28 Ara 2016

Maliye Bakanı Engelli Emekliliğiyle ilgili çok önemli soruyu cevapladı

MALİYE BAKANI NACİ AĞBAL'A ENGELLİLERİN EMEKLİLİĞİNDE TEKRAR RAPOR İSTENMESİ İLE İLGİLİ YAŞANAN SIKINTILAR SORULDU.

Mecliste 14 Aralık 2016 tarihinde yapılan oturumda Engellilerin emeklilik tarihi geldiğinde elinde bulunan mevcut sağlık kurulu raporlarını tekrardan Maliye sağlık kuruluna gönderilmesi konusunda CHP milletvekili Fatma Kaplan Hürriyet, Maliye Bakanı Naci Ağbal'a cevaplaması için aşağıdaki soruyu sordu.

Fatma Kaplan Hürriyet'in Sorusu: Emekli olmak isteyen engelli vatandaşlarımız vergi dairesine gidiyor. Vergi dairesi eski raporu kabul etmiyor ve “Yeniden rapor alın.” diye hastaneye gönderiyor. Yüzde 40 ve üzeri rapor Ankara’ya gönderiliyor ama merkez sağlık kurulu bu rapor oranını düşürüyor. Bakanlık neye dayanarak bu raporu düşürüyor, bunu sormak istiyorum.

MALİYE BAKANI NACİ AĞBAL (Bayburt) – Şimdi, önemli bir konuya temas ettiniz. Gerçekten özellikle sahip oldukları engellilikleri nedeniyle yetkili sağlık kurullarından rapor alan kişilerin mevzuata uygun olarak emeklilik hakkını elde edeceğini düşünüyoruz. Uygulamada, ikincil mevzuatta yetkili sağlık kurullarına ilişkin düzenlemeler yapılmış. Emeklilikle ilişkili olduğunu düşünmüyorum ama asgari geçim indirimi uygulamasında vatandaşlarımız sağlık kurullarından rapor alsalar bile Maliye Bakanlığındaki bir merkez kurula bu raporlar geliyor. Maliye Bakanlığındaki merkez kurulunda bu konuda uzman doktorlarımız var, hastaneler tarafından verilmiş olan raporlar konusunda tetkik yapıyorlar. Raporların mevzuatla uyumuna bakıyorlar, zaman zaman da, olabilir, yani mevzuatın yanlış uygulanmasından, tetkikin yanlış yapılmasından kaynaklı puan farklılıkları tespit edilip defterdarlıklara geri gönderilebiliyor. Burada Sağlık Bakanlığıyla yakın zamanda görüştüm. Yani bizim bir vatandaşımız eğer hastaneden rapor almışsa ilaveten bir başka komisyon tekrar -mutlaka ve mutlaka- ona bakmaması gerekiyor. Dolayısıyla, burada yapılması gereken vatandaşın bu raporuyla ilgili, eğer bir doğruluk denetimi yapılacaksa onun da o mahalde yapılması lazım. Onun için ben de açıkçası Maliye Bakanlığı merkezine bu tür konuların gelmesini doğru bulmuyorum. Tabii, çok eski yıllardan gelen bir uygulama, çok eski yıllardan beri devam eden bir uygulama ama geldiğimiz noktada bunu kaldırmamız gerektiğine ben de inanıyorum."
dedi.

Kaynak: engellilerdunyasi.com

Naci Ağbal: Engellilerin emekliğinde Maliye Sağlık Kurulunun kaldırılması gerekir

MALİYE BAKANI NACİ AĞBAL'A ENGELLİLERİN EMEKLİLİĞİNDE TEKRAR RAPOR İSTENMESİ İLE İLGİLİ YAŞANAN SIKINTILAR SORULDU.

Mecliste 14 Aralık 2016 tarihinde yapılan oturumda Engellilerin emeklilik tarihi geldiğinde elinde bulunan mevcut sağlık kurulu raporlarını tekrardan Maliye sağlık kuruluna gönderilmesi konusunda CHP milletvekili Fatma Kaplan Hürriyet, Maliye Bakanı Naci Ağbal'a cevaplaması için aşağıdaki soruyu sordu.

Fatma Kaplan Hürriyet'in Sorusu: Emekli olmak isteyen engelli vatandaşlarımız vergi dairesine gidiyor. Vergi dairesi eski raporu kabul etmiyor ve “Yeniden rapor alın.” diye hastaneye gönderiyor. Yüzde 40 ve üzeri rapor Ankara’ya gönderiliyor ama merkez sağlık kurulu bu rapor oranını düşürüyor. Bakanlık neye dayanarak bu raporu düşürüyor, bunu sormak istiyorum.

MALİYE BAKANI NACİ AĞBAL (Bayburt) – Şimdi, önemli bir konuya temas ettiniz. Gerçekten özellikle sahip oldukları engellilikleri nedeniyle yetkili sağlık kurullarından rapor alan kişilerin mevzuata uygun olarak emeklilik hakkını elde edeceğini düşünüyoruz. Uygulamada, ikincil mevzuatta yetkili sağlık kurullarına ilişkin düzenlemeler yapılmış. Emeklilikle ilişkili olduğunu düşünmüyorum ama asgari geçim indirimi uygulamasında vatandaşlarımız sağlık kurullarından rapor alsalar bile Maliye Bakanlığındaki bir merkez kurula bu raporlar geliyor. Maliye Bakanlığındaki merkez kurulunda bu konuda uzman doktorlarımız var, hastaneler tarafından verilmiş olan raporlar konusunda tetkik yapıyorlar. Raporların mevzuatla uyumuna bakıyorlar, zaman zaman da, olabilir, yani mevzuatın yanlış uygulanmasından, tetkikin yanlış yapılmasından kaynaklı puan farklılıkları tespit edilip defterdarlıklara geri gönderilebiliyor. Burada Sağlık Bakanlığıyla yakın zamanda görüştüm. Yani bizim bir vatandaşımız eğer hastaneden rapor almışsa ilaveten bir başka komisyon tekrar -mutlaka ve mutlaka- ona bakmaması gerekiyor. Dolayısıyla, burada yapılması gereken vatandaşın bu raporuyla ilgili, eğer bir doğruluk denetimi yapılacaksa onun da o mahalde yapılması lazım. Onun için ben de açıkçası Maliye Bakanlığı merkezine bu tür konuların gelmesini doğru bulmuyorum. Tabii, çok eski yıllardan gelen bir uygulama, çok eski yıllardan beri devam eden bir uygulama ama geldiğimiz noktada bunu kaldırmamız gerektiğine ben de inanıyorum."
dedi.

Kaynak: engellilerdunyasi.com

Engelli Erken Emekliliğinde Derece Yükselmesi Süreleri Kısaltılacak!

