30 Tem 2011

Engelli Memur Sınavı özür gruplarına göre yapılacak


Bakan Şahin: Engelli sınavları özür grubuna göre yapılacak

Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Fatma Şahin, engelli istihdamıyla ilgili, ''Bedensel engellileri kendi içinde, işitme engellileri kendi içinde, görme engellileri kendi içinde sınav yapacağımız yeni bir modelin doğru bir model olduğunu düşünüyoruz. Bununla alakalı da uzmanlarımıza, genel müdürlüklerimize gerekli talimatı verdik'' dedi.

Şahin, Türkiye Sakatlar Konfederasyonu Başkanı Yusuf Çelebi ve beraberindekileri makamındakabul etti.
Bakan Şahin, yaptığı konuşmada, 2002'de yola çıkarken, iktidar olduklarında ''önce insan'', ''insanı yaşat ki devlet yaşasın'' diyerek, engelli sağlam, genç yaşlı, kadın erkek toplumun bütün kesimlerini kucaklayacak bir eylem planı oluşturduklarını söyledi.
Anayasa'nın 10. maddesinin gereği olarak, toplumun dezavantajlı grupları denilen ''daha fazla ilgiye muhtaç'' gruplarına pozitif ayrımcılık uyguladıklarını ifade eden Şahin, herkesin birinci sınıf vatandaş olduğu, toplumsalhuzurun ve barışın sağlandığı ve herkesin mutlu yaşadığı bir Türkiye için yola çıktıklarını vurguladı.

Özellikle engellilerle ilgili kendi dönemlerinde ilk kez yasa çıkarmayı başardıklarını belirten Şahin, ''Bu yasayla önemli bir başlangıç oldu. Yasal altyapıda uygulamaları takip ederken de, sorunları çözerken de hep sizin bakış açınızı, sizlerin katılımcılığını çok önemsedik'' diye konuştu.
Gelinen noktada bütçede özürlülerin daha rahat yaşamasıyla ilgili 2002 yılına göre yaklaşık 10 kat artış sağlandığına işaret eden Şahin, bunun çok önemli bir artış olduğunu, işin finans boyutu, bütçe olmadan hiçbir projenin gerçekleştirilemeyeceğini dile getirdi.
Bakan Şahin, ''Önce o mali kaynağı ayırdık, sonra öncelikleri belirledik, hangi konuda ne yapmamız gerektiğinin çalışmasını yaptık. Özellikle evde bakım, rehabilitasyonuyla ilgili özürlülerimizin sağlık ve eğitim imkanlarından daha fazla istifade etmelerini sağladık, fırsat eşitliğiyle ilgili yapılamaz denilen şeyleri yaptık, hayal denilen birçok şeyi gerçekleştirdik'' dedi.

-''YENİ BİR SINAV MODELİNİ HAYATA GEÇİRMEK İSTİYORUZ''-
Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığında, özürlülerle ilgili başkanlığın daha yüksek şekilde temsili sağlayacak bir genel müdürlüğe dönüştürüldüğünü belirten Şahin,özürlülerden sorumlu bir müsteşar yardımcılığıoluştuğunu ve teşkilat yapısının çok daha güçlendirildiğini bildirdi.
Bakan Şahin, 2012 eylem planları hakkında da bilgi vererek, şunları söyledi:
''Özürlülerimizin, 'Artık biz özürlü parası istemiyoruz, özürlülerle ilgili yapılanları önemsiyoruz ama bizim önceliğimiz istihdam' şeklinde çok haklı bir talepleri var. Özürlü istihdamıyla ilgili bundan önceki süreçte, ilgili bakanlarımızca, özürlü çalıştırmayı cazip hale getirmeyle ilgili hem yasal düzenleme hem kamudaki yüzde 3 özürlü oranını çalıştırmayan kurumlarla ilgili iyi bir takip yapıldı. Gelinen nokta önemli ama yeterli değil. Bizim önceliğimiz, özürlü istihdamı konusunda hem kamuda hem özel sektörde yeni bir hedef belirlemek ve istihdam odaklı çalışma modelini hayata geçirmek.
Özürlülerle ilgili ikinci olarak yapmaya çalıştığımız, arkadaşlarımızı alırken, özürlülerin kendi içindeki gruplarını çok önemsiyoruz. Yani bedensel engelli olan ile görme özürlü, işitme engelli olan veya zihinsel engelli olan, bunların derecelerine göre, kendi içinde sınav yapacağımız yeni bir sisteme geçmek istiyoruz. Çünkü bedensel engelli biriyle işitme engelli birini aynı sınava soktuğunuzda bunun haksız rekabet olduğunu düşünüyoruz. Bedensel engellileri kendi içinde, işitme engellileri kendi içinde, görme engellileri kendi içinde sınav yapacağımız yeni bir modelin doğru bir model olduğunu düşünüyoruz. Bununla alakalı da uzmanlarımıza, genel müdürlüklerimize gerekli talimatı verdik. Dünyadaki örnekleri inceliyoruz, yeni bir sınav modelini hayata geçirmek istiyoruz. Ben milletvekili bir kardeşiniz olarak, özürlülerin anne babalarının bana gelip burada yaşanan sıkıntıları anlattıklarını ve haklı bir talepleri olduğunu gördüm. Bu makama gelir gelmez de ilk verdiğimiz talimatlardan biridir. Buradaki ihtisaslaşmayı başarmamız, engelliler arasındaki haksız rekabeti de önlememiz gerekiyor.''

