28 Şub 2010

Engelli bir çocuğa sahip olmak nasıl bir duygudur?

 Engelli bir çocuğa sahip olmak nasıl bir duygudur?
Bu konuya ilişkin Emily Perl Kingsley isimli bir anne aşağıda eklediğim yazısında bir benzetme yaparak, anne ve babaların duygularını ne güzel yansıtmış.Okuyalım ve anlayalım.

"Bana genellikle özürlü bir çocuk büyütmemin nasıl bir şey olduğunu sorarlar. İşte anlatıyorum.
Bir bebek sahibi olacağınızı anladığınızda yaşadığınız duygu, İtalya' ya güzel bir seyahat planı yapmaya benzer.
İtalya hakkında bir sürü kitap ve broşür alırsınız ve harika planlar yapmaya başlarsınız.
Coliseum. Mikalanjelo'nun Davut'u. Venedik teki gondollar.
İtalyanca birkaç sözcük bile öğrenirsiniz. Her şey çok heyecan vericidir.
Aylar süren beklemeden sonra, o gün gelir çatar. Bavullarınızı toplar. Yola çıkarsınız. Birkaç saat süren yolculuktan sonra, uçağınız havaalanına iner.
Hostes mikrofonu eline alır ve "Hollanda'ya hoş geldiniz" der.
Hollanda mı? Dersiniz. "Ne demek istiyorsunuz? Ne Hollanda'sı? Ben İtalya'ya bilet almıştım. Benim İtalya' ya gitmem gerek.
Tüm yaşamım boyunca İtalya' ya gitmenin düşünü kurdum ben"
Fakat uçuş rotasında bir değişiklik yapmışlardır.
Hollanda' ya inmişsinizdir ve orada kalmanız gerekir.
Önemli olan sizi korkunç, iğrenç ve pis bir yere, açlığın ve hastalıkların ortasına bırakmamışlardır. Sadece farklı bir yerdesinizdir.
Bu yüzden çıkıp yeni broşürler ve kitaplar almanız ve yepyeni bir dil öğrenmeniz gerekmektedir. Ve daha önce hakkında hiçbir şey bilmediğiniz insanlar tanımak zorundasınızdır.
Gittiğiniz yer sadece farklı bir yerdir. Oradaki yaşam, İtalya da kinden daha yavaştır. İtalya kadar etkileyici değildir. Fakat, bir süre orada kaldıktan sonra nefesinizi tutar ve çevrenize bir bakarsınız... ve Hollanda'nın değirmenlerini fark edersiniz... ve lalelerini.
Hollanda'nın Rembrandları bile vardır.
Fakat tanıdığınız herkes İtalya'ya gidip gelmektedir... sürekli orada geçirdikleri güzel günleri anlatmaktadır. Ve yaşamınız boyunca "Evet benim de gitmem gereken yer orasıydı.
Ben de aynı planı yapmıştım." Dersiniz.
Bu nedenle duyduğunuz acı asla, asla dinmez... çünkü yitirdiğiniz düş çok önemli bir düştür.
Ancak... tüm yaşamınızı İtalya' ya gidemediğiniz için üzülerek geçirirseniz, Hollanda'nın güzelliklerinin hiçbirinin tadını çıkaramazsınız."
Yazar:Emily Perl Kingsley

24 Şub 2010

Mevlid Kandilimiz Kutlu Olsun,

Mevlid Kandiliniz Mubarek Olsun!
Yüce Yaratıcı’nın Kuran-ı Kerim’de “yüce bir ahlak üzere” olduğunu belirttiği ve tüm insanlara rahmet elçisi olarak gönderdiği, peygamberlik zincirinin son halkası olan Sevgili Peygamberimiz (sav)’in hicri takvime göre doğumu vesilesiyle kutlayageldiğimiz Mevlid Kandili’ni 25 Şubat Perşembe gününü Cuma’ya bağlayan gece idrak edeceğiz.

