 73 üncü maddesi uyarınca kentsel dönüşüm ve gelişim alanı ve 16/6/2005 tarihli ve 5366 sayılı Yıpranan Tarihi ve Kültürel Taşınmaz Varlıkların Yenilenerek Korunması ve Yaşatılarak Kullanılması Hakkında Kanun uyarınca yenileme alanı olarak belirlenen alanlarda bulunan yapılardan yapı ruhsatiyesi veya yapı kullanma izni bulunmayan yapılara, dönüşüm ve yenileme uygulamalarına muvafakat verilmesi koşuluyla, geçici olarak elektrik, su ve doğal gaz bağlantısı ve aboneliği yapılır. Bu yapılara geçici olarak elektrik, su ve doğal gaz bağlantısı ve aboneliği yapılması herhangi bir kazanılmış hak teşkil etmez.

Birinci fıkra uyarınca yapılan geçici abonelik süresi beş yılı geçemez. Ancak dönüşüm ve yenileme uygulamalarının uzaması halinde, beş yılı geçmemek üzere uygulama süresince geçici abonelik uygulaması devam eder.

Bu madde hükümleri 1/11/2015 tarihinden önce yapılmış yapılara ilişkin olarak uygulanır."

MADDE 11- 29/5/1986 tarihli ve 3294 sayılı Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışmayı Teşvik Kanununa aşağıdaki ek madde eklenmiştir.

"EK MADDE 5- İşe başladığı tarihten önceki son bir yıl içerisinde Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışmayı Teşvik Fonu Kurulu tarafından belirlenen nakdi düzenli sosyal yardımlardan en az bir defa yararlanmış olanların ikamet ettiği hanede 31/5/2006 tarihli ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun 60 ıncı maddesinin birinci fıkrasının (c) bendinin (1) numaralı alt bendi kapsamında bulunanlardan Türkiye İş Kurumuna kayıtlı işsizler arasında olması kaydıyla, 5510 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında özel sektör işverenlerince istihdam edilen sigortalı için; 5510 sayılı Kanunun 81 inci maddesinde sayılan ve 5510 sayılı Kanunun 82 nci maddesi uyarınca belirlenen prime esas kazanç alt sınırı üzerinden hesaplanan sigorta primlerinin işveren hisselerine ait tutarın tamamı işe başladığı tarihten itibaren bir yıl süreyle Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı tarafından karşılanır. Bakanlar Kurulu bu süreyi bir yıl uzatmaya yetkilidir.

İşveren hisselerine ait primlerin karşılanabilmesi için işverenlerin çalıştırdıkları sigortalılarla ilgili olarak; işe alındıkları yıldan bir önceki takvim yılında işyerinden bildirilen aylık prim ve hizmet belgelerindeki sigortalı sayısının ortalamasına ilave olması, 5510 sayılı Kanun uyarınca aylık prim ve hizmet belgelerini yasal süresi içinde Sosyal Güvenlik Kurumuna vermesi, sigortalıların tamamına ait sigorta primlerinin Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığınca karşılanmayan tutarı yasal süresi içinde ödemesi ve kapsama giren sigortalının işe alındığı işyerinden dolayı Sosyal Güvenlik Kurumuna prim, idari para cezası ve bunlara ilişkin gecikme cezası ve gecikme zammı borcu bulunmaması şarttır.

Sosyal Güvenlik Kurumuna olan prim, idari para cezası ve bunlara ilişkin gecikme cezası ve gecikme zammı borçlarının 6183 sayılı Kanunun 48 inci maddesine göre tecil ve taksitlendirilmiş veya ilgili kanunlar uyarınca prim borçlarının yeniden yapılandırılmış olması, bu tecil, taksitlendirme ve yeniden yapılandırma devam ettiği sürece işverenlerin bu madde hükmünden yararlanmasına engel teşkil etmez.

Yapılan kontrol ve denetimlerde, çalıştırdığı kişileri sigortalı olarak bildirmediği tespit edilen işverenler bir yıl süreyle bu maddeyle sağlanan destek unsurlarından yararlanamaz.

Bu madde hükümleri, 21/4/2005 tarihli ve 5335 sayılı Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 30 uncu maddesinin ikinci fıkrası kapsamına giren kurum ve kuruluşlara ait işyerleri ile bu işyerlerinin yaptırdığı her türlü alım ve yapım işlerine ilişkin işyerleri, sosyal güvenlik destek primine tabi çalışanlar ve yurt dışında çalışan sigortalılar hakkında uygulanmaz.

İşverenler bu maddeyle sağlanan prim desteğinden aynı sigortalı için birinci fıkradaki süreleri geçmemek üzere yararlanır. Destekten yersiz olarak faydalanıldığının tespiti halinde, yararlanılan teşvik tutarı 5510 sayılı Kanunun 89 uncu maddesi uyarınca gecikme cezası ve gecikme zammıyla birlikte işverenden tahsil edilir.

Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışmayı Teşvik Fonu Kurulu tarafından belirlenen nakdi düzenli sosyal yardımlardan işe başladığı tarihten önceki son bir yıl içerisinde en az bir defa yararlanmış olanların ikamet ettiği hanede 5510 sayılı Kanunun 60 ıncı maddesinin birinci fıkrasının (c) bendinin (1) numaralı alt bendi kapsamında bulunanlardan çalışabilir durumda olanlar, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı tarafından bütünleşik sosyal yardım sistemi üzerinden Türkiye İş Kurumu sistemine kaydedilir. Bu kişiler Türkiye İş Kurumu tarafından mesleki eğitime veya diğer aktif iş gücü programlarına tabi tutulur. Mesleki eğitimi veya aktif iş gücü programlarını ya da Türkiye İş Kurumu tarafından teklif edilen işi üçüncü kez kabul etmeyenlerin Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışmayı Teşvik Fonu Kurulu tarafından belirlenen nakdi düzenli sosyal yardımları, durumun bütünleşik sosyal yardım sistemi üzerinden Türkiye İş Kurumu veri tabanından tespit edilmesini takip eden ay başından itibaren bir yıl süreyle kesilir.

Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığınca karşılanan prim tutarları, gelir ve kurumlar vergisi uygulamalarında gider veya maliyet unsuru olarak dikkate alınmaz.

Bu madde kapsamına giren sosyal yardımlar ve bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar Maliye Bakanlığı, Sosyal Güvenlik Kurumu ile Türkiye İş Kurumunun görüşleri alınarak Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığınca belirlenir."

MADDE 12- 12/4/1991 tarihli ve 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanununun ek 1 inci maddesinin birinci ve yedinci fıkraları aşağıdaki şekilde değiştirilmiş; beşinci fıkrasının sonuna aşağıdaki cümle eklenmiş; sekizinci fıkrasının ikinci ve üçüncü cümleleri aşağıdaki şekilde değiştirilmiş ve üçüncü fıkrasının (ç) bendinde yer alan "hayatını kaybedenlerin ise eş ve çocuklarından birisi, eşi veya çocuğu yoksa" ibaresinden sonra gelmek üzere "anne, baba veya" ibaresi eklenmiştir.