Engelliler sitesi olarak; Kamu Personel sisteminin ele alındığı çalıştayda alınan kararları değerlendirmeye devam ediyoruz. 21-23 Ekim 2016 tarihleri arasında Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığınca düzenlenen çalıştayda ‘’Erken Emeklilik Sağlanan Engellilerin Derece Yükselmesi Sürelerinin Kısaltılması’’ konusu da ele alındı. Ele alınan bu konunun Kamu Kurumlarında çalışırken engelli emeklilik hakkından yararlanmak suretiyle emekli olanlar için çok önemli olduğunu vurgulamak isteriz. Bu nedenle konuyu ayrıntılı olarak ele almak istedik.

Memurların Derece ve Kademeleri

657 Sayılı Devlet Memurları Kanununun 36. Maddesi Memurların eğitim durumlarına göre Memurluğa başlayacakları derece ve kademeleri ve çalıştıkları süre içinde yükselebilecekleri dereceleri hükme bağlamıştır. Buna göre İlkokul mezunları: 15. Derecenin 1. Kademesinden, Lise mezunları: 13.Derecenin 3. Kademesinden, 4 yıllık üniversite mezunları: 9. Derecenin 1. Kademesinden memurluğa başlar ve her yıl 1 (Bir) kademe olmak üzere 3 (üç) yılda bir derece yükselirler. Üniversite mezunu olarak 9. Derecenin 1. Kademesinden memurluğa başlayan kişi (Kademe ve derece durdurmaya yönelik herhangi bir disiplin cezası almaması durumunda) 24 yılda 1. Dereceye düşmekte ve emekli olana kadar 1. Dereceden maaş almaya devam etmektedir. Aynı şekilde lise mezunları da emeklilikleri gelene kadar inebilecekleri dereceye olan 3. Dereceye kadar, Ortaokul mezunları ise 14. Dereceden başladıkları memurluklarını emekli olana kadar 5. Dereceye kadar düşerek sürdürmekte ve emekli olabilmektedirler.

Engelli Memurların Durumu

Bu bilgileri engelli memurların emeklilik sürelerini göz önüne alarak yorumladığımızda; İşe başlama ve engel oranlarına göre engelli memurların emeklilik süreleri 15-18 yıl arasında değişiklik göstermektedir. Konuyu biraz daha somutlaştıracak olursak, 2001 yılında % 40 engelli olarak memurluğa başlayan ve 15 yıl çalıştıktan sonra 2016 yılında emekli olacak olan üniversite mezunu engelli memur 4. Dereceden emekli olmaktadır. Aynı durumu lise mezunu memura göre değerlendirdiğimizde; 15 yıl üzerinden emekli olan lise mezunu engelli memur 8. Dereceden emekli olmaktadır.

Sonuç Olarak;

Görüleceği üzere engelli memurlar erken emeklilik imkânından yararlanmakla birlikte emekli olurken diğer memurlara göre derece bakımından dezavantajlı durumda emekli olmakta ve bu durum hem emekli ikramiyesini hem de alacağı maaşı etkilemektedir. Zira memurlar 4. Derecenin altına düştüklerinde ek gösterge almakta ve bu ek gösterge hem çalışırken hem de emekli olduklarında emekli maaşı ve ikramiyesini artırmaktadır. Hal böyle olunca, erken emeklilik imkânından yararlanan engelli memurlar genelde 4. Dereceye düşemeden emekli olduklarından normal emekli olan memurlara göre daha düşük emekli aylığı ve ikramiyesi almaktadırlar.

Engelliler sitesi olarak; Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığınca düzenlenen Kamu Personel sisteminin değerlendirildiği çalıştayda, Erken Emeklilik hakkından yararlanan engelli memurların derece sorununun çözümüne yönelik adımları takdirle karşıladığımızı ve engelli memurlar ile diğer memurlar arasındaki bu dezavantajlı durumun düzeltilmesi gerektiğini belirtmek istiyoruz. Önümüzdeki dönemde yapılacak düzenleme ile çalıştayda somutlaştırılmış olan engelli çalışanların yaşadığı sorunların çözüme kavuşturulması dileğiyle…


engellilersitesi.com

2016/2 KPSS tercih kılavuzunda güncelleme yapıldı

ÖSYM, KPSS 2016/2 tercih kılavuzunda güncelleme yaptı. 

ÖSYM'den yapılan açıklama

 KPSS 2016/2 Tercih İşlemleri: Tercih Yapan/Yapacak Olan Adayların Dikkatine!
21 Aralık 2016 tarihinde ÖSYM'nin İnternet adresinden yayımlanan 2016/2 Tercih Kılavuzunda yer alan Nitelik Kod Kılavuzu'nun " Lisans Mezunları İçin Aranan Nitelikler" Bölümünde güncelleme yapılmıştır. Lisans mezun olunan programlar arasında ismi yer alan "9988" Bankacılık ve Finans" lisans programı, "4465" kodu içerisine dahil edilmiş olup "4465" nitelik kodunun içeriği, "3117 Bankacılık", "3118 Bankacılık Finans", "6119 Bankacılık ve Finans/Bankacılık ve Finansman", "9371 Finans ve Bankacılık", "9988 Bankacılık ve Finans" lisans programlarını ihtiva edecek şekilde yeniden düzenlenmiştir.

 Kılavuz yeni haliyle ÖSYM'nin http://www.osym.gov.tr İnternet adresinden yayımlanmıştır. Bu düzeltme nedeniyle tercihlerinde değişiklik yapmak isteyen adaylar, tercih süresi içinde tercihlerini değiştirebileceklerdir. Adayların tercihlerini yaparken Ek'te yer alan 28 Aralık 2016 tarihli Kılavuzu esas almaları gerekmektedir. Adayların bilgisine önemle duyurulur.


KPSS-2016/2 TERCİH KILAVUZU

27 Ara 2016

Engelli İndirimi Maaşlara Nasıl Yansıyacak?






Çalışma gücünün; asgarî % 80'ini kaybetmiş bulunan hizmet erbabı birinci derece engelli sayılır. 900TL ücretinden indirilir.
asgarî % 60'ını kaybetmiş bulunan hizmet erbabı ikinci derece engelli sayılır. 460 TL ücretinden indirilir.
asgarî % 40'ını kaybetmiş bulunan hizmet erbabı ise üçüncü derece engelli sayılır. 210TL ücretinden indirilir.
Bu indirimden bakmakla yükümlü olduğu (anne, baba, eş ve çocuk)
 engelli
 bulunan ücretli de yararlanır.
SAKATLIK VERGİ İNDİRİMİ MAAŞA NASIL YANSIR ?
Gelir Vergisi Matrahı – İndirim Tutarı
Örnek:4/1 derecden lise mezunu bekar hemşire
Aylık vergi matrahı :1341,44 TL.
Sakatlık vergi indirimi:3 derece 210 TL.
1341,44-210=1131,44
1131,44%15=169,72
Bekar olduğu için bu kesintiden agi 123,53 düşelim
169,72-123,53=46,19
Bu hemşirenin sakatlık vergi indirimi uygulanmış hali 46,19 dur.Eğer sakatlık vergi indirimi uygulanmasaydı gelir vergisi 77,69 TL olacaktı.
Örnek:Lisans 4/1 derece bekar ebe
Sakatlık derecesi : 2 derece 
Gelir vergisinden düşülecek tutar :68,99 TL
Örnek:Lise 4/1 derece bekar VHKİ
Sakatlık derecesi : 2 derece 
Gelir vergisinden düşülecek tutar :69,01 TL
Örnek:Lisans 2/1 derece bekar VHKİ
Sakatlık derecesi : 2 derece 
Gelir vergisinden düşülecek tutar :31,51 TL

2017 Engellilik vergi indirim tutarları belli oldu

Engelli çalışanların maaşlarına uygulanan 2017 Engellilik vergi indirimi tutarları açıklandı..