Bununla ilgili hızlı şekilde çalışma yaptıklarını ve dünyadaki örnekleri incelediklerini ifade eden Şahin, ''Kendi ülkemizdeki modellere göre de sizlerin yardımıyla yeni bir sınav sisteminin takipçisi olacağız, istihdamla ilgili sürecin takipçisi olacağız'' diye konuştu.
Ulaşılabilirlikle ilgili de önceliklerinin bulunduğunu belirten Şahin, ''Yerel Yönetimler Kanunu'nda bu konu çok net şekilde belirtilmiş olmasına rağmen, yerel yöneticilerimizin kendi bireysel duyarlılığıyla gelişen bir süreç var. Bazı yerel yöneticilerimiz bu konuda çok hassas, çok başarılı örnekler var. Bazen de bu dilek ve temenni olarak kalıyor ve çok görünmüyor ama biz bakanlık olarak bunu çok önemsiyoruz. Bir engelli kardeşimizin ulaşmak istediği her yere ulaşabileceği bütün altyapının oluşmasıyla ilgili bize düşen kısmın, denetim ve izleme kısmının da bire bir takipçisi olacağız'' dedi.
Şahin, 2012 eylem planlarını oluştururken bu öncelikler doğrultusunda hareket ettiklerini, engellilerin yaşadığı tüm sorunları arkada bırakacak şekilde yeni bir sürecin takipçisi olacaklarını bildirdi.
Konfederasyon Başkanı Çelebi de 2002 yılına kadar engellilerin sorunlarının görülmediğini belirterek, ''2002'ye kadar engelliler Kuzey Buz Denizi'nde yaşarcasına, sorunları buzların arasında katmer katmer kalmış, görülmemişti. 2002'den sonra güneşin doğuşuyla birlikte buz eridikçe engelli sorunları gün yüzüne çıktı'' diye konuştu.

Çelebi, 2005 yılında bir devrim gerçekleştirilip Özürlüler Yasası'nın çıkarıldığını ifade ederek, ''Bu yasayla birlikte özürlü hakları hızla ortaya çıkmış, imkanlar dahilinde haklar iade edilmeye başlamıştır ancak Cumhuriyet'ten bugüne kadar birikmiş sorunlar olunca, bunların üstesinden gelmek de zor olacaktır ama bu ekibin üstesinden geleceğine inanıyoruz'' dedi.
Sivil anayasa çalışmalarına katılmak istediklerini de dile getiren Çelebi, ''Özürlülerle ilgili sivil toplum kuruluşlarının da sivil anayasa sürecinde yer alması ülkemizin yararına olacaktır. Biz de sivil anayasa içerisinde olmak istiyoruz'' diye konuştu.
A.A.
Kaynak:Memurlar.net

15 Tem 2011

Bu Vatan Hepimizin !

Son günlerde haber bültenlerinde izlediğim şehit haberlerine inanılmaz üzülüyorum. Şehitlerimize Allah'tan rahmet diliyor, kederli ailelerine ecir-sabır diliyorum.
Yüzyıllardır hep birlikte yaşadığımız, ekmeğini,aşını,suyunu içtiğimiz bu güzel topraklarda kardeşçe yaşamak dururken böyle olayların yaşanması içler acısı bir durum. Bu vatan hepimizin sahiplenip, koruyalım.

10 Tem 2011

işitme engelli kraliçe tacını taktı


ÇEK Cumhuriyeti'nin başkenti Prag'da 11'incisi düzenlenen 2011 Dünya İşitme Engelliler Güzellik Yarışması'nda birincilik tacını İtalyan güzel Ilaria Galbusera taktı. 48 kraliçe adayının katıldığı yarışmada tacı takan Galbusera doğuştan işitme engelli. İtalyan güzel taç töreninde gözyaşlarına hâkim olamadı. DIŞ HABERLER
Kaynak

9 Tem 2011

Bir engelliyle karşılaşıldığında yapılmaması gerekenler !