"10/12/2003 tarihli ve 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanununun eki (I), (II), (III) ve (IV) sayılı cetvellerde yer alan kamu kurum ve kuruluşları, kamu iktisadi teşebbüsleri ve bağlı ortaklıkları, il özel idareleri, belediyeler ve bağlı kuruluşları, özel kanunla kurulan diğer her türlü kamu kurum ve kuruluşları; 657 sayılı Devlet Memurları Kanununa tabi memur kadroları ile sözleşmeli personel pozisyonlarına ve sürekli işçi kadrolarına bu madde hükümleri çerçevesinde Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığınca hak sahibi olduğu belirlenerek Devlet Personel Başkanlığına bildirilen ve Başkanlıkça kura sonucu atama teklifi yapılanları atamak zorundadır."

"Bu madde kapsamında göreve başlayan personel, Devlet Personel Başkanlığı tarafından atama teklifinin yapıldığı tarihte öğrenim durumları itibarıyla ihraz ettikleri unvanlara ilişkin kadro veya pozisyonlara, kamu kurum ve kuruluşlarınca sınava tabi olmaksızın atanabilirler."

"Ancak üçüncü fıkranın (a), (b), (c) ve (ç) bentlerinde sayılan kişi veya kişilerden istihdam hakkını kullanacak 45 yaşından küçük herhangi bir kişinin bulunmaması durumunda 45 yaşından büyük hak sahipleri istihdam hakkından faydalanabilirler."

"Hak sahiplerinin kamu kurum ve kuruluşlarına atama teklifleri, Devlet Personel Başkanlığınca kırk beş gün içinde kura usulü ile yapılır. Kura sonucu yapılacak atamalarda atama teklifinin yapılması ile birlikte diğer kanunlardaki hükümlere bakılmaksızın ve başka bir işleme gerek kalmaksızın atama teklifi yapılan kamu kurum ve kuruluşlarına kadro ve pozisyonlar ihdas, tahsis ve vize edilmiş ve mevzuatı uyarınca düzenlenen ilgili cetvel ve bölümlere eklenmiş sayılır. Bu şekilde ihdas edilen kadro ve pozisyonlar, herhangi bir şekilde boşalması halinde başka bir işleme gerek kalmaksızın iptal edilmiş sayılır."

MADDE 13- 25/2/1998 tarihli ve 4342 sayılı Mera Kanununa aşağıdaki ek madde eklenmiştir.

"EK MADDE 1- 30/4/2014 tarihli ve 28987 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 24/2/2014 tarihli ve 2014/6028 sayılı Bakanlar Kurulu Kararında belirtilen; İstanbul İli Avrupa Yakası Proje Alanı içerisinde yer alan mera, yaylak ve kışlak gibi orta mallarının vasıfları, Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığınca bu Kanun hükümlerine bağlı kalınmaksızın resen kaldırılır ve bu taşınmazlar Hazine adına tescil edilir."

MADDE 14- 25/6/2001 tarihli ve 4688 sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları ve Toplu Sözleşme Kanununun 19 uncu maddesinin ikinci fıkrasına aşağıdaki bent eklenmiştir.

"ı) Gerektiğinde, nakit mevcudunun yüzde onunu aşmamak kaydıyla ve Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı ile koordinasyon halinde, 8/6/1949 tarihli ve 5434 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanununun mülga 64 üncü maddesi ve 31/5/2006 tarihli ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun 47 nci maddesinin sekizinci fıkrasında sayılanlar ile 12/4/1991 tarihli ve 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu, 3/11/1980 tarihli ve 2330 sayılı Nakdi Tazminat ve Aylık Bağlanması Hakkında Kanun, 17/7/2004 tarihli ve 5233 sayılı Terör ve Terörle Mücadeleden Doğan Zararların Karşılanması Hakkında Kanunun ek 1 inci maddesi hükümlerine göre nakdi tazminat ödenmesi veya aylık bağlanması hakkı bulunanlara ayni ve nakdi yardımda bulunmak."

MADDE 15- 29/6/2001 tarihli ve 4706 sayılı Hazineye Ait Taşınmaz Malların Değerlendirilmesi ve Katma Değer Vergisi Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanuna aşağıdaki geçici madde eklenmiştir.

"GEÇİCİ MADDE 19- İlgili mevzuatı uyarınca Kültür ve Turizm Bakanlığı ile Maliye Bakanlığı tarafından üzerinde konaklama amaçlı turizm tesisleri yapılmak üzere adlarına kamu arazisi tahsis edilen belgeli yatırımcılar ve işletmecilerden; irtifak hakkı tesis edilip edilmediğine veya kullanma izni verilip verilmediğine bakılmaksızın 1/1/2016 tarihi ile 31/12/2016 tarihi arasındaki dönemde tahsil edilmesi gereken kira, kesin tahsis, irtifak hakkı, kullanma izni bedelleri ve hasılat payları ile Kültür ve Turizm Bakanlığından belgeli konaklama tesisleri tarafından Hazine taşınmazlarının izinsiz kullanımlarından dolayı aynı dönemde tahakkuk ettirilerek tahsil edilmesi gereken ecrimisillerin ödeme süreleri bir yıl ertelenir. Ertelenen alacaklar, bu sürenin sona erdiği tarihten itibaren üç yılda ve üç eşit taksitle herhangi bir zam veya faiz uygulanmadan tahsil edilir. Süresinde ödenmeyen taksitler ilgili mevzuatı gereği zam veya faiz uygulanarak tahsil edilir.

Birinci fıkra uyarınca ertelenen bedel ve paylardan bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce tahsil edilenler, ilgililerince talep edilmesi halinde iade veya erteleme süresinin sona erdiği tarihten sonra tahsil edilmesi gereken bedellere mahsup edilir.

Birinci fıkra kapsamında olan borçluların bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihi takip eden dördüncü ayın sonuna kadar ilgili tahsil dairelerine başvurmaları şartıyla, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla vadesi geldiği halde ödenmemiş olan ecrimisil borçları ile maddenin yürürlüğe girdiği tarihe kadar (bu tarih hariç) hesaplanacak gecikme zamları; ilk taksit 2017 yılı eylül ayında, müteakip taksitler de izleyen yılların aynı ayında ödenmek üzere ve taksit süresince herhangi bir zam ve faiz uygulanmaksızın üç eşit taksitte ödenir. Şu kadar ki, süresinde ödenmeyen taksitler, taksit ödeme süresinden sonraki süreye gecikme zammı uygulanmak suretiyle 21/7/1953 tarihli ve 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun hükümlerine göre takip ve tahsil edilir. Bu fıkra hükümlerinden yararlanmak isteyen borçluların fıkrada belirtilen şartların yanı sıra dava açmamaları, açılmış davalardan vazgeçmeleri ve kanun yollarına başvurmamaları şarttır. Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce tahsil edilmiş olan tutarlar red ve iade edilmez.

Bu maddenin uygulamasına ilişkin usul ve esasları belirlemeye Maliye Bakanlığı yetkilidir."

MADDE 16- 22/5/2003 tarihli ve 4857 sayılı İş Kanununun 56 ncı maddesinin üçüncü fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

"Ancak, 53 üncü maddede öngörülen izin süreleri, tarafların anlaşması ile bir bölümü on günden aşağı olmamak üzere bölümler halinde kullanılabilir."

