20 Oca 2010

Minik Sümeyye yine İşbaşında,Engelli Haberleri

Minik Sümeyye ayaklarıyla büyülemeye devam ediyor.Nasıl mı işte



Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, eşi Hayrünnisa Gül ile Rusya Devlet Başkanı Dimitriy Medvedev ve eşi Svetlana Medvedev'in de takdirini kazanan Sümeyye Boyacı (7), şimdi de ebru sanatına başladı.
İlköğretim okulu 1'inci sınıf öğrencisi Sümeyye'nin, Değirmen Sanat Atölyesi'ndeki eğitmeni Didem Üstün, ebrunun 15. yüzyıldan beri yapılan bir Türk sanatı olduğunu belirterek, Sümeyye'nin de bu sanat dalına ilgi duymasından mutluluk duyduğunu kaydetti.
Yedi yaşındaki bir çocuğunu sabır isteyen ve zor bir sanatı yapmasının dikkat çekici olduğunu ifade eden Üstün, şöyle konuştu: "Yaklaşık 3 aydır Sümeyye ile ders yapıyoruz. Öncelikle haftada bir kere ders alıyordu. Şu anda hafta iki gün ebru dersi alıyor. Sümeyye, yetenekli ve zeki bir öğrenci, çok güzel eserler ortaya çıkartıyor. O da ebru sanatı ç ok sevdi. Uzun yıllar ebru sanatına devam etmek istiyor. Sümeyye, kendisi isteyerek ders alıyor. Ebru sanatıyla yakından ilgileniyor."
Sümeyye de ebru sanatını çok sevdiğini ve buna devam etmek istediğini kaydetti.
Önce yüzme öğrenen Sümeyye, Anadolu Üniversitesi Öğretim Görevlisi Amine Aygistova'nın girişimiyle de ayaklarıyla resim yapmaya başladı.
Merkezi Rusya'da bulunan Spivakov Vakfının desteğiyle Türkçe'ye çevrilen Rus masallarının resimlerini yapmaya başlayan Sümeyye'nin bu çalışmalarından birinin, Rusya'da resmi temaslarda bulunan Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'e verilmesi, küçük kızın basın ve yayın organları aracılığıyla ülke genelinde tanınmasını sağladı.
Daha sonra Sümeyye, Cumhurbaşkanı Gül ve eşi Hayrünnisa Gü l'ün Dışişleri Konutu'nda misafiri oldu. Küçük Sümeyye, resimde de başarılı olduğunu, resimlerinin Moskova'da düzenlenen 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı etkinlikleri kapsamında izlenime sunulmasıyla gösterdi.
Rusya Devlet Başkanı Dimitriy Medvedev'in eşi Svetlana Medvedev de Türkçe'ye çevrilen Rus masallarının kapak resmini ayaklarıyla yapan Sümeyye Boyacı'ya teşekkür mektubu göndermişti.

18 Oca 2010

Seda bir teferruatmış meğer;Varsa yüreğinde ses zarın!, Engelli Şiiri


Seda bir teferruatmış meğer;Varsa yüreğinde ses zarın!
  
İsyanım ilk kendime olmuştu darağacındaki doğumlarda,
Doktor Teyzenin kulak zarını patlatırcasına çıkan seda,
Sanki bende değil de doğumhanenin çook uzağında…


Ne ‘Maşallah’ seslerini duydum akrabalarımın,
Ne güzel tınısını,bağrı sevda kokan anacığımın,
Ne de evlat hasreti çeken gariban babamın….


Çay bardağına vurulup oyun yapılan sesler,
O bakışlar ki;benim yön çevirmemi bekler.
Nafile anam nafile…Alnıma yazılmış bir kere engeller….


Dandini dandini dastana ninnileri söylenmiş,
Bostancılar danayı kovmuş,beni hep sevmiş,
Bense bebekliğimde bunu hiç bilmemiş….


Çıkardığım agu agu seslerini duyanlar,
An gelince yüzüme hayran hayran bakanlar,
Anlayınca yüreğini kaybetmiş kulağımı,acıyarak bakanlar….