Maliye Bakanlığı yayınladığı 27 Aralık 2016 salı, Resmi Gazete Sayı : 29931 tebliğinde 2017 Takvim yılında uygulanmak üzere engellilerin vergi hesaplamalarında uygulanmak üzere 2017 Engellilik vergi indirim tutarlarını açıkladı.

Buna göre 2017 Yılında aşağıdaki şekilde uygulanacak.

1.3. Engellilik İndirimi Tutarları
c) 31 inci maddesinin ikinci fıkrasında yer alan engellilik indirimi tutarları;
- Birinci derece engelliler için 900 TL,
- İkinci derece engelliler için 470 TL,
- Üçüncü derece engelliler için 210 TL,

I. Derece Engelliler (Çalışma gücünün asgari % 80’ini kaybetmiş olanlar) 900 TL,
II. Derece Engelliler (Çalışma gücünün asgari % 60’ını kaybetmiş olanlar) 470 TL,
III. Derece engelliler (Çalışma gücünün asgari % 40’ını kaybetmiş olanlar) 210 TL,
olarak belirlendi.

Yukarıdaki bilgiler ışığında 2017 yılı için sadece 2.derece engellilerin vergi indirim tutarı artmış diğer engelli gruplarında herhangi bir artış olmamıştır.

 www.engellilerdunyasi.com

2017 gelir vergisi dilimleri ve engellilik indirim tutarları belli oldu



2017 yılında uygulanacak gelir vergisi dilimleri ile engellilik indirim tutarları belli oldu
Maliye Bakanlığı, 2017 yılı gelir vergisi dilimleri ile engellilik indirim tutarlarını Resmi Gazetede yayımladı.
2016 yılında 12.600 lira olarak belirlenen ilk dilim yüzde 3,17 artışla bu yıl 13.000 lira oldu. İkinci gelir vergisi dilimi olan 30.000 TL'de ise değişme olmadı.
İlk gelir vergisi diliminin yılın tümü dikkate alınarak yüzde 7 oranında artırılması yerine yüzde 3 oranında artırılması memurların daha erken bir üst vergi dilimine girmesine neden olacaktır.
Diğer taraftan engellilik indirimi tutarlarında neredeyse hiç değişiklik yapılmamıştır. zaten ikinci derece engelliler için uygulanan 460 TL miktarı yüzde 2 artışla 470 TL olmuştur.
İŞTE 2017'DE UYGULANACAK GELİR VERGİSİ DİLİMLERİ
20162017
12.600 TL'ye kadar % 15
30.000 TL'nin 12.600 TL'si için 1.890 TL, fazlası % 20
69.000 TL'nin 30.000 TL'si için 5.370 TL, (ücret gelirlerinde 110.000 TL'nin 30.000 TL'si için 5.370 TL), fazlası % 27
69.000 TL'den fazlasının 69.000 TL'si için 15.900 TL, (ücret gelirlerinde 110.000 TL'den fazlasının 110.000 TL'si için 26.970 TL), fazlası % 35
13.000 TL'ye kadar % 15
30.000 TL'nin 13.000 TL'si için 1.950 TL, fazlası % 20
70.000 TL'nin 30.000 TL'si için 5.350 TL, (ücret gelirlerinde 110.000 TL'nin 30.000 TL'si için 5.350 TL), fazlası % 27
70.000 TL'den fazlasının 70.000 TL'si için 16.150 TL, (ücret gelirlerinde 110.000 TL'den fazlasının 110.000 TL'si için 26.950 TL), fazlası % 35
İŞTE 2017'DE UYGULANACAK ENGELLİLİK İNDİRİM TUTARLARI
20162017
- Birinci derece engelliler için 900 TL,
- İkinci derece engelliler için 460 TL,
- Üçüncü derece engelliler için 210 TL
- Birinci derece engelliler için 900 TL,
- İkinci derece engelliler için 470 TL,
- Üçüncü derece engelliler için 210 TL


www.memurlar.net

26 Ara 2016

Mezun olmayan KPSS tercihi yapabilir mi?

KPSS'ye girdiği düzeyden henüz mezun olmayanlar, sınava girdikleri düzeyden KPSS tercihi yapamaz. Bu kişiler, KPSS tercihi yapabilmek için mezun olmayı beklemek zorundadır.

Bilindiği üzere, KPSS'ye lisans, önlisans ve ortaöğretim olmak üzere 3 düzeyden girilmiştir.

Sınavın geçerlilik süresi 2 yıl olduğu için, sınavdan sonraki dönemlerde mezun olacaklar da, sınava girmiştir.

Henüz mezun olmayanların, sınava girdikleri düzeyden tercihte bulunmaları mümkün değildir. Bunlar bir alt öğreninden de tercihte bulunamazlar.

Örneğin sınava lisans düzeyinden giren ve bugün itibariyle mezun olmayan bir aday, lisans düzeyinden KPSS tercihi yapamayacaktır. Bu aday, lisanstan tercih yapamadığı gerekçesiyle, bir alt öğrenimi olan ortaöğretim düzeyinden de tercihten bulanamaz. Bu adayın, lisanstan mezun olana kadar beklemesi gerekmektedir.

Mezun olmamasına rağmen, mezunmuş gibi KPSS tercihinde bulunan ve yerleşen adayların ataması yapılmaz. Bu kişiler, atamaları yapılmadıkları için cezalı konuma düşer ve sonraki merkezi yerleştirme işlemlerime başvuramaz.

Bu bağlamda, yerleşen adaya, mezun olacağa süreye kadar izin verilmesi gibi bir uygulama da bulunmamaktadır.

www.memurlar.net

Radyo Abdal'da "Engelsiz Bir Yaşam İçin"

Radyo Abdal'da "Engelsiz Bir Yaşam İçin" Engel olan engelim değil ki sloganıyla yola çıktık.

Avrupa Engellilerle El Ele Gazetemiz genel yayın yönetmeni ve Uluslararası Tüm Engelliler ve Kimsesizler Federasyonu Ankara Temsilcisi olarak ben Alisa Çiçek Akyol, engellilerin yaşadığı sorunları ve çözüm önerilerini anlatan bir radyo programı hazırladım.

Bir süredir engelli bireylerin hayatını kolaylaştırmak adına birlikte projeler yürüttüğümüz kişilerle, uzun soluklu radyo programının ilkini 30 Aralık 2016 tarihinde siz değerli dinleyenleri ile buluşturacağız.
Siz değerli dostlarımızdan aldığımız destekle çalışmalarımıza hız katacağız.