MADDE 17- 10/7/2003 tarihli ve 4925 sayılı Karayolu Taşıma Kanununun 3 üncü maddesinde yer alan "Sorumluluk sigortası" tanımı aşağıdaki şekilde değiştirilmiş ve aynı Kanunun 17 nci, 18 inci, 19 uncu, 20 nci, 21 inci, 22 nci, 23 üncü, 24 üncü ve 25 inci maddeleri ile 26 ncı maddesinin birinci fıkrasının (ı) ve (i) bentleri yürürlükten kaldırılmıştır.

"Sorumluluk sigortası: 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununda belirtilen zorunlu mali sorumluluk sigortasını,"

MADDE 18- Ekli (1) ve (2) sayılı listede yer alan kadrolar ihdas edilerek 13/12/1983 tarihli ve 190 sayılı Genel Kadro ve Usulü Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin eki (I) sayılı cetvelin Sosyal Güvenlik Kurumuna ve Emniyet Genel Müdürlüğüne ait bölümlerine eklenmiştir.

MADDE 19- 31/5/2006 tarihli ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununa aşağıdaki geçici madde eklenmiştir.

"GEÇİCİ MADDE 69- Bu maddenin yayımı tarihinden önce 60 ıncı maddenin birinci fıkrasının (g) bendi kapsamındaki genel sağlık sigortalılarının 25 yaşını doldurdukları güne kadar olan genel sağlık sigortası primlerinin tahsilinden vazgeçilir. Bu maddenin yayımlandığı tarihe kadar söz konusu süreler için ödenmiş olan primler iade ve mahsup edilmez."

MADDE 20- 11/10/2006 tarihli ve 5549 sayılı Suç Gelirlerinin Aklanmasının Önlenmesi Hakkında Kanuna 19 uncu maddesinden sonra gelmek üzere aşağıdaki madde eklenmiştir.

"İşlemlerin ertelenmesi

MADDE 19/A- (1) Yükümlüler nezdinde veya bunlar aracılığıyla yapılmaya teşebbüs edilen ya da halihazırda devam eden işlemleri, işleme konu malvarlığının aklama veya terörün finansmanı suçu ile ilişkili olduğuna dair şüphe bulunması üzerine; Başkanlıkça şüpheyi teyit etmek, işlemi analiz etmek ya da gerekli görüldüğünde analiz sonuçlarını yetkili makamlara intikal ettirmek amacıyla yedi iş günü süreyle askıya almaya veya bu işlemlerin aynı süreyle gerçekleşmesine izin vermemeye Bakan yetkilidir.

(2) Bu yetki, yabancı bir muadil kuruluşun işlemin askıya alınması veya gerçekleşmesine izin verilmemesi yönündeki gerekçeli talebinde yer alan işlemler hakkında da Başkanlıkça aklama veya terörün finansmanı suçu ile ilişkili olduğuna dair şüphe görülmesi şartıyla mütekabiliyet ilkesi gözetilerek kullanılabilir.

(3) Bu maddenin uygulanmasına ilişkin diğer usul ve esaslar Bakanlık tarafından çıkarılan yönetmelikle belirlenir."

MADDE 21- 16/5/2012 tarihli ve 6306 sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanunun 3 üncü maddesinin Anayasa Mahkemesince iptal edilen yedinci fıkrası aşağıdaki şekilde yeniden düzenlenmiştir.

"(7) Bu Kanunun uygulanması için belirlenen alanların sınırları içinde olup riskli yapılar dışında kalan diğer yapılardan uygulama bütünlüğü bakımından Bakanlıkça gerekli görülenler, değerleme çalışmalarında yapının riskli olmadığı gözetilmek kaydıyla bu Kanun hükümlerine tabi olur."

MADDE 22- 6306 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin Anayasa Mahkemesince iptal edilen birinci fıkrası aşağıdaki şekilde yeniden düzenlenmiştir.

"(1) Bakanlık veya uygulamayı yürütmesi halinde TOKİ veya İdare, riskli alanlarda ve rezerv yapı alanlarında her türlü imar ve yapılaşma işlemlerini iki yıl süre ile geçici olarak durdurabilir. Uygulamanın gerektirmesi halinde imar ve yapılaşma işlemlerinin geçici olarak durdurulması bir yıl daha uzatılabilir."

MADDE 23- 6306 sayılı Kanunun 6 ncı maddesinin birinci fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiş ve ikinci fıkrasının dördüncü cümlesine "yürütülmesi" ibaresinden sonra gelmek üzere "ve bu Kanun uyarınca yapılacak diğer işlemler" ibaresi eklenmiştir.

"(1) Üzerindeki bina yıkılarak arsa haline gelen taşınmazlarda daha önce kurulmuş olan kat irtifakı veya kat mülkiyeti, ilgililerin muvafakatleri aranmaksızın Bakanlığın talebi üzerine ilgili tapu müdürlüğünce resen terkin edilerek, önceki vasfı ile değerlemede bulunularak veya malik ile yapılan anlaşmanın şartları tapu kütüğünde belirtilerek malikleri adına payları oranında tescil edilir. Taşınmazların niteliği resen mevcut duruma göre tescil edilir. Bu taşınmazların sicilinde bulunan ayni ve şahsi haklar ile temlik hakkını kısıtlayan veya yasaklayan her türlü şerh, hisseler üzerinde devam eder. Belirtilen haklar ve şerhler, tapuda; tevhit, ifraz, terk, tescil, kat irtifakı ve kat mülkiyeti tesisine ilişkin işlemlerin yapılmasına engel teşkil etmez ve bu işlemlerde muvafakat aranmaz. Bu şekilde belirlenen uygulama alanında cins değişikliği, tevhit, ifraz, terk, ihdas ve tescil işlemleri muvafakat aranmaksızın Bakanlık, TOKİ veya İdare tarafından resen yapılır veya yaptırılır. Bu parsellerin malikleri tarafından değerlendirilmesi esastır. Bu çerçevede riskli alanlar ve rezerv yapı alanlarında uygulama yapılan etap veya adada, riskli yapılarda ise bu yapıların bulunduğu parsellerde, yapılar yıktırılmadan önce, parsellerin tevhit edilmesine, münferit veya birleştirilerek veya imar adası bazında uygulama yapılmasına, ifraz, terk, ihdas ve tapuya tescil işlemlerine, yeniden bina yaptırılmasına, payların satışına, kat karşılığı veya hasılat paylaşımı ve diğer usuller ile yeniden değerlendirilmesine, yapının paydaşı olup olmadıkları gözetilmeksizin sahip oldukları hisseleri oranında paydaşların en az üçte iki çoğunluğu ile karar verilir. Bu karara katılmayanların arsa payları, Bakanlıkça rayiç değeri tespit ettirilerek ve bu değerden az olmamak üzere anlaşma sağlayan diğer paydaşlara açık artırma usulü ile satılır. Bu suretle paydaşlara satış gerçekleştirilemediği takdirde, bu paylar, Bakanlığın talebi üzerine, tespit edilen rayiç bedeli de Bakanlıkça ödenmek kaydı ile tapuda Hazine adına resen tescil edilir ve yapılan anlaşma çerçevesinde değerlendirilmek üzere Bakanlığa tahsis edilmiş sayılır veya Bakanlıkça uygun görülenler TOKİ'ye veya İdareye devredilir. Bu durumda, paydaşların kararı ile yapılan anlaşmaya uyularak işlem yapılır. Açık artırma ile satışı yapılacak payların üzerindeki ipotek, ihtiyati haciz, haciz ve intifa hakkı gibi haklar, satış sonrasında satış bedeli üzerinde devam eder. Satış işlemi sonrasında tapu kaydındaki haklar ve şerhler Bakanlığın talebi üzerine tapu müdürlüğünce resen terkin edilir."

