31 Oca 2015

Huzurevi ve bakım merkezinde kalanlara harçlık verilecek

Huzurevi ve bakım merkezinde kalanlara harçlık verileceğine ilişkin yönetmelik yayımlandı.

31 Ocak 2015 CUMARTESİ
Resmi Gazete
Sayı : 29253

YÖNETMELİK

Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığından:

SOSYAL HİZMET KURULUŞLARINDA BAKIMI SAĞLANAN ENGELLİ VE

YAŞLI BİREYLERE HARÇLIK ÖDENMESİNE İLİŞKİN YÖNETMELİK

BİRİNCİ BÖLÜM

Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar

Amaç ve kapsam

MADDE 1 - (1) Bu Yönetmeliğin amacı, sosyal güvenlik kuruluşlarının herhangi birisinden her ne ad altında olursa olsun bir gelir veya aylık hakkından yararlananlar ile uzun vadeli sigorta kolları açısından zorunlu olarak sigortalı olunması gereken bir işte çalışanlar hariç olmak kaydıyla, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığının sosyal hizmet kuruluşları ile Darülaceze Müessesesinde ücretsiz bakılan veya bakım ücreti Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı tarafından ödenerek özel sosyal hizmet kuruluşlarında bakımı sağlanan ya da Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığınca yardım yapılmak suretiyle desteklenen resmi sosyal hizmet kuruluşlarında verilen bakım hizmetinden yararlanıp da Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığının sosyal hizmet kuruluşlarınca verilen bakım hizmetinden ücretsiz yararlanmaya ilişkin koşulları haiz olan yaşlılara ve engelli bireylere aylık harçlık ödenmesine ilişkin usul ve esasları düzenlemektir.

Dayanak

MADDE 2 - (1) Bu Yönetmelik, 24/5/1983 tarihli ve 2828 sayılı Sosyal Hizmetler Kanununun ek 11 inci maddesine dayanılarak hazırlanmıştır.

Tanımlar

MADDE 3 - (1) Bu Yönetmelikte geçen;

a) Bakanlık: Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığını,

b) Bakanlık sosyal hizmet kuruluşları: 2828 sayılı Sosyal Hizmetler Kanununun 3 üncü maddesinin birinci fıkrasının (f) bendinin dört, beş ve onüç numaralı alt bentlerinde tanımlanan engelli ve yaşlı bireylere hizmet sunan kuruluşları,

c) Bakanlıkça yardım yapılmak suretiyle desteklenen resmi sosyal hizmet kuruluşları: Bakanlığın haricindeki diğer kamu kurum ve kuruluşları tarafından açılan ve Bakanlık tarafından yardım yapılmak suretiyle desteklenen, engelli ve yaşlı bireylerin bakımı için yatılı hizmet veren kuruluşları,

ç) Darülaceze Müessesesi: 15/4/1916 tarihli ve 2511 sayılı Darülaceze Nizamnamesi ile kurulan kuruluşu,

d) İl müdürlüğü: Aile ve Sosyal Politikalar İl Müdürlüğünü,

e) Kuruluş: Bu maddenin (b), (c), (ç) ve (f) bentlerinde sayılan kuruluşları,

f) Özel sosyal hizmet kuruluşları: Engelli ve yaşlı bireylerin bakımı için yatılı hizmet veren, gerçek kişiler ve özel hukuk tüzel kişileri tarafından Bakanlığın izniyle açılan sosyal hizmet kuruluşlarını,

ifade eder.

İKİNCİ BÖLÜM

Harçlık Ödenmesine İlişkin Usul ve Esaslar

Harçlık ödenecek kişiler

MADDE 4 - (1) Sosyal güvenlik kuruluşlarının herhangi birisinden her ne ad altında olursa olsun bir gelir veya aylık hakkından yararlananlar ile uzun vadeli sigorta kolları açısından zorunlu olarak sigortalı olunması gereken bir işte çalışanlar hariç olmak kaydıyla;

a) Bakanlık sosyal hizmet kuruluşlarında ücretsiz kalan engelli ve yaşlı bireylere,

b) Bakanlıkça yardım yapılmak suretiyle desteklenen resmi sosyal hizmet kuruluşlarında kalan engelli ve yaşlı bireylerden Bakanlığın sosyal hizmet kuruluşlarınca verilen bakım hizmetinden ücretsiz yararlanmaya ilişkin koşulları haiz olanlara,

c) Darülaceze Müessesesince ücretsiz bakılan engelli ve yaşlı bireylere,

ç) Bakım ücreti Bakanlık tarafından ödenerek veya Bakanlıkça ücretsiz kontenjandan yararlandırılarak özel sosyal hizmet kuruluşlarında bakımı sağlanan engelli ve yaşlılara,

harçlık ödenir.

Harçlık miktarı

MADDE 5 - (1) 4 üncü maddede belirtilen engelli ve yaşlı bireylere her yıl merkezi yönetim bütçe kanunu ile belirlenecek miktar üzerinden hiçbir kesinti yapılmaksızın aylık net harçlık ödenir.

Tahakkuk

MADDE 6 - (1) Engelli veya yaşlıya, kuruluşa kabul edildiği tarih esas alınarak, takip eden ayda gün hesabıyla harçlık tahakkuk ettirilir.

(2) Kuruluşa kabul edildiği için 2022 sayılı Kanun kapsamında aldığı aylığı kesilen bireye, bu Yönetmelikte belirtilen diğer koşulların da sağlanması halinde, 2022 sayılı Kanun ve ilgili mevzuatı doğrultusunda en son aylığın alındığı dönemi takip eden dönem başındaki aydan itibaren harçlık tahakkuk ettirilir.

(3) İzinsiz olarak kuruluşunu terk eden engelli ve yaşlılar ile korunma kararı kaldırılmak üzere ailelerinin yanına verilen engelliler adına harçlık tahakkuk ettirilmez.

Harçlığın ödenmesi

MADDE 7 - (1) Bakanlık tarafından; Bakanlık sosyal hizmet kuruluşlarında kalan engelli ve yaşlıların harçlıkları için gerekli ödenek ilgili kuruluşa; Darülaceze Müessesesinde, Bakanlıkça yardım yapılmak suretiyle desteklenen resmi sosyal hizmet kuruluşlarında ve özel sosyal hizmet kuruluşlarında kalan engelli ve yaşlıların harçlıkları için gerekli ödenek ilgili il müdürlüğüne gönderilir.

(2) Para kavramı gelişmiş ve parasını koruyabilen engelli ve yaşlıların harçlıkları kendilerine elden verilir veya talepleri halinde adlarına bir kamu bankasında açılacak hesaba yatırılır.

(3) Kuruluşta yapılacak değerlendirme neticesinde; para kavramının gelişmediğine veya parasını koruyamayacağına karar verilen engellilerin ve yaşlıların harçlıkları, kuruluş tarafından bir kamu bankasında açılacak özel hesaba yatırılır.

(4) Kuruluş tarafından harçlık ödemesine başlanan veya vefat haricinde harçlığı kesilen engelli ve yaşlılara ait bilgiler, on iş günü içinde, adrese dayalı nüfus kayıt sisteminde bağlı oldukları sosyal yardımlaşma ve dayanışma vakfına resmi yazı ile bildirilir.

ÜÇÜNCÜ BÖLÜM

Son Hükümler

Yürürlük

MADDE 8 - (1) Bu Yönetmelik 1/1/2015 tarihinden geçerli olmak üzere yayımı tarihinde yürürlüğe girer.

Yürütme

MADDE 9 - (1) Bu Yönetmelik hükümlerini Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı ve Maliye Bakanı birlikte yürütür.

28 Oca 2015

DPB, ‪KPSS ve EKPSS‬ yerleştirme takvimini açıkladı

2015 yılı KPSS ve EKPSS Yerleştirme takvimiaşağıda yer almaktadır.
KPSS için yerleştirme talebinde bulunacak kamu kurum ve kuruluşları E-Uygulama üzerinden yerleştirme taleplerini Başkanlığımıza ileteceklerdir.

KPSS takviminde aksama yaşanmaması için kamu kurum ve kuruluşları KPSS yerleştirme taleplerine ilişkin üst yazı ve E-Uygulama üzerinden alacakları raporu 20 Mart 2015 tarihine kadar Başkanlığımız evrakında olacak şekilde ulaştırmaları; ulaştıramamaları ihtimaline karşı ilgili yazı ve raporu taratarak mail ortamında ilgili personele göndermeleri gerekmektedir.
Önemle duyurulur.

2015 KPSS TAKVİMİ

Başvuru Tarihi
Sınav Tarihi
KPSS A Grubu ve Öğretmenlik
06-21 Mayıs 2015
04-05 Temmuz 2015
Öğretmenlik Alan Bilgisi Testi
06-21 Mayıs 2015
12 Temmuz 2015

2015 KPSS Yerleştirme Takvimi

DPB tarafından kamu kurum ve kuruluşlarından yerleştirme taleplerinin toplanması
ÖSYM Başkanlığınca tercihlerin alınması
KPSS 1. Yerleştirme
01 Ocak - 20 Mart 2015
16 - 24 Nisan 2015
KPSS 2. Yerleştirme
10 Ağustos - 09 Ekim 2015
16 - 25 Kasım 2015

2015 EKPSS Yerleştirme Takvimi

DPB tarafından kamu kurum ve kuruluşlarından yerleştirme taleplerinin toplanması
ÖSYM Başkanlığınca tercihlerin alınması
EKPSS Yerleştirme
----
16 - 24 Nisan 2015

2015 EKPSS ve KPSS tercih tarihleri belli oldu

2015 EKPSS ve KPSS tercih bildirme tarihi belli oldu
Bakan Faruk Çelik,
Twitter hesabındna yaptığı açıklamada 2015 KPSS ve EKPSS tercih başvuru tarihlerini açıkladı.
İşte o açıklamalar:
2015 yılında Kamu'ya atama yapmak üzere Kamu Kurum ve Kuruluşlarımızdan memur taleplerini toplamaya başladık...

2015/1 Yerleştirme İşlemlerinde memur talebi olan Kurumlarımız, taleplerini 20 Mart'a kadar Devlet Personel Başkanlığımıza bildirecekler...

Toplanan taleplere göre, ilana çıkılmasının ardından, 16-24 Nisan tarihleri arasında başvurular alınacak...

2014 KPSS ve EKPSS sınavlarına girmiş olan adayların, bu tarihler arasında başvurularını yapmalarını gerekiyor...

Yerleştirme taleplerinin toplanmasına ve yerleştirme takvimine ilişkin detaylı bilgi http://www.dpb.gov.tr web adresinde yer alacaktır..." dedi.

kaynak: www.engellilerdunyasi.com

18 Oca 2015

2015 EKPSS Yerleştirme Takvimi nezaman yayınlanacak?

2014 yılında başvurup sınavdan aldıkları ekpss puanıyla atanmak isteyen ve sadece başvuru yaparak ekpss kura çekilişini bekleyen engelli memur adayları 2015 EKPSS yerleştirme takviminin ne zaman açıklanacağını merak etmektedirler.
Bu konuyu netliğe kavuşturmak adına EKPSS Yönetmeliğinde aşağıdak şekilde bir madde yer almaktadır.

EKPSS yönetmeliğinde:
"MADDE 7- (1) Başkanlık tarafından, Merkezin de görüşü alınmak suretiyle her yıl Ocak ayında sınav ve/veya yerleştirme takvimi belirlenerek duyurulur." 

şeklinde atama takvime esas madde yer almaktadır.

Bu bağlamda 2015 Ocak ayının sonuna kadar 2015 EKPSS yerleştirme takvimin ÖSYM tarafından açıklanmasını beklenmektedir.

www.ekpss.biz

15 Oca 2015

Engelliler, DPB önünde basın açıklaması yaptı

Atama bekleyen engelliler, EKPSS 2015 atamaları için DPB önünde basın açıklaması yaptı
Engelli adaylar bugün 12:00'da, EKPSS 2015 atamaları ve yüksek kadro açılması talebiyle, Devlet Personel Başkanlığı önünde basın açıklaması yaptılar.

Devlet Personel Başkanlığı önünde toplanan Engelliler Konfederasyonu üyeleri, "Çalışma hakkımız engellenemez", "Kadrolar dolsun, engelliler mutlu olsun" şeklinde dövizler taşıdı.

Engelliler Konfederasyonu Genel Başkanı Avukat Turhan İçli, burada yaptığı açıklamada, "Her yıl ocak ayında atama takviminin ilan edilmesi gerekiyor. Engelli kamu personel açığı 20 bini geçiyor. Bu açığın kapatılması gerekiyor. Mart ayında 10 bin, eylül ayında da 10 bin olmak üzere, 20 bin engelli ataması talep ediyoruz, bütün engelli arkadaşlar adına" diye konuştu.

engellilersitesi.net

12 Oca 2015

Bakan İslam engellilere neden bu kadar uzak?

Bakan İslam engellilere neden bu kadar uzak?

Engelliler soruyor: 'Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Ayşenur İslam; engellilere, kadro mücadelesine neden destek vermiyor? Neden gözlerini, kulaklarını tıkayayak engellilerin sorunlarına çözüm aramıyor?'

Sayın Bakan İslam engellilere neden bu kadar uzak? Binlerce engelli bu sorunun yanıtını merak ediyor.

Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Ayşenur İSLAM 10 Ocak'ta CNN Türk de Ankara Gündemi adlı programa katıldı. Program sunucusu, sayın Bakan'a 'Kurumlardaki boş kadrolar neden doldurulamıyor?' sorusu yöneltti.