Her programda gerek ilgilileri gerekse sorunu yaşayan bireyleri konuk edeceğiz. Ayrıca tüm merak ettiklerinizi mail veya mesaj yoluyla bizlere iletebilirsiniz. Konuk olmak isteyen, konuklara soru sormak isteyen, çözüm önerileri olan herkese mikrofon uzatacağız. Çünkü sorunların en kolay birlikte hareket ederek çözüleceğine inanıyoruz.

İlk konuğumuz İstanbul'dan İç Denetçi Taner Eraslan. Eraslan kanserli devlet memuru hastalarla ilgili hukuki düzenlemeler hakkında bilgi verecek.

Radyo Abdal'da her cuma saat 15:00 te izleyenleriyle buluşacak olan programın tekrarı ise her pazar saat 22:00 de.

Radyo Abdal'a internet yoluyla dünyanın her yerinden ulaşabilirsiniz.
Öneri, istek ve yorumlarınız daha hızlı yol almamızı sağlayacak.

Lütfen bizimle iletişime geçin!

ENGELLİ İSTİHDAMINI TEŞVİK ETMEK

ENGELLİ İSTİHDAMINI TEŞVİK ETMEK 
A) Genel Olarak:
4857 sayılı İş Kanunu, 1475 sayılı İş Kanunu döneminde, Yasada 1998 tarihinde 4382 sayılı Kanunla yapılan değişiklikle ilk kez mevzuata girmiş bulunan engelli istihdamını teşvik meselesini daha belirgin ve kapsamlı olarak öngörmüştür.

İş Kanununun 30/10 maddesine göre, “Bakanlar Kurulunca belirlenecek oranların
üstünde engelli ve eski hükümlü ve terör mağduru çalıştıran işverenlerin kontenjan
fazlası işçiler için engelli ve eski hükümlü çalıştırmakla yükümlü olmadıkları halde
engelli çalıştıran veya çalışma gücünü % 80' den fazla kaybetmiş engelliyi
çalıştıran işverenlerin bu şekilde çalıştırdıkları her bir engelli için 506 sayılı Sosyal
Sigortalar Kanununa göre ödemeleri gereken işveren sigorta prim hisselerinin
% 50' sini kendisi, % 50' sini Hazine öder”.

Yasa koyucu burada üç farklı durumu düzenlemiştir. Buna göre,
(i) Bakanlar Kurulunca belirlenen oranların üzerinde engelli, eski hükümlü ve terör
mağduru çalıştıran işverenin, her bir çalıştırdığı kişi için,
(ii) Engelli ve eski hükümlü çalıştırmak zorunda olmadığı halde, işverenin çalıştırdığı her bir engelli için,
(iii) Çalıştırdığı engellilerin çalışma gücünü % 80’ den fazla kaybetmeleri
halinde, bu çalıştırılan engelliler için, işverene düşen sigorta prim oranının yarısını kendileri, yarısını da Hazine karşılar.

Bu önemli bir teşvik yöntemidir ve son derece yerindedir.
Herhangi bir yasal zorunluluk olmaksızın engelli istihdam eden işverenler için
öngörülmüş teşvik edici yöntem, engelli, Eski Hükümlü ve Terör Mağduru
İstihdamı Hakkında Yönetmelik açısından eski hükümlü ve terör
mağdurları da kapsama sokularak, onlar açısından da genişletilmiştir. Gerçekten,
Madde 25’e göre, “Bakanlar Kurulunca belirlenecek oranların üstünde engelli,
eski hükümlü ve terör mağduru istihdam eden veya 50' den daha az sayıda işçi
çalıştırmasına rağmen Kuruma talepte bulunmak ya da tescil yaptırmak
suretiyle engelli, eski hükümlü ve terör mağduru çalıştıran ya da çalışma gücünü
% 80' den fazla kaybetmiş engelli istihdam eden işverenin bu şekilde
çalıştırdığı her bir engelli, eski hükümlü ve terör mağduru hakkında, 506 sayılı
Sosyal Sigortalar Kanununa göre ödemesi gereken sosyal sigorta pirimi işveren
hisselerinin % 50 kendisince, % 50 si Hazinece ödenir. İşverenin bu
haktan yararlanabilmesi için, bu durum, işverenin başvurusu üzerine Kurumca
belgelenir” .

İş Kanununda, herhangi bir yasal zorunluluk olmamasına karşın, sadece engelli
çalıştıran işverenler için öngörülen teşvik, Yönetmelikle herhangi bir yasal
zorunluluk olmamasına karşın, engelli, eski hükümlü veya terör mağduru çalıştıran
işverenler için getirilmektedir. Burada Yönetmelik Yasada olmayan bir biçimde
genişletici bir düzenleme getirmiştir ki, bunun kanun yapma tekniğine aykırı
olduğu ve yasayla çelişen Yönetmelik hükmünün hukuka aykırı olduğu
kanaatindeyiz. Dolayısıyla, Yönetmeliğin yasanın öngörmediği bir hakkı tanıması, elbette
ki mümkün değildir.

Teşvik konusunda Engelli, Eski Hükümlü ve Terör Mağduru İstihdamı Hakkında
Yönetmelikte yapılan yanlışlık, engelli, Eski Hükümlü ve Terör Mağdurlarının
İstihdamı Hakkındaki Usul ve Esaslara İlişkin Tebliğ ile Engelli ve Eski
Hükümlülerin Kamu Kurum ve Kuruluşlarında İşçi Olarak İstihdamlarına İlişkin
Tebliğde de sürdürülmektedir.

Sözkonusu Tebliğlerde engelli ve eski hükümlü istihdam etmek zorunda olmayan
özel ve kamu kesimi işverenlerinin yani yasal olarak çalıştırma kapsamında olmayan
engelli ve eski hükümlü istihdam etmeleri halinde teşvikten yararlanacakları ifade
edilmiştir ki, Yasada düzenlenmeyen bir durumun gerek Yönetmelik ve gerekse
Tebliğler ile getirilebilmesi ve sağlanabilmesi mümkün değildir. Engelli, Eski
Hükümlü ve Terör Mağdurlarının İstihdamı Hakkındaki Usul ve Esaslara İlişkin
Tebliğ’de engelli, Eski Hükümlü ve Terör Mağduru İstihdamı Hakkında Yönetmelik
ve Engelli ve Eski Hükümlülerin Kamu Kurum ve Kuruluşlarında İşçi Olarak
İstihdamlarına İlişkin Tebliğden farklı olarak yasal zorunluluk olmaksızın terör
mağduru çalıştıranlara da aynı hak tanınmıştır.

İş Kanunu 30. Maddesi gereği, Kanuna dayanan Yönetmelik Kanundan farklı bir düzenleme getiriyor, Kanunu ve Yönetmeliği açıklayan Tebliğ Yönetmeliğe uyuyor, ama daha başka bir Tebliğ de Kanuna ve Yönetmelikle Tebliğe aykırı olarak bir düzenleme getiriyor, teşvik sistemini genişletiyor.