MADDE 24- 6306 sayılı Kanunun 7 nci maddesinin onuncu fıkrasının birinci cümlesinde yer alan "Gerçek kişilerce ve özel hukuk tüzel kişilerince uygulamada bulunulan riskli alanlardaki" ibaresi, "Riskli alanlarda, rezerv yapı alanlarında ve riskli yapıların bulunduğu parsellerde, gerçek kişilerce ve özel hukuk tüzel kişilerince uygulamada bulunulması halinde," şeklinde değiştirilmiştir.

MADDE 25- 6306 sayılı Kanuna aşağıdaki ek madde eklenmiştir.

"EK MADDE 1- (1) a) Kamu düzeni veya güvenliğinin olağan hayatı durduracak veya kesintiye uğratacak şekilde bozulduğu yerlerde; planlama ya da altyapı hizmetleri yetersiz olan veya imar mevzuatına aykırı yapılaşma bulunan yahut yapı ya da altyapısı hasarlı olan alanlar,

b) Üzerindeki toplam yapı sayısının en az %65'i imar mevzuatına aykırı olan veya yapı ruhsatı alınmaksızın inşa edilmiş olmakla birlikte sonradan yapı ve iskan ruhsatı alan yapılardan oluşan alanlar,

fen ve sanat norm ve standartlarına uygun, sağlıklı ve güvenli yaşama çevrelerini teşkil etmek, sağlık, eğitim ve ulaşım gibi kamu hizmetlerinin düzenli bir şekilde yürütülmesini sağlamak amacıyla, Bakanlığın teklifi üzerine Bakanlar Kurulunca riskli alan olarak kararlaştırılabilir. Riskli alan sınırı uygulama bütünlüğü gözetilerek belirlenir.

(2) a) Riskli alan kararına karşı Resmi Gazete'de yayımı tarihinden itibaren dava açılabilir. Uygulama işlemleri üzerine riskli alan kararına karşı dava açılamaz.

b) Birinci fıkranın (a) bendi uyarınca belirlenen riskli alanlarda kamu kaynağı kullanılarak gerçekleştirilen her türlü mal ve hizmet alımları ile yapım işleri, 4734 sayılı Kanunun 21 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde belirtilen hallere dayanan işlerden sayılır."

MADDE 26- 18/10/2012 tarihli ve 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanununun 28 inci maddesinin yedinci fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

"(7) Kuruluşlar, yönetim kurulu kararıyla ve nakit mevcudunun yüzde onunu aşmamak kaydıyla;

a) Yurt içi ve yurt dışındaki doğal afet bölgelerine doğrudan veya yetkili makamlar aracılığıyla konut, eğitim ve sağlık tesisleri kurulması amacıyla kamu kurum ve kuruluşlarına,

b) Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı ile koordinasyon halinde, 8/6/1949 tarihli ve 5434 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanununun mülga 64 üncü maddesi ve 31/5/2006 tarihli ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun 47 nci maddesinin sekizinci fıkrasında sayılanlar ile 12/4/1991 tarihli ve 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu, 3/11/1980 tarihli ve 2330 sayılı Nakdi Tazminat ve Aylık Bağlanması Hakkında Kanun, 17/7/2004 tarihli ve 5233 sayılı Terör ve Terörle Mücadeleden Doğan Zararların Karşılanması Hakkında Kanunun ek 1 inci maddesi hükümlerine göre nakdi tazminat ödenmesi veya aylık bağlanması hakkı bulunanlara,

ayni ve nakdi yardımda bulunabilir."

MADDE 27- 6/12/2012 tarihli ve 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanununun 78 inci maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları aşağıdaki şekilde değiştirilmiş ve aynı maddeye aşağıdaki fıkralar eklenmiştir.

"(1) Kurul, merkezi takas kuruluşlarının, alıcıya karşı satıcı, satıcıya karşı da alıcı rolünü üstlenerek takasın tamamlanmasını taahhüt ettikleri merkezi karşı taraf uygulamasını, piyasalar veya sermaye piyasası araçları itibarıyla zorunlu tutabilir. Borsalar veya teşkilatlanmış diğer pazar yerleri de nezdinde işlem gören sermaye piyasası araçlarıyla ilgili merkezi karşı taraf uygulamasına geçmek üzere Kurula başvurabilirler. Merkezi takas kuruluşları organize para piyasalarında merkezi karşı taraf uygulamasına geçmek üzere Kurula başvurabilirler.

(2) Takas kuruluşlarının merkezi karşı taraf görevini üstlendiği takas işlemlerinde mali sorumluluğu, tesis edilecek limitler dahilinde ve üyelerden alınacak teminatlar ile diğer garantiler çerçevesinde belirlenir. Merkezi karşı taraf hizmeti çerçevesinde takas kuruluşları tarafından alınan teminatların mülkiyeti takas kuruluşuna geçer. Mülkiyeti takas kuruluşuna geçen teminatlara aksi kanunda öngörülmedikçe 47 nci maddenin ikinci ve beşinci fıkraları ile dördüncü fıkrasının (a) bendi uygulanır. Takas kuruluşları, üyelerinin müşterilerine olan yükümlülüklerinden sorumlu değildir. Takas kuruluşları, merkezi karşı taraf hizmeti verdikleri piyasalarda temerrüt yönetimi kapsamında, üyelerin teminatları, garanti fonu ve kendi sermayelerinin yanı sıra, sigorta sözleşmeleri, karlardan kesinti yapılması, müşterilerin pozisyonlarının ve teminatlarının gerektiğinde resen veya temerrüt eden üyenin müşterilerinin talebiyle temerrüt eden üyelerin rızası da şart olmaksızın diğer üyelere taşınması, pozisyonların resen kapatılması, aynı tarafla olan borç, alacak, pozisyon, teminat, hak ve yükümlülüklerin netleştirilmesi ve Kurulca uygun görülecek diğer yöntemleri de kullanabilirler.

(3) Merkezi takas kuruluşları, temerrüt yönetiminde kullanmak üzere sermaye ve sermaye benzeri kaynak temin edebilir, teminat ve garanti fonu varlıklarını temerrüt yönetimi çerçevesinde likidite temin etmek için borçlanma amacıyla teminat gösterebilir. Merkezi takas kuruluşları nakdi teminatları nemalandırma veya menkul kıymetlerin saklanması amacıyla bankalar ve saklama kuruluşlarında kendi adlarına açılacak hesaplarda bulundurabilirler. Merkezi takas kuruluşları tarafından temerrüt yönetimine tahsis edilen sermaye ve sermaye benzeri kaynaklar hakkında da 73 üncü maddenin ikinci fıkrası hükmü uygulanır. 73 üncü maddenin ikinci fıkrası ile 79 uncu maddenin birinci fıkrası, takas mutabakatının nihai olarak sonuçlanmasına kadar geçecek süre ile sınırlı olmak üzere, merkezi takas kuruluşu veya merkezi saklama kuruluşu nezdindeki takas ve mutabakat hesaplarına yatırılan veya transfer edilen anapara değişimli para ve/veya kıymet takası işlemlerine konu varlıklar hakkında da uygulanır."