Sayın Bakan verdiği cevapla, tıpkı Devlet Personel Başkanı gibi; "nitelikli engelli, nitelikli kadro" vurgusu yapmış ve engellilerin kendini geliştirmediğini ima ederek engellileri büyük hayal kırıklığına uğratmıştır. Görülüyorki, Bakan İSLAM'ın engellilerle ilgili hiç bir faaliyette bulunmadığı, kadro konusu ile ilgili tüm sorumluluğu Devlet Personel Başkanlığı'na atmaktadır.

Sayın Bakan'ın boş engelli kadroları ile ilgili sözleri:

"Kamuda 23 bin küsür boş engelli kadro var. Ama; MEB'deki kontenjan, 15 bin engelli öğretmen yok, onun için atanamıyor. Adalet Bakanlığı için engelli hakim, savcı, mübaşir yok! Diyanet'teki boş kadrolar için yeterli İlahiyat mezunu yok!"

Sayın Bakan, "Nereden bakarsanız bakın, engellerin kaldırılması 10 yıllık mevzudur" ifadelerini kullandı. Bu bile nitelikli engelli yetişmemesinin en büyük kanıtıdır. Buna rağmen, başta sayın Bakan ve devlet yetkililerinin hala "nitelikli kadro, nitelikli engelli" konusunda diretmesi düşündürücü.

Bakan hanımın unuttuğu veya görmemezlikten geldiği bir unsur da varki oda EKPSS yönetmeliği.

07.02.2014 tarihinde resmi gazetede imzalanarak yürürlüğe giren yönetmeliğin 3. bölümünde yer alan madde 10'un 3. fıkrasında "Engellilerin istihdam edileceği uygun münhal kadro bulunmadığı takdirde hizmet gereklerine ve genel hükümlere göre diğer münhal kadrolarda değişiklik yapılarak gerekli kadrolar temin edilir. Engelli personelin istihdam edileceği birimler engellilerin engel durumları dikkate alınarak ilgili kamu kurum veya kuruluşunca belirlenir." ifadeleri yer almaktadır.

Buradan da görülmektedir ki nitelik konusu engellilerin sorunu değildir, asıl sorun engellilerin niteliğine göre kadro açılamamasıdır.

Gerek engelliye uygun kadro gerekse engellilerin sorunlarının ilk muhtabı Aile Bakanlığı ve dolayısyla sayın Bakan İslam'dır. Ama sayın Bakan, malesef üzerine düşen sorumluluğu görmezden gelmekte ve kulak kabartmaktadır. EKPSS kadrolarının açıklanması dönemlerinde; EKPSS kadroları için yapılan açlık grevi eyleminde, Sayın Bakan hep görmezlikten gelmiş, deyim yerindeyse 'kılını kıpırdatmamıştır'.

Engelliler, sayın Bakan'ın; "engellilerin de" bakanı olduğunu hatırlatarak, engelliler ve kadro konusunda üzerine düşeni yapmasını talep ediyor.

engellilersitesi.com

8 Oca 2015

ÖSYM'den Engellilere Yeni sınav kuralları

ÖSYM yayınladığı ÖSYS kılavuzunda Engellilere Yeni sınav kurallarını açıkladı
SAĞLIK/ENGEL DURUMU NEDENİ İLE ÖZEL BİR ALET, ARAÇ GEREÇ VE CİHAZLA SINAVA GİRECEK ADAYLARIN
UYMASI GEREKEN KURALLAR
Sağlık/engel durumu nedeni ile bir alet, araç gereç ve cihazla sınava girmeleri gereken adayların, sınav
konforunu temin etmek ve daha rahat koşullarda sınavlarını gerçekleştirmelerini sağlamak amacıyla, ilgili
alet, araç gereç ve cihazları ile sınava girmelerine izin verilecektir. Bu durumdaki adayların, Merkezimize
gönderecekleri sağlık raporlarında, kullanacakları alet, araç gereç ve cihazın ne olduğunun ve engelleri
nedeniyle ilgili alet, araç gereç ve cihazı kullanmalarının zorunlu olduğunun açıkça belirtilmiş olması
gerekmektedir. Sağlık raporunda kullanılacak olan alet, araç gereç ve cihazların isimleri net olarak bildirilmeyen
adayların söz konusu alet, araç gereç ve cihazlarla sınav binalarına girmelerine müsaade edilmeyecektir.
Ayrıca, sağlık raporlarında engelli adayların zorunlu olarak kullanacakları belirtilmiş ancak;
sınav güvenliğini zedeleyecek nitelikte olan alet, araç gereç ve cihazı kullanmak durumunda olan adaylar,
Ankara’da ÖSYM tarafından hazırlanacak her türlü kablolu-kablosuz iletişimi kesilmiş binalarda sınava alı-
nacaklardır. Bu binalarda bina girişi ve her salonda sınav uygulaması kamera ile kayıt altına alınacaktır.
Bu tür alet, araç gereci kullanan adaylardan Ankara’da sınava girmek istemeyenler, diğer tüm adayların
sınava alındığı binalarda ilgili alet, araç-gereç ve cihazı kullanma izni verilmeden sınava alınacaklardır.
Adaylar ilgili sağlık raporlarını, durumlarını ve taleplerini başvuru süresi içerisinde ÖSYM’ye iletecek veya
bildireceklerdir. Başvuru süresi dışında gelen talepler, bilgi ve belgeler dikkate alınmayacaktır.
Bu kapsamda ilgili komisyon tarafından yapılan değerlendirmede; ÖSYS sınavlarında sağlık/engel durumu
nedeni ile aşağıdaki listede yer alan alet, araç-gereç ve cihazı kullanacak adaylar belirtilen sınav merkezlerinde
sınava alınacaklardır:
1- Gözlük tipi işitme cihazı / atel / elektronik büyüteç / oksijen tüpü /masa lambası / koyu renk camlı
gözlük / kullanacak olan adaylar Ankara’da ÖSYM tarafından hazırlanacak her türlü kablolu-kablosuz iletişimi
kesilmiş binalarda sınava alınacaklardır.
2- Kalp pili / kâğıt torba kullanan adaylar, tercih ettikleri sınav merkezinde sınava alınacaklardır.
3- İnsülin iğnesi, kalemi, enjektör, şırınga, şeker ölçüm cihazı kullanan adaylar, sınavda Bina Sınav Sorumlusu
Yardımcısına (tüm sorumluluğu kendilerinde olmak kaydıyla) aparat/cihazlarını teslim edecekler,
ihtiyaç halinde kullanabileceklerdir. Zorunlu olarak bu gereçleri yanında bulundurmak durumunda
olan adayların ilgili gereçleri BSS Yardımcısı tarafından Sınav başladıktan sonra Salon Başkanının masasına
konulacak ve kullanım dışı zamanlarda sürekli orada kalacaklardır. Bu adaylar, tercih ettikleri sınav
merkezinde sınava alınacaklardır. Aparat/cihazlarını Bina Sınav Sorumlusu Yardımcısına teslim etmek istemeyen,
aparat/cihazlarının sınavda yanlarında bulunmasını isteyen adaylar, Ankara’da ÖSYM tarafından
hazırlanacak her türlü kablolu-kablosuz iletişimi kesilmiş binalarda sınava alınacaklardır.
4- Üzerinde protez, ortezi olan adaylar, Bina Sınav Sorumlusu Yardımcısı tarafından bu protez, ortezleri
kontrol edilerek sınava alınacaklardır. Protez, ortez giysi altında olmalıdır. Bu adaylardan okuyucu yardımı
talep edenler, Ankara’da ÖSYM tarafından hazırlanacak her türlü kablolu-kablosuz iletişimi kesilmiş binalarda
sınava alınacaklardır.
5- Üzerinde diren, katater bulunan adaylar, Bina Sınav Sorumlusu Yardıcısı tarafından bu diren, katater
kontrol edilerek sınava alınacaklardır. Diren, katater giysi altında olmalıdır. Bu adaylardan okuyucu
yardımı talep edenler ile diren, katateri metal parça içerenleri kullanacak olan adaylar Ankara’da ÖSYM
tarafından hazırlanacak her türlü kablolu-kablosuz iletişimi kesilmiş binalarda sınava alınacaklardır.
6- Boyunluk /destek malzemesi (yükseltici materyal) / eldiven / havlu/ peçete/ bez/ hasta bezi / bere /
şapka / bandaj / saç tokası kullanan adaylar tercih ettikleri sınav merkezlerinde sınava girecekler ancak
bu malzemelerden metal parça içerenleri kullanacak adaylar Ankara’da ÖSYM tarafından hazırlanacak her
türlü kablolu-kablosuz iletişimi kesilmiş binalarda sınava alınacaklardır.
7- Korse kullanan adaylardan korsesi giysi altında olanlar tercih ettikleri sınav merkezinde sınava alınacaklardır.
Bu adaylardan okuyucu yardımı talep edenler ile korsesi metal parça içeren adaylar Ankara’da
ÖSYM tarafından hazırlanacak her türlü kablolu-kablosuz iletişimi kesilmiş binalarda sınava alınacaklardır.
8- İlaç kullanacak adaylardan ilaçlarını tane ile sınav binasına getirenler tercih ettikleri sınav merkezinde
sınava alınacaklardır. Kullanacakları ilacı paket içerisinde sınava getirmesi gereken adaylar, Ankara’da
ÖSYM tarafından hazırlanacak her türlü kablolu-kablosuz iletişimi kesilmiş binalarda sınava alınacaklardır.
9- Ek gıda (paketli) kullanması gereken adaylar, açılmamış paketlerde (paketler sınav boyunca masa
üstünde olmak kaydıyla) Bina Sınav Sorumlusu Yardımcısı kontrolünde tercih ettikleri sınav merkezinde
sınava alınacaklardır.
10- Göz damlası kullanan adaylar, Bina Sınav Sorumlusu Yardımcısı kontrolünde tercih ettikleri sınav
merkezinde sınava alınacaklardır. Damla metal şişede ise adaylar, Ankara’da ÖSYM tarafından hazırlanacak
her türlü kablolu-kablosuz iletişimi kesilmiş binalarda sınava alınacaklardır.
11- Sonda kullanan adaylar tercih ettikleri sınav merkezinde sınava alınacak ancak bunlardan okuyucu
yardımı talep edenler, Ankara’da ÖSYM tarafından hazırlanacak her türlü kablolu-kablosuz iletişimi kesilmiş
binalarda sınava alınacaklardır.
12- Oturma simidi, yastık kullanan adaylar, Bina Sınav Sorumlusu Yardımcısı kontrolünde tercih ettikleri sınav merkezinde sınava alınacaklardır. Bu adaylardan okuyucu yardımı talep edenler, Ankara’da ÖSYM
tarafından hazırlanacak her türlü kablolu-kablosuz iletişimi kesilmiş binalarda sınava alınacaklardır.

13- Maske kullanan adaylar, Bina Sınav Sorumlusu Yardımcısı kontrolünde tercih ettikleri sınav merkezinde
sınava alınacaklardır. Bu adaylardan maskesi metal parça içerenler, Ankara’da ÖSYM tarafından hazırlanacak
her türlü kablolu-kablosuz iletişimi kesilmiş binalarda sınava alınacaklardır.
14- İşitme cihazının pili ve kabı ile sınava gelen adaylar, sınavda bu malzemelerini Bina Sınav Sorumlusu
Yardımcısına teslim edecekler, ihtiyaç halinde kullanabileceklerdir. Bu malzemelerini Bina Sınav Sorumlusuna
teslim etmek istemeyen, sınavda yanlarında bulunmasını isteyen adaylar, Ankara’da ÖSYM tarafından
hazırlanacak her türlü kablolu-kablosuz iletişimi kesilmiş binalarda sınava alınacaklardır.
15- Özel ortopedik ayakkabı kullanan adaylar tercih ettikleri sınav merkezlerinde sınava alınacak ancak
bunlardan okuyucu talep eden adaylar Ankara’da ÖSYM tarafından hazırlanacak her türlü kablolu-kablosuz
iletişimi kesilmiş binalarda sınava alınacaklardır.
16- Pant ve dizlik kullanan adaylar bu malzemeleri giysi altında olmak kaydıyla tercih ettikleri sınav merkezinde
sınava alınacaklardır. Bu adaylardan okuyucu talep eden adaylar Ankara’da ÖSYM tarafından
hazırlanacak her türlü kablolu-kablosuz iletişimi kesilmiş binalarda sınava alınacaklardır.
17- İşitme Cihazı ve Biyonik Kulak kullanmak durumunda kalan adayların eğer kulaklıklar ve cihazları
bedenlerinden ayrılabilir ise sınav öncesinde Bina Sınav Sorumlusu Yardımcısına teslim edip sınav sonrasında
teslim alacaklar. Aksi halde bu adaylar ile bu adaylardan okuyucu isteyenlerin hepsi Ankara’da
ÖSYM tarafından hazırlanacak her türlü kablolu-kablosuz iletişimi kesilmiş binalarda sınava alınacaklardır.
18- tekerlekli sandalye (Akülü olanlar dâhil) kullanan adaylar tercih ettikleri sınav merkezinde sınava
alınacaklardır. Bu adaylardan okuyucu talep eden adaylar, Ankara’da ÖSYM tarafından hazırlanacak her
türlü kablolu-kablosuz iletişimi kesilmiş binalarda sınava alınacaklardır.
19- Koltuk değneği / baston / kanedyen / yürüteç kullanan adaylar, tercih ettikleri sınav merkezinde
sınava alınacaklardır. Bina Sınav Sorumlusu Yardımcısı tarafından bu malzemeler teslim alınacak sınav
sonunda adaya teslim edilecektir.
20- Elektronik olmayan büyüteç kullanan adaylar, tercih ettikleri sınav merkezinde sınava alınacaklardır.
Büyüteci metal parça içeren adaylar Ankara’da ÖSYM tarafından hazırlanacak her türlü kablolu-kablosuz
iletişimi kesilmiş binalarda sınava alınacaklardır