İşverenlerin, yasal yükümlülük altında olmaksızın engelli, eski hükümlü veya terör mağduru istihdam etmeleri halinde, bir başka deyişle, 50' den fazla işçi çalıştıran bir işverenin konusu geçen kişileri çalıştırması durumunda, teşvikten yararlanıp yararlanamayacağı, hangi çalıştırılan grubun teşvik
kapsamında yer aldığıdır.

Aslında Kanun, bu halde sadece engelli çalıştıran işçiler için teşvik öngörmektedir.
Diğer düzenlemelerde  yani ilgili yönetmelik ve tebliğlerde ise uygulama genişletilmektedir. Çözüm ise, İş Kanununun 30/4. Maddesinde yapılacak yeni bir düzenleme ile yükümlü olmaksızın sözkonusu kişileri  teşvik sisteminden ayrı olmaksızın yararlandırılmalarıdır.

(i) Bakanlar Kurulunca belirlenen oranların üzerinde engelli, eski hükümlü ve terör
mağduru çalıştıran işverenin, her bir çalıştırdığı kişi için,
(ii) Engelli ve eski hükümlü çalıştırmak zorunda olmadığı halde, işverenin çalıştırdığı her bir engelli için,
(iii) Çalıştırdığı engellilerin çalışma gücünü % 80’den fazla kaybetmeleri
durumunda, bu çalıştırılan engelliler için, işverene düşen sigorta prim oranının yarısını kendileri, yarısını da Hazine karşılar, şeklindedir.
B) Teşvikten Yararlanma Usulü:
Sosyal Sigortalar Kurumu teşvikten yararlanmanın nasıl olacağı ile ilgili olarak iki
adet Genelge yayınlamıştır. Bunlardan birincisi 5.2.2003 tarih ve 16-303 EK sayılı “4857
Sayılı Kanunun 30' uncu Maddesinin Uygulaması” adlı Genelgedir. Diğeri ise,
22.7.2004 tarih ve 16-322 EK Sayılı “engelli, Eski Hükümlü ve Terör Mağduru
Çalıştırma Oranları” adlı Genelgedir.

16-322 EK sayılı Genelgenin özelliği, Bakanlar Kurulunca ( 8.3.2004 tarih ve
2004/6976 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı), 1.1.2004 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere
engelli, eski hükümlü ve terör mağduru çalıştırma oranlarının belirlenmesi
sebebiyle 5.2.2003 tarih ve 16-303 sayılı Genelge’de değişiklik yapılmasını
öngörür. 22.7.2004 tarihli Genelgede bu konu;

“4857 sayılı İş Kanununun 30' uncu maddesinin 10' uncu fıkrasının uygulanması ile alakalı olarak yayımlanmış olan 16-303 Ek sayılı Genelgenin engelli ve eski hükümlü oranlarının
yer aldığı ikinci paragrafının Bakanlar Kurulunun söz konusu kararı karşısında
01.01.2004 tarihinden itibaren uygulanabilirliği kalmamış olduğundan, anılan Genelgenin
uygulanmasında 01.01.2004 tarihinden geçerli olmak üzere yeniden belirlenen ve yukarıda açıklanan yeni oranlar dikkate alınarak işlem yapılacaktır”, denilerek vurgulanmıştır.

5.2.2003 tarih ve 16-303 EK sayılı Genelge gereğince de, 4857 sayılı Yasaya paralel
bir şekilde kapsamda, engelli ve eski hükümlü için özel ve kamu sektörü ayırımı
yapılmaksızın, terör mağdurları için yalnız özel sektör işyerleri olmak üzere 50
veya daha fazla işçi çalıştıran işyerlerinin dahil edileceği, ancak, işverenlerin
kontenjan fazlası engelli, eski hükümlü ve terör mağduru işçiler dolayısıyla
Kanundan yararlanabilmeleri için toplam işçi sayısının tespitinde, belirsiz süreli iş
sözleşmesine ve belirli süreli iş sözleşmesine göre çalıştırılan işçilerin esas
alınacağı, ayrıca kısmi süreli iş sözleşmesine göre çalışanların da çalışma süreleri
dikkate alınarak tam süreli çalışmaya dönüştürülmek suretiyle bu sayıya dahil
edilecekleri isabetli olarak belirtilmiştir.

Kanunda öngörülen kontenjan fazlası  engelli, eski hükümlü ve terör mağduru işçi sayısının tespitinde işyeri esas alınacaktır. Bununla birlikte, işverenin aynı il sınırları içinde birden fazla işyeri
bulunması halinde, bu işyerlerinde çalışan işçilerin toplam sayısı dikkate alınmak
ve bu işyerlerinde çalışan, Türkiye İş Kurumuna tescil ettirilmiş engelli, eski
hükümlü ve terör mağduru işçiler düşülmek suretiyle işverenin engelli, eski
hükümlü ve terör mağduru kontenjanı belirlenecektir.

 Engelliler için yer altı ve su  altı işlerinde çalışan işçi sayısı toplam işçi sayısının belirlenmesinde dikkate alınmayacaktır.

Buraya kadar İş Kanunu ile çelişen bir durum olmamakla birlikte 5.2.2003 tarih ve
16-303 EK sayılı Genelgenin A Kapsam başlıklı bölümünün 3 numaralı bendinde
“506 sayılı Kanunun 87 nci maddesinde tanımı yapılan aracıların işçileri, asıl işverenlerin işçileri ile birlikte değerlendirilecektir”, hükmünün gerek İş Kanunu ve gerekse Sosyal Sigortalar Kanunu tanımlamasında asıl işveren, alt işveren ilişkisinde doğru bir sonuç olmadığı kanaatindeyiz.

Dolayısıyla yasal anlamda bir asıl işveren alt işveren ilişkisi olması durumunda, asıl işveren ile alt işveren işçilerinin işverenleri farklı kişiler sayılmaktadır. Bu anlamda bunların işyerleri de bağımsız niteliktedir. Sosyal Sigortala Kanunun asıl işveren, aracı ilişkisini düzenlemesinin amacı ise, bu
Kanundan kaynaklanan alt işveren işçileri ile ilgili konularda asıl işverenin de müteselsilen sorumlu tutulmasıdır. Yoksa, işverenler farklı olduğu gibi, işçiler de farklıdır.

Sadece yükümlülükler açısından asıl işveren sorumlu olmaktadır. Buna karşın, Genelgede işçi sayısı belirlenirken aracıların işçilerinin de asıl işverenin işçileri gibi değerlendirileceği vurgulanmaktadır ki, bu bahsi geçen alt işverenlik müessesesi ile bağdaşmayan bir durumdur. Belki Genelge düzenlemesi olması gereken hukuk açısından daha fazla engelli vs. istihdamına olanak vermesi nedeniyle benimsenebilir. Ancak, Genelgedeki bu hüküm, Kanunun düzenlediği genel sisteme açık aykırıdır. Dolayısıyla bu noktadan uygulanma kabiliyeti yoktur. Genelgenin ilgili hükmünde değişiklik yapılmak gerekir.

