24 Ara 2009

Bazı TV kanallarında Engellilik Allah tarafından verilen Ceza olarak gösteriliyor!

Birleşik Sakatlar Federasyonu (BİSAF), Türkiye genelinde derneklerce temsil edilen bedenen engelli guruplarının sosyal, ekonomik, kültürel, sportif, hukuki ve mesleki yönden topluma ve çalışma hayatına kazandırılması; ortak hak özgürlüklerin kazanımlarının geliştirilmesi için çalıçmalarını sürdürüyor. Bu kapsamda BİSAF

Özürlülere verilen rapor oranlarının budanması.

Yayınlarıyla özürlüyü toplum gözünde cezalı kullar olarak gösteren bir TV kanalı olmak üzere iki hukuki girişem yaptı. Konu hakkında açıklama yapan BİSAF, “Şuan yürürlükte olan sağlık kurulu raporlarındaki (Özürlülük Ölçütü) sakatlık maalesef çoğu engelliyi mağdur ediyor. Örneğin yüzde 40-50 arasında raporu olan birisi yeni rapor almaya kalkıştığında eski oranı bir çırpıda yüzde 25-35’lere kadar budanıyor. İşte federasyon olarak bu çarpıklığın düzeltilmesi için Hukuk Komisyon Başkanımız Av. Turgay Özcan’nın girişimiyle bir dava açtık.”

Diğer davada engelliyi cezalı kullar olarak gösteren bir TV kanalına açtıklarını belirten BİSAF şunları söyledi:

“Dini ağırlıklı yayın yapan bu kanal güya insanları kötülüklerden arrındırıyor. Ne hikmetse filmin sonunda zalimleri, üç kağıtçı ve dümenbazların akıbeti ya körlük oluyor, ya tekerlekli iskemleye bağımlılık ya da spastik oluyor. Deyim yerindeyse Allah onları cezalandırmış oluyor. İşte dini mesajlarla verilen bu tür yayınlar doğrultusunda toplumda özürlüye karşı önyarğıyı aşmakta zorlanıyoruz.
Artık biz engelliler “Şükür” diyerek kabuğumuza çekilmeyeceğiz. Birleşik Sakatlar Federasyonu olarak yasal yollardan haklarımızı alacağız. Bu konuda tüm engelli camiasından köstek değil, destek beliyoruz.”

BİSAF (BİRLEŞİK SAKATLAR FEDERASYONU)

NoEngel Yorumu:  
Bisaf engelliler yararına önemli konulara parmak basıyor.Gerek rapor oranlarında,engelli istihdamı,gerekse diğer engelli sorunlarına ilişkin faydalı çalışmalar yapmaktadır.

Şu aralar üzerinde durdukları diğer bi konu ise TV kanallarının sürekli olarak engelliğin, yaptığın kötü işlere karşılık Allah tarafından verilen ceza gibi gösterildiğine dair defalarca yayınlar yapılmasına karşı dava açma konusudur.Bu yayınların biran önce son bulmasını gönülden arzuluyor, Bisaf'ada bu konuya verdiklere önemden dolayı teşekkür ediyorum.

Allah insanlara dünyada yaptıkları kötü ve günah işlerin karşılığı olarak Ahiret hayatına geçmeden önce bu dünyada cezalarını çeksinler diye Görme Engellilik,Vücudunun bir uzvunun alınması,pisikolojik rahatsızlık gibi engeller vererek cezalandırıyor diye toplumu düşündüren,bilinçaltına bu tür mesnetsiz düşünceleri sokan diziler,yayınlar yapılması büyük hatadır. Yüce Allah hepimizi insan olarak eşit yaratmış ve bu dünya hayatında engelli olarak bize bir rol vermişse yüce yaratıcıya saygı duymak ve bu rolü kendi açımızdan artı değerlere dönüştürmek biz engellilerin elindedir. 

Dini açıdan konuyu irdelediğimizde bir bütun uzuvları olan bir insanın yaptığı ibadetin Allah katında hükmü ile zor şartlar altında tek bacağı olmayan insanın yaptığı ibadetin Allah katında hükmünün daha bir değerlilik arzedeceğini düşünmekten kendimi alamıyorum.
Bu dünya gelip geçici bir dünya olduğuna göre,hepimiz engelli,engelsiz insan olarak aynı yerde buluşacağımız için bize düşen engellimizi Allah'a ibadet konusunda tetikleyici güç olarak değerlendirmek olacaktır. Bazı dini kaynaklarda da belirtildiği üzere Allah (c.c.) Sevdiği kullarına dert verirmiş ki bakalım bu dertler,engeller karşısında kulum bana isyan etmeden dini vecibelerini yerine getirebilecek mi? diye bir saptamayı rahatlıkla yapabiliriz.

Toplum açısından ise Tv'lerde sürekli bir kötülük karşılığında, tekerlekli sandalyeye ve koltuk değneklerine mahkum olan insanları gören diğer toplum bireyleri işte bu adam kötü, iyi olsaydı Allah bu cezayı vermezdi diyen insanlarımızın ne kadar çok olduğunu en yakın Annemin bana bir hatamdan dolayı "sen iyi olsaydın, topal olmazdın" sözüdür.Halbukiyse ben engelli olduğumda 1,5 yaşındaydım ve o zaman ne kötülüğüm, ne hatam olabilirdi ki bu ceza! bana reva görülsün değil mi?

Umarım hepimiz bu konuda üzerimize düşen görevi yapar, bilinçsiz insanlarımıza gereken telkinleri yapabiliriz.

Saygı ve sevgiler sunarım.
NoEngel

20 Ara 2009

Şekerkokusu bloğu Sahibi Sevgili Şenay Hanımın Babası vefat Etmiş.Acısını paylaşıyoruz.


Ben babamı pamuklara sarıp..sarmalarken...
Dışarıda yağan yağmur korkutuyor beni...
Babam ıslanır mı ...
Babam üşürmü yoksa... Devamı...

Bu başlığı açmak zorunda kaldım.Bu vefat haberini geç öğrendiğim ve kardeşime bir nebze olsun teselli veremediğim için üzüldüm. :( Bu başlığı açarak herkesin haberi olmasını istedim.

Engelim ve Ben Şiiri

Yüreğinde ki duyguları şiirlerine çok güzel bir şekilde yansıtan değerli bir arkadaşıma, engellilerle ilgili bir şiir yazmasını rica ettim.O'da beni kırmadı ve o değerli kalemini birde engelliler için kullandı.Ben kendi adıma çok beğendim ve engellilerin iç dünyasını güzel bir şekilde yansıttığını düşünüyorum.Bakalım sizler ne düşünüyorsunuz?

13 Ara 2009

Gülse Birsel Karakalem Portre,Sanatçı karakalem resimleri

Uzun zamandır ara verdiğim çizimlerime başladım.Bu defaki çalışmamız sanatçılığıyla,kişiliğiyle çok beğendiğim Gülse Birsel'dir. Umarım beğenirsiniz.


Gülse (Şener) Birsel 11 Mart 1971 tarihinde İstanbul'da doğdu. Beyoğlu Anadolu Lisesi'ni bitirdikten sonra, Boğaziçi Üniversitesi'nde Ekonomi okumaya başladı. Üniversitenin ikinci yılında Aktüel dergisine muhabir olarak girdi. 1994'te Boğaziçi Üniversitesi'nden mezun oldu ve ABD''ye gitti. New York'ta Columbia Üniversitesi Sinema bölümünde yüksek lisans yaptı.

1996'da Türkiye'ye dönen Gülse Birsel, üç ay boyunca ATV'de kahvaltı bülteninin dış haberlerini yazdı. Ardından Esquire dergisinin yayın yönetmeni oldu. Bir yıl bu görevi sürdürdükten sonra Harper's Bazaar dergisinin yayın yönetmenliğine geçti. Bu arada Bazaar Gelin ve Orange dergilerini çıkarttı. 2001 ve 2002 yıllarında Harper's Bazaar, FHM, House Beautiful ve Gezi dergilerinin yayın danışmanlığını yürüttü.