21- Prizmatik Gözlük, teleskopik gözlük kullanan adaylar (sadece çerçeve ise) tercih ettikleri sınav merkezinde
sınava alınacaklardır. Bu malzemelerinde bir aparat takılı olan adaylar Ankara’da ÖSYM tarafından
hazırlanacak her türlü kablolu-kablosuz iletişimi kesilmiş binalarda sınava alınacaklardır.
22- Abaküs kullanan adaylar Bina Sınav Sorumlusu Yardımcısının kontrolü ile tercih ettikleri sınav merkezinde
sınava alınacaklardır. Üzerinde herhangi bir olağan dışı aparat olan cihazlarla sınava girecek
adaylar Ankara’da ÖSYM tarafından hazırlanacak her türlü kablolu-kablosuz iletişimi kesilmiş binalarda
sınava alınacaklardır.
23- Küptaş veya Kabartmalı Yazı Tableti kullanan adayların bu malzemeleri plastik ise tercih ettikleri sı-
nav merkezinde sınava alınacaklardır. Metal kalem kullanacaklarda bu malzeme kontrol edilip tutanağa
olağan dışı bir durum olmadığı yazılacaktır. Aksi takdirde aday sınava alınmayacaktır. Kalem dışında metal
aksamlı malzeme kullanacak olan adaylar Ankara’da ÖSYM tarafından hazırlanacak her türlü kablolukablosuz
iletişimi kesilmiş binalarda sınava alınacaklardır.
24- Tahta ve Beyaz Tahta Kalem kullanan adaylar, tercih ettikleri sınav merkezinde sınava alınacaklardır.
Bu malzemesi metal parça içerenler ile okuyucu talep eden adaylar Ankara’da ÖSYM tarafından hazırlanacak
her türlü kablolu-kablosuz iletişimi kesilmiş binalarda sınava alınacaklardır.
25- Astım ilacı, spreyi, pompası kullanan adaylardan bu malzemesi metal içermeyenler tercih ettikleri
sınav merkezinde sınava alınacaklardır. Metal içeren malzemeler Bina Sınav Sorumlusu tarafından teslim
alınacak ihtiyaç olduğunda adayın kullanmasına izin verilecektir. Zorunlu olarak bu gereçleri yanında bulundurmak
durumunda olan adayların ilgili gereçleri BSS Yardımcısı tarafından Sınav başladıktan sonra
Salon Başkanının masasına konulacak ve kullanım dışı zamanlarda sürekli orada kalacaklardır.
26- Büyüteç gözlüğü kullanan adayların bu malzemeleri Bina Sınav Sorumlusu Yardımcısı tarafından
kontrol edilerek tercih ettikleri sınav merkezinde sınava alınacaklardır. Eğer olağan dışı bir durum var ise
adayın talebi ile kendileri Ankara’da ÖSYM tarafından hazırlanacak her türlü kablolu-kablosuz iletişimi
kesilmiş binalarda sınava alınacaklardır.
27- Bilgisayar - Braille Daktilo kullanan adaylar, Ankara’da ÖSYM tarafından hazırlanacak her türlü
kablolu-kablosuz iletişimi kesilmiş binalarda sınava alınacaklardır

28- İnsülin Pompası kullanan adaylar, bu aparatı giysilerin altında bulundurmak şartı ile kendi tercih
etmiş oldukları sınav merkezinde sınava alınacaklardır.
29- İnsülin Pompası kullanıp, aynı zamanda başka rahatsızlığı nedeni ile (görme vb.) okuyucu yardımı
alan adaylar Ankara’da ÖSYM tarafından hazırlanacak her türlü kablolu-kablosuz iletişimi kesilmiş
binalarda sınava alınacaklardır.

GENEL KURALLAR
KURAL 1: Engeli nedeniyle herhangi bir alet kullanan engelli adaylardan okuyucu talep edenler Ankara’da
ÖSYM tarafından hazırlanacak her türlü kablolu-kablosuz iletişimi kesilmiş binalarda sınava alınacaklardır.
KURAL 2: Engeli nedeniyle herhangi bir elektronik alet kullanan engelli adaylar, Ankara’da ÖSYM tarafından
hazırlanacak her türlü kablolu-kablosuz iletişimi kesilmiş binalarda sınava alınacaklardır.
KURAL 3: Vücut üzerine monte edilen ve elektronik olmayan alet ve araçlarla (giysi altında olmak koşulu
ile) sınava girecek adaylar, tercih ettikleri sınav merkezinde sınava alınacaklardır.
KURAL 4: Sınavda 18 veya 22 punto soru kitapçığı isteyen adaylar, Ankara’da sınava alınacaklardır. Bu
adaylar 18 ve 22 puntoda yazılı soru kitapçığında yer alan soruların sayfa düzeni ve tasarımdan kaynaklanan
durumlardan dolayı hak iddia etmeyeceğini ilgili dilekçesinde belirtilmiş olacaktır. Cevap kâğıdı boyutu
standart olduğundan (Bütün adaylara sadece 9 punto cevap kâğıdı verilecektir.), bu adaylara talep
etmeleri halinde işaretleyici yardımı verilecektir.
KURAL 5: Herhangi bir araç ile sınava giren aday olması durumunda Bina Sınav Sorumlusu Yardımcısı tüm
aletleri tek tek kontrol edecek ve izin verilen alet olup olmadığına, aletin üzerinde metal unsurlar bulunmadığına,
karar verecek ve öyle binaya alacak. metal nitelik bulunan araçlar ÖSYM’ye bildirilmiş ve atama
binaya yapılmış ise sınava alınacaktır.
KURAL 6: Engelli adaylar, ÖSYM tarafından engelli aday binası olarak belirlenmiş binalarda sınava gireceklerdir.

KURAL 7: Metal nitelikli eşya beyanında bulunmadığı halde üzerinde metal eşya çıkan engelliler atanmış
oldukları binalarda söz konusu alet ve cihaz ile sınava alınmayacaktır.
KURAL 8: İşaretleyici yardımı talep eden adaylardan engeli nedeniyle sınavda metal eşya/cihaz alet bulundurmak
durumunda olanlar ve sınav esnasında yüksek sesle soruları kendileri okuyacaklar ise Ankara’da
ÖSYM tarafından hazırlanacak her türlü kablolu-kablosuz iletişimi kesilmiş binalarda sınava alınacaklardır.
KURAL 9: Üzerinde cihaz bulunan engellilerden soruları yüksek sesle okumak isteyenler, Ankara’da ÖSYM
tarafından hazırlanacak her türlü kablolu-kablosuz iletişimi kesilmiş binalarda sınava alınacaktır.

KURAL 10: Giysi altında kabul edilen cihazların sınav sırasında giysi üzerine çıkartılması veya bedenden
ayrılması durumunda adayın sınavı geçersiz olacaktır. Aday hemen Bina Sınav Sorumlusu odasına götü-
rülerek süresi boyunca bekletilip sonradan bina dışına çıkmasına müsaade edilecektir. Söz konusu alet
tutanakla ÖSYM’ye gönderilecek.
KURAL 11: Ankara’da belirlenen sınav binasına atanan her aday ihtiyacı olan cihazları kendisi getirecektir.
Sınavdan önce ÖSYM uzmanları aletleri kontrol edip gözden geçirdikten sonra sınav güvenliğini zedeleyecek
bir durum olmadığını onaylayıp kullanım izni verirlerse aday bu cihazları sınavda kullanabilecektir.
Güvenlik ihlali yapan aday sınav binasına alınmayacaktır.
KURAL 12: Ankara’dan başvuran engelliler de metal aksamı olan cihaz kullanmaları halinde Ankara’da
ÖSYM tarafından hazırlanacak her türlü kablolu-kablosuz iletişimi kesilmiş binalarda sınava alınacaklardır.
KURAL 13: Adaylar başvuru süresi içerisinde kullanmak istedikleri cihazların resimlerini ve özelliklerini
içeren dilekçelerini ÖSYM’ye iletecekler. ÖSYM her cihazı inceleyip yukarıdaki açıklamalar çerçevesinde
adayın sınav merkezini belirleyecektir. ÖSYM’ye fotoğrafı ve özellikleri gönderilen cihaz dışında bir cihaz
ile sınav binasına gelen adaylar sınava alınmayacaktır.
KURAL 14: Yukarıda tanımlanan araç gereç ve cihazların dışında engelli adayların kullanmak durumunda
oldukları başka malzeme, alet, araç, gereç, cihaz veya engel durumu söz konusu olur ise aday başvuru
süresi içerisinde durumunu dilekçe ile ÖSYM’ye bildirecek ve ilgili komisyon incelemesi neticesinde karar
verip adaya bildirecektir.

kaynak: kamu24.net

Başbakan, Annelere ve doğum yapacaklara müjdeler verdi

Başbakan Ahmet Davutoğlu, Ankara Palas'da, "Ailenin ve Dinamik Nüfus Yapısının Korunması Programı"nı açıkladı.

İşte O programdan Satır başları:
-500 aileye 1 sosyal hizmet görevlisi
-Doğum nedeniyle ücretsiz izinde geçen süreler
-Doğuma bağlı yarı zamanla çalışma
-Kısmi süreli çalışma izni
-Babalık izinleri yeniden düzenlenecek
-Çeyiz Hesabı
-Yaşlı hizmet merkezleri

Programa Başbakan Ahmet Davutoğlu ile birlikte; Başbakan Yardımcısı Ali Babacan, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Ayşenur İslam, Milli Eğitim Bakanı Nabi Avcı, Sağlık Bakanı Mehmet Müezzinoğlu, Kalkınma Bakanı Cevdet Yılmaz ve Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk Çelik katıldı.

Başbakan Davutoğlu son derece büyük önem verdikleri, "Ailenin ve Dinamik Nüfus Yapısının Korunması" paketini açıkladıklarını belirterek, önümüzdeki haftalarda ise geri kalan sosyal boyutta dönüşüm programlarının paketlerini eylem planlarını duyuracaklarını bildirdi.

"Ayrıca şeffaflık, saydamlık ve yolsuzlukla mücadele konusunda bir eylem planı açıklayacağız" diyen Başbakan Davutoğlu, istihdamı teşvik paketi üzerinde de çalışmaları olduğunu kaydetti.

GAP, KOP ve DAP bölgelerinde hem ekonomik hem sosyal dönüşümü teşvik edici önemli bir yeni eylem planını kamuoyuyla paylaşacaklarını dile getiren Başbakan Davutoğlu, reel sektöre dönük destekleri kapsayan bir çalışma da yürütüldüğünü vurguladı.

Başbakan Davutoğlu, bugün üzerinde duracakları en önemli konunun, "ailenin korunması ve kadın istihdamını kolaylaştırılması üzerinden nüfus dinamizminin yapısının ve dinamik niteliğinin muhafaza edilmesi" olduğunu ifade ederek, "Türkiye, çok köklü bir geleneksel kültüre sahip olmakla birlikte süratle modernleşen ve kendisini küresel topluma intibak ettirmeye çalışan dinamik sosyal bünyeye sahip. Bizim sosyal bünyemizin en önemli kurumlarından ve normatif yapımızın en önemli referans noktalarından birisi ailedir. Ailenin korunması, gelecek nesillerin korunması bağlamında büyük önem taşıyor. En güçlü yanımız olan bu özelliğimizin modern hayatta çalışma, istihdam hayatıyla bir bütüncüllük oluşturması ve özellikle kadınlarımızın aileyle çalışma hayatı arasında bir gerilim içine düşmemesi için yoğun bir çalışma temposu içinde olduk ve dün gece bu paketin detayları üzerinde çalışmalarımızı tamamladık. Burada 3 konuya dikkatinizi çekmek istiyorum: Bir, ailenin korunması. Buradan anladığımız insanoğlunun tarihin başlangıcından itibaren en önemli kurumu olan ve doğal hayatının parçası olan aile ortamının korunması, sadece bir geleneksel değerin korunması değil gelecek nesillerin korunması anlamını taşır. Çünkü bütün fiziki yapılar tahrip edilse, ekonomide krizler yaşansa dahi bunlar telafi edilebilir. Nitekim 2002’deki büyük krizimiz, ekonomik krizimizi aşabildik ama aile gibi bir kurum tahrip edilirse onu bir daha ikame edebilmek, yeni bir yapıyla destekleyebilmek mümkün değildir" dedi.

"Her ne surette olursa olsun, aile hayatımızın korunması, gelecek nesillerin ve temel normlarımızın, değerlerimizin ahlaki referans ölçülerimizin korunması bağlamında büyük önem taşıyor" diyen Başbakan Davutoğlu, "Kentten göçlerin artışı, küreselleşme gibi olgular, bazen insan doğasını da etkileyen sonuçlar doğuruyor. Eskiden aile içinde geniş aile yapısında mahalle ortamında, birbirleriyle yüz yüze iletişime geçmiş olan nesiller, bazen aynı aile içinde ayrı odalarda dünyanın bir köşesindeki bir muhatabıyla internet üzerinden iletişime geçebiliyor ama yan odadaki kardeşiyle geçemeyebiliyor. Bunlar bugün yaşadığımız hayatın gerçekleri. Bu çerçevede en büyük yük, kadınlarımızın üzerinde, psikolojik ve sosyal yük. Biz ailenin korunması bağlamında kadınlarımızın bu yükünü alacak çok önemli tedbirler almak konusunda kararlıyız. İkincisi, kadın istihdamı ve kadınlarımızın çalışma hayatı içindeki konumları. Bir taraftan ailemizi korurken, diğer taraftan kadınlarımızın sosyal hayatta yer alması, çalışma hayatına aktif şekilde katılmalarını temin etmek lazım." diye konuştu.