Sosyal Sigortalar Kurumu haklı olarak teşvik sisteminden yararlanabilmek için
işverenin Kuruma başvurusunu esas almıştır. Bu uygulamadan yararlanabilmeleri
için işverenler kontenjan fazlası çalıştırdıkları engelli, eski hükümlü ve terör
mağdurlarının adları, soyadları ve sayılarına ilişkin bir belgeyi en geç dört ayda bir Türkiye İş Kurumu İl veya Şube Müdürlüklerinden alacaklar ve bu belgenin aslını ilgili Sigorta veya Sigorta İl Müdürlüklerine vereceklerdir.

Bu şekilde Kuruma müracaat eden işverenler, kanunla getirilen haktan müracaat
tarihleri itibariyle yararlandırılacaklardır. Kanundan yararlanan işverenlerin
Hazinece üstlenilen sigorta primlerinin işveren hissesinin % 50’ si işyerleri itibariyle
sigorta primlerinin ödenmesi gereken ayı izleyen ayın sonuna kadar bir liste
halinde Muhasebe ve Mali İşler Daire Başkanlığı’na bildirilecektir.

Bu uygulamadan yararlanacak sigortalıların sayısının 4857 sayılı İş Kanununun 30
uncu maddesi gereğince Bakanlar Kurulunca tespit edilen mecburi kontenjan
oranlarına düşmesi halinde, bu işverenler kontenjanın altına düşen ay itibariyle bu
uygulamadan yararlandırılmayacaktır.

Belirtelim ki, işverenlerin bu Yasa ile getirilen hükümden yararlanabilmeleri için,
prim belgelerini yasal süre içerisinde vermeleri gereklidir. Yasal süre dışında prim
belgesi veren işverenler, doğal olarak bu uygulamadan yararlandırılamazlar.



UTEYKİF Ankara temsilcisi
Alisa Çiçek Akyol
haberlerankara.com

2017'de Kamuya sadece 5 bin memur alınacak

24 Aralık 2016 tarihli mükerrer Resmi Gazetede yayımlanan Merkezi Yönetim Bütçe Kanununa göre kamuya 2017 yılında 5000 memur ataması yapılacak.
Bilindiği üzere, kamuya bir yılda ne kadar memur ataması yapılabileceğinin sınırı bütçe kanununda belirlenmektedir. 24 Aralık 2016 tarihli Resmi Gazetede yayımlanan 2017 yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanununa ekli "İ" cetvelinde ; "Açıktan veya nakil suretiyle; 78 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 5 inci maddesinin birinci fıkrası kapsamında öğretim üyeleri hariç olmak üzere boş öğretim elemanı kadrolarına 4000, 190 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin ek 7 nci maddesinin birinci fıkrası kapsamında serbest memur kadrolarına 5000 olmak üzere, yapılabilecek toplam atama sayısı sınırı 9000 adettir.

Gençlik ve Spor Bakanlığı, Spor Genel Müdürlüğü ve Yüksek Öğrenim Kredi ve Yurtlar Kurumu Genel Müdürlüğüne ait serbest memur kadrolarına, diğer kamu kurum ve kuruluşlarından nakil suretiyle yapılacak atamalar bu sayı sınırlamasına tabi tutulmaz. Ayrıca, yükseköğretim kurumlarının boş öğretim elemanı kadrolarına 2016 yılında emeklilik, ölüm, istifa, nakil, eğitimin tamamlanması veya başarısızlık sonucu kurumlarından ayrılan araştırma görevlisi sayısı kadar daha açıktan veya nakil suretiyle atama yapılabilir." hükmü yer almıştır. Kamunun memur ihtiyacı için son beş yılda bütçe kanununda belirlenen atama sayılarına aşağıdaki tablodan baktığımızda, 2017 yılında kamuya memur atamalarının dondurulduğunu ve hükümetin bütçede tasarrufa personel giderlerinden başladığını söyleyebiliriz.

BÜTÇE YILI
SERBEST MEMUR ATAMA SAYISI
2011
25 000
2012
34 000
2013
70 000
2014
36 000
2015
73 600 (6637 sayılı Kanunun 2 nci maddesi ile değiştirildi.)
2016
5000

BÜTÇE KANUNUNDAKİ ATAMA İZNİ SAYISINA DAHİL OLMAYAN ATAMALAR
190 sayılı Kanun Hükmünde Kararname çerçevesinde; bazı kadrolara bütçe kanununda yer alan atama izni sayısı kısıtlamasına bağlı olmaksızın alım yapılabilecektir.

Atama izni sayısı sınırlamasına tabi olmayan atamalar şunlardır :

-Hakim ve savcı atamaları
-Doktora atamaları,
-Maliye Bakanlığı, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, Gelir İdaresi Başkanlığı ve Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığında vergi ve sosyal güvenlik alanlarında istihdam edilecek yardımcı kadrolarına yapılacak atamalar
-Engelli personel atamaları,
-Askeri personel atamaları
-Polis atamaları,
-Korunmaya muhtaç çocuklar arasından yapılan atamalar

Ayrıca, bu yıl ki bütçe kanununda özel bir düzenleme yapılarak, Gençlik ve Spor Bakanlığı, Spor Genel Müdürlüğü ve Yüksek Öğrenim Kredi ve Yurtlar Kurumu Genel Müdürlüğüne ait serbest memur kadrolarına, diğer kamu kurum ve kuruluşlarından nakil suretiyle yapılacak atamalar bütçe kanununda belirlenen sınırdan istisna tutulmuştur. Bu kapsamda, kanunda belirtilen bu üç kurum sayı sınırı olmaksızın diğer kamu kurumlarından naklen memur ataması yapabilecektir.

Burada bir hususu belirtmek istiyoruz. Yukarıda yer alan açıklamalar memur statüsündeki alımlara ilişkindir. Ancak sözleşmeli alımlar, belirtilen sınırlamalara dahil değildir. Dolaysıyla istenirse, Maliye Bakanlığının uygun gördüğü sayıda sözleşmeli öğretmen, sağlık personeli vb. alım yapmak mümkündür.
Yavuz Selim KAPLAN

www.memurlar.net

23 Ara 2016

Engelli memur 4 yıl fazla çalışırsa emekli aylığı artar mı?

Malulen emekli olacak memur, 4 yıl fazla çalışırsa emekli aylığı artar mı?
SORU:
Merhabalar... Ben 19 yıldır kamuda engelli kadrosunda çalışmaktayım.Suan itibariyle emekli olursam pirim 25 yıl üzerinden mi emekli maaşı alacağım yoksa 15 yıldan sonra çalışılan her yıl için fazladan çalıştığım 4 yıl için 25+4 toplam 29 yıl çalışmış gibi mi emekli maaşı alacağım..Bu konuda aydınlatırsanız çok sevinirim..Yardımlarınız için şimdiden teşekkür eder, iyi günler dilerim.

CEVAP:
Sorunuz özelinde Malul emeklisine nasıl aylık bağlanır? Konusunu 5434 sayılı T.C. Emekli Sandığı Kanunu hükümlerine göre değerlendirmekteyiz.