"(9) Bu madde kapsamında yürütülecek temerrüt yönetimine ilişkin usul ve esaslar ile takas kuruluşlarının merkezi karşı taraf hizmeti nedeniyle üyelerinden alacağı teminatlar ve bünyelerinde yer alacak garanti fonlarına ilişkin usul ve esaslar takas kuruluşunun önerisi üzerine Kurul tarafından belirlenir.

(10) Merkezi takas kuruluşları tarafından merkezi karşı taraf hizmeti sundukları her bir piyasa için tahsis edilen sermaye veya sermaye benzeri kaynaklar, alınan teminatlar ve oluşturulan garanti fonları amaçları dışında kullanılamaz. Sermaye piyasalarına ilişkin olarak sunulan merkezi karşı taraf hizmeti kapsamında alınan teminatlar ve garanti fonu varlıkları, para piyasalarına ilişkin olarak aynı kapsamda alınan teminatlar ve garanti fonu varlıklarından ayrı olarak izlenir."

MADDE 28- 6362 sayılı Kanuna aşağıdaki geçici madde eklenmiştir.

"Mülkiyeti YTM'ye intikal eden sermaye piyasası araçlarının hak sahiplerine yapılacak ödemelere ilişkin usul ve esaslar

GEÇİCİ MADDE 10- (1) Kayden izlenmeye başlandığı tarihi izleyen yedinci yılın sonuna kadar teslim edilmediği için mülkiyeti YTM'ye intikal etmiş olan sermaye piyasası araçlarının iadesi ile satışlarının yapılmış olması halinde bunların bedellerinin ödenmesi talebiyle yapılacak başvuruların ve başvuru üzerine hak sahiplerine YTM tarafından yapılacak ödemelerin usul ve esasları, hak sahiplerince teslim edilecek sermaye piyasası araçlarının iptal ve imha esasları ile ihraççıların bu başvurulara ilişkin yükümlülükleri Kurulca belirlenir. Şu kadar ki, YTM'ye intikal eden sermaye piyasası araçlarından; ilgili mevzuat uyarınca satışı yapılmamış olanlar aynen; satışı yapılmış olanlar ise, Kurulca belirlenen esaslar çerçevesinde hesaplanacak satış tutarları üzerinden nakden ödenir. Yapılacak ödemelerde, ilgili tutarın 4749 sayılı Kanunun 12 nci maddesi çerçevesinde değerlendirilmesi sonucu YTM tarafından fiilen elde edilen getirinin ödenecek tutara isabet eden nemaları esas alınır. Bu madde uyarınca yapılacak ödemelere ilişkin işlemler ve bu işlemlerle ilgili oluşturulacak kayıtlar ve düzenlenecek kağıtlar damga vergisinden müstesnadır."

MADDE 29- 7/2/2013 tarihli ve 6415 sayılı Terörizmin Finansmanının Önlenmesi Hakkında Kanunun 4 üncü maddesine aşağıdaki fıkra eklenmiştir.

"(7) Bu suç bakımından 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun;

a) 133 üncü maddesinde yer alan şirket yönetimi için kayyım tayini,

b) 135 inci maddesinde yer alan iletişimin tespiti, dinlenmesi ve kayda alınması,

c) 139 uncu maddesinde yer alan gizli soruşturmacı görevlendirilmesi,

ç) 140 ıncı maddesinde yer alan teknik araçlarla izleme,

tedbirlerine ilişkin hükümler uygulanabilir."

MADDE 30- 27/6/1989 tarihli ve 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin ek 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

"(b) 5018 sayılı Kanuna ekli (III) sayılı Cetvelde sayılan düzenleyici ve denetleyici kurumlar ile Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonunun kadro ve pozisyonlarına 15/1/2012 tarihinden sonra ilk defa veya yeniden atanan kurul başkanı, kurul üyesi ve başkan yardımcısı ile murakıp ve uzman unvanlı meslek personeline, ilgili mevzuatı uyarınca ödenen her türlü maaş, aylık, ücret, ek ücret, prim, zam, tazminat, ikramiye, fazla çalışma ücreti, kar payı ve her ne ad altında olursa olsun yapılan diğer ödemeler ile sosyal hak ve yardımlar kapsamında yapılan bütün ayni ve nakdi ödemelerin bir aylık toplam net tutarı; kurul başkanı için bakanlık müsteşarı, kurul üyesi için bakanlık müsteşar yardımcısı, başkan yardımcısı için bakanlık genel müdürü, murakıp ve uzman unvanlı meslek personeli için Başbakanlık uzmanlarına mevzuatında kadrosuna bağlı olarak mali haklar ile sosyal hak ve yardımlar kapsamında yapılması öngörülen ödemelerin bir aylık toplam net tutarını geçemez ve bunlar, emeklilik hakları bakımından da emsali olarak belirlenen personel ile denk kabul edilir."

MADDE 31- Bu Kanun yayımı tarihinde yürürlüğe girer.

MADDE 32- Bu Kanun hükümlerini Bakanlar Kurulu yürütür.

Kurumlar KPSS için bildirdikleri kadrolara nasıl kod belirliyor?

Kamu Kurumlarına Kadro Dağılımı Sonrası Merkezi Yerleştirme İçin Kod Belirleme Çalışması Nasıl Olacak.

2016 yılı Merkezi Yönetim Geçici Bütçe Kanunu uyarınca verilebilecek açıktan atama ve nakil sayılarına ilişkin Başbakanlık Olur'u Nisan ayı içerisinde yayımlandı.

Bu aşamadan sonra kamu kurumları KPSS B Grubu kapsamında alacağı personelin planlama sürecine girmiştir.

Kamu kurumlarına tahsis edilen bu kadro sayıları kamu kurumlarınca kurumlar arası nakil, açıktan atama ve KPSS A Grubu ve B Grubu alımlar yöntemleriyle kullanılabilecektir.

Kamu kurumunca yapılan planlamadan sonra merkezi yerleştirme için ihtiyaç duyulan öğrenim düzeylerinde, hizmet sınıfları itibariyle boş kadrolar için 13/05/2016 tarihine kadar Devlet Personel Başkanlığından yerleştirme talebinde bulunulacaktır.

Şu aşamada kamu kurumları, belirlenen kısıtlı sayı dahilinde en fazla ihtiyaç duyduğu, öncelik arz eden hizmetlerin yürütülmesi kapsamında, kadrolar için yerleştirme talebinde bulunacağını söyleyebiliriz.

Peki kamu kurumları boş kadrolarına yerleştirme talebinde bulunurken ne kadar bir serbesti içerisinde hareket etmektedir?