"Annelik ile profesyonel meslek sahip olmak arasında kategorik bir karşıtlık olmadığının gösterilebilmesi lazım” değerlendirmesinde bulunan Başbakan Davutoğlu, “Annelik, en kutsi bir misyonun ifa edilmesidir. Aynı zamanda kadınlarımızın sosyal hayatta üstlendikleri sorumlulukları yerine getirmeleri ve bu konuda kendi iradeleriyle sosyal hayata katılmaları da en önemli insan haklarından biridir. Bu dengeyi, bu paketle korumaya çalışıyoruz. Burada ortaya çıkabilecek zaafların giderilmesine çaba sarf ediyoruz. Bir üçüncü boyut ise nüfus dinamizmin korunması. Türkiye genç nüfusuyla diğer ülkeler arasındaki arayı kapattı, kapatmaya çalışıyor ve bu genç nüfusun iyi eğitilmesi, genç nüfusun en önemli değer üreten kaynak olarak korunması, bizim için sadece etik değil aynı zaman da stratejik hedeftir.  Çünkü zenginleşmeden yaşlanan toplumların bir müddet sonra çok büyük sosyal patlamalarla karşı karşıya kaldığını görüyoruz." şeklinde konuştu.

Türkiye'de 65 yaş üstü nüfusun yüzde 7 civarında olduğunu, 2023'te 65 yaş nüfus oranının yüzde 10'u aşacağını bildiren Başbakan Davutoğlu, bu durumun aktif üretime katılan nüfusla bu üretime katılma gücünü kaybetmiş nüfus arasındaki dengenin bozulmasına yol açabileceğini söyledi.

Bugün AB'nin karşı karşıya kaldığı problemlerden birisinin bu olduğuna işaret eden Başbakan Davutoğlu, ailenin ve nüfus dinamizminin korunmasının, kadınların ve aile hayatının desteklenmesini de beraberinde getirdiğini belirtti.

Bu çerçevede, "aileye yönelik hizmetlerin geliştirilmesi", "aile refahının ve nesiller arası dayanışmanın arttırılması" ve "dinamik nüfus yapısının korunması" bileşenleri altında 38 eylem planı belirlendiğini bildiren Başbakan Davutoğlu, "Aile Sosyal Destek Programı (ASDEP) kapsamında bütün sosyal destek ihtiyacı içinde olan ailelerimize ulaşacak yeni bir yapısal reform gerçekleştiriyoruz. ASDEP ile sosyal yardım veya sosyal desteğe ihtiyacı olan bütün dezavantajlı vatandaşlarımıza ulaşacağız. Öncelikle Türkiye'nin risk haritaları çıkarılacak, sosyal destek anlamında envanteri ortaya koyulacak daha sonra da ASDEP görevlilerimiz bütün bu bölgelere gönderilecek."  dedi.

500 aileye 1 sosyal hizmet görevlisi

Türkiye'nin aile hekimliği uygulamasında olduğu gibi 500 aileye 1 sosyal hizmet görevlisi düşecek şekilde bölgelere ayrılacağını açıklayan Başbakan Davutoğlu, bu görevlilerin 500 ailenin sosyal destek anlamındaki ihtiyaçlarını takip edeceklerini, denetim faaliyetinde bulunacaklarını, verilen sosyal desteklerin nerede, nasıl kullanıldığını gözetecek yeni bir ekip oluşturacaklarını söyledi.

Başbakan Davutoğlu, Türkiye'nin son dönemde sosyal destek anlamında dünyaya örnek olacak bir performans sergilediğini belirterek, toplumun büyük bir kesiminin sosyal desteklerden istifade ettiğini kaydetti.

ASDEP süreciyle bu desteklere ulaşma imkanı olmayan aileleri tespit edeceklerini, onlar başvurmadan bulundukları yerlerde desteklenmelerinin planlamasını yapacaklarını anlatan Başbakan Davutoğlu, desteklerin hedef kitleye ulaşıp ulaşmadığını denetledikleri mekanizmayı da güçlendireceklerini, 5 bin yeni personel alacaklarını açıkladı.

Başbakan Davutoğlu, böylece yeni istihdam alanlarının da oluşacağını vurgulayarak, "Bu 5 bin eleman mobil bilişim imkanına sahip olacak, ellerindeki bilgisayarlarla 500 aileyi sürekli tarayacaklar görevli bir şekilde. Üzerlerindeki GPRS de bu bilgisayarlarda. Bu elemanlarımızın ailelerle yaptığı iletişimi biz de takip edeceğiz. Dolayısıyla yepyeni bir mekanizmayla sosyal destek programlarımızın ve ailelere verdiğimiz desteklerin hedefe ulaşması yönünde kapsamlı bir eylem planı geliştirmiş olacağız." dedi.

Doğum nedeniyle ücretsiz izinde geçen süreler

İş ve aile hayatını uyumlaştırmak, aileyi korumak, kadınların üzerindeki yükümlülükleri azaltmak ve onlara destek olmak için bir dizi kanuni düzenleme yapacaklarını bildiren Başbakan Davutoğlu, "Doğum nedeniyle ücretsiz izinde geçen sürelerin derece, kademe ilerlemesinde değerlendirilmesini sağlayacağız" dedi.

Şimdiye kadar doğum nedeniyle alınan ücretsiz izinlerde derece kademelendirme ilerlemesinin yapılamadığına dikkat çeken Başbakan Davutoğlu, bu yeni düzenlemeyle borçlanma yapmaksızın derece ve kademe ilerlemelerinin yapılacağını söyledi.

Başbakan Davutoğlu, "Erkeklerin askerlikten kazandıkları hak gibi kadınlar da doğumdan aynı hakka sahip olacak. Nasıl erkekler askerlikte geçirdikleri dönem için bu kademelendirme imkanlarından istifade ediyorlar kadınlarımız da doğum nedeniyle aynı haklardan istifade etme imkanına kavuşacak" diye konuştu.

Doğuma bağlı yarı zamanla çalışma

Doğuma bağlı yarı zamanla çalışma konusunda düzenlemeler yapılacağını dile getiren Başbakan Davutoğlu, "Şu anda analık izni sonrasında yarı zamanlı çalışma imkanı yok. Sadece kamudan annelik izninden sonra 12 aya kadar süt izni hakkı var. Yapacağımız düzenlemeyle analık izini bitiminden sonra ilk çocuk için 2 ay, ikinci çocuk için 4 ay, üç ve üzeri çocuklar için 6 ay olmak üzere yarı zamanlı çalışma imkanı getireceğiz. Yani anneler istemeleri halinde yarı zamanlı, günde 8 saat mesai ise 4 saat mesai yapmak suretiyle geri kalan vakitlerinde yeni doğan çocuklarının yanında bulunma imkanına sahip olacak ve aradaki fark kesinlikle bir kesintiye uğramayacak yani tam ücret alarak yarı zamanlı çalışacaklar. Bu yarı zamanın ücretini işveren, geri kalan tazmin edilecek olan izinli sayılan zamanı ise biz devlet olarak karşılayacağız." dedi.

Kısmi süreli çalışma izni

Başbakan Davutoğlu, 0-12 aylık bebekleri evlat edinenleri de aynı kapsama alacaklarını dile getirerek, bu süreyi engelli çocuk doğuranlar için 12 aya çıkartacaklarını, çoğul gebelik halinde de bütün bu sürelerin her bir çocuk için birer ay uzatılacağını bildirdi.

Çocuk okul çağına gelene kadar ebeveynlere kısmi süreli çalışma izni hakkı getireceklerini bildiren Başbakan Davutoğlu, "Buradaki fark şu; çocuk 5,5 yaşına kadar 'Ben çocuğumla kalmak eğitimiyle ilgilenmek, onu eğitime hazırlamak istiyorum' diyen annelere, ebeveynlere 30 saate kadar kısmi çalışma hakkı getireceğiz. Böylece bu dönemde ebeveyn işinden olmayacak, 30 saat çalışarak hem iş garantisi devam etmiş olacak hem profesyonel hayattan kopmayacak ama çocuğunu da eğitime hazırlayacak şekilde birlikteliği çocuğuyla geçirme imkanı bulacak." dedi.

Başbakan Davutoğlu, prematüre doğum, evlat edinme ve annenin vefatı halinde izin haklarını yeniden düzenleyeceklerini anlatarak, "Bu çerçevede işçiler için şayet anne doğum sonrasında hayatını kaybederse geri kalan izinleri baba kullanabilecek. Anne doğum esnasında hayatını kaybetti ama bebek sağ. Aynı hakları babaya sağlıyoruz ki baba bebeğiyle ilgilenebilsin ve anne vefatından doğacak merhamet eksikliği bebekte ortaya çıkmasın" diye konuştu.

Kamuda çalışanların evlat edinme durumunda izin hakkından yararlanabileceğini dile getiren Başbakan Davutoğlu, bu hakkın işçilere de  verileceğini açıkladı.

Babalık izinleri yeniden düzenlenecek

Başbakan Davutoğlu, memurlar için prematüre doğumlarda ilave izin hakkı sağlayacaklarını, bebek 7,5 aylık dünyaya gelmişse geriye kalan 1,5 ayın ek olarak izne intibak ettirileceğini bildirdi.

İş Kanunu kapsamındaki babalık izinlerini de yeniden düzenleyeceklerini belirten Başbakan Davutoğlu, "Yapacağımız düzenlemeyle işçiye yani babaya, eşinin doğum yapması halinde 5 gün izin vereceğiz. Arada cumartesi pazar da girdiği için net 1 hafta izin anlamına gelir ama tabii babanın bu izni aldıktan sonra kahve köşelerinde veya başka yerlerde stadyumlarda olmamasını teminen belki anneden de 'Evet bu 5 gün içinde benim yanımda, bana hizmet etti' diye bir yazı alabiliriz. Böylece baba, bebeğine merhamet, şefkat göstermek, eşine destek olmak için 1 hafta izinli sayılacak." dedi.

Çocuğun yüzde 70 engelli olması veya sürekli bir hastalığının bulunması durumunda ebeveynlerden birine 1 yıl içinde 10 güne kadar izin getirdiklerini de anlatan Başbakan Davutoğlu, ayrıca bunun için bir izin talebine ihtiyaç olmayacağını sözlerine ekledi.

"Cennetin ayaklarının altında olduğu anneler için, çok özel bir uygulama getiriyoruz" diyen Başbakan Davutoğlu, kendisi veya eşi kamuda çalışan kadının doğum yaptığında, erkeğin hesabına yatan 192 lira civarındaki doğum yardımını, "baba doğum çilesinin nesini çekiyor ki babanın hesabına yatırıyoruz" düşüncesiyle annenin hesabına yatırılmasına ya da anneye çek gönderme uygulamasına dönüştürdüklerini bildirdi.

Uygulamayı da genişleterek tüm annelerin bu kapsama alındığını belirten Başbakan Davutoğlu, "Her bir anneye doğum yaptığı anda, devletimizden bir doğum hediyesi olarak ilk çocukta 300 Türk Lirası ki bu yarım altın oluyor takriben, ikinci çocukta 400 Türk Lirası, üçüncü çocuk ise 600 Türk Lirası bir yardım ulaşacak. Anneye ve bebeğe ilk altını devlet takacak. Bu altınlar bir müddet sonra hatıra olarak da saklanabilir, nesilden nesile aktarılabilir, sembolik olarak bizim annelere verdiğimiz değeri, onların büyük fedakarlıklarının, takdirimizin bir nişanesi olarak her bir anneye bu hediye takdim edilecek. Babalar da iyi hizmet ederlerse başka hediyeleri ilerde hak edebilirler" diye konuştu.

Başbakan Davutoğlu, kreş ve gündüz bakım evlerini yaygınlaştırmak için, bu kurumların okul öncesi eğitim kurumlarına tanınan vergi teşviklerinden yararlanmalarını sağlayacaklarını dile getirerek, "Kreş ve bakımevleri vergi teşviklerinden istifade edecek, böylece çalışan kadınlarımızın çok daha iyi şartlarda çocuklarını bırakabilecekleri ortamlar oluşturulacak" dedi.

Belediyelere kreş ve gündüz bakım evi kurma yükümlülüğü getireceklerini, belediyelerin yerel otoriteler olarak bölgelerinde doğan çocuklardan ve çocukların bakımından sorumlu olacaklarını vurgulayan Başbakan Davutoğlu, "Bunlar pratik olarak hemen uygulamaya sokacağımız, bu hususların bir kısmı ASDEP projesi gibi herhangi bir yasal düzenleme gerektirmeden devreye sokacağımız uygulamalar. Diğerleri ise şu anda Meclisimizde bulunan yasalarla entegre şekilde düşünülüp, en kısa zamanda yasalaştırılacak ve uygulamaya geçilecek" diye konuştu.