ATV'de yayımlanan Avrupa Yakası adlı dizinin yazarı ve oyuncusudur. Bu dizide kendi oyunculuğunu göstermektedir. İzlenme rekorları kıran Avrupa Yakası bir çok hedef kitleye yayılmıştır. Cumartesi ve pazar günleri Sabah Gazetesi'nde yazmaktadır.

Bir dönem g.a.g. adlı TV programının metin yazarlığı ve sunuculuğunu yapmıştır. Mart 2003'te gazete yazıları ve bazı g.a.g. metinlerinden oluşan Gayet Ciddiyim adlı kitabı yayımlandı. 2004'te Hâlâ Ciddiyim, 2005 yılında ise "Yolculuk Nereye Hemşerim?" adlı kitapları yayımlandı. Yazdığı üç kitap da Çok Satanlar arasında yer almıştır.

Ayrıca "Hırsız Var" adlı sinema filminde de oynamıştır.

Gazeteci ve televizyoncu Murat Birsel ile evlidir.

Biyoğrafi alıntıdır.


1 Ara 2009

Engelli Vatandaşlara Bakan'dan Müjdeli Haber:Kamuda boş olan 38 Bin Engelli Kadrosu Dolacak,Engelli Haberleri

Çalışma Bakanlığı, kamuda boş bulunan 38 bin özürlü kadrosunun doldurulması için düğmeye bastı. Bakanlık tüm kurumlara uyarı yazısı gönderdi. Çalışma Bakanı Ömer Dinçer, Kararlıyız, önümüzdeki yıl bu kadrolar dolacak, aksi durumda özel sektöre ne yapıyorsak kamu kurumlarına da onu yapacağız dedi


Hükümetten 38 bin 192 özürlüye müjde geliyor. Çalışma Bakanlığı, kamuda boş bulunan 38 bin 192 kişilik özürlü kadrosunun doldurulması için düğmeye bastı. Bakanlık kamu kurumlarına “uyarı” yazısı göndererek 2010 yılında boş kadroların doldurulması gerektiğini bildirdi. Çalışma Bakanı Ömer Dinçer’in bizzat ilgilendiği ve Başbakan’ın da onayını alarak düğmeye bastığı projenin hayata geçirilmesiyle 2010 yılı sonuna kadar 38 binden fazla özürlü vatandaş ‘devlet kapısında’ iş sahibi olacak.
Çalışma Bakanı Ömer Dinçer gelişmeyle ilgili şöyle konuştu:
“Devlet kurumlarında özürlü kadroları niye boş? Özel sektöre gidip neden özürlü çalıştırmıyorsunuz, diyeceksiniz. Ama kamu olarak yasaya uymayacak, kadroları boş tutacaksınız. Bu benim kabul edebileceğim bir şey değil. Zaten kamu kurumlarına bildirdik. Yasanın gereğini yapın, boş özürlü kadrolarınızı gerektiği şekilde doldurun, dedik. Bunu bizzat takip ediyorum. Önümüzdeki yıl bu kadroların doldurulması sağlanacak. Aksi durumda özel sektöre ne yapıyorsak, kamu kurumuna da onu yapacağız. Bunu da şimdiden söylemiş olayım” diye konuştu. Konuyla ilgili önceki gün Meclis Plan ve Bütçe Komisyonu’nda milletvekillerine bilgi veren Dinçer, “Bu konuda kararlıyız. Tek tek kurumları takip ediyoruz” dedi.
Kadronun yüzde 80’i boş
Kamuda halen 38 bin 192 özürlü memur kadrosu boş durumda. Kamunun çalıştırması gereken özürlü memur sayısı 48 bin 549 iken, istihdam edilen özürlü memur sayısı 10 bin 357 düzeyinde. Dolayısıyla 2010 yılında plan hayatta geçirilebilirse kamu kurumlarında 38 bin 192 özürlü devlet kapısında işe alınacak.
Bakanlık yetkililerinden edinilen bilgilere göre, bugüne kadar özel sektör firmaları özürlü çalıştırma konusunda sıkı denetimlere tabi tutuldu. Yasaya aykırı olarak bu şartı yerine getirmeyen özel sektör işletmelerine cezalar kesildi. Ancak aynı yasa kapsamında hiçbir kamu kurumuna ceza kesilmedi.
Bakanlık, “Yasaya uyun” diyerek zorladığı kamu kurumlarının yöneticileriyle karşı karşıya geldi. Kurumlar kadroları dolduramama gerekçelerinin Maliye Bakanlığı’nın izin vermemesine dayandırırken, Çalışma Bakanlığı’nın, konuyla ilgili Maliye Bakanlığı’yla gerilim yaşadığı belirtiliyor. Edinilen bilgilere göre, Maliye, kamuya getireceği mali yük nedeniyle bu karara ayak direrken, Çalışma Bakanlığı ilk adımı atmış durumda. Çalışma Bakanlığı kaynakları, kurumlara konuyla ilgili “uyarı” yazısının gönderildiğini belirtiyor.
1 aylık ceza 76 milyon TL
BakanlIk yetkilileri kamu kurumlarının özürlü çalıştırma zorunluluğuna direnmesi halinde, devlet dairelerine milyon liralık cezalar yağabileceğinin altını çiziyorlar. Buna göre kamuda boş tutulan 38 bin kadro için 1 aylık ceza kesilmesi halinde bile tutar 76.4 milyon liraya ulaşacak.
Özel sektöre her ay kişi başı 2 bin TL ceza kesiliyor
Halen 5763 sayılı Kanun’la yapılan değişikliğe göre 50 veya daha fazla işçi çalıştıran özel sektör yüzde 3 özürlü, kamu işyerleri ise yüzde 4 özürlü çalıştırmak zorundalar.
Çalışma Bakanlığı, rutin denetimlerle bu şartı yerine getirmeyen özel sektör firmalarına Türkiye İş Kurumu aracılığıyla idari para cezası kesiyor. Kanuna aykırı olarak özürlü çalıştırmayan işverene, çalıştırmadığı her özürlü ve çalıştırmadığı her ay için 2 bin lira düzeyinde ceza kesiliyor. Bu tutar her yıl yeniden değerleme oranında artırılıyor.
Öte yandan aynı yasal zorunluluğa rağmen kamu kurumları yasaya uymuyorlar. Kamu kurumları yüzde 4 oranında özürlü çalıştırmak zorunda olmalarına rağmen halen kamuda toplam özürlü kadrosunun yüzde 20’si dolu, kalan yüzde 80’i boş durumda.
Kaynak:Vatan

NoEngel Yorumu: 
Bu haberi ilk gördüğümde bak işte bu ülkede engelliler için bir şey yapılıyor diye düşündüm.Tüm engelliler adına sevindim.
Ancak şöyle bir durum söz konusu.Ülkede engelli insan kalmadığı için bu kadar çok kadro boş diye bir saptamam var. Şöyle ki daha önceki yazılarımda belirttiğim üzere sağlık raporlarında son derece çelişkiler ve haksız uygulamalar var. Örneğin engelli sayılabilmek için iki ayağınızın olmaması gerekiyor.Tek ayağınız yoksa yönetmelikler gereği  %19 oranı alıp engelli olmuyorsunuz.Keza engelli sayılmak için %40 ve üzeri oran almanız lazımdır. Bu şartlarda engelli sayılmadığımız için bu boş kadrolarda engelli işçi olarak çalışmak da  hayalden öteye gitmiyor. Umarım bu sağlık raporlarında ki çelişkileride düzenleyecek müjdeli bir haberi yetkililerden merakla bekliyoruz.
Saygı ve Sevgilerimle.
NoEngel

28 Kas 2009

Görme Engelli Kardeşimiz Bilal Göregen'den İnciler

Görme engelli Bilal Göregen kardeşimizin tüm Türkiye'yi kendine hayran bırakarak,kendine has uslübuyla ustaca seslendirdiği türküleri, beatbox'ı ve vurmalı çalgısını sentezleyerek söylemektedir.Sizler için seçtiğim aşağıda yer alan bir kaç tane şarkısını dinlemenizi tavsiye ederim.