Hizmet sınıfları itibariyle baktığımızda, KPSS yerleştirme kılavuzlarında Genel İdare Hizmetleri, Teknik Hizmetler, Sağlık ve Yardımcı Sağlık Hizmetleri, Avukatlık Hizmetleri, Eğitim ve Öğretim Hizmetleri, Yardımcı Hizmetler sınıflarında kadroların yer aldığını görmekteyiz.

Kod belirleme sürecinde bu hizmet sınıfları içerisinde kamu kurumları Teknik Hizmetler, Sağlık ve Yardımcı Sağlık Hizmetleri, Avukatlık Hizmetleri, Eğitim ve Öğretim Hizmetleri sınıfları için daha dar kapsamda bir serbestiye sahip iken Genel İdare Hizmetleri ve Yardımcı Hizmetler sınıflarında kısmen daha geniş bir serbestiye sahiptirler.

Teknik hizmetler sınıfında mimar, şehir plancısı, ekonomist, jeolog, kimyager, fizikçi, matematikçi, sağlık hizmetleri sınıfında veteriner, hemşire, psikolog, biyolog, fizyoterapist, ebe gibi kadrolar için belirli program/bölüm kodları kullanılmakta; mühendis, tekniker, teknisyen, sağlık teknikeri, sağlık memuru, sağlık teknisyeni gibi kadrolarda ise alt branşları itibariyle kamu kurumunun ihtiyaç duyduğu branştaki program/bölüm kodları kullanılmaktadır.

Diğer taraftan, merkezi yerleştirmelerde Avukatlık Hizmetleri sınıfındaki avukatlar için hukuk mezunu olma ve avukatlık ruhsatına sahip olma kodları, Milli Eğitim Bakanlığının dışında öğretmen kadrosu bulunan kamu kurumlarında Eğitim ve Öğretim Hizmetleri sınıfındaki öğretmenler için ise öğretmenlik programı kodları kullanılmaktadır.

Genel İdare Hizmetleri ve Yardımcı Hizmetler sınıflarında yer alan memur, VHKİ, bilgisayar işletmeni, veznedar, yurt yönetim memuru, bilet kontrol memuru, hizmetli gibi kadrolarda ise yukarıda ilgili program/bölüm kodları dışında diğer program/bölüm kodları da kamu kurumunca kısmen daha fazla bir serbesti içerisinde değerlendirilerek belirlenmektedir. Bu değerlendirme sonucu ya genel nitelikli 2001, 3001, 4001 kodları ya da İİBF kodları veya daha geniş kapsamlı (SGK ve Kredi Yurtlar Kurumunda gördüğümüz üzere) birçok program/bölüm mezunlarının yer aldığı kodları görmekteyiz.

www.memurlar.net

25 Nis 2016

AÖF ara sınav sonuçları açıklandı

16-17 Nisan 2016 tarihinde yapılan AÖF ara sınav sonuçları açıklandı.

SINAV SONUÇLARI İÇİN TIKLAYINIZ

EKPSS Puan hesaplaması nasıl oluyor?

2016 EKPSS 24.04.2016 tarihinde yapıldı. 75 Bin civarında engelli memur adayı bu sınavda ter döktü.Sınavdan çıkanların ortak görüşü bu sınav çalışan için kolaydı şeklindeydi. Adayların şimdiki merak konusu bu sınavda kaç nete kaç puan geleceğidir. Bizde araştırdık son EKPSS yönetmeliğinde bu konuda herhangi bir düzenleme olmadığı için 2016 yılında da ekpss puan değerleri aynen geçerli olacaktır.

2014 ekpss kılavuzunda puanlama aşağıdaki şekilde yapılmıştı.
3.10 DEĞERLENDİRME EKPSS’de uygulanan testlere verilen cevaplar her test için ayrı ayrı değerlendirmeye alınacaktır.Her adayın, testlere verdiği doğru ve yanlış cevapların sayısı saptanacaktır. Doğru cevap sayısındanyanlış cevap sayısının dörtte biri çıkarılarak adayın ilgili testten almış olduğu ham puanbulunacaktır. İlgili testte en az bir cevabı bulunan adayların bu testten aldıkları ham puanlarkullanılarak o testin ortalama ve standart sapması bulunacaktır.

Daha sonra, bu ortalama ve standartsapma kullanılarak tüm adaylar için ortalaması 50, standart sapması 10 olan standart puanlarhesaplanacaktır. Hesaplanan standart puanlar Genel Yetenek ve Genel Kültür Testlerinin her birinin ağırlığı 0,5olacak şekilde ağırlıklandırılarak adayların ağırlıklı puanları hesaplanacaktır.

 Ağırlıklı puanların en küçüğü 40, en büyüğü 100 olacak şekilde puanlara dönüştürülerek adaylarınortaöğretim düzeyi için EKPSSP1, ön lisans düzeyi için EKPSSP2, lisans düzeyi için EKPSSP3puanları hesaplanacaktır.Sınavdan sonra yapılan analizlerde bir testteki sorulardan herhangi biri, biçimsel veya bilimsel birnedenle ÖSYM tarafından “geçersiz” sayıldığı takdirde, ilgili testte yer alan sorulardan herhangibirini işaretleyen tüm adayların bu soruyu doğru cevapladığı kabul edilecektir.


24 Nis 2016

2016 EKPSS Sınavı Sona Erdi

Engelli Kamu Personeli Seçme Sınavı (EKPSS) bugün saat: 10.00'da 81 il merkezinde uygulandı.
Sınavda adaylara engel gruplarına ve öğrenim düzeylerine uygun Genel Yetenek ve Genel Kültür Testleri uygulandı. Testlerde toplam 60 soru mevcut ve sınav süresi 60 dakika. Adayların engel gruplarına ve öğrenim düzeylerine uygun hazırlanmış testler, adayların engel durumlarına göre sınav uyarlamaları ile gerçekleştirildi.



Forumda Soruları Değerlendirelim

EKPSS Lise Düzeyi için TIKLAYIN

EKPSS Ön Lisan Düzeyi için TIKLAYIN

EKPSS Lisans Düzeyi için TIKLAYIN

engellilerdünyasi.com



2016 EKPSS Sınavı Sona Erdi

Engelli Kamu Personeli Seçme Sınavı (EKPSS) bugün saat: 10.00'da 81 il merkezinde uygulandı.


Sınavda adaylara engel gruplarına ve öğrenim düzeylerine uygun Genel Yetenek ve Genel Kültür Testleri uygulandı. Testlerde toplam 60 soru mevcut ve sınav süresi 60 dakika. Adayların engel gruplarına ve öğrenim düzeylerine uygun hazırlanmış testler, adayların engel durumlarına göre sınav uyarlamaları ile gerçekleştirildi.


Forumda Soruları Değerlendirelim

EKPSS Lise Düzeyi için TIKLAYIN

EKPSS Ön Lisan Düzeyi için TIKLAYIN

EKPSS Lisans Düzeyi için TIKLAYIN

23 Nis 2016

EKPSS sınavı yarın yapılacak

Engelli Memur Adaylarının heyecanla beklediği ekpss sınav günü geldi çattı. 2016 Engelli Kamu Personeli Seçme Sınavına (2016-EKPSS); 24 Nisan 2016 (pazar) tarihinde, saat 10.00'da tüm Türkiye genelinde sınav merkezlerinde yapılacak.