Çeyiz Hesabı

Gençlerde evliliği teşvik etmek amacıyla da destek modelleri geliştirdiklerini, bunlardan bir tanesinin de "çeyiz hesabı" olduğunu ifade eden Başbakan Davutoğlu, "Anadolu'da hemen hemen her yerde vardır, çocuk ileride evlendiğinde değerlendirir amacıyla kavak, ağaç dikilir. Bu kez ebeveynleri tasarrufa teşvik ve evlilik günü geldiğinde, zaten başlık parası denen uygulamayı tümüyle kaldırmak lazım toplumda, ama diğer ihtiyaçları karşılamak için 'acaba gelin alırken ben ne yapacağım, mobilyaları, evi nasıl tanzim edeceğim' düşüncesinden aileleri kurtarmak... Sevginin, aşkın vakti olmuyor. Babalar, anneler bir anda aşk ile karşılaşmış gençlerin evlilik talepleriyle karşı karşıya gelebiliyorlar. Bunun için ebeveynlere çeyiz hesabı şeklinde bir uygulama düşünüyoruz. Doğumunu müteakip veya herhangi bir aşamasında 18 yaşını bitiren çocuklar tarafından kullanılacak bir tasarruf hesabı açılacak, buna da 'çeyiz hesabı' denilecek. Ebeveyn bu hesaba ne kadar yatırmışsa evleneceği zaman ebeveynin yatırdığı bu miktara ortalaması yüzde 15 civarında devlet katkı yapacak. Yani 100 bin lira aile 18 yılda biriktirmişse devlet ona 15 bin lira ekleyecek ki aileyi evliliğe önceden hazırlamak, evlilik teşviki yapmak... Bazı kademelendirilmiş bir model geliştirmeyi düşünüyoruz. Çocuk doğduğu andan itibaren ödemeye başlamışsa yıllara bakılarak daha fazla, eğer 18 yaşından 3-4 sene önce başlamışsa daha az, ama ortalama takriben yüzde 15 olacak şekilde devlet çeyiz hesabına katkıda bulunacak." ifadelerini kullandı.

Başbakan Davutoğlu, "çeyiz hesabı" ile gençlerin iş, eş ve aşını üçünü birden edinebilmesi için devlettin bizzat devreye gireceğini belirterek, "Böylece gençlerimizin iş, eş, aş üçünü birden sağlayabilmesi için... İş sahibi olması, eş sahibi olması aşamasına geldiğinde, aşına katkıda bulunmak üzere devlet bizzat devreye girecek ve imkanlarımızla inşallah bütün bu güzel evliliklerden hayırlı nesiller gelmesi duasıyla, anneye de gönderdiğimiz bir altınla o duayı yapacağız" dedi.

Gençlerin kötü alışkanlıklardan ve bağımlılıklardan kurtulmasına yönelik hizmetlere de etkin şekilde devam edeceklerini, uyuşturucuyla mücadele konusunda çok kapsamlı bir çalışmayı devreye soktuklarını anlatan Başbakan Davutoğlu, uyuşturucu ve istismara maruz kalan çocuklar için Çocuk Destek Merkezleri kuracaklarını, istismara maruz kalan, psikolojik sorunlar yaşayan çocuklara destek olacaklarını, yeni geliştirilen ANKA programının da bu merkezlerde uygulanacağını söyledi.

Başbakan Davutoğlu, yapılan sosyal çalışmalar ve reform hamleleri arasında kendisini en fazla mutlu eden adımın, şehit ve gazi yakınlarının istihdamı için kura çekimi ve koruma, bakım evlerinden yetişen çocuklara iş imkanı sağlama çalışması olduğunu vurgulayarak, "O çocuklar bize emanettir, şu veya bu gerekçeyle annesinden veya babasından, her ikisinden mahrum kalmış çocuklar hepimizin çocuklarıdır. O çocuklara sahip çıkmak suretiyle gelecek nesillere ve normal şartlarda organize suç gurupları tarafından kullanılmaya müsait hiçbir çocuk bırakmamaya kararlıyız" ifadelerini kullandı.

Başbakan Davutoğlu, evlilik öncesi eğitim programları, aile eğitim programları ve aile danışmanlığı hizmetleri gibi uygulamaları yaygınlaştıracaklarını, evlilik aşamasına geçmeden bütün gençlerin, istemeleri halinde, evlilik öncesi eğitimden geçebilecekleri bir program hazırlanacağını, bunun da Aile Danışmanlığı Merkezinde yürütüleceğini belirtti.

Aile ve bebek dostu kültürel ortamların oluşturulması, ailelerin ev ziyaretlerinde "bebek var gelemiyorum" argümanının söz konusu olmaması için anne ve babanın ihtiyacı gözetilerek, sosyal hayatın bütününde anne ve bebeğin ihtiyacını karşılayacak düzenlemeler geliştireceklerini ifade eden Başbakan Davutoğlu, "Alışveriş merkezlerinden sosyal merkezlere kadar her yerde anne ve bebeğin yalnız kalabileceği, o ortamlarda evdeymişcesine rahat hareket edebilecekleri çevre şartlarını oluşturmaya gayret edeceğiz" dedi.

Başbakan Davutoğlu, engelli, çocuk ve yaşlıların rahatlıkla, psikolojik olarak en iyi şartlarda hayatlarını sürdürebilecekleri şehir modelleri geliştireceklerini, park düzenlemelerinden sosyal kültürel merkez düzenlemelerine kadar şehirlerde bunları yaygınlaştıracaklarını anlattı.

Yaşlı hizmet merkezleri

Konuşmasında yaşlı hizmet merkezlerinin sayısını artıracaklarını ve faaliyet alanlarını genişleteceklerini bildiren Başbakan Davutoğlu, 65 yaş üzerindeki nüfusun artmasının bir ülkede aynı zamanda refahın artışını, sağlık hizmetlerinin kalitesinin arttığını, toplumda optimum ömür seviyesinin arttığını gösterdiğini söyledi.

Yaşlıların sayısının artmasından rahatsız olmadıklarını belirten Başbakan Davutoğlu, ''Allah onlara uzun ömür versin, onlara hizmet etmek hayatı bereketlendirir, ama mesele genç nüfus azalmasın. Öyle bir denge içinde hepsi artsın ki ekonomi dinamizmini kaybetmesin yaşlılara da toplum bütünüyle sahip çıkabilsin. 65 yaş üzerine getirdiğimiz kolaylıkları herkes biliyor, ama ayrıca da yaşlı hizmet merkezleri oluşturacağız, buralarda yaşlılarımıza en iyi şekilde hizmet sunmaya devam edeceğiz'' şeklinde konuştu.

Kadına şiddet konusunda seferberlik

Bunun dışında ayrı bir kampanya daha başlatmayı düşündüklerini ifade eden Başbakan Davutoğlu, ''O da çok önemli bir yaramız. Kadına karşı ve aile içi şiddet, çocuğa karşı şiddet konusunda başka bir çerçevede, çok kapsamlı bir seferberlik başlatacağız. Şiddet her yerde kötüdür, işte dün Fransa'da olduğu gibi ama en affedilemez şiddet, aile içinde kadına karşı ve çocuğa karşı uygulanan şiddettir'' dedi.

Başbakan Davutoğlu, ailenin esasının "muhabbet ve her şeyi bir diğeri için verebilme kararlılığı" olduğunu vurguladı.

Dün AFAD'ın kuruluş yıldönümü dolayısıyla mülteci kamplarından ve Soma, Van, Ermenek'ten gelen etkilenmiş çocuklarla beraber olduklarını anlatan Başbakan Davutoğlu, bu çocuklardan her birisinin aslında kendilerine sarılırken,  anne ve babasından gördüğü muhabbeti kendilerinden görmek istediklerini söyledi.

Başbakan Davutoğlu,  ''Şundan emin olunsun ki, biz şiddet gören kadınlarımıza, çocuklarımıza hissettikleri muhabbeti, arzu ettikleri, talep ettikleri muhabbeti göstermeye kararlıyız. Çok geniş bir kampanya ile kadına karşı şiddet konusunda hem devlet olarak etkin tedbir almaya devam edeceğiz, hem de muhabbet ortamının ailelerden başlayarak bütün toplum sathına yayılması çabasını da sürdüreceğiz'' ifadesini kullandı.

Aileyi ve kadın istihdamını destekliyoruz

Söz konusu programla bir taraftan kadınların aile sorumluluklarını yerine getirmede kolaylıklar getirdiklerini, teşvik ettiklerini belirten Başbakan Davutoğlu, diğer taraftan da aile sorumluluklarını yerine getiren kadınların işlerini kaybetmeleri ya da işlerinde herhangi bir kademe kaybına uğramaları gibi negatif sonuçları ortadan kaldıracak tedbirler aldıklarını kaydetti.

Herkesin bu destek programını doğru anlaması gerektiğinin altını çizen Başbakan Davutoğlu, ''Aileyi destekliyoruz, kadının istihdama katılımını da aynı ölçüde destekliyoruz. Arada oluşabilecek farkları da devlet kendisi kapatmayı taahhüt ediyor. İşte bu yeni Türkiye. Reaktif olarak ortaya çıkan sorunlarla ilgilenen bir Türkiye değil, aksine daha sorun çıkmadan pozitif bir gündemle, pozitif bir yaklaşımla Türkiye'nin gelecek 10, 20, 50 yılını görebilecek bir perspektifle bakan bir Türkiye.  Bir gün nüfusumuz dinamizmini kaybettiğinde, ekonomimiz düşmeye başladığında alacağınız tedbirler, tedbir olmaktan çıkar. Yaşlanan bir nüfusu, dinamizmini kaybeden bir nüfusu tekrar bir nüfus dengesine getirtmek en az bir nesil, yani 30-40 yıl alır. Şimdi biz 2023'te yüzde 10'un üzerine çıkacak olan, 2050'de yüzde 20'nin üzerine çıkacak olan bu yaşlanma nispetini şimdiden kontrol altına alabilmek, genç evlilikleri, tabii 18 yaşından sonraki evlilikleri kastediyorum, çeyiz hesabıyla teşvik etmek, anneleri teşvik etmek, annelere ve kadınlara göstermesi gereken saygıyı en deruni şekilde gösterebilmek için bu paketi bütün boyutlarıyla hazırladık. İnşallah önümüzdeki en kısa süre içinde, bir iki ay içinde bütün bu yasal süreçler tamamlanacak, bütün bu uygulamalar da başlayacak.'' dedi.

ASDEP projesinin ilk uygulamalarının Kırıkkale, Sakarya, Altındağ ve Rize'de başlayacağını bildiren Başbakan Davutoğlu, sonra tüm Türkiye'ye yayılacağını bildirdi.

Çocuğunu ihmal etmeyecek, işini de kaybetmeyecek

Daha sonra gazetecilerin sorularını yanıtlayan Başbakan Davutoğlu, bu düzenlemelerin bütçeye yükünün sorulması üzerine, ''Bazı maliyetler vardır ki sayısal olarak ifade edilemez, bazı maliyetler de bütçeye sayısal bir miktar olarak yansır, tabii bunların bütçeye bir yansıması olacak. Her anneye bir doğum hediyesi göndermenin bütçede bir karşılığı olacak, bir maliyet olarak. Ya da yarı zamanlı çalışma esnasında bunun İşsizlik Fonu'ndan karşılanması gibi sonuçlar olacak. Ama bütün bu maliyetlerden daha büyük maliyet, sosyal maliyettir. Eğer bu tedbirler alınmazsa, yani kadınlarımız en hassas oldukları doğum sonrası dönemde, 'acaba işime mi devam edeyim, çocuğuma mı bakayım' diye bir gerilim yaşarlarsa, işte onun maliyeti çok daha yüksek olur. Ya işini kaybetmemek için çocuğunu ihmal eder, bu telafi edilemez bir maliyettir, bu bir kişiden bahsetmiyoruz, yüzbinlerce belki milyonlarca çocuğun geleceğinden bahsediyoruz. Ya da çocuğunu ihmal etmemek için işini kaybeder. Aslında bizim temel hedefimiz, burada kadın istihdamı bağlamında da çocuğunu ihmal etmemesini sağlayacak şartları oluşturmak, ama işini de kaybetmemesini teminat altına almak. Böyle bir denge kuruyoruz.'' dedi.

Kadınların psikolojik gerilim yaşamasının önüne geçiyoruz

Kadınların doğum sonrasındaki en hassas dönemlerinde böyle bir gerilim yaşamasının önüne geçtiklerini anlatan Başbakan Davutoğlu, mutat uygulamalar dışına çıkarak, her bir çocuk için ek izinler, tam ücret alarak yarı zamanlı çalışma hakkı tanıdıklarını, dolayısıyla kadının işini kaybetmemesini sağladıklarını söyledi.

Aradaki farkı da devletin karşıladığını bildiren Başbakan Davutoğlu, ''Burada iki şeyden fedakarlık edemeyiz,  kadınlarımızın annelik görevlerini yerine getirirken, çocuklarla beraber olma hakkından, yine ikincisi kadınlarımızın çok büyük emeklerle elde ettiği profesyonel mesleğinden feragat etmesini engellemek durumundayız'' görüşüne yer verdi.

Devlet olarak sayısal maliyeti üstleniyoruz

Türkiye'de her yıl yaklaşık bir milyon 200 doğum olduğuna dikkat çeken Başbakan Davutoğlu, hepsinin çalışan kadın olmadığını, ancak çalışan kadınların bu gerilimi yaşadığını, bunun maliyetinin çok yüksek olduğunu ifade etti.

Başbakan Davutoğlu, ''Biz devlet olarak diğer maliyeti yani sayısal maliyeti üstleniyoruz ama kadınlarımızın üzerindeki psikolojik maliyeti, sosyal hayatın üzerindeki sosyal maliyeti burada engellemeye çalışıyoruz'' dedi.