Saklambaçlarda sobeleyen arkadaşlarım olmadı,
Olduysa da ruhum hiç duymadı.
Saklanmak ve bulunmak bana öylesine yalındı….


Okuduğumda ‘’aferin’’lerini duyamadım öğretmenimin,
Doyamadığım başımı okşayıp,yanağıma koyduğu buselerinin,
Öğrenmiştim oysa onu duymayı,kalbinden verdiği sesinin….


Okulda ‘tavşan kaç,tazı tut,’demediler hiç bana,
Ne tavşan olabildim,ne tazı !..yağ satarım bal satarımlarda….
Çökmüştü bir kere omuzlarım,kader ağacımın altındaki yalnızlığıma…


Mahalle gençlerinin dinlediği rock şarkıları,
Çekmecelerde saklanan kasetleri ve plakları,
Hiç bilmedim,bilemedim,müziğin ruhuma katacağı sevdaları….


Ne vizyondaki filmlere gidebildim gençliğimde,
Ne martıları dinledim boğaz sahillerinde,
Ne de ruhumu ,kör olmuş kulağımın derinliklerinde….


Bana akan bir yüreğin duyamadım seni seviyorumlarını,
Buğulu bir bakışı,nazlı bir edayı ve bir tatlı sedayı,
Duyamadım yaaarr duyamadım,ruhumun ihtiyaç duyduğu gıdayı…..


Ne evet dediğini duyabildim heyecanla,
Ne de sordu zaten nikah memuru da bana,
İndirmişlerdi oysa ruhuma, bir tokat da nikah masasında….


Ne eşimi hastaneye götüren ambulans sesini,
Ne dünyaya gelen yavrumun ağlayan dillerini
Ne de doktorun beni tebrik eden sesindeki yüksekliği


Varlıkla yokluk arası bir dünyaymış anladığım,
Vazgeçmemek lazımmış yaşamaktan,duymasa da kulağım
Seda bir teferruatmış meğer;varsa yüreğinde ses zarın!....

Yazar: Duru

NoEngel Yorumu:
Sevgili Duru yine yüreğinden gelen incileri bizimle şiir tadında paylaştı.Bu anlamlı şiir için kendisine bir kez daha teşekkür ederim.Yüreğine sağlık Duru.

17 Oca 2010

Yine yeni yeniden Dostluk ödülüm var.



Bir dostluk ödülüne daha sahip olmaktan mutluyum.
İlk önce İçimdeki Yolculuk bloğunun sahibi değerli Funda Hanım bu ödüle beni layık görmüş.Kendisine çok teşekkür ederim.İkinci sırada Yaşamın İçinde bloğunun sahibi sevgili Ayşegül bu anlamlı ödüle beni layık görmüş.Kendilerine ayrı ayrı kucak dolusu teşekkürlerlerimi yolluyorum.İyi ki varsınız iyi ki dostumsunuz.

Bende bu anlamlı ödülü bloğumu ziyaret eden,okuyan,yorum yazan tüm blog dostlarıma hediye ediyorum..


11 Oca 2010

Dostluk Ödülü Çok Mutlu Etti.



Bu hafta blog ödülleri sayesinde yüzüm güldü.İlk olarak Kararlı bloğunun sahibi Sevgili Pabuç İkinci sırada  Hazanmevsimi-68 isimli bloğun sahibi Sevgili  Ferzan Hanım , Üçüncü sırada Curcuna-siyahkelebek.blogunun sahibi Sevgili siyahkelebek  beni bu anlamlı dostluk ödülüne layık görmüş.Dostluğu pekiştiren bu anlamlı ödül için kendilerine ayrı ayrı teşekkür eder, dostluğumuzun her daim devam edeceğini bilmelerini isterim.



Bende bu ödülü  tüm blog dostlarıma havale ediyorum.