EKPSS



EKPSS TERCİH BAŞVURULARI NE ZAMAN YAPILACAK?
EKPSS sınavı sonuçları açıklandıktan sonra adaylar aldığı puanlara göre 2016 yılı EKPSS sonuçları ve Kura başvurularına göre engelli memur alımı yapılacak olan kadrolar için adaylar tercih işlemlerini, Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezi (ÖSYM) Başkanlığınca duyurulacak Tercih Kılavuzunda belirtilen usüle uygun olarak 13.07.2016 ile 22.07.2016 tarihleri arasında gerçekleştirebileceklerdir.

EKPSS SINAV SONUÇLARI NE ZAMAN AÇIKLANACAK
ÖSYM ekpss sınav sonuçlarının 18 Mayıs 2016 tarihinde açıklanacağını duyurmuştur.

EKPSS HAKKINDA GENEL BİLGİLER

ekpss-1

2016-EKPSS İÇİN Adayların 74.428 ADAYIN BAŞVURUSU ALINMIŞTIR.

ekpss-2



Her aday için uygulanacak sınav süresi; ek süre de dahil edilmiş olarak adayın sınava giriş belgesinde ve cevap kağıdında yazılıdır. Bu süreler aynen uygulanacak olup adaylardan ve görevlilerden gelen süre uzatılması talepleri kesinlikle kabul edilmeyecektir.

Adaylar bir gözetmen eşliğinde tuvalete gidebileceklerdir.

Adaylar asla yalnız başına tuvalete gönderilmeyecektir.

Kalp pili ve beyninde cihaz olduğunu belirten adaylara dedektörle arama yapılmayacaktır.

Salon kapıları sınav süresince açık tutulacaktır ancak, zorunlu hallerde kapatılacaktır.

İşitme engeli olan adayların işaret dili ile birbirleri ile konuşmalarına izin verilmeyecektir.

engellilerdunyasi.com

EKPSS Sınav Sonuçları Ne zaman Açıklanır?

2016 EKPSS Sınav Sonuçları ne zaman açıklanır?Kaç puan alındığı ne zaman belli olur?

24 Nisan 2016 tarihinde ÖSYM tarafından yapılacak olan ekpss sınavında kaç puan alındığına dair sonuçların ne zaman açıklanacağına dair sitemiz mail adresimize sorular gelmektedir.

ÖSYM daha önce yayınladığı Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezi 2016 Yılı Sınav Takvimindeki duyuruda bu konuya açıklık getirmiştir.

EKPSS sınav sonuçları 18 Mayıs 2016 tarihinde ÖSYM sitesinde sonuc.osym.gov.tr adresinde duyurulacaktır.
engellilerdunyasi.com

EKPSS 24 Nisan 2016 (yarın) Yapılacak

Engelli Memur Adaylarının heyecanla beklediği ekpss sınav günü geldi çattı. 2016 Engelli Kamu Personeli Seçme Sınavına (2016-EKPSS); 24 Nisan 2016 (pazar) tarihinde, saat 10.00'da tüm Türkiye genelinde sınav merkezlerinde yapılacak.


EKPSS TERCİH BAŞVURULARI NE ZAMAN YAPILACAK?
EKPSS sınavı sonuçları açıklandıktan sonra adaylar aldığı puanlara göre 2016 yılı EKPSS sonuçları ve Kura başvurularına göre engelli memur alımı yapılacak olan kadrolar için adaylar tercih işlemlerini, Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezi (ÖSYM) Başkanlığınca duyurulacak Tercih Kılavuzunda belirtilen usüle uygun olarak 13.07.2016 ile 22.07.2016 tarihleri arasında gerçekleştirebileceklerdir.

EKPSS SINAV SONUÇLARI NE ZAMAN AÇIKLANACAK
ÖSYM ekpss sınav sonuçlarının 18 Mayıs 2016 tarihinde açıklanacağını duyurmuştur.

EKPSS HAKKINDA GENEL BİLGİLER:


2016-EKPSS İÇİN Adayların 74.428 ADAYIN BAŞVURUSU ALINMIŞTIR.

Her aday için uygulanacak sınav süresi; ek süre de dahil edilmiş olarak adayın sınava giriş belgesinde ve cevap kağıdında yazılıdır. Bu süreler aynen uygulanacak olup adaylardan ve görevlilerden gelen süre uzatılması talepleri kesinlikle kabul edilmeyecektir.


Adaylar bir gözetmen eşliğinde tuvalete gidebileceklerdir.

Adaylar asla yalnız başına tuvalete gönderilmeyecektir.

 Kalp pili ve beyninde cihaz olduğunu belirten adaylara dedektörle arama yapılmayacaktır.

 Salon kapıları sınav süresince açık tutulacaktır ancak, zorunlu hallerde kapatılacaktır.

 İşitme engeli olan adayların işaret dili ile birbirleri ile konuşmalarına izin verilmeyecektir.

engellilerdunyasi.com

65 yaş şartları 2022 Engellilere de sağlanmalıdır

Ak Parti Genel Merkez Siyasi ve Hukuki İşlerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcımız Sn Mehmet Ali Şahin Beyefendinin Başkanlığında istişare toplantısı düzenlendi.

Kütahya, Balıkesir ,Bursa , Manisa Milletvekilleri ile Bakan Yardımcıları Saat 9:30 itibari ile kendi şehirlerimizin sorunlarını ve çözümlerini görüştük. Bursa Milletvekili olarak gündemdeki konulara değindim.

Özellikle 2022 sayılı kanunda 65 yaşı sağlanan intiazların engellilerede sağlanmasını dile getirdim. Ardından Yıldırım İlçemizde projesinin hazır bulunduğu "Engelsiz Yaşam Merkezi" nin bir an önce icraata geçme ve hızlanması için öneride bulundum. Yine ardından gündüzlü bakım evlerine ihtiyaç duyulduğunu anlatım. Üni. Sınavına girecek olan öğrencilerimizin zamanında yatırması gereken sınav harçlarının perşembe günü mesai bitimine kadar yatırmaları gerektiği halde cuma mesai saati bitimine kadar sürelerinin olduğunu düşünmelerinden dolayı sınav harcını yatırmadıkları için sınava giriş hakkını kaybettiklerini dile getirdim. Bu konunun Bakanlık nezlinde incelenmesini istedim.



Kaynak: mudanyayorum.com

22 Nis 2016

TEMMUZ AYINDA, AİLE YARDIMI İLE ENGELLİ İNDİRİMİ VE ASGARİ GEÇİM İNDİRİMİ ARTACAK MI?

1 Temmuz 2016 tarihinden geçerli olarak memur maaşlarına %5 oranında zam yapılacak ve 2016 ilk altı aylık enflasyon artış oranının %6’nın üzerinde çıkması durumunda, aradaki fark da maaş zammına ilave edilecek.

Temmuz ayında memur maaşlarının artacak olması, memurların yararlandığı; aile yardımı, engelli indirimi ve asgari geçim indirimi gibi unsurların bazılarında artışa da neden olacak.