Kadınların işgücüne katılımında olağanüstü artış var

Geçen yıl Türkiye'de 1 milyon 300 bin istihdam oluştuğuna dikkati çeken Başbakan Davutoğlu, ''Avrupa'da insanlar işlerini kaybederken, Türkiye'de sadece geçen sene 1 milyon 300 bin, krizden bu yana 2009'dan bu yana, yaklaşık 6 milyon istihdam oluşturduk. Bütün istihdam göstergelerinde Türkiye, mucizevi bir örnek olarak gösteriliyor her yerde. Ancak buna rağmen işsizlik oranımız da yüzde 9'lar, yüzde 10'lar seviyesinde kalıyor. Neden? Çünkü kadınlarımızın işgücüne katılımında olağanüstü bir artış var, daha önce olmayan önemli bir faktör. Bu olağanüstü artış ve işgücüne katılım hem genç nüfus hem de kadınlarımızın katılımıyla istihdam sağlamakla birlikte, işsizlik oranı da istediğimiz ölçüde düşmemiş görünüyor. Ama hangi ölçüyü alırsanız alın, şu anda Avrupa'da en fazla istihdam oluşturan, dünyada da belki en fazla istihdam oluşturan ülkelerden biri Türkiye, oransal olarak. Üniversite mezunu kızlarımızın işgücüne katılımı bunun için önemli bir gösterge şu anda yüzde 70'lerde. Bu bir taraftan işgücüne katılımın artması ve aktif nüfusun artmasını sağlıyor ama hükümet ve devlet olarak da bizim üzerimizde de tabi  bir baskı oluşturuyor. Biz bu baskıyı göğüslemeye hazırız. Geçmiş dönemlerde şöyle deniyordu: 'aman doğum kontrolü yapalım, bir iki çocuk olsun, devlet üzerinde istihdam baskısı oluşmasın', politika buydu, AK Parti iktidarlarına kadar. Ama bu politikanın sonucu ne biliyor musunuz? Eğer son aldığımız tedbirlerle, Cumhurbaşkanımızın hani üç çocuk teşvikinin burada rasyonel arka planını anlamayanlar olabilir. Bu politikalar olmamış olsaydı, 2050'de yüzde 20 civarında olacak 65 yaş üstü nüfus, 2025, 2030'larda o düzeye çıkar, Türkiye üretmekte güçlük çeken bir ülke haline dönüşebilirdi.'' ifadelerini kullandı.

Görevimiz nüfusu azaltmak değil

Kendilerinin paradigmatik bir değişim yaptıklarını anlatan Başbakan Davutoğlu, ‘Dedik ki hükümetlerin görevi bu zorlukların yanından by-pass geçip, o zorlukları görmezden gelmek ve o zorlukları ortadan kaldırmak için nüfusu azaltmak olmamalıdır. Bu bir tuzak.  Aksine hükümetlerin görevi ,'dinamik nüfusu teşvik etmek ama o dinamik nüfusun ihtiyaçlarını karşılayacak eğitim şartlarını, ihtiyaçlarını karşılayacak sosyal ve ekonomik şartları sağlamaktır' dedik. Bunun bizim üzerimizde bir ekonomik maliyetinin olacağını, sosyal, siyasi baskı maliyetinin olacağını bile bile bunu yaptık. Çünkü bizim görevimiz nüfusu azaltmak değil, nüfusu yaşlandırarak işsizliği azaltmak değil, nüfus artışını sağlayarak işsizliği de aynı anda çözmek. İşte o zaman Türkiye, yükselen güç olur." dedi.

Kadın istihdamının bu alandaki en kritik konulardan biri olduğuna işaret eden Başbakan Davutoğlu, bu gerilimi yok etmeye kararlı olduklarını vurguladı. Başbakan Davutoğlu, ''Kadınlarımız, istemeleri halinde çalışacaklar ama çalışırken aile hayatından ya da çocukların görmek istediği muhabbetten, ilgiden fedakarlık etmeyecek'' diye konuştu.

Başbakan Davutoğlu, "Haydi Kızlar Okula" gibi kampanyalarla belli bir noktaya gelindiğini, bu kampanyaların yaygınlaştırılacağını söyleyerek, kız veya erkek çocuk ayrımı yapmadan, bütün çocukların en iyi eğitimle donanmış bir şekilde hayata hazırlanmalarının kendileri için kutsal bir görev olduğunun altını çizdi.

Babalar ve annelerin birbirlerini desteklemeleri ve bu destek çerçevesinde aile ve iş hayatını düzenlemelerinin önemine dikkati çeken Başbakan Davutoğlu, "Önümüzdeki haftalarda istihdamı teşvik paketi açıklayacağız. Orada kadın istihdamının ayrıca nasıl teşvik edileceğine dair unsurlar olacak" dedi.

Türkiye'nin dönem başkanlığını üstlendiği G20'de, devletler dışında başka süreçlerin de olduğunu, iş dünyası ayağının B20 olarak adlandırıldığını anımsatan Başbakan Davutoğlu, Türkiye'nin dönem başkanlığında önemli küresel bir inisiyatif başlatılacağını söyledi.

Başbakan Davutoğlu, "İngilizce karşılığı olduğu için W20 diyelim, 'Woman 20'. İş dünyasındaki girişimci kadınların istişarelerini ve bir araya gelmelerini sağlayacak, kadınların iş dünyasındaki rolünü güçlendirmek üzere 'Kadın 20' diyebileceğimiz bir inisiyatifi devreye sokacağız" diye konuştu.

Bir basın mensubunun, doğum izinleriyle ilgili düzenlemelerin ardından kadınların özel sektörde korunmasına dönük bir düzenleme olup olmayacağını sormasına karşılık Başbakan Davutoğlu, alınacak her tedbirin yan etkisinin olabileceğini, bu etkiyi en aza indirmenin önemli olduğunu söyledi.

"Aldığımız kararlarda özel sektöre neredeyse hiçbir yük getirmiyoruz" diyen Başbakan Davutoğlu, yarı zamanlı çalışma uygulamasında çalışılan dönemin ücretinin işveren tarafından, geri kalan zamanın ücretinin devlet tarafından ödeneceğine vurgu yaptı.

Başbakan Davutoğlu, “Devletin aldığı tedbirler dolayısıyla özel sektörün istihdam politikalarının değişmemesine özen göstereceğiz. Ayrıca özel sektörde zaten kadın çalışmasını önceledikleri alanlar olabilir, zaten orada bir fedakarlık yapmak söz konusu olmaz. Özel sektörde ayrıca kadın istihdamını teşvik edebilecek unsurları da göz önünde bulundururuz ama şu aldığımız tedbirler, özel sektörün herhangi bir şekilde kadın istihdamı konusunda caydırılmasına sonuçlar doğuracak bir tedbir yok burada. Hiçbir özel sektör temsilcimizin de kadınları, anneleri mağdur etmek üzerinden verimliliği artırmak gibi bir yanlış bir anlayışa gideceği kanaatinde değilim. Bunun da istismar edilmemesi lazım." dedi.

Doğurganlık oranını uzun vadede yüzde 3'e çıkarmaya kararlıyız

Programla ilgili projeksiyonlar yapılırken, teşviklerin nüfus artış hızına etkisinin hesaplanıp hesaplanmadığının sorulması üzerine Başbakan Davutoğlu, "Türkiye'deki doğurganlık hızının şu an 2,07 seviyesinde olduğunu, 4-5 yıl içinde bu seviyeyi 2,1'den daha büyük bir noktaya getirmeye çalıştıklarını aktardı. Şu andaki optimum düzeyin altına düşülmemesine özen göstereceklerini belirten Davutoğlu, "Onun altına düştüğü için bu tedbirleri alıyoruz. 65 yaş üstü nüfusun da şu andaki yüzde 7'ler düzeyinde tutulmasını sağlamak. Bu oranın daha fazla artarak 2023'lere doğru dinamik nüfus yapısının bozulmasına izin vermeme çabası içinde olacağız. Uzun vadede ise 2,1 olan doğurganlık oranını yüzde 3'e kadar çıkarmaya kararlıyız" değerlendirmesini yaptı.

Başbakan Davutoğlu, kadına yönelik ve aile içi şiddetin önlenmesi için kampanya başlatılacağına ilişkin sözleri hatırlatılarak, detayların sorulması üzerine, Türkiye'nin İstanbul Sözleşmesi'ni imzalayarak öncü bir adım atıldığını ve bu kapsamdaki uygulamaların sonuçlarının değerlendirildiğini söyledi.

Başbakan Davutoğlu,"Herhalükarda kadınlarımıza dönük şiddet konusunda şu ana kadar alınan tedbirler artırılarak devam edecek. Ola ki bu tedbirlerde istemediğimiz yan sonuçlar doğmuşsa bunlar telafi edilecek. Şiddet olgusu, sadece cezayla ortadan kaldırılacak bir olgu değil. Esas itibarıyla zihniyetle ilgili bir mesele. O zihniyeti değiştirmeden alacağınız yasal tedbirlerin hep bir sınırı oluyor. Bu zihniyeti değiştirecek, uzun vadeli programlar ve kampanyalara da devam edeceğiz.Anadolu'da, bizim oralarda söylenen güzel bir söz vardır, 'Erkeğin keli kadını, kadının keli çocuğu döver' derler. Anadolu tabiriyle kötüsü anlamında. Erkeğin güçlüsü kadın dövmez, erkeğin kötüsü kadın döver. Annenin güçlüsü çocuk dövmez, annenin annelik yapamayanı çocuk döver. İster çocuk, ister kadınlara dönük şiddet olsun, her türlü şiddetin olmaması için elimizden gelen çabayı göstereceğiz. Olması halinde alınacak tedbirleri tekrar gözden geçireceğiz. Bu konuda toplumun her katmanını, en kılcal damarına kadar inerek, şiddeti önce ailede yok edip, sonra da toplumsal bütün hayat katmanlarında yok etmenin yollarına bakacağız." dedi.

16 haftalık analık izninde değişiklik yok

Doğum izniyle ilgili bir soru üzerine de Başbakan Davutoğlu, 16 haftalık analık izninde bir değişiklik yapılmadığını, buna ek olarak ilk çocuk için 8, ikinci çocuk için 16, üç ve üzeri çocuklar için 24 haftalık süre eklendiğini, bu eklenen sürelerde annelerin yarım zamanlı çalışacaklarını bildirdi.

Başbakan Davutoğlu, "Çocuk doğdu, annenin 16 hafta zaten izni var, tamamıyla çocuğun yanında. 16 hafta bitince anne, bir anda çocuğuyla neredeyse bütün gün kopuş yaşıyor. Getirdiğimiz düzenlemeyle anne, günde 4 saat işinde çalışacak, sonra evine gidecek ama sanki tam zamanlı çalışmış gibi ücreti alacak. Dolayısıyla annenin bebekten ayrılışı bir anda ve bütün günü kapsayan şekilde olmayacak. Yarım zamanlı olarak devam edecek. O bittikten sonra anne, 'Ben eğitim çağına kadar da çocuğumla daha çok kalmak istiyorum' derse o bittikten sonra başvuracak, bu kez kısmi zamanlı çalışma, çalıştığı kadar ücret almak üzere 5,5 yaşına, çocuk eğitime başlayana kadar da çocuğuyla beraber olabilecek. Eğer prematüreyse, çocuk 7 veya 7,5 aylık doğmuşsa iki ay daha buna eklenecek." dedi.

İstihdam probleminin, "annenin çocuğu geride bıraktığı ancak aklının onda kaldığı dönem"de ortaya çıktığını dile getiren Başbakan Davutoğlu, bu dönemde iş veriminin düştüğünü, "çocuğumu ihmal mi ediyorum" diye psikolojik sıkıntı çekildiğini, evde kaldığında da annenin "işim, geçimim ne olacak" diye düşündüğünü, bu sorunları ortadan kaldırmak için 30 saate kadar kısmi zamanlı çalışma modelinin getirildiğini ifade etti.

Başbakan Davutoğlu, "Analık izninden hiçbir kesinti yok. Aksine kademeli bir şekilde isteyen anne, günde 4-5 saat hariç, çocuğuyla eğitim yaşına kadar beraber olabilecek" dedi.

Başbakan Davutoğlu, basın mensuplarına hitaben, "Muhabirlik yaparak bir taraftan inşallah annelik nasip olursa çocuğunuza vakit de ayırabilir bu arada basın toplantısına da devam edebileceğiniz bir düzenlemeyi teminat altına alacağız" diye konuştu.

Anne yarım zamanlı çalışırken doğan boşlukta, maliyetler düştüğü için başka kadınların da istihdam edilebileceğini ifade eden Başbakan Davutoğlu, "Devlet ödeyecek çünkü parayı, iş dünyası ödemeyecek. Yeni bir kadını istihdam edip onu da yarı zamanlı çalıştırabilir. Yani bu istihdamı azaltıcı değil, artırıcı bir sonuç doğuracak" ifadelerini kullandı.

Yasal düzenleme

Bir gazetecinin, yürürlüğe girecek yasadan önce doğum yapanların da bu haklardan yararlanıp yararlanmayacağını sorması üzerine Başbakan Davutoğlu, tedbirlerle ilgili üç kategorinin bulunduğunu belirtti.

Yasa ya da yasal düzenleme gerektirmeyen konuların hemen uygulanacağını, bunlardan ASDEP'in bazı yerlerde uygulanmaya başladığını hatırlatan Başbakan Davutoğlu, yönetmelik ve genelgeyle uygulanabilecek olanları da hemen başlatacaklarını söyledi.

Başbakan Davutoğlu, yasal düzenleme gerektiren hususların da çok zorlukla karşılaşılmadan kısa sürede Meclis'ten geçeceğine yönelik temennisini dile getirerek, "Burada herkes de bir sınava tabi olacak. O anlamda yasal düzenlemeyi bu dönem içinde yani seçimlerden önce tamamlayıp, yasa yürürlüğe ne zaman girerse o andan itibaren anneler bu haktan istifade etmeye başlayacaklar" diye konuştu.