6 Oca 2010

Beyaz Baston Körler Haftası,7-14 Ocak Körler Haftası,Görme engelliler için şiir/Yol görünmüyor şiiri


Her çağda bağımsızlaşma ve özgürleşmenin çeşitli araçları vardır. Bütün çağlar boyunca baston da körlerin bağımsızlaşmasını ve özgürleşmesini simgeleştiren en önemli araçtır. Basit bir değnekten evrimleşerek baston haline gelen nesnenin beyaz baston oluşunun öyküsü 20. yüzyılda başlar. 1921 yılında bir trafik kazası sonucu kör olan bir fotoğrafçı, çevredekilerin kendisinin kör olduğunu anlaması ve dikkat çekici olması için bastonunu beyaza boyayarak dolaşmaya başlar, Londra sokaklarında. Bu deneyim o denli başarılı olur ki, 1931'de Fransız Körler Örgütü, körlerin bastonunun beyaza boyanmasını ve beyaz baston adıyla simgeleştirilmesini kararlaştırır. Bu uygulama giderek yaygınlaşır ve körlerin kullandığı baston, beyaz baston olarak anılmaya başlar. Her yıl 7-14 Ocak tarihlerinde resmi ve sivil çeşitli kuruluşlar yaptıkları etkinliklerle göz sağlığının önemini vurgulamakta, görme özürlü kişilerin bu durumdan kaynaklanan sorunlarına çözüm yolları tartışılmaktadır./ Şuradan Alıntıdır.


YOL GÖRÜNMÜYOR

Ama olmuş gardaş gözüm neyleyim,
Ol takdirden başka yol görünmüyor.
Sorsan bana hangisini söyleyim
Karşımda oturan kul görünmüyor.

Doğduğumda böyle yazmış yaratan,
Çaresini aradım, daldan dereden,Perde denen bir mikroptan, pireden
Öz vatanım Artvin il görünmüyor.

O dert ile İstanbulu dolaştım.
İstanbuldan Ankaraya ulaştım.
Çok yollar gezdim, tepeler aştım.
Lakin, bir ağaçta dal görünmüyor.

Amalık niğmettir, kalptir, hayaldir,
Amalık Veysele aşk veren teldir,
Amalık aşığa haz veren dildir,
Lakin, uzaklardan şal görünmüyor.

Belli olmaz, belki gözüm açılır,
Ağaçtan düşen yaprak seçilir,
Belki, karşı çaydan bir dem içilir,
Denizler karanlık, göl görünmüyor.

Bozkurt der, gözlerim kör olsa bile,
Derdimin çaresi, sır olsa bile
Gözüme karanlık yar olsa bile,
Amalıktan güzel hal görünmüyor..

HABİL BOZKURT
Cemil Meriç Görme Engelliler İlköğretim Okulu
Sekizinci sınıf öğrencisi

4 Oca 2010

SUSAMADIMM!!!


Sevgili Duru arkadaşımızın yeni biir şiiriyle karşınızdayım.Bu anlamlı şiiri sizlerle paylaşmaktan mutluluk duyuyor;Duru arkadaşımızda bu şiiri bizimle paylaşma fırsatı verdiği için yürekten teşekkürlerimi yolluyorum.

3 Oca 2010

Engellilerin Eline Asgari Ücretten Ne kadar Net Maaş Geçecek?,Engelli asgari ücret maaş hesabı,




Çok sık sorulacağını tahmın ettiğim sorulardan biride 729 Tl asgari ücretten elime ne kadar maaş geçecek sorusudur.İşte bu sorulara cevap olması açısından 2010 Yılının birinci dönemi için engelli/bekar birinin engel derecelerine göre eline geçecek net ücretin hesabı yukarıda ki tablodadır.

Engelliler İçin Asgari Geçim İndirimi Çizelgesi,Yeni Asgari Ücretten Kim Ne kadar Asgari geçim indirimi (AGi) alacak?

2010 yılı birinci dönemi için asgari ücretin açıklanmasıyla beraber yeni asgari ücretten ne kadar Asgari geçim indirimi alınacağı sıkça sorulan sorulardan biridir. Bende bu sorulara cevap olması açısından böyle bir çizelge hazırlayarak herkesin bilgisine sunmak istedim.Bekar,evli,çocuk sayısı,engel derecelerine göre bakıldığında kolayca size ait rakamı bulacaksınız.Umarım faydalı olur.Sağlıcakla kalın...