Bilal Göregen "sevdiğim kız bana abi deyince"

müzik - bilal göregen sevdiğim kız bana abi de... | izlesene.com


Bilal Göregen "elif"

müzik - bilal göregen elif | izlesene.com


Bilal Görehen "Kesik-çayır"


Bilal Göregen "Yaralı"

müzik - bilal göregen yaralı sıradışı bilal baba | izlesene.com

26 Kas 2009

Bayram Resimli Mesajları,Bayram Mesajları,Yeni Kurban Bayramı Resimli mesajları,Resimli Kurban Bayramı mesajlari

Tüm ziyaretçilerimin,dostlarımın,arkadaşlarımın, Kurban bayramını en içten dileklerimle kutlarım.Daha nice bayramlarda sevdiklerinizle hep beraber olmanız dileğiyle. 

Not:Resimlerin büyütmek için üzerine tıklamanız yeterlidir.












 

Tüm yürekler sevinç dolsun, umutlar gercek olsun,acılar unutulsun,dualarınız kabul ve bayramınız kutlu olsun.




Bu bayram gününde beyaz bir güvercin yolluyorum sana kanatlarında mutluluk, yüreğinde sevgi ve sadakat, karbeyaz tüylerinde umut ve gagasında iyi geceler öpücüğü, yanağını uzat.Bayramın Kutlu Olsun.





Benim ömrümde ırmaklar vardır sularında hayallerimi yüzdürdüğüm, benim ömrümde sevdiklerim vardır bayramlar ayrı geçince üzüldüğüm Bayramınız mübarek olsun!





Kalpler vardır sevgiyi yaşatmak için, insanlar vardır dostluğu paylaşmak için ve bayramlar vardır sevgi ile kucaklaşmak için.Bayramınız kutlu olsun.







Seni her düşündüğümde kalbime bir yıldız çiziyorum. Benim şimdi kaç yıldızım var biliyor musun? Benim artık bir gökyüzüm var... Bayramın kutlu olsun.


Yüreğine damla damla umut,
günlerine bin tatlı mutluluk dolsun.
Sevdiklerin hep yanında olsun,
yüzün ve gülün hiç solmasın.
Bayramın kutlu olsun..











Bir kucak sevgi kapatır mesafeleri
Bir sıcak mesaj
Birleştirir gönülleri
Hayırlı Bayramlar...



Unuttuklarını anımsa
kaybettiklerini ara,
özlediysen git bul, kırdıysan af dile,
kırıldıysan affet,seviyorsan söyle,
çünkü; bugün bayram!
Hayırlı Bayramlar Dileğiyle...

Kardeşliğin doğduğu, Sevgilerin birleştiği,
Belki durgun, Belki yorgun, Yine de mutlu,
Yine de umutlu, Yine de sevgi dolu
Nice bayramlara...

Bir kucak sevgi kapatır mesafeleri
Bir sıcak mesaj
Birleştirir gönülleri
Hayırlı Bayramlar


Binlerce Çicek Arasında Gül Başka,
Milyonlarca İnsan Var Ama Dost Başka,
Milyarlarca Gün Arasında Bayramlar Başka
Hayırlı Bayramlar

Unuttuklarını anımsa
kaybettiklerini ara,
özlediysen git bul, kırdıysan af dile,
kırıldıysan affet,seviyorsan söyle,
çünkü; bugün bayram!
Hayırlı Bayramlar Dileğiyle...

Kardeşliğin doğduğu, Sevgilerin birleştiği,
Belki durgun, Belki yorgun, Yine de mutlu,
Yine de umutlu, Yine de sevgi dolu
Nice bayramlara...





Diğer Bayram Resimli kutlama kartlarımızı görmek için aşağıdaki linkleri ziyaret edebilirsiniz.

Bayram E-kartları -1 >> TIKLAYIN

* Benim ömrümde ırmaklar vardır sularında hayallerimi yüzdürdüğüm, benim ömrümde sevdiklerim vardır bayramlar ayrı geçince üzüldüğüm; Bayramınız mübarek olsun!


* Bugün sevinç günü, kederleri bir yana bırakıp mutlu olalım. Ramazan Bayramını doya doya yaşayalım. Hayırlı bayramlar!

* Bir bayram gülüşü savur göklere, eski zamanlara gülücükler getirsin öyle içten samimi, gözyaşlarını bile tebessüme çevirsin. İyi Bayramlar.

* Tüm yürekler sevinç dolsun, umutlar gercek olsun,acılar unutulsun,dualarınız kabul ve bayramınız mübarek olsun.


 * Her şeye kadir olan Yüce Allah, bizleri, doğru yoldan ve sevdiklerimizden ayırmasın! Hayırlı ve bereketli Ramazan Bayramları dileğiyle.


* Bir Ramazan Bayramı daha geldi. Bu bayramın öncelikle milletimize, İslam alemine ve de insanlığa hayırlar getirmesini Yüce Allah'tan diliyoruz. 


* Kardeşliğin doğduğu, sevgilerin birleştiği, belki durgun, belki yorgun, yine de mutlu, yine de umutlu, yine de sevgi dolu nice bayramlara.. 

* Bir avuç dua, bir kucak sevgi, sıcak bir mesaj kapatır mesafeleri, birleştirir gönülleri, bir sıcak gülümseme, bir ufak hediye daha da yaklaştırır bizi birbirimize. Kalbiniz nur, eviniz huzur dolsun. Ramazan Bayramınız kutlu olsun!

* Her ilkbaharda gelinciklerin en güzel başlangıçları müjdelemesi gibi, bu bayramın da sana ve ailene mutluluk ve neşe getirmesini diliyorum... İyi bayramlar!

* Küskünlerin barıştığı, sevenlerin bir araya geldiği, rahmet ve şefkat dolu günlerin en değerlilerinden olan Kurban Bayramınız kutlu olsun.

* Bayramınız kutlu,
Yüreğiniz umutlu,
Umutlarınız atlı,
Sevdanız kanatlı,
Mutluluğunuz katlı,
Sofranız tatlı,
Mekânınız tahtlı,
Ömrünüz bahtlı,
Yuvanız bereketli olsun...


* Heyecan ve özlemle beklenen kutsal Ramazan Bayramı geldi, hoşgeldin. Mübarek bayram ulusumuza sağlık, huzur, mutluluk, bolluk ve bereket getirsin. Hayırlı bayramlar dileğiyle.


* Varlığı ebedi olan, merhamet sahibi, adaletli Yüce Allah kendisine dua edenleri geri çevirmez. Dualarınızın Rabbin yüce katına iletilmesine vesile olan Kurban Bayramınız mübarek olsun.

* Bir damla ümit serpilsin yüreğine, bir damla mutluluk dolsun günlerine , binbir duan kabül ve Bayramın Kutlu Olsun  

*Güzellik, birlik, beraberlik dolu, her zaman bir öncekinden daha güzel ve mutlu bir Bayram diliyoruz. Büyüklerimizin ellerinden küçüklerimizin gözlerinden öpüyoruz.

* En delice esen seher yeli, en güneşli günler, en parlak gecedir bayramlar. Kurban Bayramınız kutlu, her şey gönlünüzce olsun.

* Sevgi söze dolarsa dua olur, dua Allah'a ulaşırsa nur olur, aynı yolda birleşen dualarımızın nur'a dönüşüp Rabbimize ulaşması dileği ile Bayramın Kutlu Olsun

* Dostluğu, sevgiyi ve geleceği... Aşımızı, ekmeğimizi, soframızı... Hüznümüzü, acımızı, yalnızlığımızı paylaştığımız; birlik ve beraberliğimizi, kardeşlik ve dostluğumuzu en sıcak şekilde hissedeceğimiz mübarek Ramazan Bayramınızı tebrik eder, mutluluklar dilerim.

* Kainatın yaratıcısı ve alemlerin Rabbi yüce Allah'a sonsuz şükürler olsun! Kurban Bayramı bereketiyle, bolluğuyla gelsin, tüm insanlık için hayırlara vesile olsun.