Bir engelliyle karşılaşıldığında;
-öncelikle “Aaa,sana ne oldu?”diye sorulması…
-Çocuğu engelli olanlara “Siz öldükten sonra ne olacak bunun hali?” denmesi…
-Normal okullara gitmek isteyen engellilere “Sizin için ne güzel özel okullar var,niye zorlanacağın bir okula gidiyorsun ki?”denilmesi…
-Engelli birini görünce direk onunla konuşulmaması,yanındakine (o yokmuş gibi) onun hakkında sorular sorması…
-Birine kızıldığında o kişiye hitaben “spastik”,”şizofren” gibi ifadelerin aşağılama maksadıyla söylenmesi…
-Örneğin bir görme engelliye izin almadan hemen koluna girip yardım etmeye çalışılması…
-Ufak tefek paraları(örneğin tuvalet parası gibi) engellilerden alınmaması.Engelli vermekte ısrarcı olursa”Başının gözünün sadakası olsun”denmesi…
-Bir engelli ile karşılaşıldığında yanındaki çocuk “Aa,o ne,sen neden öylesin?” gibi sorunca “Hişt,sus bakayım,çok ayıp”gibisinden sözlerle çocuğun susturulması,ona başka açıklama yapılmaması…
-İşitme engelli biri,dediğinizi anlamadığında bağırarak tekrar edilmesi…
-Bir kör ile tanıştığınızda “sizin parmaklarınız çok duyarlı,ezberiniz çok güçlü değil mi,bir kör var bizim orada 10 yıl geçse seni sesinden tanır”gibi muhabbetler yapılması…
-Çocukların adeta “bulaşıcı” bir şeymiş gibi engellilerden uzak tutulması…
-Engelliler için ayrılmış alanların(otobüslerde,asansörl​erde v.b.) diğer kişilerce adeta yarışırcasına kullanılması.
-Çocuğu engelli doğunca ya da bir kaza sonucu engelli olunca bazı insanların ilk fırsatta eşinden boşanıp evi terk etmeleri.Bir daha da hiç ilgilenmemeleri…
-Akülü sandalye kullanan bir engelli görünce “Aaa,kendi kendine gidiyo” denmesi…
-Hava alanında görevlinin uçağa binecek tekerlekli sandalyedeki engelliye “Yürüyebiliyor musunuz?” diye sorması.Sandalyedeki arkadaş “Hayır” dediğinde tekrar “Hiç mi?” ya da bir kaç adım da atamıyor musunuz?” denilmesi…

Kaynak

Bir engelliyle karşılaşıldığında yapılmaması gerekenler !

Bir engelliyle karşılaşıldığında;
-öncelikle “Aaa,sana ne oldu?”diye sorulması…
-Çocuğu engelli olanlara “Siz öldükten sonra ne olacak bunun hali?” denmesi…
-Normal okullara gitmek isteyen engellilere “Sizin için ne güzel özel okullar var,niye zorlanacağın bir okula gidiyorsun ki?”denilmesi…
-Engelli birini görünce direk onunla konuşulmaması,yanındakine (o yokmuş gibi) onun hakkında sorular sorması…
-Birine kızıldığında o kişiye hitaben “spastik”,”şizofren” gibi ifadelerin aşağılama maksadıyla söylenmesi…
-Örneğin bir görme engelliye izin almadan hemen koluna girip yardım etmeye çalışılması…
-Ufak tefek paraları(örneğin tuvalet parası gibi) engellilerden alınmaması.Engelli vermekte ısrarcı olursa”Başının gözünün sadakası olsun”denmesi…
-Bir engelli ile karşılaşıldığında yanındaki çocuk “Aa,o ne,sen neden öylesin?” gibi sorunca “Hişt,sus bakayım,çok ayıp”gibisinden sözlerle çocuğun susturulması,ona başka açıklama yapılmaması…
-İşitme engelli biri,dediğinizi anlamadığında bağırarak tekrar edilmesi…
-Bir kör ile tanıştığınızda “sizin parmaklarınız çok duyarlı,ezberiniz çok güçlü değil mi,bir kör var bizim orada 10 yıl geçse seni sesinden tanır”gibi muhabbetler yapılması…
-Çocukların adeta “bulaşıcı” bir şeymiş gibi engellilerden uzak tutulması…
-Engelliler için ayrılmış alanların(otobüslerde,asansörl​erde v.b.) diğer kişilerce adeta yarışırcasına kullanılması.
-Çocuğu engelli doğunca ya da bir kaza sonucu engelli olunca bazı insanların ilk fırsatta eşinden boşanıp evi terk etmeleri.Bir daha da hiç ilgilenmemeleri…
-Akülü sandalye kullanan bir engelli görünce “Aaa,kendi kendine gidiyo” denmesi…
-Hava alanında görevlinin uçağa binecek tekerlekli sandalyedeki engelliye “Yürüyebiliyor musunuz?” diye sorması.Sandalyedeki arkadaş “Hayır” dediğinde tekrar “Hiç mi?” ya da bir kaç adım da atamıyor musunuz?” denilmesi…