AİLE YARDIMI

Devlet memurlarına, her ay maaşlarıyla birlikte eş ve çocuklarından dolayı aile yardımı ödenmektedir. Eş ve çocuk için ödenen aile yardımı miktarlarının artması, memurların aylık net maaşlarının da artması anlamına geliyor. Aile yardımına ilişkin ayrıntılar için tıklayınız …

Memurlara eş ve çocuklarından dolayı ödenen aile yardımının miktarı, aylık katsayısının belli göstergelerle çarpımı suretiyle belirlendiğinden, aylık katsayısının artması aile yardımı ödeneğinin miktarını da artıracaktır.

1 Temmuz 2016 tarihinden geçerli olarak aylık katsayısının %5 oranında artacak olması (enflasyon farkı zammı beklenmemektedir) nedeniyle, 15 Temmuz 2016 itibariyle aile yardımı ödeneğinin miktarı da artacak.

1 Temmuz 2016 itibariyle geçerli olacak (15 Temmuz’da uygulanacak) aile yardımı ödeneği miktarı

2016 yılının ilk altı aylık döneminde geçerli olan aile yardımı ödeneği miktarları, yılın ikinci yarısında artacak.

Aile Yardımı Ödeneğin Aylık Miktarı
Eş için 199,01 TL
72 ay ve daha küçük her bir çocuk için 46,62 TL
72 aydan büyük her bir çocuk için 23,31 TL
ASGARİ GEÇİM İNDİRİMİ

Kamu çalışanlarının aylık brüt ücretleri üzerinden, bulundukları dilim oranına göre gelir vergisi kesilmektedir. Ancak, eş ve çocuk durumları ile kendilerinden dolayı haklarında geçerli olan asgari geçim indirimi tutarları, memurların aylık maaşından kesilecek gelir vergisi miktarından indirilmektedir.

Bu durum, memurların maaşından kesilecek gelir vergisi miktarını azaltırken, aylık net maaşlarının da artmasını sağlamaktadır.

Gelir Vergisi Kanununa göre, Asgarî Geçim İndirimi tutarları; ücretin elde edildiği takvim yılı başında geçerli olan işçiler için uygulanan asgarî ücretin yıllık brüt tutarının belli oranları şeklinde belirlenmektedir. Bu nedenle, yıl içinde memur maaşlarının veya asgari ücretin artması, o yıl için belirlenmiş olan asgari geçim indirimi tutarlarını etkilemektedir.

1 Temmuz 2016 itibariyle geçerli olacak asgari geçim indirimi tutarları

2016 yılının ilk altı aylık döneminde geçerli olan asgari geçim indirimi tutarları, 2016 yılının ikinci yarısında da aynı şekilde uygulanacak.

Eş Ve Çocuk Durumu Aylık AGİ Miktarı*
Bekar, çocuksuz 123,53 TL
Bekar, 1 çocuklu 142,05 TL
Bekar, 2 çocuklu 160,58 TL
Bekar, 3 çocuklu 185,29 TL
Bekar, 4 çocuklu 197,64 TL
Bekar, 5 çocuklu 209,99 TL
Evli, eşi çalışıyor, çocuksuz 123,53 TL
Evli, eşi çalışıyor, 1 çocuklu 142,05 TL
Evli, eşi çalışıyor, 2 çocuklu 160,58 TL
Evli, eşi çalışıyor, 3 çocuklu 185,29 TL
Evli, eşi çalışıyor, 4 çocuklu 197,64 TL
Evli, eşi çalışıyor, 5 çocuklu 209,99 TL
Evli, eşi çalışmıyor, çocuksuz 148,23 TL
Evli, eşi çalışmıyor, 1 çocuklu 166,76 TL
Evli, eşi çalışmıyor, 2 çocuklu 185,29 TL
Evli, eşi çalışmıyor, 3 çocuklu 209,99 TL
*Asgari Geçim İndirimi 2016 yılında en çok 209,99 TL olabiliyor.

ENGELLİ İNDİRİMİ

Kamu çalışanlarının aylık brüt ücretleri üzerinden, bulundukları dilim oranına göre gelir vergisi kesilmektedir. Ancak, kendilerinin veya yakınlarının çalışma gücü kayıpları nedeniyle engelli indiriminden yararlanıyorlarsa, gelir vergisi kesilecek olan tutardan, engel derecelerine göre belirlenmiş tutarlar indirilmektedir.

Bu durum, engelli indiriminden yararlanan memurların maaşından kesilecek gelir vergisi miktarını azaltırken, aylık net maaşlarının da artmasını sağlamaktadır.

Uygulanacak engelli indirimi tutarları, çeşitli mevzuat düzenlemeleriyle belirlenirken, genellikle yılbaşından geçerli olarak belirlenmekte ve yıl içinde ayrıca değişiklik yapılması yoluna gidilmemektedir. Ayrıca, memur maaşlarının artması engelli indiriminde artışa neden olmamaktadır.

1 Temmuz 2016 itibariyle geçerli olacak engelli indiriminin; oran, derece ve tutarları

2016 yılının ilk altı aylık döneminde geçerli olan engelli indirimi tutarları, 2016 yılının ikinci yarısında da aynı şekilde uygulanacak.

Çalışma Gücü Kaybı Oranı Engel Derecesi Engelli İndirimi Tutarı (Aylık)
*%40 ile %59 arasında 3 210 TL
*%60 ile %79 arasında 2 460 TL
*%80 ve daha yukarı 1 900 TL

 

memurunyeri.com

EKPSS Başvuru Sayısı ve Bakanlıktan Açıklamalar

Aile ve Sosyal Politikalar Balıkesir İl Müdürlüğü EKPSS sınavında görev alacaklara ilişkin açıklamalarda bulundu. Bu açıklamalarda EKPSS başvuru sayısıda netlik kazanmış oldu. Buna göre ekpss'ye sınav başvurusu 74.428 kişi olarak açıklanmıştır. Hangi eğitim düzeyinde ne kadar başvuru yapıldığı açıklanmamıştır.

 EKPSS HAKKINDA GENEL BİLGİLER:

 2016 Engelli Kamu Personeli Seçme Sınavına (2016-EKPSS); 24 Nisan 2016 tarihinde, saat 10.00'da yapılacaktır.

2016-EKPSS İÇİN Adayların 74.428 ADAYIN BAŞVURUSU ALINMIŞTIR.

Her aday için uygulanacak sınav süresi; ek süre de dahil edilmiş olarak adayın sınava giriş belgesinde ve cevap kağıdında yazılıdır. Bu süreler aynen uygulanacak olup adaylardan ve görevlilerden gelen süre uzatılması talepleri kesinlikle kabul edilmeyecektir.


Adaylar bir gözetmen eşliğinde tuvalete gidebileceklerdir.

Adaylar asla yalnız başına tuvalete gönderilmeyecektir.

 Kalp pili ve beyninde cihaz olduğunu belirten adaylara dedektörle arama yapılmayacaktır.

 Salon kapıları sınav süresince açık tutulacaktır ancak, zorunlu hallerde kapatılacaktır.

 İşitme engeli olan adayların işaret dili ile birbirleri ile konuşmalarına izin verilmeyecektir.