* Hep bir arada, sevgi dolu ve huzurlu nice bayramlar geçirmek dileğiyle, Ramazan Bayramınız kutlu olsun! Mübarek Ramazan Bayramı tüm ulusumuza kutlu olsun. Allah tüm inananlara nice huzurlu, bereketli bayramlar nasip etsin.

*Her ilkbaharda gelinciklerin en güzel başlangıçları müjdelemesi gibi, bu bayramın da sana ve ailene mutluluk ve neşe getirmesini diliyorum... İyi bayramlar!

* Allahın rahmeti üzerine olsun. Sana gelen her iyilik Allahtandır, bütün kötülükler nefsindendir. Mekanın cennet yuvan huzurlu kalbin Allah ile dolu bayramın mübarek olsun.

 * En delice esen seher yeli, en güneşli günler, en parlak gecedir bayramlar. Yüreklerde bir esinti ve barış paylaşımına en sıcak 'merhabadır' bayramlar.  Bayramınız kutlu, her şey gönlünüzce olsun!

* Her ilkbaharda gelinciklerin en güzel başlangıçları müjdelemesi gibi, bu bayramın da sana ve ailene mutluluk ve neşe getirmesini diliyorum... İyi bayramlar! 

* Bayram sabahları, demli bir çay, su böreği, bayram şekerleri, şeker isteyen çocuklar, Ramazanlık hayvanların sesleri, bir telaş bir koşturmaca. Köprü hep kalabalık, bayram programları, kolonya ikramları, bayram harçlıkları, uzun bayram tatilleri, ev gezmeleri, kısa hal hatır sormalar, el öpenlerin çok olsunlar ve daha bir dolu küçük ayrıntı. Hayatın üzerindeki 'pause' düğmesine dokunun... Kısa bir süre için hayatı durdurun. Mutlu bayramlar... Bugün ellerinizi her zamankinden daha çok açın. Avucunuza melekler gül koysun, yüreğiniz coşsun. Ramazan Bayramınız hayırlara vesile olsun. 


Bayram e-kartları, Ramazan Bayramı Kutlama E-Kartları, Kurban bayramı resimli mesajları, ramazan bayramı

23 Kas 2009

Dünyanın en minik annesini gördünüz mü?



Uzmanların hamileliğin ölümle sonuçlanabileceği uyarısına rağmen dünyanın en kısa boylu kadını Stacey Herald üçüncü bebeğini doğurmaya hazırlanıyor.

35 yaşındaki Stacey Herald ve kocası Will, çocuklarının kendilerine tanrının bir hediyesi olduğunu söylüyor.

Doktorların ölümcül olabilir uyarısını ise , 'Biz ikiden fazla çocuk yapmayı planlamadık, sadece onların tanrının büyük bir hediyesi olduğunu düşündük" diyor.

Tekerlekli sandalye kullanan yaklaşık 60 cm boyundaki Stacey ve Will, 2000 yılında bir süpermarkette çalışırken tanıştı. İkili 2004 yılında evlendi ve iki çocuk sahibi oldu.




Doktorlar üçüncü bebeğin çok büyük olduğunu için annenin iç organlarına zarar verebileceği ve ölümüne neden olabileceği uyarısında bulunuyor.

Stacey'nin ilk bebeği Kateri 2006 yılında doğdu. İkinci kızı Makaya ise 2008 yılında. Her iki bebek de şu anda ilk oğluna 30 haftalık hamile olan annelerinden daha iri.


16 Kas 2009

Koşun koşun Engelsiz Pazar açıldı



Binlerce engelli arkadaşımızın ürettiği seramik, tekstil ve sanatsal ürünler internet üzerinden satışa çıkarıldı.Buradan elde edilen gelirler ürün sahibi engelliler arasında paylaştırılacak. Detaylı bilgi almak için lütfen buraya tıkla..


Not:Bu haberi seker kokulu doğa ile yaşam bloğundan faydalanarak yayınlıyorum.Ayrıca İçimde ki yolculuk bloğunun sahibi arkadaşım bu habere öncülük etmiştir.Kendilerine bu duyarlı davranışları için huzurlarınızda teşekkürlerlerimi bir borç bilirim.

13 Kas 2009

Bir arkadaşın Karakalem Portresi




Mehmet rica etti bende çizdim.Çok beğendi, mutlu oldu. Birde sizlerin beğenisine sunmak istedim.

8 Kas 2009

Engelli Çocuk



Gözlerimi, önümde yürüyen çocuğun üzerinden alamıyordum. Daha doğrusu, yürümeye çalışan çocuğun üzerinden. Elindeki koltuk değneklerini büyük bir güçlükle kaldırıyor ve alt tarafı tutmayan vücuduyla, bir sağa bir sola sallanıyordu. 13-14 yaşlarında görünüyordu. Yürümek için harcadığı güç, küçük vücudunu bir deri bir kemik bırakmıştı.

Sanki büyülenmiş gibi onu takip ederken, aniden düştüğünü gördüm. Koltuk değneklerinden biri kaldırımın kenarına rastlamış ve oradan kayıp çocuğu düşürmüştü.

Yanına giderek yerden kaldırmaya çalıştım. Sessizce ağlıyordu. Arkasını okşayıp:

- Üzülme!.. dedim. Olur böyle şeyler.

- Üzülmüyorum!.. diye cevap verdi. Zaten ben pek üzülmem.

Elimle gözyaşlarını silerken:

- Ama!.. dedim, Ağlıyorsun.

- Kolum çok acıdı!.. dedi. Onun için herhalde.

Gömleğini sıyırıp koluna baktım. Bileğinden kesikti. Bu yüzden, koltuk değneklerinden biri özel olarak yapılmıştı.

Elini fark ettiğimi anlayınca:

- Bu düşüşüm hiçbir şey değil!.. dedi. Daha önce düştüğümde, elim araba altında kalmıştı.

Ne söyleyeceğimi bilemiyordum. Ama teselli olsun diye:

- Üzülme!.. dedim. Bundan daha kötü olabilirdi.

Hafif bir tebessümle:

- Üzülmüyorum!.. diye tekrarladı. Zaten ben pek üzülmem.

- Biraz önce de aynı şeyi demiştin!.. dedim. Neden böyle söyledin?

Koltuk değnekleri üzerindeki titrek vücudunu olabildiğince dikleştirirken:

- Çünkü ben, Allah'a inanıyorum!.. dedi. O'na inananlar, ebedi bir vücuda sahip olmayacaklar mı? Hem de sapasağlam bir vücuda.

Aman YaRabbi, neler duyuyordum?

Bu kadar küçük bir kalbin bu kadar büyük bir iman taşıdığını ilk defa görüyor ve sağlam zannettiğim vücudumun, onun hastalıklı vücudundan daha fazla titrediğini hissediyordum.

Teşekkür ederek yanımdan ayrıldı.

O küçük kahramanın arkasından bakarken, ister istemez hangimizin daha mutlu olduğunu düşünüyordum...
Yazar:Fatma Şahin

Not:Bu hikaye sürekli yazılarını takip ettiğim, kendini benim gibi engellilerin dünyasını anlatmaya adamış çok değerli bir insan olan Fatma Şahin arkadaşımızın hikayesidir. Ben çok beğendim, umarım sizlerde beğenirsiniz.

31 Eki 2009

Duvarlarda Gözyaşım Saklı

DUVARLARDA GÖZYAŞIM SAKLI

Dört duvar arasında yaşıyorum
Duvarların rengi pek bir soluk
Odamın içinde bir o yana bir bu yana
Bakar dururum o asık suratlı duvarlara
Bazen ağlar gözyaşlarımı duvarlara saklarım
Kimse bilmesin görmesin gözyaşlarımı

Hiç dışarı çıkamam ki birinin yardımı olmasa
Bekler dururum biri yanıma gelsede vaktim çabuk geçse
Ölmeyi bekleyen umutsuz hasta gibiyim
Ama ne ölüyor ne yaşıyorum

Bazen pencereden bakıyorum
En sevdiğim yerdir pencerem
Ah o sokakta ki çocuklar yok mu?
O neşe dolu seslerikoşuşturmaları

Baktıkça yüzümde gülümsemeler açar
Bende oyun oynarım bazen
Duvarlara gözlerimle hayalden resimler çizerim
Çizdiğimi sormayın hep mutluluk özlemidir.