 Sevgili Peygamberimizin dünyayı şereflendirmesinin yıldönümü olan Mevlid kandilinin bütün insanlığa rahmet ve huzur getirmesini, O’nu ve insanlığa getirdiği en büyük hediye olan Kur’an’ı yakından tanımamıza ve çağrısı etrafında birleşmemize vesile olmasını Yüce Mevlâ’dan niyaz eder, vatandaşlarımızın, soydaşlarımızın ve bütün İslam âleminin Mevlid Kandilini tebrik ederim.
Prof. Dr. Ali BARDAKOĞLU
Diyanet İşleri Başkanı

Bende tüm inanaların mübarek mevlid kandilini kutlarım.

18 Şub 2010

Koşun koşun sevgili Doğa Fotoğraf bloğunu açtı.

Şeker Kokusu blogundaki başarılarıyla gözlerimiz kamaştıran değerli Şenay hanım birde fotoğraf bloğuyla siz değerli ziyaretçilerin takdirini kazanmak, başka pencereleri kendi bakış açısıyla güzel bir şekilde yansıtmak amacıyla O An isimli bloğunu açmış bulunmaktadır.Tabi yeni sayılır ama sizlerin desteğiyle daha çok ve daha güzel kareleri çekme konusunda motive olacağına eminim.
Biliyorsunuz ki emek kokan her bloğu burada tanıtmaktan mutluluk duymaktayım.O an bloğunun sahibi Funda hanıma  başarılar dilerim.Bloğu ziyaret etmek için TIKLAYIN
Beğendiğim bir kaç kare fotoğrafınıda burada yayınlamak bana mutluluk verecektir.

16 Şub 2010

Sol ayağıyla yaptığı resimleri 4. kez sergiliyor

  
ERZURUM -AA- Erzurum'da elleri ve sağ ayağı doğuştan engelli olan Yusuf Arslan, 4. kişisel resim sergisini açtı.
Palandöken Belediyesinin desteğiyle Büyükşehir Belediyesi Kültür Merkezinde açılan, 19 Şubata kadar gezilebilecek "Sol Ayağım 4" adlı sergide, 20 yaşındaki Yusuf Arslan'ın sol ayağıyla yaptığı 80 resim yer alıyor.
Yusuf Arslan'ın babası Abdullah Arslan yaptığı açıklamada, oğlunun elleri ve sağ ayağını kullanamadığını, konuşmakta güçlük çektiğini belirterek, her türlü engele rağmen resim yapma azminin körelmediğini söyledi.
Oğlunun 9 yaşında Ankara'da yapılan ameliyatın ardından zorlanarak da olsa yürümeye başladığını ancak sağ ayağını kullanamadığı nı ifade eden Arslan, "Yusuf sadece sol ayağıyla resim yapabiliyor. Bu 4'üncü kişisel sergisi. Onunla gurur duyuyorum. Oğlum kan uyuşmazlığı sebebiyle doğuştan engelli olarak dünyaya geldi. Ancak her türlü zorluğa rağmen, yaptığı resimleri görünce duygulanıyorum. Resimlerini herkes çok beğeniyor" dedi.
Arslan, oğlunun resim yapması için evinin bir odasını atölyeye dönüştürdüklerini belirterek, "Oğlum yeni bir atölye istiyor. İnşallah gelecekte o da olacak. Hedefimiz oğlumun kendisine ait donanımlı bir atölyesi olmasını sağlamak" diye konuştu.
Abdullah Arslan, oğlunun haftada 2 kez rehabilitasyon merkezine götürüldüğünü söyledi.
Arslan, Yusuf'un boyaları palete dökmesine kardeşlerinin yardımcı olduğunu sözlerine ekledi.
Palandöken Belediye Başkanı Orhan Bulutlar ise belediye olarak Yusuf'un 4. kişisel resim sergisini açmasına destek olduklarını belirterek, "Şimdiye kadar destek verdiğimiz sergilerin en anlamlısını açıyoruz. Ellerini kullanamayan, sadece sol ayağıyla resim yapan Yusuf gibi çocukları desteklemeliyiz. Yusuf, sanatın engel tanımadığını herkese en iyi şekilde gösterdi" dedi. 


Kaynak

2 Şub 2010

Uzanamıyorum ! ,Engelli şiiri

Sevgili Durumuz yine duygu yüklü bir şiiri bizim için yazmış.Kendisine çook teşekkür ediyorum.Engellilerin duygularını ne güzel şiire döküyor değil mi? Yüreğine sağlık duru.İyi ki varsın...