Aynı gazetecinin "Ücretsiz iznin kıdeme sayılması, yasadan daha önce ücretsiz izin kullananlarda da geçerli olacak mı" sözlerine ise Davutoğlu, "Yasanın geriye doğru işlemesi hukuken mümkün değil. Yasa yürürlüğe girdiği andan itibaren geçerli olacak" ifadesini kullandı.

Babalığın kendisi teşviktir

Bir erkek gazetecinin soru talebi üzerine Başbakan Davutoğlu, daha önce hep kadın muhabirlerin söz aldığını hatırlatarak, "Tek erkek olarak merakla sizi bekliyoruz ne soracaksınız" şeklinde konuştu.

Muhabirin, bunun üzerine, "Babalık iznini 10 günden fazlaya çıkarmayı düşünüyor musunuz, babalara yönelik de teşvik düşünüyor musunuz?" ifadesi salondakileri güldürdü.

Aynı muhabirin kadınların doğum izinlerinin emeklilik hesaplanma sürecine katılması yönündeki düzenlemenin mevcut çalışan kadınları da kapsayıp kapsamaması ile çeyiz hesabını kullanmak isteyenlerin bundan nasıl faydalanacağı sorusuna, Başbakan Davutoğu, "Babalığın kendisi teşviktir. Hiçbir çile çekmeden çocuğu kucağına alıyor. Bütün çileyi anne çekiyor teşviki babalar görüyor. Bir kere babalar olarak biz bu gerçeği kabul edip anneler önünde hürmetle eğilmemiz lazım. Biz sadece çocuğu doğduğu anda kucağımıza aldığımızda seviyoruz. Bundan daha büyük teşvik olmaz" yanıtını verdi.

Teşviki gerçek hak edenlerin anneler olduğunu vurgulayan Başbakan Davutoğlu, “Babalığa teşviki, üç gün olan ve sadece memurlara olan hakkı bütün çalışanlara 5 gün olarak. 5 gün demek, çocuk pazartesi doğduysa cuma bitiyor, cumartesi, pazar da yanında dolayısıyla 7 gün. Salı doğduysa cumartesi, pazar araya girdiği için sayılmıyor yine 7 güne çıkmış oluyor bu 5 gün. Ama bu 5 günde, 'Nasıl olsa bana bu izin verildi' diye maçlarda, stadyumda geçirmemesini teminen anneden bir yazı getirmesi...Latife olarak söylüyorum ama o günlerde çoğun anne ve babayla birlikte aynı ortamı teneffüs etmesi çok önemli." dedi.

Kız ve erkekler için "çeyiz hesabı"

Çeyiz hesabının hem kız hem erkek çocuklar için geçerli olacağını vurgulayan Davutoğlu, evlilik cüzdanının ibrazının ardından devlet katkı payının alınacağını söyledi. Başbakan Davutoğlu, "Diyelim 20, 21 yaşında kaç yaşında olursa olsun, bunu da 27 yaşa kadar olmasını düşünüyoruz. Şu andaki evlilik ortalaması 26-27 yaş, ondan sonrakilere düşünmüyoruz bu katkıyı. Çünkü ondan sonra geç evliliği teşvik olur. Önceden erken evlilik, erken iş sahibi olmakla alakalı olduğu için, diyelim 21 yaşında evlendi, babası ve annesi 21 yaşına kadar olan dönemde onun için 100 bin lira biriktirmişti. Gelecek evlilik cüzdanını ibraz edecek ve ortalamayı söylüyorum, 15 bin ek katkıyı devletten alacak. Eğer iki çocuk için geçerliyse bunun oranının yüzde 30'a çıktığını düşünmeniz lazım. Damat ve gelin ayrı ayrı tasarruf hesapları oluşturmuşsa aileler, bu her ikisi için de ayrı ayrı hesap anlamına gelir, evlilik cüzdanını ibraz ettiği anda." şeklinde konuştu.

İlk altını devlet takmış olacak

Başbakan Davutoğlu, anneler için verilecek doğum yardımına ilişkin ise "Hastanede ise doğum haberi geldiği anda gönderilecek hediye. Ola ki kırsal kesimde veya evde doğum zarureti doğmuş durumlarda ise nüfus dairesine gidip çocuğunu yazdırdığında, kaydedildiğinde devletin şefkatli eli anlamında ilk çocuk için yarım ama üçüncü çocuktan itibaren bir altın, ilk altını devlet takmış olacak. Güzel bir hayat duasıyla, dileğiyle" diye konuştu.

Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Ayşenur İslam da kadına şiddete yönelik tedbirler konusunda, kadına yönelik şiddetle mücadele kapsamındaki "panik butonu" sisteminin pilot aşamasında sona gelindiğini belirtti.

Bakan İslam, "Pilot uygulama sonucunda sistemi biraz daha revize etmemiz gerektiği kanaati oluştu. Adalet Bakanlığımız ile bunu çalışıyoruz. Onların 'denetimli serbestlik modeline benzeyen bir model uygulanabilir mi' diye çalışmalarımız sürüyor. Sayın Başbakanımızın biraz önce söylediği büyük paketin içinde bütün bu çalışmalar yer alacak" ifadesini kullandı.

Başbakan Yardımcısı Ali Babacan da açıklanan programa ilişkin olarak "Biz bunu hem ekonomimizin geneli hem iş dünyamız hem de işverenler açısından çok detaylı irdeledik. İşveren kesimiyle de defalarca oturup konuştuk. Burada önemli olan, çalışan bir kadınımızın iş yerinden çok uzun süre uzak kalmaması. 16 hafta zaten doğum izni var. Bu süre direkt doğum izni olarak çok uzatıldığında, iş yerinden uzun süre koptuğunda tekrar geri dönüşü zor oluyor. Konuları unutuyor, işveren tekrar işe almak konusunda isteksiz olabiliyor. Ama 16 haftayı sabit tutup da, 16 haftadan sonra yarım süreli çalışmaya başlayınca, iş yerindeki konular, çalıştığı iş neyse tekrar canlanmaya başlıyor ve böylece çalıştığı iş yerinden kopmamasını sağlamış oluyoruz. Bir bakıma ne işinden uzaklaşıyor, kopuyor ne de bebeğinden uzak kalıyor. İkisinin ortasını bulduğumuz bir geçiş dönemini böylece tanımlamış oluyoruz. İşverene maliyeti de yok. Çünkü işveren yarım gün maaş ödüyor, geri kalan çalışmadığı sürenin maaşını da devletten alıyor. Dolayısıyla iş dünyamız açısından olumsuz bir etkisi ya da kadınların istihdamı açısından olumsuz bir etkisi olacağını beklemiyoruz. Detaylı istişareleri paketin hazırlanma sürecinde zaten yaptık." dedi.(Aile.gov.tr)

Ankara'da Engelli ve Öğrenciler 9 Ocak Cuma tatil mi?

Ankara Valiliğinden yapılan yazılı açıklamaya göre Ankara'da 9 ocak 2015 (cuma) tarihinde engelliler idari izinli ve öğrenciler tatil olacak.

İşte o açıklama:
"İlimizde kar yağışının yanı sıra hava sıcaklığındaki aşırı düşüşün devam edecek olması nedeniyle buzlanma ve don olayı ile ilgili olarak trafikte yaşanabilecek olumsuzlukları en aza indirmek, öğrencilerimiz için oluşabilecek riskleri bertaraf etmek amacıyla 09 Ocak 2015 Cuma günü Milli Eğitime bağlı temel eğitim ve orta öğretim okulları ile kurumlarında Ankara ili ve ilçelerinde eğitim ve öğretime 1 (bir) gün süre ile ara verilmiştir. Kamu kurum ve kuruluşlarında görevli personelden hamile ve emzikli bayanlar ile engelli ve kronik hastalığı bulunan personelin de aynı tarihte idari izinli sayılmaları Valiliğimizce uygun görülmüştür"

engellilerdunyasi.com

ÖSYM'den Engellilere Yeni sınav kuralları

ÖSYM yayınladığı ÖSYS kılavuzunda Engellilere Yeni sınav kurallarını açıkladı
SAĞLIK/ENGEL DURUMU NEDENİ İLE ÖZEL BİR ALET, ARAÇ GEREÇ VE CİHAZLA SINAVA GİRECEK ADAYLARIN
UYMASI GEREKEN KURALLAR
Sağlık/engel durumu nedeni ile bir alet, araç gereç ve cihazla sınava girmeleri gereken adayların, sınav
konforunu temin etmek ve daha rahat koşullarda sınavlarını gerçekleştirmelerini sağlamak amacıyla, ilgili
alet, araç gereç ve cihazları ile sınava girmelerine izin verilecektir. Bu durumdaki adayların, Merkezimize
gönderecekleri sağlık raporlarında, kullanacakları alet, araç gereç ve cihazın ne olduğunun ve engelleri
nedeniyle ilgili alet, araç gereç ve cihazı kullanmalarının zorunlu olduğunun açıkça belirtilmiş olması
gerekmektedir. Sağlık raporunda kullanılacak olan alet, araç gereç ve cihazların isimleri net olarak bildirilmeyen
adayların söz konusu alet, araç gereç ve cihazlarla sınav binalarına girmelerine müsaade edilmeyecektir.
Ayrıca, sağlık raporlarında engelli adayların zorunlu olarak kullanacakları belirtilmiş ancak;
sınav güvenliğini zedeleyecek nitelikte olan alet, araç gereç ve cihazı kullanmak durumunda olan adaylar,
Ankara’da ÖSYM tarafından hazırlanacak her türlü kablolu-kablosuz iletişimi kesilmiş binalarda sınava alı-
nacaklardır. Bu binalarda bina girişi ve her salonda sınav uygulaması kamera ile kayıt altına alınacaktır.
Bu tür alet, araç gereci kullanan adaylardan Ankara’da sınava girmek istemeyenler, diğer tüm adayların
sınava alındığı binalarda ilgili alet, araç-gereç ve cihazı kullanma izni verilmeden sınava alınacaklardır.
Adaylar ilgili sağlık raporlarını, durumlarını ve taleplerini başvuru süresi içerisinde ÖSYM’ye iletecek veya
bildireceklerdir. Başvuru süresi dışında gelen talepler, bilgi ve belgeler dikkate alınmayacaktır.
Bu kapsamda ilgili komisyon tarafından yapılan değerlendirmede; ÖSYS sınavlarında sağlık/engel durumu
nedeni ile aşağıdaki listede yer alan alet, araç-gereç ve cihazı kullanacak adaylar belirtilen sınav merkezlerinde
sınava alınacaklardır:
1- Gözlük tipi işitme cihazı / atel / elektronik büyüteç / oksijen tüpü /masa lambası / koyu renk camlı
gözlük / kullanacak olan adaylar Ankara’da ÖSYM tarafından hazırlanacak her türlü kablolu-kablosuz iletişimi
kesilmiş binalarda sınava alınacaklardır.
2- Kalp pili / kâğıt torba kullanan adaylar, tercih ettikleri sınav merkezinde sınava alınacaklardır.
3- İnsülin iğnesi, kalemi, enjektör, şırınga, şeker ölçüm cihazı kullanan adaylar, sınavda Bina Sınav Sorumlusu
Yardımcısına (tüm sorumluluğu kendilerinde olmak kaydıyla) aparat/cihazlarını teslim edecekler,
ihtiyaç halinde kullanabileceklerdir. Zorunlu olarak bu gereçleri yanında bulundurmak durumunda
olan adayların ilgili gereçleri BSS Yardımcısı tarafından Sınav başladıktan sonra Salon Başkanının masasına
konulacak ve kullanım dışı zamanlarda sürekli orada kalacaklardır. Bu adaylar, tercih ettikleri sınav
merkezinde sınava alınacaklardır. Aparat/cihazlarını Bina Sınav Sorumlusu Yardımcısına teslim etmek istemeyen,
aparat/cihazlarının sınavda yanlarında bulunmasını isteyen adaylar, Ankara’da ÖSYM tarafından
hazırlanacak her türlü kablolu-kablosuz iletişimi kesilmiş binalarda sınava alınacaklardır.
4- Üzerinde protez, ortezi olan adaylar, Bina Sınav Sorumlusu Yardımcısı tarafından bu protez, ortezleri
kontrol edilerek sınava alınacaklardır. Protez, ortez giysi altında olmalıdır. Bu adaylardan okuyucu yardımı
talep edenler, Ankara’da ÖSYM tarafından hazırlanacak her türlü kablolu-kablosuz iletişimi kesilmiş binalarda
sınava alınacaklardır.
5- Üzerinde diren, katater bulunan adaylar, Bina Sınav Sorumlusu Yardıcısı tarafından bu diren, katater
kontrol edilerek sınava alınacaklardır. Diren, katater giysi altında olmalıdır. Bu adaylardan okuyucu
yardımı talep edenler ile diren, katateri metal parça içerenleri kullanacak olan adaylar Ankara’da ÖSYM
tarafından hazırlanacak her türlü kablolu-kablosuz iletişimi kesilmiş binalarda sınava alınacaklardır.
6- Boyunluk /destek malzemesi (yükseltici materyal) / eldiven / havlu/ peçete/ bez/ hasta bezi / bere /
şapka / bandaj / saç tokası kullanan adaylar tercih ettikleri sınav merkezlerinde sınava girecekler ancak
bu malzemelerden metal parça içerenleri kullanacak adaylar Ankara’da ÖSYM tarafından hazırlanacak her
türlü kablolu-kablosuz iletişimi kesilmiş binalarda sınava alınacaklardır.
7- Korse kullanan adaylardan korsesi giysi altında olanlar tercih ettikleri sınav merkezinde sınava alınacaklardır.
Bu adaylardan okuyucu yardımı talep edenler ile korsesi metal parça içeren adaylar Ankara’da
ÖSYM tarafından hazırlanacak her türlü kablolu-kablosuz iletişimi kesilmiş binalarda sınava alınacaklardır.
8- İlaç kullanacak adaylardan ilaçlarını tane ile sınav binasına getirenler tercih ettikleri sınav merkezinde
sınava alınacaklardır. Kullanacakları ilacı paket içerisinde sınava getirmesi gereken adaylar, Ankara’da
ÖSYM tarafından hazırlanacak her türlü kablolu-kablosuz iletişimi kesilmiş binalarda sınava alınacaklardır.
9- Ek gıda (paketli) kullanması gereken adaylar, açılmamış paketlerde (paketler sınav boyunca masa
üstünde olmak kaydıyla) Bina Sınav Sorumlusu Yardımcısı kontrolünde tercih ettikleri sınav merkezinde
sınava alınacaklardır.
10- Göz damlası kullanan adaylar, Bina Sınav Sorumlusu Yardımcısı kontrolünde tercih ettikleri sınav
merkezinde sınava alınacaklardır. Damla metal şişede ise adaylar, Ankara’da ÖSYM tarafından hazırlanacak
her türlü kablolu-kablosuz iletişimi kesilmiş binalarda sınava alınacaklardır.
11- Sonda kullanan adaylar tercih ettikleri sınav merkezinde sınava alınacak ancak bunlardan okuyucu
yardımı talep edenler, Ankara’da ÖSYM tarafından hazırlanacak her türlü kablolu-kablosuz iletişimi kesilmiş
binalarda sınava alınacaklardır.
12- Oturma simidi, yastık kullanan adaylar, Bina Sınav Sorumlusu Yardımcısı kontrolünde tercih ettikleri sınav merkezinde sınava alınacaklardır. Bu adaylardan okuyucu yardımı talep edenler, Ankara’da ÖSYM
tarafından hazırlanacak her türlü kablolu-kablosuz iletişimi kesilmiş binalarda sınava alınacaklardır.