Küçük kardeşim gelince odama
Yüzümde güller açar
Çünkü masadan alamadığım bir bardak suyu verir
Siz bilirmisiniz bir bardak su için saatlerce beklemeyi
Tuvalete gitmek için mahçup gözlerle beni götür demeyi

Yine gece oldu ama farkeden nedir ki
Bak yine aynı yatakta aynı karanlıktayım
Günlerin rengi değişiyor anlamsız siyahbeyaz
Böyle yaşamak ne kadar zor bir bilseniz
Hiç olmayan sabahları beklemenin acısını
Yazar: Lodos Denizcisi
*********************************************
Omurilik felçlilere ve tüm engellilere ithafen yazılmıştır.
Şiiri yazarı ve kaynağını belirtmeden kopyalamanız telif hakkı nedeniyle yasal sorumluluk altında kalmanıza yol açar.


23 Eki 2009

Bu MİM Anılarımı Canlandırdı.



Sevgili SihirliSepet Beni mimlemiş.Kendisine çok teşekkür edererek şu mim konusuna girelim.

Bu sefer ki mim konusu ANILARIMIZI CANLANDIRAN KOKULAR. Şimdi aklıma gelen bir kaç kokunun hangi anılarımı canlandırdığını kısaca anlatmaya çalışayım.

Yağmur Kokusu: Yayla da ailemle yaşadığım anlar aklıma gelir.Yağmur yağınca dam akar,akan yerlerin altına kovaları koyar, akan damlaları izlerdik.

Suyun kokusu: Balık tutmaya gittiğim o eğlenceli anları aklıma getirir.

Para Kokusu: Ayakkabı boyacılığı günlerimi aklıma getirir.En zengin günlerimdi. :)

Ağaç Kokusu: 8-9 yaşındayken diktiğim ilk fidan olan söğüt ağacını aklıma getirir.Öyle büyümüştü ki iki katlı evin boyunu geçmişti.Çok sevinmiştim.

Kağıt Kokusu: İşyerinde saatlerce uğraştığım beyannameleri.

Aslında bu mim göründüğü gibi zor değilmiş.Bir başlayınca gerisi geliyor.Bu güzel mimi isteyen tüm dostlara havale ediyorum.Sevgiyle ve sağlıcakla kalın...

16 Eki 2009

Artık benimde bir Atım var!!!


Çizim yapmanın en büyük avantajlarından biride, kurduğunuz bütün hayalleri çizgilerde yaşatabilmenizdir. Yaşamım boyunca belkide benim hiç atım olmayacak ama bu çizim sayesisinde çok güzel bir atım oldu.Bakalım bu çizimlerim sayesinde daha nelere sahip olacağım...

14 Eki 2009

6. Engelli Çocuk Festivali



" ENGELLİ ÇOCUKLARDAN TOPLUMA DUYARLILIK MESAJI KONU: 6. ENGELLİ ÇOCUK FESTİVALİ "

17 Ekim 2009 ( Cumartesi ) 13:00 – 20:00 saatleri arasında
VİAPORT ALIŞVERİŞ MERKEZİNDE ( PENDİK – KURTKÖY ) gerçekleşecektir.

Duyarlı, hassas, sorumluluk sahibi kişilerin çabalarıyla, TOPLUMSAL DUYARLILIK ve FARKINDALIK yaratarak; gönüllülerle birlikte destek vererek, düzenlenen festivaller tüm çocuklarımızın katılımıyla ENGELLİ ÇOCUKLARIMIZA armağan ediliyor.

6. Festival programı; 40 gönüllü Palyaço ve animatör eşliğinde, animasyonlar, eğlenceler, çeşitli yarışmalar, çekilişler, Oyun Atölyeleri, Sanat Atölyeleri ( TAKI, RESİM, HEYKEL, EBRU, KUM BOYAMA VB ), Engelli Okullarından Öğrencilerin Gösterileri, Tiyatrolar, Tanınmış Sanatçı Katılımları, İkramlar, Mağazalardan Hediyeler, Psikolojik Destek Workshoplar’ dan oluşmaktadır.

Diğer festivallerden farklı olan bu organizasyona birçok yönetici, organizatör, sanatçı menejeri, organizasyon şirketi, çocuk ürünleri üreten-satan firma, tiyatrocu, dizi oyuncusu, üniversite öğrencisi ve yüzlerce gönüllü destek vererek bizzat katılıyor.

Ülkemizde yaklaşık 12 milyon engellimiz yaşam mücadelesi verirken bu sayı aileleriyle birlikte 30 milyonu geçmektedir. Hiç azımsanmayacak bu sayıdaki insanımızın ciddi ve çözülemeyen sorunları var, sadece 3 Aralık Dünya Engelliler Günü ve Sakatlar Haftası dışında gündeme gelmeyen bu sorunları topluma anlatıp, duyarlılık yaratmayı hedefleyen ENGELLİ ÇOCUK FESTİVALLERİ ZİNCİR ŞEKLİNDE 81 İLİMİZDE gerçekleştirilerek tüm engelli çocuğumuza birer günde olsa özel olduklarını hissettirecektir.

Festivale Destek verip Katılacak Konuk Sanatçılar: ERSEN ve DADAŞLAR, DOĞA İÇİN ÇAL GRUBU, CEZA, SONAT, KÜÇÜK İBO, ZEYNEP, EKİN, BURAK SARIKAHYA, GRUP ESYA, CARNAVAL TURKO, HAKAN ERGÜN, KEREM ÇORAK, MECİT YILMAZ BLASTER

Katılım durumunuzu ve katılım sayınızı tarafımıza bildirirseniz seviniriz.
HAKAN SOLMAZ
0538 617 67 09 - hsolmaz1967@hotmail.com
enfestivalhs34@gmail.com
organizasyon17ekim@gmail.com
Telefon : (0216) 6961001Faks : (0216) 6961002

Resim:Şuradan alıntıdır.
Not: Bu anlamlı festivalden haberdar olmamımı sağlayan Şeker Kokulu Doğa ile Yaşam bloğunun sahibi Doğa ve Annesine çok teşekkür ederim.

Taze Taze Mimlerim Var...



Değerli HazanMevsimi68 ve Aysed kardeşim aynı mim konusu ile beni mimlemiş.Kendilerine teşekkür ederim.Mimlerini soğutmadan sıcağıyla cevaplayalım..

1-En sevdiğiniz 3 çiçek ismi???
Papatya,Kardelen,Menekşe


2-Gerçekleşmesini istediğiniz 3 hayaliniz??
a- Resim öğretmeni olmak. (ah ah hey gidi hayat diyorum)

b- Bir an önce işhayatından emekli olmak ve sevdiğim şeylere daha çok zaman ayırmak.

c- Dünya turu yaparak hiç görmediğim yerleri görmek ve özellikle denizden gemiyle olursa süper olur..


3-En sevdiğiniz ve en sevmediğiniz 3 huyunuz??

En sevdiğim:
1- İnsanları mutlu etmek için çaba sarfetmek
2- Yardım severliğim
3- Yapılan iyiliğin karşılığını muhakkak vermek

En sevmediğim:

1-En sevmediğim huylarımdan birincisi gereksiz yere alınganlık yapmaktır.
2-İnatçılık da var tabi..
3-Yarın işe gideceğimi düşünmeden ısrarla geç yatmak


4-Gıcık olduğunuz 3 hareket;
a- Engelimin yüzüme vurulması

b- Sen askerliğini yapmadın bilemezsin demeleri
c- Sokaklara tükürmek vs.