Genel Bilgiler:

1- Malulen emekli olmak için en az 10 yıl hizmet süresi olması gerekir. Malul kararını SGK. Sağlık Kurulu verir.

2- Malulen emekli kişinin tam hizmet sürelerine emekli ikramiyesi ödenir. Hizmet sürelerine göre hesap edilen aylık tutarı şayet en az ödenen aylık tutarından az olursa, SGK tarafından ödenen en az aylık tutarı malul aylığı olarak ödenir. 2015 ikinci yarı yılı için en az aylık tutarı 1515 TL.dir.

3- Emekli Sandığı Kanununa göre malul emeklisi emekli olduktan sonra SSK.lı özel veya resmi bir işyerinde dahi görev yaparsa malul aylığı kesilmez. Ancak, yeniden bir rapor alıp tekrardan memur olarak görev yaparsa malul aylığı kesilir.

4- Malul aylığı ile engelli aylığının hesaplaması da aynıdır. Yalnızca burada engelli aylığı için en az 15 yıl hizmet süresi aranır, malul aylığında ise en az 10 yıl hizmet süresi aranır. Ancak her ikisinde de aylık hesabı aynıdır. Hizmet süreleri az olduğundan hesap sonucundaki tutar SGK tarafından ödenen en az aylık tutarından az olacağından, SGK tarafından ödenen en az aylık tutarı ödenir, her iki durumda da aynı aylık tutarı alınır.

Aylık Hesaplama şekli:

Hesaplama kriterlerinde memurun;

1- Hizmet Süresi
2- Derece ve Kademesi,
3- Göstergesi ve Ek Göstergesi,
4- Taban ve Kıdem Aylığı göstergeleri,
5- Başbakanlık Müsteşarı aylığı esas alınarak bulunan belirli tutar (5434 sayılı Kanunun Ek 70 nci maddesine göre hesaplanan tutardır)
6- Aylık ve ikramiyenin hesap edildiği, yani emekli olduğu tarihteki geçerli olan memur maaş katsayısı,
bulunur.

Normal emeklilik ve malulen emeklilikte bu sistem üzerinden bulunan tutarlar ödenir, herhangi bir vergi indirimi, ilaveli bir ödeme bulunmaz.

- Malul aylığınızı fiilen çalıştığınız hizmetlerin toplamı üzerinden, bu hizmetleriniz içerisinde fiili hizmet süresi zammınız, yani yıpranma süreniz varsa bu sürede eklenerek toplam hizmetiniz üzerinden alırsınız, bu süre üzerinden emekli olursunuz.

- 10 yıldan sonra çalışılan süreleriniz varsa çalıştığınız toplam hizmet süreniz üzerinden malul olarak emekli olabilirsiniz. Bu durumda toplam hizmet süreniz ne kadar ise o hizmet üzerinden emekli ikramiyesi alırsınız, aylık tutarınız da en az ödenen aylık tutarından fazla olabilir.

- Örnek: 2 nci derece 3 üncü kademe 1600 ek göstergeye sahip 25 yıl hizmeti olan bir memur malul olarak emekli olursa aylığı, 1573 TL. , ikramiyesi de 25 yıl için 50356 TL. olur.

- 5 inci derece 2 nci kademeli ek göstergesiz 25 yıl hizmeti olan bir memur malul olarak emekli olursa aylığı en az aylık tutarı olur. 1513 TL. olur, ikramiyesi de 25 yıl için 46202 TL. olur.

www.memurlar.net

Engelli rapor oranı düşenler ne yapmalı ?

Engelli rapor oranı hastaneler tarafından düşürülenler ne yapmalı?
Engelli raporu ile elde edeceğiniz engelli hakları arasında 3600 günle emeklilikte var. 3600 günde emekli olabilirseniz ne kadar emekli maaşı alacağınız prime göre değişmektedir.

Fiziksel ve ruhsal eksiklikler için verilen Engelli raporları,  çıkan ve güncellenen yönetmeliklerle zaman zaman değişmektedir.Örnek vermek konuyu açıklamak için daha iyi olacaktır.

Kalp rahatsızlığı olan bir kişinin engelli rapor oranları aşağıda gibidir.Kişi 2002 yılında, 2005 ve 2010 yılında rapor almak için başvuruda bulunmuştur.

Tarih ve Engelli Raporu Derecesi

2002 Yılı : % 63

2005 Yılı:   %42

2010 Yılı: % 15

Gördüğünüz gibi rapor oranları her sene düşmektedir.Bunun sebebi devlet politikalarıyla ve yeni çıkarılan yönetmeliklerle engelli raporunu almanın daha zor hale gelmesidir.. Bu durum engelliler için zorlayıcı ve bağlayıcı olmaktadır. Bu örnek üzerinden gidersek örnek verdiğimiz kişi kalp rahatsızlığı için 2002 yılında vergi indirim belgesi almak için başvursaydı, engelli vergi indirim belgesini alacak ve yönetmelik değişse bile, erken emeklilik hakkını elde etmiş olacaktı.

Şimdi ise yönetmelik değiştiği için, aynı rahatsızlık için alabildiği maksimum rapor oranı % 15 düşmüştür. Bu yüzden engelli vergi indirim belgesi alma şansı elinden alınmış olmaktadır.Bu işin hatalı ve devlet tarafından görülmek istenen kısmı, peki bu durumda olanlar ne yapmalı, eski tarihli engelli raporu ile hangi haklardan faydalanmaya devam edebilirsiniz.
engelli raporu düşükse ne olur


Çözüm:

engelli raporu birden fazla kez  alınabilmektedir. Örneğin rapora başvurdunuz ve engelli rapor oranınız % 38 oranında onaylandı. Fakat siz engelli raporunuzun daha fazla yüzde ile çıkmasını istiyorsanız

Böyle bir durumda bir süre geçtikten sonra aynı hastaneye yada başka  bir hastahaneye engelli raporu için başvuruda bulunabilirsiniz. Şu an ki sistemde engelli raporu kişinin siciline işlememektedir. Yani bir kaç tane engelli raporunuz olabilir ve hangisini kullanmak isterseniz onu kullanabilirsiniz.

Yukarıdaki örneği hatırlarsak bu kişi, 2002 ve 2005 yılında aldığı raporlardan her hangi birini kullanarak engelli kadrosu için başvurabilir, işe girebilir.Çünkü yasal sınır olan % 40 oranını kişi aşmıştır.

peki işe girdi. ve tekrar rapora başvurdu. Bu durumda eğer rapor oranı düşerse ne olur ?