13- Maske kullanan adaylar, Bina Sınav Sorumlusu Yardımcısı kontrolünde tercih ettikleri sınav merkezinde
sınava alınacaklardır. Bu adaylardan maskesi metal parça içerenler, Ankara’da ÖSYM tarafından hazırlanacak
her türlü kablolu-kablosuz iletişimi kesilmiş binalarda sınava alınacaklardır.
14- İşitme cihazının pili ve kabı ile sınava gelen adaylar, sınavda bu malzemelerini Bina Sınav Sorumlusu
Yardımcısına teslim edecekler, ihtiyaç halinde kullanabileceklerdir. Bu malzemelerini Bina Sınav Sorumlusuna
teslim etmek istemeyen, sınavda yanlarında bulunmasını isteyen adaylar, Ankara’da ÖSYM tarafından
hazırlanacak her türlü kablolu-kablosuz iletişimi kesilmiş binalarda sınava alınacaklardır.
15- Özel ortopedik ayakkabı kullanan adaylar tercih ettikleri sınav merkezlerinde sınava alınacak ancak
bunlardan okuyucu talep eden adaylar Ankara’da ÖSYM tarafından hazırlanacak her türlü kablolu-kablosuz
iletişimi kesilmiş binalarda sınava alınacaklardır.
16- Pant ve dizlik kullanan adaylar bu malzemeleri giysi altında olmak kaydıyla tercih ettikleri sınav merkezinde
sınava alınacaklardır. Bu adaylardan okuyucu talep eden adaylar Ankara’da ÖSYM tarafından
hazırlanacak her türlü kablolu-kablosuz iletişimi kesilmiş binalarda sınava alınacaklardır.
17- İşitme Cihazı ve Biyonik Kulak kullanmak durumunda kalan adayların eğer kulaklıklar ve cihazları
bedenlerinden ayrılabilir ise sınav öncesinde Bina Sınav Sorumlusu Yardımcısına teslim edip sınav sonrasında
teslim alacaklar. Aksi halde bu adaylar ile bu adaylardan okuyucu isteyenlerin hepsi Ankara’da
ÖSYM tarafından hazırlanacak her türlü kablolu-kablosuz iletişimi kesilmiş binalarda sınava alınacaklardır.
18- tekerlekli sandalye (Akülü olanlar dâhil) kullanan adaylar tercih ettikleri sınav merkezinde sınava
alınacaklardır. Bu adaylardan okuyucu talep eden adaylar, Ankara’da ÖSYM tarafından hazırlanacak her
türlü kablolu-kablosuz iletişimi kesilmiş binalarda sınava alınacaklardır.
19- Koltuk değneği / baston / kanedyen / yürüteç kullanan adaylar, tercih ettikleri sınav merkezinde
sınava alınacaklardır. Bina Sınav Sorumlusu Yardımcısı tarafından bu malzemeler teslim alınacak sınav
sonunda adaya teslim edilecektir.
20- Elektronik olmayan büyüteç kullanan adaylar, tercih ettikleri sınav merkezinde sınava alınacaklardır.
Büyüteci metal parça içeren adaylar Ankara’da ÖSYM tarafından hazırlanacak her türlü kablolu-kablosuz
iletişimi kesilmiş binalarda sınava alınacaklardır

21- Prizmatik Gözlük, teleskopik gözlük kullanan adaylar (sadece çerçeve ise) tercih ettikleri sınav merkezinde
sınava alınacaklardır. Bu malzemelerinde bir aparat takılı olan adaylar Ankara’da ÖSYM tarafından
hazırlanacak her türlü kablolu-kablosuz iletişimi kesilmiş binalarda sınava alınacaklardır.
22- Abaküs kullanan adaylar Bina Sınav Sorumlusu Yardımcısının kontrolü ile tercih ettikleri sınav merkezinde
sınava alınacaklardır. Üzerinde herhangi bir olağan dışı aparat olan cihazlarla sınava girecek
adaylar Ankara’da ÖSYM tarafından hazırlanacak her türlü kablolu-kablosuz iletişimi kesilmiş binalarda
sınava alınacaklardır.
23- Küptaş veya Kabartmalı Yazı Tableti kullanan adayların bu malzemeleri plastik ise tercih ettikleri sı-
nav merkezinde sınava alınacaklardır. Metal kalem kullanacaklarda bu malzeme kontrol edilip tutanağa
olağan dışı bir durum olmadığı yazılacaktır. Aksi takdirde aday sınava alınmayacaktır. Kalem dışında metal
aksamlı malzeme kullanacak olan adaylar Ankara’da ÖSYM tarafından hazırlanacak her türlü kablolukablosuz
iletişimi kesilmiş binalarda sınava alınacaklardır.
24- Tahta ve Beyaz Tahta Kalem kullanan adaylar, tercih ettikleri sınav merkezinde sınava alınacaklardır.
Bu malzemesi metal parça içerenler ile okuyucu talep eden adaylar Ankara’da ÖSYM tarafından hazırlanacak
her türlü kablolu-kablosuz iletişimi kesilmiş binalarda sınava alınacaklardır.
25- Astım ilacı, spreyi, pompası kullanan adaylardan bu malzemesi metal içermeyenler tercih ettikleri
sınav merkezinde sınava alınacaklardır. Metal içeren malzemeler Bina Sınav Sorumlusu tarafından teslim
alınacak ihtiyaç olduğunda adayın kullanmasına izin verilecektir. Zorunlu olarak bu gereçleri yanında bulundurmak
durumunda olan adayların ilgili gereçleri BSS Yardımcısı tarafından Sınav başladıktan sonra
Salon Başkanının masasına konulacak ve kullanım dışı zamanlarda sürekli orada kalacaklardır.
26- Büyüteç gözlüğü kullanan adayların bu malzemeleri Bina Sınav Sorumlusu Yardımcısı tarafından
kontrol edilerek tercih ettikleri sınav merkezinde sınava alınacaklardır. Eğer olağan dışı bir durum var ise
adayın talebi ile kendileri Ankara’da ÖSYM tarafından hazırlanacak her türlü kablolu-kablosuz iletişimi
kesilmiş binalarda sınava alınacaklardır.
27- Bilgisayar - Braille Daktilo kullanan adaylar, Ankara’da ÖSYM tarafından hazırlanacak her türlü
kablolu-kablosuz iletişimi kesilmiş binalarda sınava alınacaklardır

28- İnsülin Pompası kullanan adaylar, bu aparatı giysilerin altında bulundurmak şartı ile kendi tercih
etmiş oldukları sınav merkezinde sınava alınacaklardır.
29- İnsülin Pompası kullanıp, aynı zamanda başka rahatsızlığı nedeni ile (görme vb.) okuyucu yardımı
alan adaylar Ankara’da ÖSYM tarafından hazırlanacak her türlü kablolu-kablosuz iletişimi kesilmiş
binalarda sınava alınacaklardır.

GENEL KURALLAR
KURAL 1: Engeli nedeniyle herhangi bir alet kullanan engelli adaylardan okuyucu talep edenler Ankara’da
ÖSYM tarafından hazırlanacak her türlü kablolu-kablosuz iletişimi kesilmiş binalarda sınava alınacaklardır.
KURAL 2: Engeli nedeniyle herhangi bir elektronik alet kullanan engelli adaylar, Ankara’da ÖSYM tarafından
hazırlanacak her türlü kablolu-kablosuz iletişimi kesilmiş binalarda sınava alınacaklardır.
KURAL 3: Vücut üzerine monte edilen ve elektronik olmayan alet ve araçlarla (giysi altında olmak koşulu
ile) sınava girecek adaylar, tercih ettikleri sınav merkezinde sınava alınacaklardır.
KURAL 4: Sınavda 18 veya 22 punto soru kitapçığı isteyen adaylar, Ankara’da sınava alınacaklardır. Bu
adaylar 18 ve 22 puntoda yazılı soru kitapçığında yer alan soruların sayfa düzeni ve tasarımdan kaynaklanan
durumlardan dolayı hak iddia etmeyeceğini ilgili dilekçesinde belirtilmiş olacaktır. Cevap kâğıdı boyutu
standart olduğundan (Bütün adaylara sadece 9 punto cevap kâğıdı verilecektir.), bu adaylara talep
etmeleri halinde işaretleyici yardımı verilecektir.
KURAL 5: Herhangi bir araç ile sınava giren aday olması durumunda Bina Sınav Sorumlusu Yardımcısı tüm
aletleri tek tek kontrol edecek ve izin verilen alet olup olmadığına, aletin üzerinde metal unsurlar bulunmadığına,
karar verecek ve öyle binaya alacak. metal nitelik bulunan araçlar ÖSYM’ye bildirilmiş ve atama
binaya yapılmış ise sınava alınacaktır.
KURAL 6: Engelli adaylar, ÖSYM tarafından engelli aday binası olarak belirlenmiş binalarda sınava gireceklerdir.

KURAL 7: Metal nitelikli eşya beyanında bulunmadığı halde üzerinde metal eşya çıkan engelliler atanmış
oldukları binalarda söz konusu alet ve cihaz ile sınava alınmayacaktır.
KURAL 8: İşaretleyici yardımı talep eden adaylardan engeli nedeniyle sınavda metal eşya/cihaz alet bulundurmak
durumunda olanlar ve sınav esnasında yüksek sesle soruları kendileri okuyacaklar ise Ankara’da
ÖSYM tarafından hazırlanacak her türlü kablolu-kablosuz iletişimi kesilmiş binalarda sınava alınacaklardır.
KURAL 9: Üzerinde cihaz bulunan engellilerden soruları yüksek sesle okumak isteyenler, Ankara’da ÖSYM
tarafından hazırlanacak her türlü kablolu-kablosuz iletişimi kesilmiş binalarda sınava alınacaktır.

KURAL 10: Giysi altında kabul edilen cihazların sınav sırasında giysi üzerine çıkartılması veya bedenden
ayrılması durumunda adayın sınavı geçersiz olacaktır. Aday hemen Bina Sınav Sorumlusu odasına götü-
rülerek süresi boyunca bekletilip sonradan bina dışına çıkmasına müsaade edilecektir. Söz konusu alet
tutanakla ÖSYM’ye gönderilecek.
KURAL 11: Ankara’da belirlenen sınav binasına atanan her aday ihtiyacı olan cihazları kendisi getirecektir.
Sınavdan önce ÖSYM uzmanları aletleri kontrol edip gözden geçirdikten sonra sınav güvenliğini zedeleyecek
bir durum olmadığını onaylayıp kullanım izni verirlerse aday bu cihazları sınavda kullanabilecektir.
Güvenlik ihlali yapan aday sınav binasına alınmayacaktır.
KURAL 12: Ankara’dan başvuran engelliler de metal aksamı olan cihaz kullanmaları halinde Ankara’da
ÖSYM tarafından hazırlanacak her türlü kablolu-kablosuz iletişimi kesilmiş binalarda sınava alınacaklardır.
KURAL 13: Adaylar başvuru süresi içerisinde kullanmak istedikleri cihazların resimlerini ve özelliklerini
içeren dilekçelerini ÖSYM’ye iletecekler. ÖSYM her cihazı inceleyip yukarıdaki açıklamalar çerçevesinde
adayın sınav merkezini belirleyecektir. ÖSYM’ye fotoğrafı ve özellikleri gönderilen cihaz dışında bir cihaz
ile sınav binasına gelen adaylar sınava alınmayacaktır.
KURAL 14: Yukarıda tanımlanan araç gereç ve cihazların dışında engelli adayların kullanmak durumunda
oldukları başka malzeme, alet, araç, gereç, cihaz veya engel durumu söz konusu olur ise aday başvuru
süresi içerisinde durumunu dilekçe ile ÖSYM’ye bildirecek ve ilgili komisyon incelemesi neticesinde karar
verip adaya bildirecektir.

kaynak: kamu24.net