5-Bu benim bu güne kadar olan en kara günümdü,dünya başıma yıkıldı ve bir daha ayağa kalkamam diye düşündügünüz olay?
1984 yılında babamın vefatı küçük yaşta beni çok etkilemişti. Hala o acı günleri unutamıyorum.



Bende bu mimi aşağıdaki değerli  arkadaşlarıma havale ediyorum.
1- http://sihirlisepet.blogspot.com/
2- http://sekerkokusu.blogspot.com/ 
3- http://nursen-yemek.blogspot.com/

8 Eki 2009

Engelsiz Dünya


 ENGELSİZ DÜNYA
Çaresizliğim, benden önce düşer caddelere
Her köşe başında, kimsesizliğimle buluşurum
Gidecek hiçbir yolu yoktur, adımlarımın
Beyaz bir karanlıkta kaybolurum
Kaldırım ortasında, dikili ağaç
Cadde ortasında çukur
Dar asansör
Dik merdiven
Sıralanırken çevremde
Sahipsiz bir bavul gibi düşerim, şehirlere
Kör, sağır, dilsiz bir dünyada şaşar yolum
Yine de
Vazgeçmem var olmaktan
Bilirim sokakların, dilini
Çözerim denklemini, durakların
Susarak ta, neler neler anlatırım
Gözlerimle duyar
Ellerimle konuşurum
Ve
Eylül yaprakları savrulur
Engelsiz bir dünyaya doğru
Yaşama tutunurum
İlknur HAN (Çankırı Lisesi Rehber Öğretmeni )
(Bu şiir " Engelsiz Türkiye" Projesine ithaf edilmiştir)
Karikatür:Alıntıdır


NoEngel Yorumu:
Ne demiş şiiri yazan değerli öğretmenimiz, "Beyaz bir karanlıkta kaybolurum"  ne güzel söylemiş,ne kadar anlamlı  değil mi? Engelli olmak birçok insanın normal hayatında olan kolaylıkla yapılabileceği herşeyin bir anda ne kadar zorlaştığını anlatmak istemiş.Örneğin bir merdiven çıkmak normalde ne kadar basittir, ama biz engelliler için sanki koca bir dağı tırmanmak ile eşdeğerdir. Hatta imkansızdır. Bu imkansızı tek başımıza başaramayacağımıza göre, sizlerin manevi desteği bizleri her türlü engeli aşmada yol gösterecektir. Belki merdivenleri çıkamayız ama sizin kalbinizdeki o merdivenleri çıkabiliriz.Yeter ki bize o imkanı verin,destek verin ama acımadan,hakir görmeden,hakkettiğimiz için değer verin.Başka bir isteğimiz yoktur sizlerden. Herkese sevgi ve saygılarımı sunarım.Sağlıcakla ve mutlulukla kalın...

2 Eki 2009

Bugün Canım Blog Tanıtmak İstedi.



İlk önce blog dünyasından beni haberdar eden Arzunun İncileri bloğunu kısaca tanıtayım.
Bu blogun sahibi Arzu Breda olup bloğunda güncel konular,bloglara faydalı bilgiler,hayatın içinden trajikomik olaylar,kendi özel hayatına ilişkin kendine has üslubuyla incilerini döktürmektedir.Her türlü konuya yer veren arkadaşımızın en büyük artısı çok içten,samimi bir duruşu olması ve bunu bloğuna yansıtmasıdır. Yani üyelerin yorumlarına karşı sempatik,içten,espirili cevaplar vermesi, yerine göre ciddi,tutarlı söylemleri ve yine bloğunda en önemli ayrıntılardan biride seçtiği kelimeleri dikkatlice Türkçe kurallarına uygun bir şekilde kullanma ustalığı bu bloğu okunulası, takip edilesi bir blog haline getiriyor. Biz ona Arzucum diyoruz. Ve Arzunun İncileri Bloğunu alkışı hakedenler arasına koyuyuruz...


İkinci bloğumuz ise İnsan Sevgisi isimli bloğumuz.Bu blogda adı üstünde insan sevgisi satır satır işlenmektedir.Blog sahibi Hakan-can kardeşimizi çoğunuz tanırsınız.Ne kadar samimi bir insan olduğunu yazılarından hemen anlarsınız,ayrıca bloğunda yer verdiği toplumun genelini ilgilendiren,dikkatini çeken haberleri güzel bir dil ve kendi tarzını yansıtarak eklemesi, blogculara ve tüm insanlara olan yardımseverliği,ilgisi,mazlumun yanında olması Hakan-can kardeşimizin en büyük artılarıdır.Kısaca O iyi kalpli yüreğin temsil ettiği bir blog olarak herkese pozitif enerji saçmaktadır. İnsan Sevgisi Bloğunu Alkışı hakedenler listemize ekliyoruz.


Üçüncü bloğumuz Şeker Kokulu Doğa ile Yaşam bu bloğda  aradığınız her konu var.Ana teması çocuklar üzerine kurulmuş olsada kitap tanıtımı,tiyatro,sinema,okul öncesi eğitim, pratik el becerileri,anlamlı kampanyalar, yemek tarifleri gibi seçmece özenle hazırlanmış bir sürü konuya Doğa ve Annesinin o samimi yazılarıyla renk kattığı anlatılmaz gidip görülür diyeceğimiz kendi adıma dört dörtlük bir blogtur.Ayrıca şablon ve yerleşim olarak profesyonelce hazırlanmış demekten kendimi alamadığım, Şeker Kokulu Doğa ile Yaşam bloğunu alkışı hak edenler listemize eklemekten mutluluk duymaktayım.


Dördüncü bloğumuz İçimdeki Yolculuk bloğudur. Bu bloğun ismini gördüğüm zaman insanlara yardım etmek için elinden geleni esirgemeyen bu bloğun sahibi değerli Funda hanım gelir.Funda hanım bloğunda tıpkı bloğunun ismi gibi içinden geldiği gibi özgün yazılarıyla dikkat çekmektedir. O an kalbinden ne geldiyse bloğunda işleyeceği konuyu kendi yaşantısından izlerle bütünleştirerek, güzel bir anlatım dili ile tüm samimiyetiyle yorumlamaktadır.Bu bloğun diğer ilgi çekici bir yanı temasının çok güzel ve ilgi çekici olmasıdır. İçimdeki Yolculuk bloğunu alkışı hak edenler listemize eklemekten mutluluk duyuyorum..



Beşinci Bloğumuz Aysed bloğudur. Bu bloğun en beğendiğim özelliklerinden biri hikayeler bölümüdür.İnsanlara ders veren, düşündürücü güzel hikayelerin yanısıra ilginç arkaplan resimleri,birbirinden güzel yemek tarifleri, şiirlerin yer aldığı, daha başka bir çok konunun yer aldığı zengin içeriği sayesinde takip edilmesi gereken bir blogdur.Ayrıca üç adet yazarının olması bu bloğu daha bir renklendirmekte ve konu zenginliğine yol açmaktadır.Aysed bloğunu alkışı hakedenler listemize eklemekten mutluluk duyuyorum.


Altıncı Bloğumuz Zeynep'in Güncesi bloğudur. Kübra Zaynep Kara'ya ait olan bu blog Zeynebin hayatından birbirinden renkli kesitler içeren, günlük tarzında bir blogtur. Zeynebin Güncesi isimli bloğun en önemli artıları kendi yaşadığı olayları,gezip gördüğü yerleri ilgi çekici fotoğraflarla süsleyip, kendi has özgün yazılarına eklemesidir.Ayrıca Anadolu İnsanını o güzel hayatından kesitler taşıyan bu blog sayesinde Anadolu insanın o saf temiz yaşantısı görmek bizlere ayrıca mutluluk vermektedir.Her ne kadar bloğuna bugünlerde yazı eklemesede en kısa zamanda yazılarına kaldığı yerden devam edeceği konusunda şüphem yoktur.Alkışı hakedenler listemize Zeynep'in Güncesi bloğunu eklemekten mutluluk duymaktayım.