Kaynak

4 Tem 2011

Beytullah Eroğlu:Madalyayı ülkem için kazandım


Almanya'nın başkenti Berlin'de bugün başlayan Avrupa Bedensel Engelliler Yüzme Şampiyonası'nda, 50 metre kelebekte 41,49'luk derecesiyle altın madalya kazanarak, Türkiye'ye tarihinde yüzmede ilk kez bir Avrupa Şampiyonluğu yaşatan kolsuz 16 yaşındaki Beytullah Eroğlu, şampiyonluğunu tüm Türkiye'ye adadığını söyledi.

Beytullah, yarışma sonrasında AA muhabirine yaptığı açıklamada, 9 yıllık bir çalışmanın sonucunda Avrupa Şampiyonu olduğu için çok mutlu olduğunu belirterek, ''Altın madalyayı ülkem adına kazandım. Şampiyonluğumu tüm ülkeme adıyorum'' dedi.

Takım olarak 2 altın madalya daha kazanmayı beklediklerini ifade eden Beytullah, kendisini yetiştiren antrenörü Osman Çullu'ya ve babasına desteklerinden dolayı teşekkür etti.

Beytullah, desteklendikleri zaman çok daha büyük başarılara imza atabileceklerini, bu nedenle tüm Türkleri kendilerine destek vermeye çağırdığını kaydederek, gelecekteki hedeflerinin 2012 yılında Londra'da yapılacak paralimpik oyunları olduğunu sözlerine ekledi.

Beytullah'ın babası Mustafa Eroğlu da, oğlunun başarısından büyük mutluluk duyduğunu, kendisine her zaman destek vermeye çalıştığını belirterek, Beytullah'ın, bir evladın bir babaya verebileceği en büyük mutluluğu yaşattığını ve zoru başardığını söyledi.

Antrenör Çullu, Beytullah'ın başarısının Türkiye tarihinde bir ilk olduğuna işaret ederek, bunun bir başlangıç olmasını dilediğini, Türkiye'ye daha çok madalya kazanarak dönmek istediklerini ifade etti.

Beytullah'ın başarısının, engellilere imkan verildiği takdirde neler yapabileceklerini gösterdiğini belirten Çullu, 2012 yılında yaklaşık 15 yarışmaya katılacaklarını ve bu yarışlarda da daha fazla madalya kazanmak istediklerini kaydetti.

Türkiye Bedensel Engelliler Spor Federasyonu As Başkanı Nevin Ergun da, bugüne kadar hiç bir yüzme yarışmasında Türkiye'nin başarılı olamadığına işaret ederek, ilk kez Beytullah'ın Türkiye'ye bir Avrupa Şampiyonluğu kazandırdığını, bu başarının, kurum ve kuruluşların bedensel engelli sporcuları desteklemesinin ne kadar önemli olduğunu gösterdiğini söyledi.

Kamu kurum ve kuruluşlarından, devletten de destek beklediklerini ifade eden Ergun, 2012 paralimpik oyunlarına 40 kişilik bir ekip ile katılmak ve rekor sayıda madalyayla Türkiye'ye dönmek istediklerini sözlerine ekledi.

Federasyonun yüzmeden sorumlu as başkanı Hulusi Kalender de, Beytullah ile gurur duyduklarını belirterek, ''Beytullah, kolla yapılan bir sporda dezavantajlı konumunu avantaja çevirebilen bir arkadaşımız'' dedi.

Türk Bedensel Engelliler Yüzme Takımında Beytullah Eroğlu'nun yanı sıra bedensel engelli olarak Özlem Baykız ve Numan Çam ile görme engelli sporcular Emre Sönmez, Hüseyin Çırakoğlu ve Kemal Ergün yer alıyor.

Kaynak