Bu durumda edinilmiş haklardan faydalanmaya devam eder, örneği engelli kadrosundan çalıyorsa, işveren artık sen engelli değilsin diyerek onu işten çıkaramaz. Sadece rapor başvurusunda ne için bulunuyorsa ondan yararlanamaz. Örneğin vergi indirim belgesi için başvurdunuz ve engelli rapor oranınız % 40 altına düştü. Sadece vergi indirim belgesi alamazsınız. Engelli olarak işinize devam edebilirsiniz.
Kaynak: engellibilgi.com

21 Ara 2016

KPSS 2016/2 tercih kılavuzu yayımlandı

ÖSYM, KPSS 2016/2 tercih kılavuzu yayımladı.
KPSS 2016/2: Bazı Kamu Kurum ve Kuruluşlarının Kadro ve Pozisyonlarına 2. Yerleştirme Yapmak İçin Adaylardan Tercih Alınması
Kamu kurum ve kuruluşlarının bazı kadro ve pozisyonlarına, "Kamu Görevlerine İlk Defa Atanacaklar İçin Yapılacak Sınavlar Hakkında Genel Yönetmelik" hükümleri uyarınca ÖSYM tarafından yerleştirme yapılacaktır. Adaylar tercihlerini 21 - 30 Aralık 2016 tarihleri arasında internet yoluyla ÖSYM'ye gönderebileceklerdir. İnternetten tercih gönderme işlemleri 30 Aralık 2016, saat 23.59'da sona erecektir.
Adaylar, tercihlerini Ek'te yer alan KPSS-2016/2 Tercih Kılavuzunda yer alan kurallara göre, internet üzerinden T.C. Kimlik Numaraları ve şifrelerini kullanarak kendileri yapacaklardır. Adayların kılavuzu dikkatle incelemeleri önem arz etmektedir.
Adaylara saygıyla duyurulur.
 KPSS-2016/2 TERCİH KILAVUZU

19 Ara 2016

2017'de Engelli Vergi İndirimi Artacak mı?

1 Ocak 2017 tarihinden geçerli olarak kamu görevlilerinin aylık ücretleri %3 oranında artacak, ancak bu artış engelli indirimi tutarlarını etkilemeyecek.
Engelli indirimi
Kamu görevlilerinin maaş hesaplaması yapılırken, kesilecek gelir vergisinin belirlenmesinde esas alınan gelir tutarından (matrah), haklarında geçerli olan engelli indirimi tutarı düşülerek bulunan yeni tutar üzerinden gelir vergisi hesaplanmaktadır. Bu uygulama, engelli indiriminden yararlanan kamu görevlilerinin net maaşlarının bir miktar fazla olması sonucunu doğurabilmektedir.
Engel oranlarına göre engel dereceleri
Vergi Usul Kanunu, çalışma gücündeki kayıp oranı;
*%40 ile %59 arasında olanların (%40 ve %59 dahil)  3.derece engelli sayılacağını,
*%60 ile %79 arasında olanların (%60 ve %79 dahil) 2.derece engelli sayılacağını,
*%80 ve daha yukarı olanların ise 1.derece engelli sayılacağını
hükme bağlamıştır.
Engelli indirimi tutarı
Engelli indirimine ilişkin düzenleme 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununda yapılmış olmakla birlikte, Maliye Bakanlığı tarafından çıkarılan tebliğlerle, Kanundaki engelli indirimi tutarlarında artış yapılabilmektedir.
Bu çerçevede, engelli indirimi konusunda son olarak 25 Aralık 2015 tarihinde yayımlanan 290 Seri No’lu Gelir Vergisi Genel Tebliği ile belirleme yapılmıştır.
2016 takvim yılında uygulanmak üzere yapılan ve halen  geçerli olan bu belirlemeye göre;
*3 üncü derece engelliler için 210 TL.
*2 inci derece engelliler için 460 TL.
*1 inci derece engelliler için 900 TL.
indirim uygulanmaktadır.
Engelli indiriminde artış olacak mı?
Maliye Bakanlığının, 2017 yılına ilişkin engelli indirimi tutarları konusunda önümüzdeki günlerde bir belirme yapacağı beklenmekle birlikte, engelli indirimi tutarlarının çalışanların aylık net maaşlarına etkisinin yok denecek kadar az olurken, AGİ (asgari geçim indirimi) uygulamasıyla birlikte değerlendirildiğinde ise engelli indiriminin bazı çalışanların net maaşına hiç yansımadığı görülmektedir.
Bu itibarla, engelli indirimi uygulaması konusunda, net maaşta gerçek manada artış sağlayacak şekilde düzenleme yapılmasının uygun olacağını düşünmekteyiz. 
engellilersitesi.com

16 Ara 2016

Bennur Karaburun dan Engellilere Yönelik Açıklaması




Engellilik, Türkiye’de çok değil bundan on-onbeş yıl öncesine kadar pek de gündemde olmayan bir konu iken 2002’de başlayan Ak Parti hükümetleri ile birlikte artık medeni hizmetin, insanlık anlayışının, gelişmişlik göstergesinin temel noktası haline gelmiştir. Bu şuurla devletimiz engelli bireyleri ötekileştiren, toplumun dışına iten, onları eve hapseden çağdışı anlayışı reddederek Birleşmiş Milletler Engelli Haklarına İlişkin Sözleşme’ye imza koymuş, bu konuda alınacak tedbirlerin eşitlik ilkesine aykırı sayılamayacağı ilkesini Anayasa ile güvence altına almıştır.

Toplumun dezavantajlı kesimlerine yönelik geliştirdiğimiz sosyal politikalarla, engellilerimizin yaşamını kolaylaştıran, refah seviyesini yükselten, onları başarıya ulaştıran tedbirleri hayata geçirdik. Hak eksenli yaklaşımla sağladığımız tüm hizmetlerde, engellilerimizin sosyal hayata tam katılımlarını amaçladık. Engellilik konusu, eğitimden istihdama, erişilebilirlikten bakım hizmetlerine kadar hayatın birçok farklı boyutunu içinde barındıran bir alan… Öncelikli hedefimiz ve engelliler politikamızın çerçevesi engelli bireylerin toplum hayatına etkin katılımını sağlamak, insan haklarına dayalı, ayrımcılıkla mücadeleyi esas alan ve fırsat eşitliği temelinde var olan haklarını eksiksiz kullanabilmelerini sağlamaktır.

Çağımızda engelli bireylerin toplum hayatına etkin katılımının en önemli koşullarından birisi, çalışma hayatında yer almalarının sağlanmasıdır. Son on yıla ilişkin engellilerin istihdamının desteklenmesi konusu, devletimizin ve Bakanlığımızın ele aldığı en öncelikli konular arasında yer almış ve yeni yasal düzenlemeler ve uygulamalar ile engelli istihdamının artmasına önemli katkılar sağlanmıştır. İlki 2012 yılında yapılan merkezi engelli memur sınavları ile engelli memur sayısında kayda değer bir artış gözlemlenmiştir. Bu kapsamda 2002 yılın da kamu kurumların da çalışan engelli memur sayısı 5.777 iken 2016 yılı ekim ayı itibariyle bu rakam 48.963’e yükselmiştir. Diğer taraftan zihinsel ve ruhsal engelli bireylerin iş gücü piyasasına kazandırılması amacıyla, mali ve vergisel teşvikleri içeren Korumalı İşyerleri mevzuatı yakın zamanda gözden geçirilmiştir.