Yedinci Bloğumuz Bu Da Geçer Bloğudur.Blog açma nedeni olarak bir kitap yazma hayali olan ilginç isimli namı değer Sevgili Devenin Bale Pabucu bu amacı doğrultusunda bloğunda birbirinden değerli yazılar eklemektedir.Bloğunu şöyle bir incelediğinizde eğlenceli kişiğini yansıtan espirilerinden çok keyif alacaksınız.Yazılarında değindiği konular çoğumuzun güncel hayatta rastladığımız olayların mizahi bir dil ve anlatım güzelliği katarak yazan değerli bir arkadaşımızdır.Onun bloğunu yüzü asık giren bir insan neşeli bir şekilde çıktığı gibi,duygulanıp göz yaşı dökmekte mümkün olabilmektedir.Zengin bir içeriğe sahip Bu da Geçer Bloğunu alkışı Hak edenler listeme eklemekten mutluluk duymaktayım.


Sekizinci Bloğumuz Hazan Mevsimi İsimli bloğumuzdur. Blog sahibi Ferzan hanım bir değişikliğe gitmiş ve eski blog adresini değiştirerek yep yeni,pırıl pırıl bir blog hazırlamıştır. Bu bloğa girdiğinizde göreceğiniz yemek resimleri sizi açlık krizine sokabilir.Yılların tecrübesiyle hazırlanmış birbirinden güzel yemek tariflerini, kaliteli resimlerle süsleyen Ferzan hanımın ellerine sağlık demek boynumuzun borcu olmaktadır.Ek olarak yemek tariflerinin arasına serpiştirilmiş duygulu şiirler bloğuna ayrı bir renk katmaktadır.Kendisini alkışı hakedenler listeme eklemekten mutluluk duyacağım.




Dokucuncu bloğumuz Siyah Kelebek Bloğudur. Blog ismi siyah kelebek olsa bile içeriğinde ki konular ruhu okşayan, içimizde ki değer yargılarını bir kez daha gözden geçirmemiz gerektiğini hissettiren bir blog.İçeriğinde birbirinden güzel şiirleri barındıran, hayata dair güzel hikayelerin, yazıların olduğu bu bloğu takip etmek bizlere mutluluk vermektedir.Yazılarında hayatın gerçekleri ile bizleri yüzleştiren, konuları akıcı bir dil ile anlatma becerisi beni Siyah Kelebeğin kanatlarındaki çırpınışlar gibi içimizinde kıpır kıpır olmasına yol açıyor.Bu güzel bloğunu alkışı hak edenler listesinde eklemekten mutluluk duymaktayım.



Onuncu bloğumuz Eylül Bahçesi bloğudur. Yetenek mi arıyorsunuz doğru adrestesiniz.İşte benim her ziyaretimde bir erkek olarak bile dikkatimi çeken,imrenerek baktığım el emeği,göz nuru değerli çalışmalarını sergileyen Eylülbahçesi bloğunda olmaktan zevk duyacaksınız. Çalışmalarında eşsiz güzelliği çoğu yerde bulamazsınız çünkü her yeni çalışmasına yeni bir şeyler ekleyen özellikle ev hanımlarının müdavimi olmasını sağlayacak bir açık hava sergisi gibi.Kızlarına çeyiz hazırlayanların mutlaka bakması gereken bir profesyonelce hazırlanmış bir blog.Ayrıca Eylülbahçesinin bloğunda yer verdiği eserlerden bazıları havlu kenarları,dantel,oya örnekleri,boncuk işlemeleri ,peçetelik ve tepsi örtüleri ne hayran kalacaksınız. Bu güzel bloğu hazırlayan yüreği güzel insan Eylülbahçesine teşekkür eder,Alkışı hak edenler listemize eklemekten mutlulu duyarım.

-----------------------------------------------/------------------------------------------------------------------

Evet arkadaşlar şimdi hani benim bloğumun tanıtımı diye içinizden geçenleri okuyabiliyorum. İşin açığı bu tanıtım işine bir anda karar verdim ama daha buraya ekleyemediğim birbirinden değerli blog sahiplerine durumu nasıl izah edeceğim konusudur.
Benim gözümde emek harcanmış,vakit harcanmış her blog alkışı hakediyordur.
Sizde takdir edersiniz ki bu başlığa bütün değerli blogları eklemenin hem çok zor, hemde tanıtımın bir değeri olması açısından sıkıntı yaratacağıdır.Bende düşündüm, taşındım belirli zaman dilimlerinde bu blog tanıtımı konusuna devam edeceğim ve diğer değerli bloglara yer vereceğimdir.
Şimdiden burada yayınlayamadığım değerli blog sahiplerinden özür dilerim.
Sevgiyle ve sağlıcakla kalın...
Yazar:NoEngel

30 Eyl 2009

Küçük Sümeyye Engel Tanımıyor



DOĞUŞTAN iki kolu olmayan ancak ayaklarıyla resim yapabilen ve havuzda yüzen 6 yaşındaki Sümeyye Boyacı, eğitime başladığı ilköğretim okulunda özel masa ve sandalyesine kavuştu.

Öğretmenleri, sınıf arkadaşlarının elleriyle, Sümeyye’nin ise ayaklarıyla yazı yazmayı öğrenmeye çalıştığını söyledi. Okul Müdürü Zafer Çetin, “Onu diğer öğrencilerden ayrı tutmadık. Arkadaşları Sümeyye’yi kısa sürede kabullenip ona sahip çıktı” dedi.


Eskişehir Özel Samanyolu Gülbahar İlköğretim Okulu 1-B sınıfı öğrencisi Sümeyye Boyacı, okuluna ve arkadaşlarına kısa sürede alıştı. Okul yönetimi Sümeyye’nin ayaklarıyla yazı yazabilmesi ve yemek yiyebilmesi için hem sınıfa hem de yemekhaneye özel masa ve sandalye yaptırdı.

19 kişilik 1-B sınıfında özel masasına ve sandalyesine kavuşan Sümeyye Bolacı, ayaklarıyla çantasından çıkardığı kalemle defterine yine ayaklarıyla çizgi çizerek yazı yazmayı öğreniyor. Sınıf arkadaşlarını ve öğretmenini çok sevdiğini belirten Sümeyye Boyacı, evde de resimler yaptığını söyledi.

Özel Samanyolu Gülbahar İlköğretim Okulu Müdürü Zafer Çetin, Sümeyye Boyacı’nın kimsenin yardımı olmadan da kendi işlerini yapabildiğini belirtti. Bir kadın yardımcı hizmetliyi teneffüs ve yemek saatinde Sümeyye ile ilgilenmesi için görevlendirdikleri belirten Zafer Çetin, “Ancak Sümeyye’yi diğer öğrencilerden ayrı tutmadık. Onlar ne yapıyorsa Sümeyye de onu yapıyor. Zaten her şeyi kendisi yapmak istiyor. Yardımcı hizmetlimiz yemek yedirmek istiyor ancak o kendi yemeğini kendisi yiyor. Ayaklarıyla çatal ve kaşığı tutuyor. Hem sınıf arkadaşları hem de diğer sınıflardaki öğrenciler Sümeyye’yi kabullendi. Ona sahip çaktılar. Sümeyye’de onlara alıştı” dedi...

Kaynak :

NoEngel Yorumu:
İnsanın istediği zaman neleri başarabileceğinin gösteren en güzel örneklerden biride Sümeyye'nin başardıklarıdır. Bu tür örnekler çoğalması için engellilere en başta devletin ve sonrasında toplumun desteğinin büyük önemi vardır.Onlara yeter ki ufak bir umut ışığını çok görmeyelim.Sevgiyle ve sağlıcakla kalın...

Yapay Göz Üretildi





Massachusetts Teknoloji Enstitüsü (MIT) araştırmacıları görme özürlü insanların tekrar görebilmesini sağlayan bir cihaz ürettiler.

 
Yapay gözün içerisindeki bir çip hasar almış hücrelerin yerine konuluyor ve beyne doğrudan görsel içerik yollanılıyor.
Nakli alan hastanın üzerinde küçük kamera yerleştirilmiş bir gözlük takması gerekiyor.

Kamera, beyine içeriği sağlayan göz küresine yerleştirilmiş mikroçipe görüntüleri gönderiyor.

Araştırmacılara göre sağlıklı bir insanın gördüğü kadar yarar sağlamıyor ancak bir oda içerisinde görme engelli bir insanın kendi başına hareket edebilmesi ve işlerini halledebilmesine olanak tanıyor.

Cihaz şöyle çalışıyor: Görme engelli kişinin giydiği gözlükte kablosuz olarak göz küresinde bulunan bobinlere güç iletebilen mekanizma bulunuyor. Göz küresinde bulunan mikroçip de su kaçırma riskini ortadan kaldırmak için küçük bir titanyum kasa içerisinde bulunuyor. Çip, görsel bilgileri alıyor ve elektrodları harekete geçiriyor. Elektrodlar da sinir hücresini harekete geçirerek beyine görsel içeriği ulaştırıyor.

Araştırma ekibinin lideri MIT Profesörü Elektrik Mühendisi John Wyatt prototip cihazı gelecek üç sene içerisinde görme engelli kişiler üzerinde denemeyi planladıklarını söyledi.

Alınan geri bildirimle araştırmacılar ürünü daha iyi ve net görüntü sağlayan cihaz haline getirecek. Ekip, gelecek 10 sene içerisinde çipi seri üretime geçirmeyi planlıyor. 


Kaynak


NoEngel Yorumu:  İnsanın bütün organları önemlidir.Ama gözün yeri daha bir başkadır.Hani duyma ile görme arasında tercih yapın dense görmeyi tercih edenlerin sayısı bir hayli fazla olacaktır. O yüzden yukarıda ki buluş İnsanlık adına büyük kazanç olacaktır.Allah kimseyi böyle araçlara mahkum etmesin ama bu buluşu icat ederek gözleri görmeyen arkadaşlarımızın Karanlık dünyasına ışık tutma çabalarından dolayı yürekten teşekkürler ediyorum.

24 Eyl 2009

Onun adı Mavi Karakalem Portresi


Karakalem çalışmalarımın hepsini yayınlamıyorum.Nedeni ise kişiye özel olmaları. İşte yukarıda çizimini yaptığım değerli arkadaşımda yapmış olduğum çizimlerimi görmüş ve benden kendi karakalem portresini yapmam konusunda bir rica da bulunmuştu.Bende onu kırmadım ve resmini yaptım. Kendisine bu resmi bloğumda yayınlanmasına izin verip,vermeyeceğini sorduğumda ise memnuniyetle yayınlayabilirsin demişti.
Neden mavi ismi diye sorduğunuzu duyar gibiyim.Sebebi isim olarak portreye bu arkadaşımın gerçek ismini vermek çeşitli nedenlerden dolayı sıkıntı olabileceğinden, gözlerinden dolayı Mavi dedim.
 Kendisine buradan teşekkürlerimi sunuyorum.
Sevgiyle ve sağlıcakla kalın.

18 Eyl 2009

Canım Abim Vurma Beni



Mezarı bile sahipsiz onun. Mezarı bile suçlu. Başkale sokaklarından birine minnacık bir kızın bedeninden kan sızmıştı, önce kadınlar küsmüştü, sonra da sokaklar küstü kadınlara.
Üç yıl önce yine ramazan ayıydı, bayrama birkaç gün kalmıştı. Naile 16 yaşındaydı. Daha çocuktu ama kucağında bir dünya yük taşıyordu.

Kırmızı yanakları, bembeyaz teni ve umutlu gözleri tamamen değişmişti o sabah , rengi benzi atmış bir şekilde korku ile yalvaran umutsuz gözlerle abisine bakıyordu, çünkü abisi buz gibi bir silah doğrultmuştu minicik bedenine. Küçükken aynı tabakta yemek yediği, birlikte oyun oynadığı, onu her zaman koruyan, kollayan abisi onun cellâdı olacaktı.

Naile'nin yaşaması veya yaşamaması abisinin işaret parmak hareketine bağlı idi. Üç kez ateş etti Naile'nin abisi minicik bedenine, o parmak üç kez dokundu o tetiğe.
Ramazan ayında dua etmek için açılan eller , 'Allah'ım bu canı veren de sensin, alacak da sensin', 'Allah'ım sen bize can sağlığı ver, huzurlu bir ölüm ver' diye dua ederken Naile bu dualardan nasibini almıyor muydu, alamayacak mıydı? Hayata son veren, buna karar verici olan kul mudur?
Naile'nin ailesinin evini taşlayarak 'insan içine çıkamıyoruz, rezil olduk, bu işi temizleyeceksiniz' diyerek Naile'nin ölümünü çabuklaştıranlar, şimdi insan içine daha rahat mı çıkıyorsunuz?
Bu bayram da geçen kadir gecesi de daha mı huzur dolu sizin için? Katil olmak daha mı erdemli bir suç?
"canım abim vurma beni
bu dünyadan alma beni
dökülür mü kardeş kanı
bir karında yatmadık mı
bir anadan doğmadık mı
bir memeden doymadık mı"
Naile'nin ölümünün arkasında kalanlar
Cezaevinde altı kişi namuslu, temizlenmiş bir şekilde çürüyor şimdi. Aileden beş kişi ağırlaştırılmış müebbet cezası diğer bir kişi 16 yıl 8 ay hapis cezası aldı. Ceza alan altı kişiden beşi evli ve oldukça fazla sayıda çocukları var: 38.
Naile'nin cinayetinin arkasında 38 çocuğun annesi ve babası cezaevinde şimdi. Azmettirenlerin toplam 38 çocuğu var. Bu çocuklardan bazıları evli ve çocukları var. 38 çocuktan hangisi eline silah alarak kardeşinin canına kıyacak ve kaçı 'canım abim vurma beni' diyecek?
Başkale'nin Çakırdoğan köyü kaç ölümle temizlenecek, kaç kadının kanı ile yıkanırsa o köy apak, namuslu olacak?
O değer vermediğiniz, hiç düşünmeden öldürdüğünüz Naile'nin hayatını en az altı kişi ömrünü en az 16 yıl yani Naile'nin yaşadığı yıl kadar cezaevinde yatarak ödeyecekler. Dışarıda kalanlar ise hayata küsmüş bir şekilde ömürlerini bu geri zihniyetle tüketecek.
Başkale sokakları mazot kokan, kadınsız sokaklar...
Naile Başkaleliydi. Diğer kadınlar gibi Başkale'nin yaşamında olmayan, Başkaleli genç bir kadındı. Bir çok yara var Başkale'den çıkıp içimde büyüyen ancak şimdi Başkale'nin adını duyunca veya içerisinden geçince aklıma tek bir kadın geliyor. Naile.
Naile'nin pembe yanakları, kumral saçları, pırıl pırıl gözleri toprağa verildi küçücük yüreği ile beraber.
Mezarı bile sahipsiz onun. Mezarı bile suçlu. O suçsuzdu, minicikti, masumdu. Naile o sokaklara sadece okul forması ile çıkmıştı. Kadınlar sokaklara küs, sokaklar da kadınlara küs. O sokaklardan birine minnacık bir kızın bedeninden kan sızmıştı, önce kadınlar küsmüştü, sonra da sokaklar küstü kadınlara. (ZÖ/EZÖ)

Kaynak  

NoEngel Yorumu: 21.yy.  gelmişiz hala bu anlamsız,hiç bir açıklma getirelemeyen cinayetler süre gelmekte, boşyere bu masum canlara kıyıyoruz.Ben bu yazıyı okuyunca insanlığımdan utandım.Malesef insanlarımız hala o eski zihniyette  devam ediyor,Allahın verdiği canı hangi akla hizmet edip alabiliyorsun ki bu kadar basit mi herşey sen Haşa Allah'mısın birinin ölümüne karar verebiliyorsun. Her ne suretle olursa ölüm kimseye yakışmıyor.Allahım hepimizi bu tür olaylardan korusun.Bu tür durumlara düşenlerede yardım etsin.